Ink Reviews / Mürekkep Incelemeleri

Scroll down to read in English



Blogda yavaş yavaş mürekkep incelemeleri de yapmak istiyorum. Şimdiye kadar da yapıp yapmamak konusunda tereddüt içerisindeydim. Çünkü standart bir inceleme yaparak, insanları doğru yönlendirmek istedim. Zira, eğer bir mürekkebi 80 gramlık, diğer mürekkebi ise 100 gramlık bir kağıtta denersem, mürekkebin arkaya geçmesi, ya da kırçıllanma yapması gibi konularda insanları yanıltmış olmaktan çekiniyordum. Bu yüzden, mürekkep incelemesini yaparken herkese fikir verebilecek nitelikte malzemeler kullanmaya gayret edeceğim. Ayrıca incelemeyi yaparken de nasıl hareket edeceğimi bu postta anlatarak fikir vermek istiyorum.


Öncelikle, kağıt. Mürekkep denemelerimi, Moleskine 13x21 240 sayfalık Plain Notebook ile yapacağım. Araştırdığım kadarıyla bu kağıt yaklaşık 72 gram. Tabi yanlışlık olmasın bu kağıdın 1 metrekaresinin ağırlığı. Benim Moleskine defterimde yaptığım bu mürekkep denemelerini, elinizdeki diğer defterlerle kıyaslama şansına sahip olabileceksiniz. 



Peki ya kalem? Aslında önce divit kalemlerden kullanmayı düşündüm. Ancak divit kalemlerde mürekkep akışını kontrol etmek her zaman mümkün değil. Kalemi ilk daldırdığınızda oldukça ıslak nitelik sergilerken, bir kaç kelimenin soununda ucundaki mürekkep azaldıkça kuru nitelik gösteriyor. Bu sebeple, mürekkep akışı düzgün, ne ıslak ne kuru, orta karar bir dolmakalem kullanmak için Medium uçlu bir Lamy seçtim kendime. 

Bunun dışında bir de suya dayanıklılık testi meselesi var. Benim mürekkeplerin suya karşı farklı dayanıklılık seviyeleri olduğunu fark etmem şu şekilde olmuştu. Not tuttuğum defterimi açmış, bir kaç satır yazmıştım. Büyük kedim Patik de banyodan çıkıp masaya atladı ve bir kaç gün önce yazdığım notlarla, az önce yazdığım notların üzerinden ıslak patileri ile geçiverdi. Bir kaç gün önce dolmakalemle yazdığım yazılar Patik'in pati izleriyle dağılırken, başka bir mürekkeple bir kaç saniye önce yazdığım yazılarda herhangi bir dağılma yoktu. Benim açımdan da ıslaklık testi aslında bu minvalde bir hal aldı. Kimi dolmakalem kullanıcıları mürekkep örneklerini suyun altında test ediyorlar ancak ben mürekkebin bu kadar ekstrem durumlara dayanması değil de, ıslak elle çevrilen sayfalarda, ya da üzerinden ıslak patili kedi geçmesi halinde dağılmamasını beklediğim için elimi ıslatarak mürekkebin dağılıp dağılmayacağını deneyeceğim ve sizinle bu şekilde paylaşacağım.

Şimdi gelsin incelemeler :)

Sevgiler,



Not: Bu arada, Patik bir British Shorthair ve bu yüzden suyu çok seviyor. Banyodan ıslak patilerle çıkmasının sebebi de suyla oynaması.

Bu arada Tudi Billo için son saatler :)
http://writetomeoften.blogspot.fr/2012/06/tudi-billo-defter-isteyen-who-wants.html



Continue to read in English


I want to make ink reviews in the blog by and by. I was hesitating doing that before, since I wanted to set standards for the reviews so that I don't mislead people. For example; if I review an ink on 80 grams paper and other in 100 grams paper, I might have mislead people about feathering or bleeding of that inks. That's why, I will try to use such materials that everyone can have an idea about them. Besides, I want to tell, how I am going to make the review so that my reviews can be better understood. 

First of all, paper. I will make my reviews on Moleskine 13x21 240 pages Plain Notebook. As far as I know, it is about 72 grams. Of course this is the weight of 1 square meter of the paper. Therefore, you will have chance to compare my ink review with your other notebooks. 

And what about pen? Actually at first I thought to use of a dip pen. However, it is not always possible to control the ink flow of the dip pens. When you first dip it, it will display wet characteristics while after writing down a few words and the ink decreases it becomes dry. Therefore; I choose a pen with good ink flow, neither dry nor wet, a mediocre fountain pen for that: a Lamy with Medium nib. 

Aside from these, there is waterproof test thing. My first introduction to different waterproof levels of inks was an accident of my cat. I was just sat down and just wrote down a few lines when my big cat Patik came out of the bathroom with wet paws and jumped on the table and passed through my notebook. My notes taken a few days ago was smudged with her wet paw and my newly written notes taken with another ink was clearly remained. Since then, waterproof test was set in this way. Some fountain pen users test their inks under running water however, instead of expecting that extreme capacity from an ink, I set my expectation not to smudge when I turn the page or when my cat steps with wet paws. Therefore, I will make waterproof test wetting my hand and look for if it is smudging or not and share my experience according to that.     

