Thursday, October 23, 2014

Matay Defter Old Istanbul Notebook

Scroll down to read in English


İstanbul'un tarihi yarımadasını, Eminönü'nü, belki orada doğduğumdan olsa gerek Süleymaniye'yi, Sirkeci'yi, Beyazıt'ı tüm keşmekeşine rağmen severim. Hele bir de Eminönü iskelesindeki İstanbul kitapçısını daha bir çok severim. Aradığım pek çok kitabı orada bulduğumdan, arasıra gelen çay ikramlarından, sadece orada rastlayabileceğiniz renkli insanlardan dolayı severim. İşte bahar başında beni ziyarete gelen sevgili Defne ile kalıbımızı İstanbul kitapçısına zor atınca bu defterlerle ödülledirdik kendimizi. 


Bu defteri önce çok sevdiğim Lamy Safari kalemimle denedim. Broad uçlu Lamy kalemimde Lamy'nin kendi mavi kartuşunu kullandım. Evet biraz soluk bir mavi ama el altında bulundurmak için iyi oluyor Lamy kartuşlar.


Lamy Safari Broad ve Lamy mavi kartuşla defterin arka sayfası oldukça ferah görünüyor değil mi?


Daha sonra aynı deftere Diamine Majestic Blue ile mürekkeplediğim Platinum 3776 Broad uçlu kalemimle denedim. (Gördüğünüz gibi aman aman kalın uçlu bir kalem değil)


Ama bu sefer sonuç gerçekten çok farklıydı. Arka sayfaya oldukça şenlikli, "Ooo kimleri görüyorum"lu bir hal aldı. Bu yüzden defterin kağıt kalitesine dair yorumda bulunmak yerine, kararı size bırakıyorum. 


Defterle ilgili daha fazla bilgi almak için websitesine girmek istedim. Ancak maalesef site açılmıyor. Internette gold notebooks diye aratınca da envai çeşit bilgisayar ilanı ile karşı karşıya kalınca firmaya ulaşmaya çalışmaktan vazgeçtim. Bu, üzeri gravürlü, eski İstanbul temalı defterin fiyatı 13 lira. İstanbul kitapçılarından ve İstanbul müzelerinden alınabiliyor. Eğer yolunuz İstanbul'a düşerse bu yazıyı hatırlarsınız belki.

Sevgiler,

Zeynep Konstantiniyye

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, October 21, 2014

J. Herbin Rose Cyclamen Ink Review

Scroll down to read in English


İstanbul soğuyor. Hava gittikçe daha erken kararmaya başlıyor. Kendimi eve zor atıp, ilk iş olarak çay suyu koyacağım günler yakın. Bu yüzden henüz az biraz aydınlık varken içimizi açacak bir mürekkep inceleyeyim dedim. Elime ilk gelen mürekkep de J. Herbin'in Rose Cyclamen'i oldu. Türkçe'de siklamen ya da tavşankulağı olarak geçen bu çiçek yaz balkonlarının vazgeçilmezlerinden biri. 


Mürekkep J. Herbin'in çok güzel görünen ama az biraz kullanışsız şişelerinde geliyor her zamanki gibi. Şişe ağzı 1670 mürekkeplerine göre daha geniş olsa da, oldukça sığ olduğundan Pelikan M4XX ve üstü kalemleri doldurmak çok zor. Hele de yarıya indiyse... 


Rose Cyclamen, J. Herbin en ıslak mürekkeplerinden bir tanesi. Akıcılığı harika. Satürasyonu oldukça yüksek. Özellikle beyaz kağıdın üstünde ben buradayım diye bağırıyor. 


Mürekkepte gölgelenme sevenlere kötü haber! Maalesef çok gölgeli bir mürekkep değil. Ancak kağıttaki duruşu güzel. 


Elbette bir de revnak meselesi var. J. Herbin Rose Cyclamen normal yazımda belli etmese de, çok yoğun damlalarda altın ışıltılar gösteriyor içinde. Ancak normal yazıda bunu beklemek çok gerçekçi değil. Evet, belki Rose Cyclamen ofiste, işte günlük kullanıma çok uygun bir mürekkep değil ama kesinlikle çok eğlenceli. Bence en azından okuduğumuz dokümanların altını çizmek için kullanılabilir. 

Siz nasıl buldunuz bu pembe mürekkebi?

