Noodler's Standard Flex Fountain Pen Topkapi Amber

Today, I wanted to share another eminent brand of fountain pen world. Those flex nib fountain pens of Noodler's brand have shaken the market out of blue. I was also wondering about those pens for a while so with a purchase from Peyton Street Pens, I added this pen to the cart among an Ahab Flex Pen. 

Gelelim dolmakalem dünyasının bir başka ünlü markasına. Noodler's markasının esnek uçlu dolmakalemleri satışa sunulduğunda camia bir anda sallandı. Ben de uzun süredir merak ettiğim bu kalemi ve bir adet Ahab Flex Pen'i Peyton Street Pens'ten yaptığım bir alışverişte pakete ekleyerek merakımı tatmin ettim. 



You might imagine why I choose Topkapi Amber color among a lot of great colors but anyone who visited or lived in Istanbul will estimate the appealing power of the city. However, the color and the quality of the body were a bit disappointing. Especially the "smell" which is not still faded away, turned me against this pen.

Onlarca çeşit renk arasından neden Topkapi Amber rengini seçtiğimi anlaşmışsınızdır. Zaten, İstanbul'da yaşamış ya da İstanbul'u ziyaret etmiş herkes şehrin insanı kendine çeken gücünü takdir edecektir. Ama maalesef, kalemin rengi de, gövde materyalinin kalitesi de biraz üzücüydü.Özellikle kalemden gelen ve aradan geçen uzun süreye rağmen hala uçmamış olan o kötü koku, beni kalemden bir anda uzaklaştırmaya yetti.


As you could see from the photo the resin material of the pen is murky so the pen seems cheap. Reviewing the other choices from Noodler's website, possibly opaque / non-transparent bodies are better than this one. If you consider buying this pen, I recommend you to choose opaque ones.

Fotoğraftan da göreceğiniz üzere, gövde materyali bulanık yapıda, bu da kalemin ucuz görünmesine sebep olmakta. Noodler's internet sitesinden bakıldığında opak materyal gövdeliler, transparan olanlarından daha iyi görünüyorlar. Eğer bu kalemden almayı düşünürseniz, opak olanlarından almanızı tavsiye ederim.



Pen has steel flex nib, giving the pleasure of flex handwriting techniques but due to the nature of steel, it has a longer re-positioning time than a gold nib flex nib. 

Kalem, çelik esnek uca sahip. Her ne kadar, esnek el yazısı keyfini yaşatsa da, ucun çelik olmasından doğan sebeplerle, açılan ucun tekrar kapanma süresi, altın uçlu esnek uçlu kalemlere göre çok daha uzun. 

Dimensions of the pen are about 11 grams without ink, 13 centimeters long. Again as a reference I would like to remind you Lamy is approximately 17 grams without cartridge and 14,5 centimeters long. Besides, Standard Flex is quite a slim pen. As a piston filler it has an ink capacity of 0.6 ml while a Lamy cartridge 1.4 ml and converter has 0.8 ml ink capacity. 

Kalemin boyutlarına gelirsek, mürekkepsiz ağırlığı 11 gram, uzunluğu 13 santimetre. Boyutları gözünüzde canlandırabilmeniz için, Lamy'nin kartuşsuz 17 gram ağırlığında ve 14,5 santimetre uzunluğunda olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ayrıca, Standard Flex oldukça ince bir kalem. Piston dolum tarzında bir dolmakalem olarak Standard Flex 0.6 ml mürekkep kapasitesine sahip. Yine bir karşılaştırma olarak Lamy kartuşu 1.4 ml, Lamy dönüştürücü ise 0.8 ml mürekkep alıyor.


Overall, am I happy with this pen? Both yes and no. I am happy because I satisfied my curiosity about Noodler's Flex Pens and flex pens in general. So I decided that I like the experience of flex pens and I want a gold nib flex pen! I am not happy because I didn't like the material and steel flex nib is not very smooth. By the way, the pen was appreciated as a cheap flex nib pen (16 USD) but I am not sure if they could achieve the quality step when compared to Pilot 78G.

Genel olarak bu kalem beni mutlu etti mi? Hem evet, hem hayır. Mutlu etti, çünkü Noodler's kalemlerle ilgili merakımı ve esnek uçlu kalemlerle ilgili merakımı gidermiş oldum ve bunun neticesinde, esnek uçlu kalemleri sevdiğime ve altın esnek uçlu bir kalem istediğime karar verdim. Pek mutlu değilim çünkü, kalemi kaliteli bulmadım ve çelik uç çok da yumuşak bir yazım sağlamıyor. Aslında bu kalem 16 Dolara piyasaya çıktığında ucuz esnek uçlu kalem olarak oldukça takdir kazanmış olsa da, 78G'nin kalitesine ulaşıp ulaşmadığından emin olamıyorum. 

