Pelikan Edelstein Ink Swatches


Pelikan'ın muhteşem serisi Edelstein'ı biliyorsunuzdur sanırım. Bu minik postta swatchları mevcut, kim bilir belki diğer bir postta da, videolu anlatımı olur. Ne dersiniz?

You may already know about the great ink line of Pelikan Edelstein. In this mini post, you can see the swatches of all, maybe a video blog for the next one, who knows?

21 comments:

  1. Vallahi geçenlerde "Edelstein incelemesi yapmayı düşünüyor musunuz?" diye soracaktım ama arada kaynadı demek ki :) Edelstein serisini görünce mürekkebin bile elit tabakası oluyormuş demek ki diye düşünüyorum. Ben koyu renkleri daha çok seviyorum o yüzden Sapphire ve Turmaline'i çok beğendim. Zaten bu aralar suya dayanıklı mürekkeplere sardım, olmazsa da Edelstein ya da Iroshizuku'nun herhangi bir rengini düşünüyordum. Bu arada alâkasız olacak belki ama bloğunuzda ya da teknik olarak mümkün mü bilemiyorum, dolma kalem severlerin toplanabileceği bir Forum olsa nasıl olur? Çünkü Türkçe bir dolma kalem forumu mutlaka şart diye düşünüyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Mesut Bey !
      Suya dayanıklı mürekkep konusu tamamen ayrı, apayrı bir konu.
      Çok uzakta aramanıza gerek yok suya dayanıklı mürekkebi. Yanı başınızda ANIKI mürekkeb var. Hem suya hem de kazınmaya dayanıklı bir de yerli malı.
      Uzunca bir zamandır grafiker ve çizer insanlar sulu boya ile birlikte suya dayanıklı olduğu için ANIKI mürekkep kullanıyorlar. ANIKI mürekkebler fırça ile de sürülebiliyor.

      Delete
    2. Ali bey merhabalar!
      O halde ilk fırsatta edinmek istiyorum şu meşhur suya dayanıklı Aniki mürekkeplerden :)
      Bu arada kız arkadaşım da grafiker, ona sorayım bakalım onlar çizimlerinde ne kullanıyorlar, Aniki'den haberdar edelim gerekirse onları da :)

      Delete
    3. "Adana aradan çık" deseniz yeridir ama, söylemeden edemedim. Aniki benim şu ana kadar gördüğüm, denediğim en iyi mürekkeplerden, fırçayı batırıp resim yapmak bile mümkün. Ayrıca su ile dağılmadığını ispatlayan bir yazı yazmak, video çekmek de farz oldu.

      Delete
    4. Ali Bey, naçizane tavsiyem, ürünlerinizi Gittigidiyor'da da listeleyiniz. Evet %10 civarında bir komisyon oranı var, ama bununla beraber pos cihazı kirası ödemiyorsunuz, e-ticaret sitesi yatırımı yapmıyorsunuz, SSL sertifikası parası ödemiyorsunuz. Müşteri taksitle alabiliyor, böylece daha çok satış yapabilirsiniz. Dediğim gibi bu naçizane bir önerim. Kolay gelsin...

      Delete
  2. Aslında dün upuzun bir yorum yapmıştım cevaben ama Blogger'ın azizliğine uğradım.

    Lüks sektöründe çalışan biri olarak, dünyada her şeyin üst segmentinin yapılabileceğine ve hepsinin de bir şekilde alıcı bulacağına inanıyorum ben. Edelstein'ler de gerçekten güzel ancak suya dayanıklılığı konusunu test etmedim. Bakmak lazım. Video mu çeksem, bol fotoğraflı post mu yapsam emin olamadım.

    Şimdiye kadar muhtelif sözlüklerde ve bloglarda yazmış biri olarak, pek de aktif olmayan Fountain Pen Network forumu dışında, hiç bir foruma üye olmadım. Bu yüzden nasıl işler, nasıl idare edilir bilmiyorum. Ancak, sağlam bir altyapı ve zaman gerektirir herhalde. Ayrıca işin bir de maddi boyutu var. Bunlar ne mertebededir bilmiyorum.

