CARAN d'ACHE Storm Ink

Scroll down to read in English
Eveet, nihayet, mürekkep incelemelerine başlayabiliriz. İlk yayınlanan mürekkep hangisi olsun diye düşünürken, son günlerde en çok severek kullandığım mürekkeple açılış yapmaya karar verdim. Umarım siz de beğenirsiniz. Caran d'Ache 'ın Earth serisi mürekkepleri, pek çok mürekkep severin gözdesi durumundalar. Ancak hem her yerde bulunamamaları, hem de fiyatlarının yüksekliği, ulaşılabilirliklerini etkiliyor kanımca. Yine bir not olarak, gerçekten çok az yerde bulunan bu mürekkebi Sirkeci'deki Özler Kırtasiye'den aldığımı ve fiyatının yaklaşık 55 lira olduğunu not düşelim. (Bu arada, Özler Kırtasiye'ye bu mürekkebi bulmam konusunda yardımcı oldukları için ve ayrıca hoş sohbetleri için teşekkür etmem lazım.) Mont Blanc mürekkeplerin 60 ml şişesinin 35 lira olduğunu, Pelikan Edelstein mürekkepleri 50 ml'sinin 55-60 aralığında olduğunu düşününce, 30 ml şişedeki Caran d'Ache Storm'un ne kadar pahalı olduğu anlaşılabilir. Mürekkebi almak isterseniz, Özler Kırtasiye'nin websitesinden sipariş verebilirsiniz. 

Finally, I can start ink reviews. While thinking of which ink to start with, I decided to go with the most used one recentlly. Hope you like it. Caran d'Ache Earth inks is the favorite of many ink collectors. However, since they are not commonly available (in Turkey) and due to their high prices, they have some accessibility issues. Again as a note, I bought this ink from Sirkeci Ozler Stationery Store and the price was 55 TL (app 27,5 EUR) (By the way, let me thank Ozler Store for their generous help to find the ink and for the nice conversation we had) Considering Mont Blanc 60 ml bottles are about 35 and Pelikan Edelstein inks 60 ml are 55-60 TL, 30 ml Caran d'Ache is quite quite expensive. If you want to order the ink online, you can visit Ozler's online store


Caran d'Ache Storm gri-mor arası bir renkte olsa da, mor familyasında kabul ediliyor. Sanırım benim umutsuzca bulmaya çalıştığım J. Herbin Possier de Lune mürekkebin oldukça benzeri bir renk yapısı var. Ne dişil, ne eril, gerçekten arada, androjen yapıda bir renk olduğu izlemini uyandırdı bende.

Even though Caran d'Ache Storm is a color somewhere between purple and grey, it is accepted in the family of purple. I think it is quite close to J. Herbin Possier de Lune which I am desperately trying to find. It created the impression on me, it is neither feminine nor masculine, quite an androgen color. 


Kuruma süresi ve  suya dayanıklılığı da ortalama nitelikte. Suya çok dayanıklı olmasa da, aşırı derecede dağılma yapmadı. Genel anlamda, çok pahalı olması dışında, sevdiğim bir mürekkep oldu. Bana bu mürekkebi tavsiye eden asturquemandele beyefendiye de teşekkür ederim. 

Sevgiler,

It has an average drying time and water resistance. Even though it is very resistant, it did not make too much smearing. Overall, I did like this ink, except its price. I would like to thank to Mister asturquemandele who recommended this ink to me.