Sincerely

Sevgiler,

17 yorum:

  1. Resmen ayrı bi dünya bu dolma kalem dünyası yaa, şu yazından resmen bunu anladım ben..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ayrı bir dünya ama içine girince çok zevkli. Ufak bir yarışma yapıyoruz, bence denemekte fayda var :)

      Sil
  2. tıpkı bizim scrikssler gibi, masadan düşünce sağ kalamıyor (kapalıyken).

    nerede kaptan ahab, nerede noodler's ahab...

    flex için fikir edinmek adına bakılabilir, alıp kullanılacak kalem değil onun dışında...

    ah falcon, vah falcon...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kapalı haldeyken masadan düşüp kırıldı mı? Gerçi neden şaşırıyorum bilmem. Leş gibi kokan, plastiği (onlara göre resin) bu kadar kötü çok az kalem gördüm. Ama sorun o ki, bir çok kalemi görmeden almak zorunda kalıyoruz. Hatta gümrük düzenlemeleri yüzünden bazı kalemleri alma şansımız hiç yok. Sonra da elimizde böyle saçma kalemlerle kalakalıyoruz. Dediğiniz gibi, benim için de tek avantajı esnek uçlu kalemler hakkında fikir edinmiş oldum.

      Ben de esnek uçlu bir Falcon istiyorum. Hatta wish list yapıp bloga koysam mı, herkes bi lira verse, günde 100 tıkla 3 günde alırım :)

      Sil
    2. ben falcon'u dışarıdaki bir arkadaşa sipariş vermiştim, tüm ısrarlarıma rağmen hediye olarak getirmişti. kaybımın değeri çooooook büyük.

      çok sevip eşofmanda bile taşırsanız kalemi, bir yerde kaybolması kaçınılmaz oluyor.

      memlekete gelen kalemlerde de malum çok az sayıda olsa da, oldukça farklı fiyat politikaları var.

      hayalim pelikan artemis'i veya caelum'u 7800 e de, 13800 e de bulabilmek, ama alamamak gibi.

      kalem işi biraz da denk getirme işi bizim buralarda maalesef...

      kıyı köşe kırtasiyelerini ve ıvır zıvırcılarını asla es geçmeyin derim, büyük sürprizlerle karşılaşabilirsiniz... 1960'tan kalma bir pelikan'ı 40tl'ye alabilirsiniz ve şahane de yazıyordur.

      Sil
  3. Ah ne kadar güzel arkadaşlarınız varmış. Darısı dostlar başına! Aslında Ali Bey'in Aniki markası ile ürettiği çok güzel deri kılıflar da var. Ben ya onun ikili kılıflarında, ya da babamın verdiği daha büyükçe bir deri kılıfta taşıyorum. (Photo of the Day 3'te görülen kılıf)

    Hem fiyat farkı var, hem de gelmiyor. Örneğin Pilot markasına delirmiş durumdayım. Bir muhatap arıyorum derdimi anlatacak. Adamlar ürünleri getirmeyip milleti burada kalemsiz bıraktıkları gibi, ayrıca marka adının jenerik kullanımına da ön ayak olup, markayı çok büyük tehliye atıyorlar. Bir süre sonra o marka tescil edilemez hale gelecek Türkiye'de haberleri yok.

    Pelikan'a gelince, benim de limited editionlar'da üç beş kalem var gözüme kestirdiğim. Biri elbette, beni tanıyan herkesin tahmin edeceği Pyramids of Giza, diğeri de Evolution of Script. Bir de Maki-e kalemlere bayılıyorum. Ama en azından ulaşılabilir wishlistimde M400 var bir adet sedefli beyaz. Oblique uçla alınacak. Zaten kalem de görsellik gerçekten önemli.

    Haziran ortası gibi Kayseri'ye gideceğim bir vesile ile. Bankalar Caddesindeki eski kırtasiyeleri şöyle bir dolaşmak, oradan da Adem Baba'ya kebap yemeğe gitmek niyetim var. Bir şey çıkar mı bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  4. kalem kılıfı kullanmamak benim hatam kesinlikle. ama yer kaplıyorlar iyice.

    bir ülkedeki dolma kalem kullanımı, o ülkenin gelişmişliği ile paraleldir, derler. doğruya doğru. bir öğretmen arkadaşım yanardönerli telefona 2000 tl bayılırken (almasında sakınca görmüyorum, sadece güncel bir kıyas birimi olduğu için), oğlum dolma kalem kullan, lafıma, 180 tl'lik şık bir waterman kaleme, ooo çok pahalı, "pilot" kalemler işimi görüyor, diyebiliyor. şimdi biri teknoloji simgesi, diğeri utanılmasa unutulacak dolma kalem. düz mantıkla bakarsak, "gelişme işte" denebilir. neyse, ağır felsefe yapacağım, şu saatte canım istemiyor yapmayı. aydınlıkta felsefe yapılmaz. en azından ben yapamam.

