Tuesday, September 30, 2014

Sailor Kobe No:3 Sepia Ink Review / Sailor Kobe No:3 Sepia Mürekkep Incelemesi

Scroll down to read in English


Sailor'ın özel mürekkep serisinden ikinci mürekkebimiz olan Sepia ile karşınızdayım bugün. Sepya rengi bana nedense hep Metin Altıok'un yazdığı, Sezen Aksu'nun söylediği Kavaklar şarkısını hatırlatır. Bu sebeple bu mürekkebi denerken, hemen incelemesini yapıp kaldırmak telaşı içinde buldum kendimi. 


Ama aslında Sailor Kobe Sepia ya da numarası ile atıfta bulunursak 3 No'lu mürekkep daha çok çikolata rengine yakın bir kahverengi. Sepya denince aklıma gelen renge göre epey koyu tonda. Ancak yıllar önce incelediğim Private Reserve Chocolat ile kıyaslarsak daha soğuk bir alt tona sahip bir kahverengi olduğunu söyleyebilirim. 


Sailor Kobe Sepia, özellikleri bakımından iyi bir mürekkep. Suya dayanıklılığı orta karar, akıcılığı ve lubrikasyonu yüksek. Maalesef sadece Japonya'ya özel olması hasebiyle ülkemizden ulaşmak zor olsa da, ola ki Japonya'ya giden arkadaşınıza ne sipariş vereceğinizi şaşırırsanız bu mürekkep güzel bir alternatif olabilir. 

Bu arada merak ediyorum kahverengi mürekkep kullanıyor musunuz?

Sevgiler,

Zeynep Çikolatarenklisanatçı

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, September 29, 2014

Sunday Post 43 / Pazar Postası 43

Scroll down to read in English


Bu haftanın kitabı yaklaşık bir günde bitirdiğim "Gidenin Ardından". Kıbrıs asıllı psikiyatr Vamık Volkan ve Elizabeth Zintl tarafından yitirdiğimiz insanların ardından yas tutma süreçlerimizi anlatan muhteşem bir kitap. Özellikle, hayattaki en büyük kayıplarımdan birinin ardından ancak 3 sene sonra ağlayabildiğimi düşünürsek benim için oldukça faydalı bir eser oldu. Spoiler olacak ama --- Zaman hiçbir şeyin ilacı değil!--- diyor kitap... Keşke çevirisi daha özenli olsaymış. (Yandaki satırlar kitabı elime almamla aklıma düşenler. Ruhun şad olsun Tagore) 


Havanın yağmurlu oluşu beni yeniden masa başında oturmaya teşvik ettiğinden olsa gerek, oldukça verimli, bol okumalı/yazmalı bir haftasonu oldu. 


Havanın koyuluğunu canlı mürekkeplerle telafi etmeye çalıştım. Pembeler, turkuazlar ve capcanlı maviler kullandım kalemlerimde... 


Bir de bir okurum, Diamine Sargasso Sea mürekkep Pilot 78G ile anlaşabilir mi demişti. Ben de kalemime çekip denerim demiştim. Denedim. Bence oldu. 

Bir de hafadan mıdır, sudan mıdır, yoksa kastın azabından mıdır bilmiyorum. Bu haftaya damgasını vuran şarkı da buydu. 



Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Evkuşu

CONTINUE to READ in ENGLISH

Friday, September 26, 2014

Don't let your bad handwriting to write your faith! / Kötü elyazısı alınyazınız olmasın!

Scroll down to read in English


El yazısı meselesi bu blogun en popüler sorularından bir tanesi. "El yazımı nasıl güzelleştirebilirim?", "Nasıl daha güzel yazabilirim?" ve bazen şu hayatta aldığım en büyük iltifatlatlardan biri olan "nasıl sizin gibi yazabilirim?" sorusu gerek yorumlarda, gerek e-maillerde sık sık karşıma çıkıyor. Ve genelde ben tek bir cevap veriyorum: "Yazarak! Daha çok yazarak!" Mesela benim el yazım italik kalemlerde iyiyken, maalesef ince uçlu kalemlerle aynı performansı vermiyor. Bu yüzden ince uçlu kalemlerle daha güzel yazabilmek için alıştırma yapıyorum. El yazımı benzetmek istediğim bir yazı fontu bulup, onunla çok sevdiğim şiirlerden birinin çıktısını gri renkte alıp, üstünden kalemle geçiyorum. Biraz ilkokul 1. sınıf alıştırmalarına benzese de hiç kolay değil ve inanın el yazısını güzelleştiren bir alıştırma. 