Sincerely, 


27 comments:

  1. evvela en en en en en favori mürekkebimi gördüğüme çok sevindim.

    en en en en en, diyorum, çünkü birden fazla favoriniz oluyor iş mürekkebe gelince. tek bir zirve değil de, zirvelerden oluşmuş bir dağ kolonisi gibi, mesela kfl'nin tam karşısındaki erciyes öyledir, bilirsiniz.

    mürekkebe gelince, doğal yollardan elde edilen bir seri earth serisi. tam adı bunun protest in storm.

    ve maalesef ml/fiyat oranına girdiğinizde henüz ederi bundan fazla bir mürekkep kullanmadım. üstelik tam nicel bir gözlem olmasa da, 4001 pelikan'ı genel olarak kullandığım kalem olan parker flighter'da kullandığım kartuşa 1ml enjekte ettiğimde, bu mürekkepin 1ml'sinden daha fazla sayfa yazabiliyormuşum gibi geliyor aynı kalemle.

    mürekkep, kağıdın rengine de çok bağımlı bir renk sunuyor. beyaz kağıt ile sarımsı defter kağıdı üzerinde epey karakter değiştiriyor. her kağıtta yeniden tanışıyorsunuz mürekkeple.

    fotoğrafları koyduğum yeri bulursam ki yarım saat arayıp bulamadım pc içinde, farklı kağıtlarda, farklı kalemlerle yazılmış hali, kağıt havluda renk dağılımı vs incelemiştim kendim için. bakalım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merhabalar,

      Bana bu mürekkebi tavsiye ettiğiniz için size ne kadar teşekkür etsem az. Çünkü benim de en sevdiğim mürekkeplerden biri oldu bu. Normalde baksam, "ellibin mor mürekkebim var" diyerek almayabilirdim. Ama siz bahsettikten sonra swatchlarına vs. bakıp, gerçekten çok özel bir renk olduğuna karar vermiştim. Ayrıca, kaldı ki, bazen renk güzel olsa da, mürekkebin yapısından kaynaklanan bir sıkıntı olabiliyor ki, bu mürekkebin yapısı da harika. Bir de, bazen akşamüstü, güneşin son ışıkları Erciyes'e vururken, o da böyle morumsu grimsi bir renk alır. Acaba bize bunu hatırlattığı için mi, bu kadar sevdik bu mürekkebi?

      Aynı miktarla daha az sayfa yazıyormuşsunuz hissi de, bildiğim kadarıyla mürekkebin ıslaklık ya da akıcılık olarak tanımlanan meselesinden geliyor. Bazı mürekkepler mesela Waterman Havana o kadar kurudur ve o kadar az akıcıdır ki, cimri cimri salınır kalemin ucundan. Bazıları da, böyle gürül gürül akar. Bu mesela akıcılığı gayet iyi bir mürekkep, o yüzden biraz daha fazla harcıyor olabilirsiniz.

      Zaten renk, üzerinde bulunduğu kağıda göre değişkenlik gösterebilir. Ben de bu yüzden, sarı tonlu bir kağıtta inceleme yaptığım için (Moleskine) mutlaka beyaz kağıttan da bir parça üzerinde deneyip öyle paylaşmaya gayret ediyorum. Hali hazırda 7-8 mürekkep incelemesi hazır. Bu arada, şu eksik olmuş ya da şu yanıltıcı olmuş dediğiniz bir husus varsa, elimdeki hazır incelemelerden sonra onları da ekleyebilirim.

      Umarım fotoğrafları bulursunuz.

      Delete
  2. fotoğrafta, soldan gelen ışıktan dolayı, mürekkebin yazıldığı sayfayı gölgeleniyor. fotoğrafı indirip beyaz renk düzenlemesi de yaptım, ona da biraz ihtiyaç var.

    ama şunu belirtmeden geçemem, bu mürekkebi b uçlu bir kalemde çok çok çok sevecektir herkes. evet akıcılığı çok fazla.

    bir de, tüm mürekkeplerde olduğu gibi, harfleri ayrı yazarsanız, harika gölge veriyor. bitişik yazılan el yazısında malum gölge daha zor oluşuyor eğer akıcı yazarsanız.

    esasında, bir kesik uç ve ayrık harflerle özenerek yazılan bir yazı için, bundan daha iyisini henüz bulamadım ben.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslında sizin eleştirileriniz doğrultusunda, ben Lightroom'la düzeltme yapıyorum ve white balance'ı otomatik düzelttiriyorum. Ama olmazsa, siz o düzenlenmiş halini bana gönderin onu yayınlayayım. (writetomeoften@gmail.com)