    Aslında fikir Ali Necib Bey'e ait olmak üzere, bir Pen Day yapma isteği vardı içimizde. Hatta ilkini, oldukça amatörce, İstanbul'da bizim evde, çay ve kedi eşliğinde yapalım diye de hayal etmiştik. Herkesin kalemleri ile geleceği, insanların deneyeceği, göreceği, paylaşımda bulunabileceği böyle bir organizasyon gerçekten de çok güzel olur diye düşünüyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merhaba,

      Ben bilgisayar mühendisiyim, yazılım sektöründe çalışan şirketim var. Bireysel olarak halen programlama hastasıyım, dolayısıyla öyle masabaşı yönetici modları pek bana göre değil :) Daha önce Reha Bey'le de konuştuk, şu anda Türkiye'de önemli sayılacak 3 sitenin sahibi, 1 tanesinin de aynı zamanda yöneticisiyim. 1999 yılından beri bu işle uğraşıyorum. Bazı insanlar bazı meslekler için doğar inancındayım. Ben de bilgisayar mühendisi olarak doğmuşum herhalde :) Kendimi bildim bileli hep bilgisayar mühendisi olmak istemiştim. İşimi çok iyi bilirim ve sürekli kendimi geliştiririm. Aynı duygular benim için kitap-kalem-defter konusunda da var, herhalde işimden sonra en iyi bildiğim bu 3 konu. Cesaret edip de kalem-kitap-defter konusunda hiç yazmadım, site açmadım, tutmaz dedim açıkçası. Siz cesaret etmişsiniz, iyi de baş ediyorsunuz, tebrik ederim. Aynı tebriği Reha Bey'e de iletmiştim. Reha Bey ile sizin bloglarınızı görünce için kıpırdandı açıkçası. Bu yorumu görmeden önce ilgili bir alan adını (alanadi.com) almıştım. Kafamda halen içerik sitesi oluşturmak yok, forum ve bazı ek özellikler düşünüyordum. Forum konusunda hazır uygulamalar var, ama ben hayatım boyunca Wordpress haricinde hazır uygulamalara, bilgisayar kodlarına karşı çıkan biri olarak, hazır forum uygulaması kullanma taraftarı değilim. Kendim yazarsam biraz zaman alacak, ama sanki içime daha çok sinecek. Teknik işleri ben kendi tarafımda hallederim. Detayları mail olarak konuşabiliriz dilerseniz. Birkaç gün önce deri defter kabı ile ilgili bir mail göndermiştim. Mail durmuyorsa adimsoyadim@gmail.com adresim. Ad kisminda Sinan yok, sadece 3 harfli olan :)

      Delete
  3. 4001ler hala edelstein serisinden iyi yazıyor diyip, bir müddet sonra geri dönüp sebeplerimi yazarım.

    kaming suğn.

    ReplyDelete
  4. Elbet her zaman kapımız açık. Ama Edelstein'lerin da şişeleri çok güzel.

    İmza: Dünyanın en şekilci dolmakalemcisi Zeynep

    (Turmaline arıyordunuz, bir kuple yollayayım mı?)

    ReplyDelete
  5. telekom ve smile adsl kalem mürekkep üretse alınmaz, beni 3g bağlantıya zorluyorlar, bir nakli beceremiyorlar. o ona atıyor, o ona...

    neyse efendim, edelsteim şişeleri şahanessimo diyorum uyduruk bir tabirle. tek rakibi visconti'nin ayaklı şişeleri. parfüm şişesi kılıklı işuzakileri söylemeyin bana. pardon iroşizuku.

    renk skalası 4001 yazım kalitesine uyarlansa o zaman CaD veya diamine yerine tereddütsüz tercih ederdim... yok, tereddüt yaşardım tabii ki.

    şekilcilik iyidir. kötü derler ama iyidir. çok iyi değil de iyidir. şekilci olmayanın zaten el yazısı ile de pek işi yoktur. şekilcilik, o şekli yakalamaya çalışırken dahi, ortaya bir çaba ve neticesinde "şekil" çıkmasına neden olur veya şeklin peşinden koşarken estetik algısını besler. sanat denilen şeyin metabolizması onun üstünden yürür zaten.

    bunlar üzerine tam felsefe yapılacak saat ama bu kez de başka sebeplerim var yapmamı engelleyen.

    turmaline gelince, henüz kalemlerimi bulamadım daha nereye koyduysam, taşınmak ve taşınmaktan hemen sonra 10 gün kafa dinlemek için arazi olmak insana çok şeye maloluyor. başında da zaman geliyor... hele bir düzeni oturtalım da.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Offf of o cam şişeler değil mi, üzerindeki minicik çiçekler değil mi bana Francesco Rubinato mürekkepleri aldıran :) İnanırım. Geçenlerde de şu şişelere rastladım. http://www.vulpennen.nl/inkt-and-vullingen/AkkInkt000.html

      Bilimin ve yazı sanatının buluşması bence. Muhteşem bir şişe dizayn etmişler.

      Aslında şekilcilik demeyelim de, estetik kaygılar diyelim. Daha güzel, hem de politically correct oldu.

      Siz şu kalemleri bir an önce bulun, temizleyin de cici Edelstein'ları 4001'le kıyaslayıp yermekten bir an önce kurtulun :)

      Ben de inşallah cesaretimi toplarsam ilk mürekkep incelememi yapacağım bu hafta sonu!