Siz el yazınızı güzelleştirmek için neler yapıyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Elyazısı

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, September 23, 2014

Pelikan Dion P42 Fountain Pen Review / Pelikan Dion P42 Dolmakalem Incelemesi

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu kalemi yaklaşık bir sene önce almış ancak sonrasında evin içinde kaybetmiştim. Tek başına yaşayan bir insan olarak kaybolan eşyalardan kimseyi sorumlu tutamadığımdan olsa gerek, kendi kendime kaderime küsmüştüm ki, çalışma odamı taşırken absürd bir yerden yeniden karşıma çıktı sevgili Pelikan Dion P42 dolmakalem. Kalemin isimlendirmesi biraz ilginç, hem Dion gibi belirgin bir isme, hem de bir koda sahip. Herhalde Pelikan'ın pazarlama departmanının bunu yaparken bir bildiği vardı... 


Pelikan Dion P42 dolmakalem karton bir kutu içerisinde geliyor. Kalemin tasarımına olduğu kadar kutusunun tasarımına da özenilmiş belli ki. 


Kalemin en çok dikkat çeken kısmı bir vida ile tutturulmuş gibi görünen klipsi. Bence bu vida kaleme çok teknik bir hava katıyor. 


Gövde şekli, kapaktan uca doğru incelir nitelikte. Kapakla gövdeyi neredeyse ortadan bölen metal kısım haricinde, kalem sert silikondan mamül. 


Boyutlarını göstermek adına, kadrolu mankenimiz Lamy Safari ile cüretkar bir pozunu yayınlıyorum. Aslında tasarım olarak daha uzun görünmesine rağmen Lamy Safari'den çok da uzun olmayan bir kalem Dion P42.


Kapak geçmeli sistemle açılıp kapanıyor ve bence gerek olmasa da, gövdenin arkasına takılabiliyor. Kapağın tepesinde ise Pelikan'ın logosu basılmış. Kalemin dolum sistemi standart uluslararası kartuş. Pelikanın dev kartuşlarıyla kullanarak uzun süre giden, günlük kalem olarak kullanmak mümkün. 


Kalemin ucu çelik. Bende Medium uç olmasına rağmen, nedense bana biraz ince geldi ancak bu durum kaleme özgü değil de, tamamen tesadüfi de olabilir. Bunu hatırlamakta fayda var. Aslında 2010 yılında çıkmasına rağmen, nedense çok rağbet görmemiş bir kalem Pelikan Dion P42. Bunun sebebi alışılmış Pelikan çizgisinin dışında olması ve Pelikano gibi genç kalemi olmakla, pistonlu klasik seri ağır abisi arasında kalmasından olabilir. Ben bu kalemi yaklaşık bir sene önce 70 lira gibi bir fiyata satın almıştım. Lamy Safari gibi, orta seviye kalemlerle kıyaslandığında, sıradışı ve hoş tasarımlı bir kalem için fiyatı makul kabul edilebilir. 

Siz nasıl buldunuz bu kalemi?

Sevgiler

Zeynep Pelikankuş

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, September 22, 2014

Sunday Post 42 / Pazar Postası 42

Scroll down to read in English


Herkese yeni bir haftadan merhaba!

Bu hafta uzun zamandır elimde olan Salâh Birsel'in Boğaziçi Şıngır Mıngır kitabını bitirdim. İsmi ile müsemamma, şıngır mıngır bir kitap. Anlatımı ve uslübu beni içine çekmekle kalmadı, her sayfada yeni şeyler öğrendiğimi hissettirdi bana. Eskiden İstanbul'da hayat nasıldı diye merak edenler varsa bu kitabı mutlaka okusun. 


Elimde hala bitmemiş olan bir kitap daha var. Hacmi itibariyle yakın zamanda da bitecekmiş gibi görünmüyor ama azimliyim bitireceğim :)


Motorumu 1000 bakımına götürdüm. Aslında 1000 kilometreyi geçen hafta tamamlamıştım ama bu hafta götürebildim ancak.  Motorum biraz kirli mi ne?!


Bir de pazar günümü şu masum görünen canavarla geçirdim. Öptüm, kokladım, tüylerini taradım, anne-babasının vermediği terbiyeyi vermek için spreyle su püskürttüm, işe yaramadığını anlayınca pes ettim. Pazar gününden geriye de, bol miktarda kedi fotoğrafı ile göğsümde 10 kadar tırmık izi kaldı. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Zeynep Kalemsever

CONTINUE to READ in ENGLISH

Hello everyone from this new week,

I read a book about Istanbul this week. It was a great book with a funny style. 