      Evet, aslında ben bu mürekkebi kalın uçlu Wality'e koyup sayfalarca yazdım inceleme yapmadan önce, neredeyse rengin tonu bile değişiyor kalın kalemlerde ama ben ortalama bir fikir vermek için hep Lamy (Safari ya da Al-Star) Medium uç kullanıyorum. Belli bir standartı yakalamak adına. Write to me often, blogçulukta standart ötesi hizmet :p

      Ben bu mürekkebi bir de dip-pen kullanarak deneyeyim en güzeli. Ne kadar da güzel yazılır.

      Delete
    2. lightroom sevimli bir program. ama düşündüm de, zaten günlük hayatta tam beyazı kolay kolay göremiyoruz. evin içinde vs. hep renkler az çok değişiyor.

      çekerken ışığın yönünü yandan almayın sadece. mümkün mertebe kağıda dik olursa daha iyi olur sadece.

      belki böylesi gerçeğe yakın değil ama, gördüğümüze daha yakındır. varsın bunlar da böyle kalsın. bu açıdan değerlendirmek de bir farklı boyut.

      benim tavsiyem burayı okuyanlar, bu mürekkebi tecrübe edin. ne kadar anlatsak, fotoğraflar koysak olmuyor.

      bambaşka bir olay. yazarkenki hissini başka hiçbir mürekkepte yakalayamadım.

      yumuşak bir kokteyl içmek gibi biraz.

      evet bu mürekkebin belki de en dolgun sıfatı bu: yumuşak.

      yumoş gibi.

      ve emin olun, diğer renkleri de böyle bir yazım veriyor.

      Delete
    3. Zaten bildiğiniz gibi, Ali Bey geçenlerde blogunda mürekkep testlerinin ne kadar bilimsellikten uzak olduğunu yazmıştı. Doğrudur olabilir, ışığa göre, kaleme göre, kağıda göre değişiyor ama neticede fikir de veriyorlar. Caran d'Ache bir çok insanın hemfikir olduğu gibi, çok ama çok yumuşak ve güzel bir mürekkep.

      Bu arada, Caran d'Ache'ın earth serisinden olmayan turkuazını aldım. Henüz denedim. Elimdeki mürekkepli kalemleri bitirip bir denemek istiyorum incelemesini yayınlamadan önce.

      Delete
    4. mürekkep testleri şüphesiz ki bilimsellikten uzak. hele bir dönem laboratuvarda kalite kontrol işi yürüten biri olarak da, o yazının altına imza atarım. ama atarsam ben yazmış gibi görünür, olmaz tabii.

      Delete
    5. Doğru ama elimizdeki şartlarla bilimsel inceleme yapmanın da imkanı yok. Şartlar bu, Oxford vardı da biz mi okumadık ?

      :)

      Delete
    6. zaten en esaslı olanı, mürekkebin ne hissettirdiğini anlatabilmek.

      şimdi, ben bu storm için, ortalama, farklı bir şey vermiyor vs. desem ve her mürekkep geçen postta altında bundan bahsetmesem, şu an belki bir herbin mürekkebi incelemesi okuyorduk.

      benim ciddiye aldığım kefere incelemelerinden genellikle alında yorumu da ifade edilenleri ciddiye alıyorum.

      fotoğrafta ne yaparsak yapalım, asıl önemli mevzuyu, yani "yazım" ve onun getirdiklerini göremiyoruz.

      evet gölgesini, rengini, doygunluğunu belki anlıyoruz.

      mürekkebi sevmek veya sevmemek, olabildiğince objektif olmak adına geri plana atılıyor ama, bence bu mürekkepte ve incelenmesinde en önemli ölçüt.

      evet, kısaca:

      to ink or not to ink...

      Delete
    7. Kesinlikle!

