Monday, December 15, 2014

Sunday Post 53 / Pazar Postası 53

Scroll down to read in English


Bu hafta okuduğum kitabı bitiremedim ama bol bol yazdım. Zamanında alıp alıp depoladığım bantları da defterlerimde kullandım. 


Kaweco Alman'yadan mürekkepler ve kalemler geldi. Onlarla oynadım. Bol bol fotoğraf çektim. 


Bu yaramaz misafir veletle boğuştum evde olduğum zamanlarda. 


Elime her kitap aldığımda masaya çıkıp talan etse de, işte bu sevimli surattan dolayı sesimi çıkaramadım kendisine. 


Bir de yine az sayıda tutacağım dediğim kalemlerim kalemlikten taştılar. Ne zaman akıllanacağım bilmiyorum.

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler

Zeynep Kalemkar

CONTINUE to READ in ENGLISH

Friday, December 12, 2014

Gıpta Taş Kağıt / Gıpta Stone Paper

Scroll down to read in English


Bu haftanın son postunda da bir defter misafir edelim, herkesin oldukça merak ettiği taş kağıt meselesine bakalım istedim. Gıpta'nın bu pembe sert kapaklı defterini görünce dayanamadığımı söylemem lazım.


Arkasında taş kağıtla ilgili genel bilgiler var. Bu defterin üretimi için ağaç kesilmemiş olması ve su geçirmemesi elbette takdire şayan. 


Öncelikle şunu söylemeliyim. Taş kağıt çok değişik. Bi kere, yumuşacık. Böyle nasıl desem elinizin altında kağıt değil, sanki kumaş varmış gibi. Özellikle kurşun kalemle bastırarak yazanlar kedi yazılarının izini arkada bulabilirler. İkincisi yırtmak çok zor. Normal kağıtlar gibi "caart kaba kaat" yırtılması yapmıyor. Siz çekiştirdikçe esniyor. Ayrıca ilk açtığınızda kağıdın yüzeyi sanki tozlu gibi. 


Elimde o sırada mevcut bulunan kalemlerle denedim Gıpta'yı. Lamy Safari ve Waterman'ın oldukça ıslak yazan kalemleri ile anlaşmasına rağmen Platinum'la iyi geçinemedi. Bunda mürekkebin de payı olduğunu düşünüyorum. Hep söylediğim gibi, yazım keyfi mürekkep, dolmakalem ve kağıdın üçlü kombinasyonundan oluşuyor. Hiçbir öğeyi gözden çıkaramıyoruz. 


Yama-Dori ile mürekkeplediğim 3776'da vaziyet gerçekten içler acısı. 


Montblanc Daniel deFoe ile daha insaflı davrandı. 


Ancak arka sayfadaki performans, tüm o kırçıllanmaya rağmen şaşırtıcı derecede ilginç. Ayrıca bu postu hazırladıktan sonra işyerinde de Gıpta'nın yine taş kağıttan yapılmış spiralli bir defterini kullanmaya başladım. Başka kalemlerle yazdığım için farklı sonuçlar aldım. Ama özellikle şunu söylemeliyim, taş kağıt kesinlikle mürekkep seçen bir kağıt türü. Diğer defterde Diamine Majestik Blue ile kullandığım oldukça ıslak V-Pen'imde sorun çıkarmazken, Noodler's Black Swan in Australian Roses bir hafta sonrasında bile tam olarak kurumamıştı. 

Eğer doğru mürekkebi bulursanız taş kağıt, ağaç keserek elde edilen kağıtlara bir alternatif olabilir. Peki siz doğru mürekkebi bulabildiniz mi?

Sevgiler,

Zeynep Taşkağıtmakas

CONTINUE to READ in ENGLISH

Wednesday, December 10, 2014

Pelikan Edelstein Ruby Ink Review / Pelikan Edelstein Ruby Mürekkep İncelemesi

Scroll down to read in English


Uzun zamandır bloga Edelstein konuk etmemiştik. Edince de özellikle oldukça geride kalan, adı çok anılmayan mürekkeplerden birini alalım istedim. Karşınızda Pelikan Edelstein Ruby nam-ı diğer yakut.


Uzun süredir rafta duran Ruby'nin şişesini elinize alınca dibine bir bakın, hafif bir tortulanma göreceksiniz. Şaşırmayın. Mürekkebi sakince birkaç kere ters yüz edin. Kum saati çevirir gibi. Sonra da dikkatli şekilde kapağını açıp kaleminize çekebilirsiniz.


Pelikan Edelstein Ruby oldukça tatlı, pembe ile kırmızı arası bir renge sahip. İnsanın gözünü yoran neon renklerden değil. Aksine oldukça sakin bir renk. Kağıt üzerinde, oldukça görünür.


Bu mürekkebin en güzel özelliklerinden biri delicesine harelenme yapması. Mürekkepte o hareli, dalga dalga görüntüyü seviyorsanız bu mürekkebi seveceksiniz diyebilirim. 


Kötü yanı olarak da suya hiç dayanıklı olmadığını söylemek mümkün. Kırmızı mürekkep arayan ama çok parlak kırmızılardan hoşlanmanyanlar için bir alternatif Pelikan Edelstein Ruby.

Nasıl buldunuz?

Zeynep Yakuthanoğulları

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, December 9, 2014

Kaweco Twin Nib

Scroll down to read in English


Lütfen alıcılarınızın ayarlarıyla oynamayın. Ekranda herhangi bir titreme yok. Bu gördüğünüz Kaweco Twin Nib yani iki uç. 