      Delete
    2. edelstein aventurine bile 4001 brilliant green'in yerini alamadı bende. hatta 3 liraya alınabilecek beşli online grün kartuşlar dahi daha güzel yazıyor. (royal blue ve brilliant green 1:2 karışımı renk olarak çıkarmalı pelikan bence) ama turmaline ısrarım o renklere olan saplantımdan ötürü. bir sözüm var, C. d'Ache storm incelemesi de ben yapayım, size yollarım. umarım incelemeyi çıkaracak kadar kalmıştır elimde, bitmek üzereydi. şu işlerimi toparlayım, şu lartizyanları da deneyeceğim. bakalım.

      ama bulmam lazım önce. kalemleri buldum da, mürekkepler nerede? sahi, nerede? açılmadık bir şey kalmadı, hala ortada yoklar.

      estetik kaygı denilebilir de, düpedüz şekilciliktir estetiğin de özü. bu kelimeyi kabullenmeli. zamanında blogumda yazmıştım, bende şekilcilik vardır, diye. öyledir de. tasarımı çoğu zaman fonksiyona tercih ederim. çok başım ağrımıştır bu sebeple.

      ama masada edelstein şişesi gibi duranı da yok. Caran d'Ache mürekkeplere hastayım ama, kapağını kesseniz, sokak arasında barbut atarsınız. tam küp formu, estetikten uzak. visconti tam manasıyla geçen yüzyıllardan gibi durur. ahşap oyma bir masada felaket duruyor. montblanc mürekkep şişeleri de hazneli ve çok fonksiyonel, lakin tipsizlik abidesi. bir sürü var, hepsinden bahsetmeyim. bir tasarım fecaati de diamine'dir gereçi. neyse.

      estetiğin temel öğesi orandır zaten. visconti divina kalemler, altın oran kullanımına çok vurgu yapar. bir bakın derim.

      şu telekomu bir daha arayım ben bu arada.

      Delete
    3. Hmmm, aslında bana kalırsa, zaten Edelstein Aventurine değil de, Jade sanki 4001 brillant green'e yakın gibi. Ben de turmaline ve benzeri renklerden bir kaç ton var. Ali Bey'den istediğim kağıtlar gelince kendime bir ink swab archive oluşturacağım. O zaman daha güzel sergilenir. Mesela bi Aniki Lycian Rose var, muhteşem güzellikte bir pembe...

      Caran D'ache mürekkeplerin şişelerini sevmediğim gibi, şişelerin üzerindeki fotoğrafımsı görselleri de sevmiyorum. O konuda J. Herbin'in üzerindeki görseller daha güzel geliyor. Mesela Waterman'ı da pek sevmem şişesinin çirkinliği yüzünden. Aslında çok işlevsel, patentli bir şişedir ama etiketi filan içler acısı. Onun yanında Diamine bile gözüme güzel görünüyor. Bir de ben Diamine Rusty Brown ile aşk yaşıyorum bir süredir, ondan da olabilir:)

      Storm'u geçenlerde telefonla ulaştığım bir Sirkeci kırtasiyesinde buldum, eğer bir aksilik olmazsa bu haftasonu gidip alacağım. Dilerseniz size de detayları verebilirim.

      Benim gördüğüm l'artisan pastellier mürekkepler garip üçgenimsi bir şişede ama linktekilerin şişesi ekstra güzel.

      Altın oran meselesinde bir de Tibaldi var. Onlar da altın orana uygun yapıyorlar kalemlerini.

      Delete
  6. tibaldi'nin scrikss için ürettiği o bilmem kaçıncı yıl kalemini gizli gizli istiyorum açıkçası. kalanlarda kalitesini tartışabiliriz, ama dizayn olarak scrikssleri ilk üçe koyarım ben. o forma bayılıyorum. scrikss alırım bozulur, alırım kırılır, alırım dağılır ama hep alırım. yanlış anımsamıyorsam da, waterman mürekkepleri bir dönem scrikss de üretmişti. sitesinde yazıyordu. waterman mürekkep şişesi, pelikan 4001 şişesi, bunlar son moleküle kadar mürekkebi kullanmanıza izin veriyorlar. bu arada waterman, tüm dünya markaları içerisinde ismi en güzel olan ikinci marka bence.

    kahve diyince waterman havana çok güzel. ama elimde büyük boy 4001 brilliant brown var ve onu kullanıp gidiyoruz bakalım.

