Friday, October 31, 2014

Currently Inked

Scroll down to read in English


Geçen haftaki kasvetli mürekkep seçimlerimden sonra bu haftayı renkli mürekkeplerle geçirmek istedim. İyi de yapmışım, şu kapalı havada nasıl iyi geldi anlatamam! Peki neler mürekkepledim? Öncelikle Pelikan P80 hariç kalemlerimin hepsi siyah. P80 beyaz ve en büyük BeşiktAŞK!!!

Hep kullanmak isteyip de kullanmaya kıyamadığım Lamy Persona'mı Pelikan Edelstein Ruby ile mürekkepledim. Satürasyonu düşük mürekkeplerinizi kalın uçlu ve ıslak kalemlerde kullanabilirsiniz. 

Pilot Vanishing Point kalemimi de Iroshizuku Asa-Gao ile mürekkepledim. Ağır abilerden biri oldu kendisi. Bu kalemle aramda aşk ve nefret ilişkisi var. 

Lamy 2000'ime J. Herbin Vert Olive koydum. Bence çok yakıştılar.

Son olarak, Ankara'da bir kırtasiyede NOS (New Old Stock) olarak rastladığım P80'ime de Diamine Peach Haze koydum. İnanılmaz güzel bir kombinasyon oldu. 


Renkli mürekkepler çok iyi geldi. 

Bu arada haftaya bomba gibi bir haberim var! Takipte kalın :)

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Thursday, October 30, 2014

Rotring Inventory V Unknown / Rotring Dolmakalem Envanteri V Bilinmeyenler

Scroll down to read in English


Evet! Rotring envanterimizin sonunda bilinmeyen modeller var. 1. kalemi eBay'den almıştım. Diğer kalemleri ise Türkiye'deki kırtasiyelerden topladıklarım. Bu kalemlerle ilgili bilgi almak için Rotring'in sitesi üzerinden ve Türkiye distribütörü aracılığıyla ayrı ayrı mail atmama rağmen herhangi bir geri dönüş olmadığını söylemem lazım. Eğer bu modellerden herhangi birini ismen tanıyorsanız aşağıdaki kutucuktan insaniyet namına yorum bırakın :)


Aslında Rotring kalemlerin büyük hayranları var. (Bunları toplayan tek kişi ben olamam değil mi?) Özellikle zamanında bu kadar değişik çeşitler üretmiş olmaları bana inanılmaz geliyor. Ama maalesef Rotring artık dolmakalem üretmiyor. 


Bakarsınız piyasadaki yoğun talebe dayanamayıp onlar da yeniden dolmakalem üretmeye başlarlar. Ne dersiniz?

Sevgiler,

Zeynep Kırmızıhalka

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, October 28, 2014

Rotring Fountain Pens Inventory Part IV / Rotring Dolmakalem Envanteri Bölüm IV

Scroll down to read in English


Geçen haftalarda Rotring dolmakalem envanterine devam etmem rica edilmişti. Ben de bu isteğe karşı koyamadığım için kalan kalemleri de yayınlama kararı aldım. Bunlar, eski üç envanter yayınlandıktan sonra edindiğim Rotring kalemler. Rotring Art Pen, kaligrafik uçlu ve sivri gövdeli italik uçlu kalemler. Aslında bu kalemler siyah gövdeli olarak halen üretimde. Bu renkli gövdelileri ise eski kırtasiyelerde bulunabiliyor. Rotring 400, o zaman epey aradığım sonradan ebay'dan bulduğum kalemlerden. Primus 'da Rotring Core'a çok benzeyen ve çocuklar için yapılmış bir kalem. 


Rotring 400'de Broad, Primus'ta ise "A" uç mevcut. Art Pen'lerim ise 1.1 ve 1.5 uçlu. Bu kalemlerin de tek tek incelemelerini yayınlayacağım inşallah. Bunun dışında bir sonraki postumuz da, Rotring'in modelini bilmediğim kalemleri üzerine olacak.

Envanterin bundan önceki kısımlarını görmek için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz. 


Sevgiler,

Zeynep Kırmızıhalka

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, October 27, 2014

Sunday Post 46 / Pazar Postası 46

Scroll down to read in English


Bu haftanın kitabı oldukça büyük ve hacimli bir kitap. Bu kitabı geçen hafta size bahsettiğim İstanbul Kitapçısından almıştım. Hatta o vakit bu kitabın yeni baskısının olmadığını ve son kitabı aldığımı söylemişlerdi. Bu kitap görünüş itibariyle "coffee table book" denilen kitaplara benziyor. Hani sehpalarımızın üzerinde duran ve içi bol resimli büyük kitaplar var ya, onlar gibi bir görüntüsü var. Ancak içi tamamen makalelerle dolu. 


İçerisinde Aleviliğin ve Bektaşiliğin tarihsel gelişiminden, Türkiye'deki etkilerine, inancın içeriğine ve ritüellerine kadar pek çok ayrı makale bulunmakta. Bu makaleler birbirinden bağımsız olduğu için arasıra tekrarlar olabiliyor ama yine de bu inancı tamamiyle anlamak için oldukça güzel bir kitap. 


Biraz mürekkeple oynadım. Turuncunun insanı canlandıran etkisinden faydalanmaya çalıştım. 