    adem baba kayseri liselilerin mekanı bildiğim kadarıyla. bir gün adem baba'nın oralar buzla kaplıyken, kayseri lisesi öğrencisi olan peder bey, buzda bir şeyin parladığını fark ediyor. bir gidiyor ki bir dolma kalem. ayağıyla sürte sürte eritiyor. etraftan biri geçerse de durup bekliyor. epeyce uğraşıp kalemi cebe atıyor. sahibini aramadın mı, dedim. konu kalemse aramam, dedi. düşürmeseymiş, kıymetini bilseymiş, dedi. hahahaha.

    neyse, o bulunan kalemin de ömrü benim elimde son buldu. mürekkep var mı içinde diye sallarken, elimden duvara uçup nibi dağıldı. gövdes çatladı. biraz sert sallamışım galiba, parker 45.

    oradaki kırtasiyecilerde en son geçen yaz pek bir şey yoktu. aradaki bir senede bir şeyler ekledilerse bilemem. hatta neredeyse kırtasiyeci bile yoktu ya.

    ama ara kırtasiyeler iyidir. burada bir bakkal - kırtasiye var, dolma kalem yok ama elalemin peşinden koştuğu rotring tikkylerin ilk jenerasyonundan adamda 50 tane vardı en az. ben de o kalemi sevmem.

    pyramids of giza olmazsa, en azından alınbilir sınırlarına giren sahara var. iş hayale kalırsa, ben tüm pelikanları, bir kısım da montblanc'ı acımadan isterim. yine de çok çok seçmek gerekirse, şüphesiz artemis ve arkasından hercules gelir. m400'ün kaplumbağa kabuğu diye geçeni herhalde o beyaz olan. gövdesi yeşilimsi kehribarımsı olan.

    fountainpennetwork'teki efsane pelikan koleksiyonerini görmüşsünüzdür. adamda neredeyse hepsi var. fena halde kıskanıyorum.


    asıl montblanc'ın johan sebastian bach kalemi vardır ki, nibde adamın portresi var... klipsi sol anahtarı... bir de dizayn olarak, müziği bana oldukça uzak olsa da john lennon kalemi... etoile, bergman, ohooo, montblanc'ta da çok varmış. ama favorim pelikan. pelikan'ın türkiye'de eskiden beri direkt kendisine bağlı bir dağıtım ağı olmasa, 4001 mürekkebi bile rüyamızda görürdük. bence ülkem adına en büyük şans pelikan'ın bu yapılanması. limited edition kalemleri bile bir çok yerde bulunuyor. bu da pilot marka algısını düşünmeye itiyor beni. pilot'un dolma kalemleri, şu dakikadan sonra memleketimde bir prestij kazanamaz kolay kolay.

    gidip bi çay koyup içeyim ben en iyisi...

    YanıtlaSil
  5. Hmmm aslında hem haklısınız, hem değilsiniz. (defter çıkart, not al, "kalem kılıfları ile ilgili post yazılacak1 kapa defter) Çünkü bazı kılıflar yer kaplamıyore. Mesela, Kaweco kılıfı, Mesela Ali Necip Bey'in yaptığı bazı kılıflar.

    Evet, eskiden çakmak, çakı, /dizde kabuk bağlamış yara/ kalem bunlar erkekler için prestij göstergesi imiş bir miktar. Bu sebeple de güzel bir kaleme para veriyormuş insanlar. Ya da en azından o dönemde Türkiye'de bulunabilen iyi kalemlere para vermeye çalışıyorlarmış. Prestij göstermek derken de yanlış anlaşılmasın. Ne taşıyorsan, onu kullanıyorsun. O sebeple, insanlar gösteriş için bile kalem taşısalar, iki satır yazsalar kar diye düşünüyorum ben.

    Ama tabi zamanla prestij gösteren nesneler de değişti. Şimdi cep telefonuna para veriyoruz ve kaleme verilen para acayip gelmeye başlıyor göze.

    Adem Baba benim Kayseri'de İskender İskender'den (şimdiki adı İskenderoğlu sanırım) bile daha çok sevdiğim yer. Ama Kayseri Liselilerin mekanı mıdır bilmiyorum. Ben de Kayseri'de Fen Lisesinde yatılı okurken, babam gelip götürmüştü bir iki kere. Sonrasında her haftasonu gider olmuştuk bir dönem. Senelerdir gitmedim ben de... Özlemişim.

