Sailor Jentle Ultramarine

Scroll down to read in English


Bugün size en çok kullandığım mürekkeplerden birini tanıtmak istedim. Sailor Jentle Ultramarine. Ohooo Zeynep Sailor Jentle mi kaldı, eski çamlar bardak, Jentle serisi de Four Seasons oldu derseniz haklısınız. Ancak abilerim, ablalarım vurmayın. Şu linkten de göreceksiniz, aslında değişen çok bir şey yok. Ultramarine olmuş mu size Nioi Sumire? Gerçi ismi biraz zor olduğundan benim için hep Ultramarine olarak kalacak :) 


Sailor şişelerinden biraz bahsetmek lazım. Hele de mürekkep böylesine dibe inmişken daha kolay. Sailor şişelerinin ağzı kocaman. Böylelikle kalemim sığmadı gibi bir derdi yok. Mesela J. Herbin'in 1670 serisinde bu büyük sorun. Ayrıca içinde fotoğrafta gördüğünüz gibi bir hazne var. Mürekkep seviyesi ucun altına inmiş bile olsa, şişeyi ters çevirdiğinizde mürekkep hazneye doluyor ve kaleminizi buradan rahatlıkla dolduruyorsunuz. 


Sailor Jentle Ultramarine, Sailor ailesinde "mor" olarak geçiyor. Bana kalırsa kendisi muhteşem bir mavi. Çok seviyorum ve ayrıca hastasıyım, onu da belirteyim istedim. Ama çok ısrar ederseniz "mora çalan mavi" ya da "maviye çalan mor" nitelemelerinde anlaşabiliriz. 


Gündelik kullanıma uygun, kalemden kolay temizlenen, akıcılığı yüksek güzel bir mavi. O sürekli sorulan Japan kalemlerine uygun mürekkep sorusunun en güzel cevaplarından biri. Al bi şişe çoluğunu çocuğunu sevindir vatandaş! Türkiye'de nereden alacağız diyenler için hemen.com.tr'ye Nioi Sumire olanları gelmiş diye buradan duyurayım. 


Su ile dayanıklılığına gelince, dağılan ama silinmeyen bir mürekkep. Eğer çok özel evraklar filan doldurmayacaksınız, suya dayanıklılığı yeterli gelecektir. Şişenin fotoğraflarından da gördüğünüz üzre Sailor Ultramarine benim en çok kullandığım mürekkeplerden biriydi. Hatta bitirmeden önce yazısını yazabilmek için emekli ettim; işyerimden alıp eve getirdim kendisini. 

Bakalım siz de benim kadar çok sevecek misiniz bu rengi?

Sevgiler

Zeynep Mavikuş


Lamy Safari 2015 Neon Lime

Scroll down to read in English


Lamy Safari 2015 yılı için çıkaracağı özel rengi Neon Lime olarak belirlemişti. 2013 renginin Neon Sarı, 2012 renginin de Yeşil olduğunu düşününce, pek çok Lamyperveri üzen bir haber olarak ortaya çıktı bu durum. Biz renkli klipsli, bir şeyler beklerken son üç senedir yeşiller/sarılarla kitleyi biraz boğdular. Hatta her sene sırf koleksiyon tamam olsun diye kalem alan bir çok Lamysever bu seneki rengi almamaya karar verdi. 


Buyrun, üstte 2013 limited edition Lamy Safari Neon Sarı ve altta 2015 limited edition Lamy Safari Neon Limon Yeşili. Aradaki büyük fark(!) sizi de şaşırtıyor değil mi?

Sevgiler

Zeynep Lamyzede

Calligart Cam Kalem / Calligart Glass Pen

Scroll down to read in English


Bu kalem, Cüneyt beyin nazik hediyesi olarak elime ulaştığında Temmuz başıydı. Oldukça can acıtan şeylerle uğraştığımdan uzun süre elime alamadım. Şimdi ise bırakmak istemiyorum desem yeridir. Calligart, ülkemizin bir markası. Cüneyt bey tarafından tek tek elde yapılan kalemler ve kalem yastıklarından oluşuyor ve Bodrum'da üretiliyor. 


Sade ve şık bir kutu içerisinde kalem yastığı ile birlikte geliyor. İçinden bir de kart çıkıyor.  


Calligart cam kalemler tek tek elde yapıldıklarından her biri farklı ve özel bir desene sahip. Tutma yerinde ise ufak bir basamak mevcut. Böylelikle kalemi fazladan mürekkebe batırmıyor, tutarken de elinizin aşağıya kaymasına ve mürekkeplenmesine engel oluyorsunuz. 