I am also working on another book and this one is huge. But I am determined, gonna finish it!

Got my bike to service. It was the first maintenance for the 1000 km. Yes my bike looks dirty. Maybe it is a dirt bike? ^_^

And I spent my Sunday with this monster wrapped in cute. I kissed, soaked it up, combed over its fur, sprayed it with water just to make sure the it gets the training where its parents failed. I failed either and gave up. So I had tons of cat photos and 10 scratch marks on my chest.

How was your week?

Cheers,

Zeynep Penthusiast

Thursday, September 18, 2014

Pelikan 400 Vintage OBB

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Daha önce sizlere Pelikan'ın vintage kalemlerinden 400'ü tanıtmıştım. (Hatırlamak için sizleri İzmir marşı ile buraya alalım) Turgay Bey sağolsun, elime tekrar bir 400 geçince, bu sefer ucu da dayanılamayacak kadar güzel olunca sizlerle paylaşmadan edemedim. 


Malumunuz eski Pelikan uçlarına bayılıyorum. Bu da onlardan bir tanesi. 14 ayar altın. Uç üzerinde silinmeye yüz tutmuş şekilde OBB yazıyor. Yani Oblik Çift Kavrulmuş Kalın. Bildiğiniz gibi verev kesilmiş oblik uçlar, özellikle kalemi çevirerek yazanlar için ideal.  


Oblik uçlardan tam verim alabilmek için, ucun verev geldiği yeri kağıtla tam olarak öpüştürmek gerekiyor. Bu arada yazıdaki ufak hata için affınıza sığınıyorum. Ü'nün noktalarını nerede unuttuysam artık! Ayrıca çeviriye, hayır efendim "virtus" Latince'de erdem demektir diyerek itiraz edecekler olabilir ancak bu çeviri Bedri Noyan beyin kendi çevirisi olduğundan böyle yazmayı tercih ettim. 


 Siz oblik uç kullanıyor musunuz? Oblik uçlarınızı seviyor musunuz?

Sevgiler,

Zeynep Verevciyan

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, September 16, 2014

Fabio Ricci Notebook Review / Fabio Ricci Defter Incelemesi

Scroll down to read in English


Bu haftaya güzel bir defterle başlamak istedim: Fabio Ricci. Bu siyah düz kapaklı, lastikli ve arkası cepli defteri, deftersiz çıkmış bulunduğum bir Sirkeci gününde aldım ve defteri alırken bir Türk markası olduğunu bilmiyordum. 


Defteri bir akşam denedim. Elimin altında Faber-Castell Ondoro (Iroshizuku Momiji), Pelikan M400 Medium (R&K Verdigris), Franklin Christoph No:19 Stub (J. Herbin 1670 Bleu Ocean), Stipula Vespri Siciliani Medium (Iroshizuku Yama-Budo) ve Platinum 3776 Century SF (Iroshizuku Kon Peki) vardı. (Masadaki kutulu mürekkebin Sailor Yama-Dori olduğunu söylememe gerek var mı? Ah dostlar, o mürekkep şişesi için ne çirkin pazarlıklar yapıldı bir bilseniz :p) 


Tek tek bütün kalemlerle Fabio Ricci defterimize yazdık. Yazımda herhangi bir sıkıntı yok. Kağıt mürekkebi çabuk emer nitelikte. 


Arka sayfadaki performansı muhteşem denemez. Özellikle Pelikan M400 gibi ıslak dolmakalemde arkaya epey bir mürekkep kanadı. Diğerlerinde ise arkada gölgelenme mevcut. Maalesef arka sayfaya yazmak pek mümkün değil. 


Defterimizin bir saten ayracı da mevcut. Özellikle eğer  bir defteri uzun süre kullanacaksam ayraç olmasını tercih ediyorum. 


Ve benim en sevdiğim, arka kapakta körüklü cep. Fabio Ricci defterin fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 19 lira. Eğer dolmakalem kullanmıyorsanız veya arka sayfaya yazmıyorsanız ve Moleskine'e alternatif olabilecek siyah, sade kapaklı bir defter arıyorsanız Fabio Ricci'yi tavsiye ederim. 

Sizin Moleskine alternatifi defteriniz hangisi?

Sevgiler,

Zeynep Siyahdefter

CONTINUE to READ in ENGLISH
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...