Kaweco'nun Bock tarafından yapılan ve üzerinde Twin Bock damgası bulunan bu ucu, iki yarıklı düz bir italik uca çentik atılmış hali gibi. Böylelikle tek bir hamlede biri kalın, diğeri ince olmak üzere iki adet paralel çizgi yaratabiliyor.  


Bildiğimiz standart Kaweco kalemlerin gövdesinde gelen bu kalemi ben 85 liraya Yeni Zaman Kırtasiye'den almıştım. Oldukça güzel, keyifli bir kalem. Özellikle davetiye yazarken, ya da kaligrafi çalışırken çok başarılı sonuçlar almak mümkün. 

Sizin şimdiye kadar kullandığınız en ilginç uç neydi?

Sevgiler

Zeynep Çiftuç

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, December 8, 2014

Sunday Post 52 / Pazar Postası 52

Scroll down to read in English

            

Uzun bir pazar postası olacak. Malum bu hafta uzaklardaydım. Önce Selanik'i gezdim birazcık. Şu sokaklar, şu evler, gökyüzüne doğrulmuş serviler... Sur içinde hissettim kendimi... 

                      

Selanik Çavuş Manastırından bir çeşme. Üzerinde ünlü bir palindrom var. Sadece yüzünüzü değil, günahlarınızı da yıkayın diyor çeşmenin üzerinde. 


Uzun tren yolculukları kitapsız, deftersiz, kalemsiz olmaz. Selanik Atina arası beş buçuk saat. Elbet yazılar yazıldı, çaylar içildi, camdan bakıldı. 


Sonra Atina var sırada. Atina demek Athena demek benim için, nereye baksam kendisinden bir parça gördüğüm Yunan Mitolojisi demek, güzel arkadaşlar, Avrupai sokaklar, akşam beşte kapanan dükkanlar, leziz mezeler... 


Eh biraz da kitapçı demek. Alttaki üç kitap benim aldıklarım. Üstteki iki kitap ise sevgili arkadaşım Manos'un bana doğumgünü hediyesi. 


Kırtasiye alışverişi yok mu? Elbette var. Yunanistanda yapılmış bu defter mesela.  


Montblanc'ın son mürekkebi. Bir adet Rotring 400 ve Rotring Core'un elimde olmayan TRN rengi... Atina'da çok kırtasiye gezemedim ama Selanik kırtasiyeleri ile ilgili bir post gelecek. (umarım)


               

Eve gelince de bu arkadaş karşıladı beni. Yok kalıcı değil, geçici maalesef. Sanırsam kitabı defteri azıcık kıskanıyor. Ne vakit yazmaya çizmeye otursam vaziyet budur. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Gezenkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, December 2, 2014

Harley Davidson Spirit Retractable Fountain Pen

Scroll down to read in English


Merhabalar dolmakalem sevenler, merhabalar iki tekerli taşıtlarına sevgiyle bağlı insanlar!

Bu haftanın kalemi Harley-Davidson Spirit Retactable. Zamanında Waterman dahil olmak üzere Harley Davidson'un bir kaç marka ile işbirliği yaparak dolmakalem ürettirmiş olduğunu biliyoruz. Ancak araştırmama rağmen bu kalemin hangi firma tarafından üretildiğini öğrenemedim. 


Bu kalemin özelliği tıpkı Montblanc Boheme'de olduğu gibi içe çekilen bir uca sahip olması. Bu yüzden kapağını açtığımızda bizi bir boşluk karşılıyor. Ancak tepesindeki siyah kısımdan çevirince uç dışarı çıkıyor. 


Tutma kısmından çevirdiğimizde ise kalemi sökmüş oluyoruz. Buradan kartuş yerleştirip kalemi kullanıyoruz. Kalemi temizlerken de sadece bu kısmı yıkayarak temizlemek mümkün oluyor. 


Kalemlerin klipslerini kullananlar için de şöyle bir eklemede bulunayım. Bu kalemin klipsi aslında gizli denilebiecek şekilde, kapakla bütünleşik. Ancak kapağın tepesine bastırdığınızda klips fotoğrafta görüldüğü gibi açılıyor. 


Kalemin üzerinde çelik bir uç mevcut. Üzerinde de Harley Davidson'ın logosu bulunuyor. Bendeki kalemde Medium bir uç vardı. Ancak başka bir uç seçeneği ile de geldiğini sanmıyorum. Ancak gövdenin bordodan başka, mavi yeşil gibi renkleri mevcut. 


Benim için pek gündelik kullanım kalemi olmasa da ben Harley Davidson kalemleri seviyorum. Bu kalem de içindeki mekanizma nedeniyle biraz ağırcana ama yazımı güzel ve üzerindeki amblem bile beni mutlu ediyor. Ne dersiniz belki bir gün benim de Harley Davidson motosikletim olur :) 

Sevgiler,

Zeynep İkiteker

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, December 1, 2014

Sunday Post 51 / Pazar Postası 51

Scroll down to read in English

               

Çalışkan bloggerınız Zeynep Kalemsever bu hafta Pazar Postasını size havaalanından yazıyor. O sebeple bu haftanın kitabı yok ama bu haftanın defteri var. Neredeyse her gün düzenli olarak yazdığım bir defter var. Defteri daha kişisel bir hale getirmek için evde bol miktarda depolamış olduğum mühürlerimi kullandım.



Yazmadığım sayfalara da mühürler basıp renkli bantlar yapıştırdım. Belki öyle olursa içimden çıkıp satırlara dökülenler de daha güzel şeyler olur. 

Şimdilik bana müsade. Mümkün olursa akşam otelde yarının postunu hazırlamaya çalışacağım. 

Sevgiler,

Zeynep Gezengörür

CONTINUE to READ in ENGLISH
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...