Calligart cam kalemlerin bir güzelliği ise, her mürekkeple ve hatta her şeyle kullanılabiliyor olması. Her şey derken şaka yapmıyorum; evde ceviz kabuğundan yaptığınız ve normalde asidik olduğu için dolmakalemlerinize çekmeyeceğiniz iron-gall mürekkepten, şaraba, kahveye, dolmakalem için uygun olmayan kaligrafi mürekkeplerine kadar pek çok şeyle kullanabilirsiniz. Ben de yıllar önce aldığım ama dolmakalemde çok tortu bıraktığı için kullanmadığım (bunları dolmakaleme uygun diye satıyorlar ama maalesef pek uygun değil) Francesco Rubinato mürekkeplerimden birini kullanmak istedim. 


Daha önce cam kalem kullandıysanız bilirsiniz, genelde uçları tırtıklıdır ve kalemi mürekkebe batırıp yazmaya başladığınızda kelimenin ilk harfinde tüm mürekkebi kağıda boşaltıp, sadece bir kelime yazdıktan sonra yazmaz olurlar. Calligart cam kalem ise hem yumuşak ucuyla hem de bir kere mürekkebe batırmakla yukarıdaki satırların tamamını yazması ile gönlümü fethetti.


Peki tüm bunların yanında en büyük özelliği ne mi? Tabi ki, sadece bir kaç saniyede temizleniyor olması. Benim gibi dolmakalem yıkamaktan muzdarip insana ilaç gibi geliyor mürekkep denerken. Ben bu kalemi sevdim ve diğer cam kalemlerimin aksine (Japonya'dan gelen bir tanesi hariç) benden geçer not aldı. Keşke sevgili Paşabahçemiz de Francesco Rubinato cam kalem setleri satmayı bırakıp, kendi yaptığımız bu güzel kalemlere yer verse mağazalarında... Bu kalemlere ulaşmak isteyenler içinse web sitesi www.calligart.com.tr

Siz cam kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler

Zeynep Camdankalp


Nava Notebook

Scroll down to read in English


Eveett! Uzun zamandır defter yayınlamadım. Ama bi sor sevgili okuyucu, neden yayınlamadım. Çünkü defter yok. "Nasıl yok ya hu yer gök defter" diyeceksiniz evet, çeşit çeşit kapaklar, muhtelif tasarımlar var ama peki ya kağıt. İşte orası büyük sıkıntı. Bu sebepten D&R namlı dükkanda cildi kumaş, kağıdı 100 gram bu defteri görünce, fiyatına filan aldırış etmeden kasaya yürüyüverdim.


70 değil, 80 değil, 90 değil taaaaaam 100 gramlık kağıdı ile bende "Allahım bu gördüğüm gerçek mi?" duygusu yarattı elbette. Nasıl yaratmasın, memleketin tüm defter firmalarında "icibi yitmiş grimdin fizli kiğidiniz vir mi abilir?" diye gidip de "yok bacım yok allah versin" cevabını aldığım için, bu deftere çok sevindim yalan yok.


Kapağı lastikli, gövdesi haki keten gömlek, gri çerçeveli bu defteri eve getirdim. Kemiksiz dilimi mazur görün, lastik don lastiğini andırsa da, bu defterlerin genel renk seçimleri güzel. İşçiliği de iyi.



Ben çizgili tercih ettim. Ancak satır aralıkları oldukça ufak, eğer size göre değilse, çizgisizinden yürüyünüz efendim. Sizi daha mutlu edecektir. Kağıt ise sarıya çalan gri alt tonlu bir renge sahip. Beyaz sevmeyenlere müjde. (Müjde müjde size, BSY'den müjde size!)



Gayet orta halli ıslaklıkta, adı medium kendisi fine'dan hallice Pilot 78G, hayatımda tanıdığım en ıslak kalemlerden biri olan ve ucu muhtemelen broad olan Parker 51 ve musiki uçlu Sailor ile (yazısı yakında) test sürüşü yaptım. Kağıt yumuşak, yazımı kolay, perdahı kararında.


Arka sayfada çok ama çok hafif bir hayaletlenme ve tek bir yerde ufak bir kanama yaptı. Kendi halinde sessiz sakin bir defterdi, neden böyle bir şey yaptı ben de bilmiyorum. Bu sevimli Nava Design marka defterin günahına gelirsek, 54,9 Türk lirası. Evet ucuz değil, kesinlikle değil. Eğer benim gibi hunharca defter kullanıyorsanız evi ocağı batırırsınız. Ama ben defteri alınca 6 ayda ancak bitiriyorum derseniz o kadar koymaz. Moleskine defterlere alternatif arayanlara, kumaş defter sevenlere tavsiye edebileceğim bir defter.

Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler,

Zeynep Dizaynoğlu


Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...