    Kalem bulma konusuna gelince, erkeklerde anladığım kadarıyla kalem yürütme meselesi var. Eskiden kadınlarda bunun karşılığı çiçek yürütme idi, hala öyle mi bilmiyorum :) Elinizde parçalanan kalem de, eğer Parker 45 değilse, Parker 21 olabilir. Benim de elimde, grip section kısmı suda yumuşayıp dağılan bir Parker 21 var. Plastiği ya da bakaliti biraz daha kalitesiz olduğundan olabiliyormuş. Kendinizi de suçlamayın çünkü plastik de ilanihaye bir malzeme değil, zamanla dağılabiliyor.

    Pelikan'ın tüm o limited edition serisine ben de talibim. Acaba ev satıp dolmakalem'e mi yatırsam diyorum ama birisi çıkıp bana o kalemlerden bir tane hediye etse, kıyıp da kullanamam. O zaman da kalemin bir anlamı kalmaz. (diye avuttu yazar kendini)Montblanc'a ise hiç heves etmedim açıkçası.


    Bu arada, Pelikan'ın kendi dağıtım ağı mı var? Ben çelik kırtasiye asıl distribütör diye biliyordum.

    Ben de müdürümle buluşmak üzere hazırlanayım bari :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sondan alalım, Pelikan Ofis ve Kırtasiye Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. olarak. dağıtım işinde illa ki distrübitörleri de vardır. tam emin olamıyorum şu an. zaten web sitesinde türkçe dil desteği olması da pelikan'ın bu ülke için ne denli önemli olduğunu gösteriyor. hem pelikan da bizi sever. ben dolma kalem ve mürekkeplerini severim, ösym fatih kalemleri yanında pelikan silgi verir. geçenki ales ve kpds gibi.

      montblanc, etoile de redesign kalemini görene kadar, hiç ilgi alanıma girmedi. elime meisterstück alıp bir kere yazdım, çok çok bir fark yok. zaten kalemlerden belli bir noktadan sonra mucize beklemek hayal. sadece yazım stilinize uygun kalem fikirleriniz oturuyor, kalemin elde duruşu vs. seçimi belirliyor. pelikan'ın en önemli farkı, serilerin ve o serilerden türevlenen edisyonları çok iyi oturtmuş olması. ve kalemlerinde bir kişilik bulunması. bir de alman olmasına rağmen alman zevksizliğine sahip olmaması.

      ama asla ve asla almayacağım bir marka vardır, o da cross.

      kayeri fen'de okuduysanız, bizim incesu'nun saçma otobüsleri ile epey içli dışlı olmuşsunuzdur. tabii ne zaman olduğuna daha çok bağlı. benim okuduğum fen lisesine de inek obası derlerdi. orada dolma kalem kullanmadım hiç. orta okulda kullanırdım. ben adem baba'ya en son pederle gittim, kurucusunun öldüğünü öğrenince adam yanımda ağladı, ne yapacağımı şaşırdım. neyse.

      şimdi işi prestije ve gösterişe, bu ikisinin farkına vs. bağlamak için hava fazla aydınlık, içeriye güneş vuruyor.

      kılıfa gelince, şöyle söyleyim, ceketin cebinde en ince şey makbuldür. yoksa ben kendim de yaptım kılıf. kullanmadıktan sonra pek önemi kalmıyor. çanta taşıyor olsam, düşünmeden kullanırdım. ayrıca kaybedeceğimi, kılıfla da kaybederim ben. o konuda şahane bir sicilim vardır.

      gerçi şu aralar taşımam gerekmiyor.

      Sil
  6. yeşil olanında herhangi bir koku yok.

    YanıtlaSil
  7. yeşil olanında herhangi bir koku yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Renginden dolayı mı farklıdır bilmiyorum ama yeni üretimler eskisi kadar kokmuyor sanırım.

      Sil
    2. Bende 3 adet Noodler's dolmakalemi var ve ucude kokuyor. Gerci bi sikayetim yok. :)

      Sil
  8. şeffaf olanında ne yazıkki reçine kokusu var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki biraz ne çıkarsa bahtımıza durumu var. Mesela benim 3 adet noodler's flex'im var ve yalnızca bu Topkapı Amber çok kötü kokuyordu...

      Sil
  9. Bu kadar kalem modelini nereden biliyorsunuz !!! Müthiş.Peki bu kalemi Türkiyede bulma şansımız varmı, daha doğrusu İstanbulda esnek uçlu dolmakalem bulabileceğimiz bir yer varmı ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bu kalemi ancak Amerika'dan getirtmek mümkün. Türkiye'de esnek uçlu dolmakalem bulunmuyor açıkçası.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...