So here comes the reviews :)

Sincerely,

PS: Patik is a British Shorthair and enjoys water so much. That's why she comes from bathroom with wet paws. 


12 comments:

  1. Gönül Edelstein'dan yana fakat fiyatı da tam bir edelstein'a denk :P

    O yüzden suya dayanıklı bir Diamine Ox Blood var uzun zamandır aklımın bir köşesinde. Rengin ayrı su geçirmezliği ayrı cezbediyor beni :)

    ReplyDelete
  2. Ben de Rusty Brown aldım çok severek kullanıyorum. Eylül gibi ufak boyları da gelecekmiş Diamine'lerin

    ReplyDelete
  3. fotoğraf veya taramada beyaz ayarını ayarlamayı unutmayın. sonrasında da yapılabilir tabii.

    belki yapıyorsunuzdur, bilmiyorum.

    Caran d'Ache köşede, ilk onu aradım fotoğrafta. hatırladığım iyi oldu, şu pastelyer'den hala alacağım, hala alacağım...

    bu arada, yaşasın kediler!

    bir pembe lamy'yi kaçırıyor, taşınırken taaa bilmemnerdeki dolabın en dibinde bilmem kaçıncı yüzyıldan kalma, varlığını dahi unuttuğum ayakkabının içinden çıkıyor.

    mürekkebin içinden tüyünün çıktığını bilirim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslında çok az oynamaya gayret ediyorum. Normal şartlarda ben fotoğraf çekmeyi de "çektirmeyi" de sevmem. Hindistan'a gidip 5 kare fotoğrafla dönmüş insanım. Pek anlamıyorum da. Ama şu blog meselesi yüzünden gidip bir Canon 600D aldım. Fotoğrafları da basit bir programda editliyorum. Ama daha beyazlı mı olsun, daha sarı mı olsun, nasıl olsun onu bilmiyorum. Daha açık olalım lütfen :)

      Asıl oradan Caran d'ache dan öte, Pelikan 4001 var, üst köşede. O sizin isteğiniz doğrultusunda alınmış bir pelikan 4001 Blue Black. Ancak gelin görün ki, 1991 tarihli olduğundan ne blue kalmış, ne de black. Gri'ye dönüşmüş mürekkep.

      O sizin için saklamıştır onu, kaybetmeyin diye. Benimkiler de sık sık çantama hediye bırakıyorlar. İşe gelip çantamı bi açıyorum, oyuncak fare çıkıyor içinden.

      Ben de geçen haftasonu kadıköy'den Lamy Safari Pink Rare Edition buldum. Tepesinde çarpı yerine bir delik var. Çok mutlu oldum.

      Delete
  4. 600d makinada, çekilen ortamın ışığına uygun senaryo illa ki vardır. biraz tecrübe ile manuel kelvin ayarları falan fıstık... gerçi o modeli bilmiyorum, ben 30d zamanlarından kalmayım. kağıt veya belge çekim senaryosu da içeriyor olabilir.

    lakin yine olmadı, microsoft office picture manager da bile, beyaz olması gereken alana tıkladığınızda otomatik düzeltme yapar. hemen hemen kurcalanırsa tüm programlarda mevcut bunlar.

    o 4001 direkt dikkatimi çekti zaten, bir de sağdaki yan yana iki şişe.
    lakin edelsteinlar epey bir kütle kaplıyor.

    bir tavsiye daha, parker quink mavi kartuş. bilemem şişede var mıdır. bakmalı. sevilebilir bir mürekkep. hatta enerjik bir mavi varsa, tam da budur.



    benim kedinin sürprizleri hep ayağıma batar. alıştım artık, ayakkabıyı giymeden bir bakıyorum içine. her şey çıkabiliyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. İşte ben fotoğraf makinası olayını hiç bilmiyorum. Yavaş yavaş, çeke çeke öğreneceğim. Gerçi bu iki hafta makina elimde olmayacağından biraz sıkıntı olacak ama dar zamanlar için yapıp hazırladığım postları yayınlarım artıkın.

      edelstein'ların şişeleri inanılmaz büyük. 50 ml bir mürekkep için çok kütleliler. Misal, 80 ml'lik Diamine bile yanında yavrucuk gibi kalıyor.

      Parker quink'in methini duydum. Denenebilir. Aslında ben daha çok mavi-yeşil karışık teal dedikleri tarzda mürekkepleri seviyorum ama hepsi benim kuzucuklarım.

      O kedileri de allah bildiği gibi yapsın. Bizim evdekiler de tüy döküyorlar şu anda, alerjimi azdırdılar şu yaz günü...

      Delete
    2. o hususlarda yardımcı olurum, problem olmaz. en azından 2 ay her gün pc başındayım günde 16 saat kadar,maalesef.

      her neyse, edelstein, caran d'ache earth, bunlar şişeleri boşken bile ağır, hele cd'a, tuğla gibi şişenin ufacık haznesi var.

      ama bu yapı sayesinde çoklu ışık kaynaklarında mücevher gibi görünüyorlar.

      tüy dökümüne çare yok, ben tuvaletini üç gün temizlemedim diye, koridora yapıp, üzerini de tuvalet kağıdı ile örtmüş benim bruce efendi geçenlerde. yanına bir arkadaş bulma niyetim var ama, biraz canavar ve saldırgan maalesef bu arkadaş. tırsıyorum.