Sevgiler,

Zeynep Pembe Gönlümsende

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, October 20, 2014

Sunday Post 45 / Pazar Postası 45

Scroll down to read in English


Bu hafta bir arkadaşımın tavsiyesiyle A. Ali Ural'ın Posta Kutusundaki Mızıka kitabını okudum. 50 baskı yapmış bu kitabı sevemediğimi düşündüm nedense. Aslında Ali Ural'ı sırf Epiktetos kitapları basan Şule Yayınevinin sahibi olduğu için bile sevebilirim ama nedense bu kitap bana biraz zorlama geldi... Hep iyi kitaplar okuyacağız diye bir şey yok tabi :)


Sözlük okumaya başladım bu hafta. Herhalde gelecek pazar postasında tanıtırım.  Yazarak okuduğum için nispeten yavaş gitse de yazmak beni fena halde eğlendiriyor. Hem insan dikiş yüzüğüne "engüştene" dendiğini başka nereden öğrenebilir ki?


Yazmanın en güzel yanlarından biri de mürekkebin kağıtta bıraktığı revnaklar olsa gerek. Sağolsun, Yama-Dori bu duygumu epey tatmin etti.

Bol miktarda yazıp çizdiğim bir hafta oldu. Siz neler yaptınız bu hafta?

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Friday, October 17, 2014

Currently Inked / Mürekkepliler

Scroll down to read in English


Uzun zamandır Mürekkepliler yazısı yazmamışım. Aslında  bu yazıyı yazmak benim için de ufuk açıcı oluyor. Mesela kendimi eğlenceli renklerden ne kadar uzak tuttuğumu fark ettim. Gelecek hafta daha renkli olmalıyım. Bu hafta aramızda yeni kalemlerimiz var. 


Pilot Custom 74 aslında aklımda olan bir kalem değildi ancak MS denilen müzik uçla olunca dayanamayıp aldım. Maalesef uç korkunç derecede cızırtılı. Bir haftasonu sabırla üzerinde çalışmam gerekiyor sanırım :/ İçinde Pilot'un kendi siyah kartuşu var. 

Pelikan M200'ü biliyorsunuz zaten. Italik uçla almıştım. Tıpkı bir spor araba gibi, çok yakıyor ama mürekkebin hakkını da veriyor kağıtta. İçinde çok sevdiğim mavilerden Iroshizuku Asa-Gao var. Yakında yazısı gelecek. 

Üçüncü kalemimiz TWSBI'nin artık üretimini durdurduğu Micarta. Bendeki klipssiz olanı. Ucu Broad ama beklediğim kadar etli çıkmadı sanki. İçinde Iroshizuku'nun pek göz önünde olmayan ama bence underrated kalmış yeşillerinden syo-ro. Kuruyunca çok hoş bir yeşile dönüşüyor. 

Dördüncü kalemimiz Faber Castell Ondoro. Daha önce başka bir gövdesinin incelemesini yapmış, beğendiğimi de söylemiştim. Smoked Oak versiyonu çıkınca dayanamadım. Ahşap gövdeli kalemleri seviyorum. Bunun ucu da ince geldi nedense. İçinde ofis mürekkebim olan Caran d'Ache Idyllic Blue var. 

Ve son olarak eski kalemlerden Reform 1745. Oldukça basit yapıda, pistonlu bu kalemin ufacık ve yarı-esnek diyebileceğimiz bir ucu var. İçinde Sailor'ın son serisinin en çok beğenilen mürekkebi Yama Dori var. Onun da incelemesi yakındır. 

Siz neler mürekkeplediniz bu hafta?

Sevgiler,

Zeynep Tirşebirtelaş

CONTINUE to READ in ENGLISH

Thursday, October 16, 2014

Pilot Iroshizuku Tsukushi Ink Review / Pilot Iroshizuku Tsukushi Mürekkep İncelemesi

Scroll down to read in English


Ve bugün çikolata renkli mürekkeplerimizden Pilot Iroshizuku Tsukushi (horsetail) sizlerle birlikte olacak. Alkışlarınızla sahneye davet ediyorum kendisini. Tsukushi Iroshizuku'nun kahverengi mürekkeplerinden bir tanesi. Ben şahsen kahverengi mürekkep fanı değilim. Kahverengi mürekkeplerdeki favorim yakın zamanda incelediğim J. Herbin Lie de Thé ve henüz incelemesini yapmadığım J. Herbin Cacao du Brasil. Iroshizuku mürekkepleri çok seviyor olsam da, Tsukushi favori kahverengim olmadı. 