    turmaline e ve tekrar almam gereken storm a gelince, şu aralar klasik olarak "3 ay ilgilenme, üç ay her şeyinle kaleme mürekkebe yönel" dönemimin ilgilenmeme dönemindeyim. masanın üzerinde dursa uzanıp alacak havamda değilim. havaya girince zaten ikişer şişe alacam. biri koleksiyon, diğeri kullanımlık. 6 ay kitap okumayıp, altı ayda 1 senelik kitabı okumam gibi. sanırım periyotlarla yaşama bağlamışım her şeyi. üzerine bir düşüneyim bunun.

    blogda bir de son yorumlar gibi bir şey olsa şu sağ cenahta falan, çok yorum olduğu için takip de güçleşiyor gibi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Scrikss'in bence şöyle bir güzelliği var. 30 liraya çok güzel tıkır tıkır çalışan, ucu gayet iyi bir dolmakaleme sahip olabiliyorsunuz. Ve hatta ömür boyu garantileri de var, bozulan Scrikss kalemlerinizi atmayın, gönderin, tamir edip gönderiyorlar diye biliyorum. Ancak sevmediğim yönü, yenilik yok dolmakalemlerinde. Hep aynı model, modeller birbirinden ayırt edilemiyor, firma da bu konunun üzerine hiç eğilmiyor.

      Ben de kahverengi mürekkep konusunda Waterman'ı biraz kuru buldum diyebilirim. Onun yerine Diamine Rusty Brown daha iyi bir alternatif sanki.

      İnsan hayatında inişler çıkışlar, muhtelif sikluslar oluyor, tıpkı tarihte ve doğada olduğu gibi, akışa çok kapılmadan akışına bırakmak lazım. Son yorumlar kısmını da hemen ekliyorum madem öyle. Kullanışlı olabileceğini hiç düşünmemiştim :)

      Bu tarz önerilere de açığım, mesela İngilizce Türkçe yazdığımda nasıl daha rahat oluyor bilmiyorum. Bir paragraf İngilizce, bir paragraf Türkçe mi, yoksa İngilizce'yi en alta mı atayım bilmiyorum.

      Delete
  7. scrikss kalemleri umumiyetle ömür boyu garantili ve sorun çıkarmadan hallediyorlar. ama gerek görmüyorum pek. scrikss cross ve tibaldi dağıtımı da yaptığından sanırım, sadece sembolik olarak dolmakalem işinde marka olarak kalıyor gibi bir intiba var bende. cross ise hiç sevmem, hayatta alıp kullanmayacağım tek markadır. çünkü sevmem. başka bir nedenim, alıp kullanmışlığım dahi yok. w. busht kullandığı için dahi olabilir.

    diamine zaten renk ayrımı olmadan iyi yazım verir. ilk diamine mürekkebim tabii ki monaco red idi. o bir klasik.

    ingilizce türkçe de, en uygunu dil seçeneğini site üzerinden sunmak ama, blogger'da ne derece mümkün, ekstra zaman alır mı tam bilmiyorum. onun harici bir paragraf ingilizce bir paragraf türkçe de, yazı bölünüyor. ben de yorumları bir de ingilizce mi yazsam acaba? sanırım üşenirim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Scrikss sanırım, dolmakalem işinin tutmayacağını düşündüğünden ya da bilmediğim bambaşka bir sebeple bu piyasaya gereken önemi vermekten uzaklar. Ancaaaaak, gördüğüm kadarıyla kırtasiye gereçleri işine girdiler. Kurşun kalemler, defterler, highlighter kalemler vs. Allah ömür ve zaman verirse, bir de Scrikss incelemesi yapacağım.

      Ben de şuracıkta itiraf edeyim ki, Cross'un Year of the Golden Dragon şerefine yaptığı ejderhalı kalemi çok beğendim. 1000 küsür lira fiyatı ile kalbimi kırsa da bence çogzel.

      Hmm, demek ki, İngilizce yazıyı en altta yayınlamak lazım. Olabilir. Bundan sonrasında o şekilde yapabilirim.

      Delete
    2. ben çıktığından beri sadece scrikss defter kullanıyorum çizgili lazım oldukça. epey de hoşuma gidiyorlar açıkçası. ismi de çok hoş. notelook.


      cross un güzel kalemleri yok diyemem. ayıp olur. amaa.........

      Delete
    3. Evet ben de bir kaç kişiye hediye olarak almıştım, ama kendim kullanmadım. Rastlarsam bir tane de kendime alayım en iyisi.

      Cross'un kalemleri de çok maskülen. Çok metal metal, çok düz. Pardon şekilci mi demiştik en son :)

      Delete
  8. Merhaba,
    Renklerin isimleri hangi kalemle yazıldı?
    Sevgiler :)

    ReplyDelete
  9. Merhabalar,

    Mürekkep isimleri "Artline Ergoline Calligraphy Pen 1.0" yazıldı.

    Sevgiler

    ReplyDelete

Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...