      Delete
    3. Ah harika olur. Azıcık post production öğrenmem lazım fotoğraf konusunda.

      Başka kedilere bakınca bizim kızların ikisi de melek gibidir. Ama Bruce efendinin tuvalet kağıdı ile kaka üstünü kapatmasını ayrıca fantastik buldum :) İki kedi candır. Gerçekten. Küçükten alırsanız ikinciyi ve uygun şartlarda karşılaştırırsanız arkadaşları sorun olmuyor. Ha küçük üç beş tokat yiyecek abisinden ama sorun olmuyor genel olarak. Dikkat edilmesi gereken hususlar: ilk başta yeni kediyi bir odaya kapatmak ve yerleşik kedinin onu alttan koklamasına izin vermek. Oradan iyice alıştıktan sonra dışarı çıkarmak. Ayrıca, hiç bir zaman yeni kediyle aynı odada olurken, yerleşik kediyi yalnız bırakmayın. onun yemeğini hep önce verin. eğer ufak bir kavga çıkarsa o an bir şeyi yere düşürerek vs. dikkatlerini üzerinize çekin. böyle böyle iki günde alışıyorlar.

      Delete
  5. Fotoğraflarınızı çekerken RAW olarak çekin, sonrasında bilgisayarınızda (Canon'un kendi yazılımı vardır mutlaka) istediğiniz gibi düzeltme yapabilirsiniz.

    Ama en çok da Beyaz Dengesine dikkat edin.

    Bu arada Diamine Rusty Brown ile doldurduğunuz Scrikss 17 ile yaptığınız karalamaları sabırsızlıkla bekliyorum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Canon'un kendi yazılımı yok onu kurup biraz oynama yapayım bakalım.

      Scrikss 17'ye güzel bir Aniki mürekkep koymuştum. Hatta mürekkep bitti, kalem yıkanıp kaldırıldı bile ama uzuuunca bir Scrikss serisi gelecek inşallah. Yalnız bu hafta makinam yok, gelecek hafta da, bir takım seyahatler var. Sonraki hafta da tatile gideceğim için tam olarak söz veremiyorum :)

      Delete
  6. Yorum için biraz geç kaldığımın farkındayım, ancak incelemelerinizde kağıt olarak 80 gramlık Rhodia veya 90 gramlık Clairefontaine kullanmanızın daha iyi sonuçlar verebileceğini tahmin ediyorum. Her iki cins kağıda sahip muhtelif tip ve ebatta defter ve bloknotları artık ülkemizde bulmak mümkün. Bahsettiğim marka kağıtları Moleskine ile yan yana getirirseniz zaten aradaki farkı hemen göreceğinizden eminim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslında mürekkep incelemeleri yapmaya başlamadan önce çok uzunca bir süre hangi kağıtta yapmalı meselesini düşündüm. Neticede Rhodia'dan da önce kağıdı 110-120 gramlık Aniki defterleri mevcut. Rhodia da Türkiye'de bulunuyor ama Moleskine kadar yaygın ve bilinen bir defter değil. Moleskine ise hem Türkiye'de hem de yurt dışında çok iyi biliniyor.

      Bildiğiniz gibi, mürekkep incelemeleri zaten kesin sonuçlar veren incelemeler değil. Işık, kağıt, kalem, bilgisayar ekranı hatta ortamın sıcaklığı bile bir incelemeyi diğerinden farklı hale getirebilir. Benim amacım ise insanlara fikir vermek. Bu sebeple, eğer herkesin elinin altında olan bir kağıtla bu incelemeyi yaparsam, daha iyi veya daha kötü bir kağıtta nasıl olacağını az çok hesap edebilirler diye düşündüm.

      Çünkü aynı şekilde incelemeyi çok iyi kağıtta yapmanın da şöyle bir sakıncası var. Mesela 110-120 gram civarındaki bir Aniki defter kullandığımı düşünün. Özel olarak dolmakalem için yapılmış bir kağıt. Ne kırçıllanma oluyor, ne show through, ne bleed through. Yağ gibi akıyor. Ondan sonra biri o mürekkebi alıp, inanılmaz kırçıllanma yaptığını görünce şaşırıyor. O yüzden ben herkesin ulaşabileceği bir kağıt kullanmak istedim. Bu noktada aslında fotokopi kağıdı da kullanabilirdim. Ancak defterde daha düzenli halde saklayabileceğimi fark ettiğim için defterde karar kıldım. Yine de hem Moleskine'in krem rengi kağıdında, hem de beyaz fotokopi kağıdında gösteriyorum rengi.

      Özetle, mesele en kaliteli kağıdı kullanmak değil benim için. Mümkün olan en ortalama, en kolay ulaşılabilir kağıdı kullanarak fikir vermek.

      Sevgiler

      Delete

Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...