Mürekkebin yapısına gelirsek, tipik bir Iroshizuku mürekkebi olarak akıcılığı gayet güzel. Az miktarda da olsa gölgelenme yapan, oldukça kötü kağıtlarda bile kırçıllanma yapmayan güzel bir yapısı var. Su ile arası pek iyi olmasa da, en azından pamuklu çubukla üzerinden geçtiğimde dağılsa da tamamen silinmedi. 


Mürekkebi Fabriano kağıda damlattığımda fotoğrafta gördüğünüz gibi çok koyu bir kahverengi üzerinde yeşil bir revnak oluşturdu. Ancak bu sizi yanıltmasın, zira mürekkebin asıl rengi yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi ve normal yazımda herhangi bir revnak belirtisi yok. 
Siz nasıl buldunuz Iroshizuku Tsukushi'yi?

Sevgiler

Zeynep Atlısporklubü

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tuesday, October 14, 2014

Lamy 80 Fountain Pen Review / Lamy 80 Dolmakalem

Scroll down to read in English


Haftaya şöyle eskilerden bir kalemle Lamy Vintage 80 ile başlayalım. Lamy 80, 1974-1985 yılları arasında üretilmiş pistonlu bir Lamy dolmakalem. Aynı serinin Lamy 81, Lamy 86, Lamy 27 gibi benzerlerini de görmek mümkün. Hatta dikkatinizi çektiyse, Lamy 80 çok sevgili Lamy 2000'in biraz daha incelmiş bir hali gibi.


Lamy 80'de oldukça değişik bir profile sahip 14 ayar altından oluşan bir uç mevcut. Uç kalemin diğer aksamlarıyla uygun olarak gümüş renginde. 


Lamy 80'i diğer benzer modellerden ayırt etmek için yapmanız gereken çok basit. Kapaktaki Lamy 80 West Germany yazısı hem kalemin üretim tarihi ile ilgili fikir veriyor, hem de modeli belirlememizi kolaylaştırıyor.  


Kalem piston dolum sistemine sahip. Yine Lamy 2000'deki gibi ufak bir pencere içinden mürekkep miktarı görülebiliyor.  


Kendisinin bir de özelliği var ki, pistonlu olmasına rağmen sökülüp temizlenebiliyor! Böylelikle temizleme işi diğer pistonlu kalemlere göre (Pelikan'ı saymayalım, onun da ucu çıktığı için temizlenmesi kolay) çok daha rahat şekilde yapılıyor.  


Velhasıl, Lamy 80 oldukça güzel, basit, şık ve kullanımı kolay bir kalem. Bu kalemi nereden bulabiliriz? Ben şahsen bir arkadaşımdan satın almıştım. Ama bazen Almanya'da bir dönem yaşamış akrabaların, tanıdıkların evlerinden, yabancı sitelerden karşımıza çıkabilir. Bu arada, arkadaşlardan kalem almak derken, kullanmadığımız kalemleri, mürekkepleri takas edebileceğimiz, belki satabileceğimiz, arkadaşlarımızın kullanmadıkları kalemleri satın alabileceğimiz ufak bir dolmakalem günü organize etmek fikri uzun zamandır aklımızdaydı. Siz de, elimde kullanmadığım kalemler, mürekkepler var diyorsanız bana bir mail atın. O güne sizi de dahil edelim. 

Sevgiler

Zeynep Lamyçokgüzel

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monday, October 13, 2014

Sunday Post 44 / Pazar Postası 44

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bir süredir sessizim. Çünkü yola çıktım, döndüm, ve inşallah yenilendim. Ufacık motorumu yükleyip, daha önce hiç gitmediğim yollara girdim. Gittiğim yollarda kendimden izler bıraktım, kendime o yollardan izler yaptım. 


Elbette yanımda defterim ve kalemim vardı. Clairefontaine'in bu "Roadbook" isimli modeli ve emektar Lamy dolmakalemim bana eşlik etti. 


Çünkü ateş başında gecenin ilerleyen saatlerine dek yapılan konuşmaları birinin kayıt altına alması gerekiyordu. Bazı defterlere is kokusunun sinmesi, kokladıkça ateş başında geçirilen geceleri anımsatması gerekiyordu. 


Ve sonra aklıma Hallac-ı Mansur'un bu sözü geldi. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler

Zeynep Tekteker

CONTINUE to READ in ENGLISH
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...