Turuncunun detaylarında boğuldum. Sizler için bol bol kalem ve mürekkep fotoğrafladım. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Thursday, October 23, 2014

Matay Defter Old Istanbul Notebook

Scroll down to read in English


İstanbul'un tarihi yarımadasını, Eminönü'nü, belki orada doğduğumdan olsa gerek Süleymaniye'yi, Sirkeci'yi, Beyazıt'ı tüm keşmekeşine rağmen severim. Hele bir de Eminönü iskelesindeki İstanbul kitapçısını daha bir çok severim. Aradığım pek çok kitabı orada bulduğumdan, arasıra gelen çay ikramlarından, sadece orada rastlayabileceğiniz renkli insanlardan dolayı severim. İşte bahar başında beni ziyarete gelen sevgili Defne ile kalıbımızı İstanbul kitapçısına zor atınca bu defterlerle ödülledirdik kendimizi. 


Bu defteri önce çok sevdiğim Lamy Safari kalemimle denedim. Broad uçlu Lamy kalemimde Lamy'nin kendi mavi kartuşunu kullandım. Evet biraz soluk bir mavi ama el altında bulundurmak için iyi oluyor Lamy kartuşlar.


Lamy Safari Broad ve Lamy mavi kartuşla defterin arka sayfası oldukça ferah görünüyor değil mi?


Daha sonra aynı deftere Diamine Majestic Blue ile mürekkeplediğim Platinum 3776 Broad uçlu kalemimle denedim. (Gördüğünüz gibi aman aman kalın uçlu bir kalem değil)


Ama bu sefer sonuç gerçekten çok farklıydı. Arka sayfaya oldukça şenlikli, "Ooo kimleri görüyorum"lu bir hal aldı. Bu yüzden defterin kağıt kalitesine dair yorumda bulunmak yerine, kararı size bırakıyorum. 


Defterle ilgili daha fazla bilgi almak için websitesine girmek istedim. Ancak maalesef site açılmıyor. Internette gold notebooks diye aratınca da envai çeşit bilgisayar ilanı ile karşı karşıya kalınca firmaya ulaşmaya çalışmaktan vazgeçtim. Bu, üzeri gravürlü, eski İstanbul temalı defterin fiyatı 13 lira. İstanbul kitapçılarından ve İstanbul müzelerinden alınabiliyor. Eğer yolunuz İstanbul'a düşerse bu yazıyı hatırlarsınız belki.

Sevgiler,

Zeynep Konstantiniyye

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, October 21, 2014

J. Herbin Rose Cyclamen Ink Review

Scroll down to read in English


İstanbul soğuyor. Hava gittikçe daha erken kararmaya başlıyor. Kendimi eve zor atıp, ilk iş olarak çay suyu koyacağım günler yakın. Bu yüzden henüz az biraz aydınlık varken içimizi açacak bir mürekkep inceleyeyim dedim. Elime ilk gelen mürekkep de J. Herbin'in Rose Cyclamen'i oldu. Türkçe'de siklamen ya da tavşankulağı olarak geçen bu çiçek yaz balkonlarının vazgeçilmezlerinden biri. 


Mürekkep J. Herbin'in çok güzel görünen ama az biraz kullanışsız şişelerinde geliyor her zamanki gibi. Şişe ağzı 1670 mürekkeplerine göre daha geniş olsa da, oldukça sığ olduğundan Pelikan M4XX ve üstü kalemleri doldurmak çok zor. Hele de yarıya indiyse... 


Rose Cyclamen, J. Herbin en ıslak mürekkeplerinden bir tanesi. Akıcılığı harika. Satürasyonu oldukça yüksek. Özellikle beyaz kağıdın üstünde ben buradayım diye bağırıyor. 


Mürekkepte gölgelenme sevenlere kötü haber! Maalesef çok gölgeli bir mürekkep değil. Ancak kağıttaki duruşu güzel. 


Elbette bir de revnak meselesi var. J. Herbin Rose Cyclamen normal yazımda belli etmese de, çok yoğun damlalarda altın ışıltılar gösteriyor içinde. Ancak normal yazıda bunu beklemek çok gerçekçi değil. Evet, belki Rose Cyclamen ofiste, işte günlük kullanıma çok uygun bir mürekkep değil ama kesinlikle çok eğlenceli. Bence en azından okuduğumuz dokümanların altını çizmek için kullanılabilir. 

Siz nasıl buldunuz bu pembe mürekkebi?

Sevgiler,

Zeynep Pembe Gönlümsende

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, October 20, 2014

Sunday Post 45 / Pazar Postası 45

Scroll down to read in English


Bu hafta bir arkadaşımın tavsiyesiyle A. Ali Ural'ın Posta Kutusundaki Mızıka kitabını okudum. 50 baskı yapmış bu kitabı sevemediğimi düşündüm nedense. Aslında Ali Ural'ı sırf Epiktetos kitapları basan Şule Yayınevinin sahibi olduğu için bile sevebilirim ama nedense bu kitap bana biraz zorlama geldi... Hep iyi kitaplar okuyacağız diye bir şey yok tabi :)


Sözlük okumaya başladım bu hafta. Herhalde gelecek pazar postasında tanıtırım.  Yazarak okuduğum için nispeten yavaş gitse de yazmak beni fena halde eğlendiriyor. Hem insan dikiş yüzüğüne "engüştene" dendiğini başka nereden öğrenebilir ki?


Yazmanın en güzel yanlarından biri de mürekkebin kağıtta bıraktığı revnaklar olsa gerek. Sağolsun, Yama-Dori bu duygumu epey tatmin etti.

Bol miktarda yazıp çizdiğim bir hafta oldu. Siz neler yaptınız bu hafta?

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...