      Aslında biraz da, yazan kişiyi, uslübunu az çok bilmek gerekiyor. Çünkü kalemdeki o teknik özellikler, boyu, posu, ağırlığı... çok net, çok kesin. En fazla ucun yumuşaklığı ile ilgili kısımlar subjektiftir. Ama mürekkepte neredeyse her şey sübjektif oluyor, kişisel beğeniler ön plana çıkıyor. Ben örneğin bunu biraz standarta bindirebilmek için hep aynı kalemi ve aynı kağıdı kullanmaya çalışıyorum. Öbür türlü, hem okuyana, hem mürekkebe haksızlık olacak gibi geliyor.

      to ink'i seçiyorum :)

      Delete
    8. anlatım bozukluğuyla bezeli yorumumu tekrar okudum da, neyse.

      zaten başta o standartın varlığını kabul ediyoruz. yoksa kendi içinde tutarlı olmaz.

      böyle demekteki kastım esasında, her şey olması gibi veya bu standartı koruyarak yapıldığında, geriye benim en çok ilgimi çeken kısmı, bunu kullanana ne hissettirdiği.

      şimdi altı üstü mürekkep ulan, diyenler de olabilir. sadece rengi önemli gelen de olabilir, ıslak seven, kuru seven olabilir, işimi görsün ama biraz albenili olsun, vs. vs. vs. diyen olabilir. bunu bilemiyoruz.

      ben bunların içerisinde, gözümle incelemeyi gördükten sonra, inceleyenin ne söylediğine en fazla önemi verenlerdenim. beğenmedim derse,ben de beğenmeyeceğim diye değil.

      çünkü beğeni veya tersi, yanında nedenlerini de açıklatıyor insanlara iş incelemeye geldiğinde doğal olarak.

      haliyle yorumlamak kısmı da.

      mesela bu incelemeden cımbızla çektiğim laf şudur: "Ne dişil, ne eril, gerçekten arada..."

      böyle bir cümlecik varlığı bile, inceleyenin gözünden bir değer kazanmasına yol açıyor, ve bizimde bunu değerlendirmemizi sağlıyor.

      bir sonrakilerde, belki bu kısmına daha ağırlık verirsiniz. bize ne hissettirdiğini daha çok anlatın, benim talebim bu yöndedir.

      Delete
    9. Ah zoooo! Anladım. Şimdi anladım. Ama anlamama meselesi benden kaynaklanıyor. Gecenin şu saati, Edison Pen'den bir makalenin Türkçe'ye tercümesini yapmaya çalışıyorum. Yakın zamanda uçlar konusunda süper über bir teknik yazı yayınlayacağım inşallah. Onun çevirisi beni biraz yordu. Zira yazı çok uzun. O sebepten akli melekelerimde teşevvüş vusule gelmiş efendim, kusura bakmayınız.

      Kesinlikle bundan sonraki mürekkep incelemelerinde daha kişisel yorumlar olacak. Ben de paylaşmaktan az biraz imtina etmiştim. Hayır kimden çekindim bilmiyorum, şurada biz bizeyiz. Hem hemşehri bile sayılırız.

      Delete
  3. Waterman Havana orneginden hareketle murekkepler icin islak/kuru tanimini kullanmak pek saglikli degil sanki.

    Murekkebi kuru olarak tanimlamadansa kivamli,yogun veya viskoz olarak nitelendirmek daha dogru.(Bence tabii.)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslında haklı olabilirsiniz. Sıkıntı şuradan doğuyor. Dolmakalemlerle ilgili kaynakların çoğu ingilizce, türkçe karşılıklarını bulmak sıkıntı yaratıyor.

      Kuruluk meselesi, Waterman Havana özelinde konuşuyorum, yine de terimsel olarak doğru kabul edilebilir. Çünkü Havana'ya uygun şartlarda gliserin ekleyince, o "kuruluk" gidiyor, daha "kaygan" bir mürekkep haline geliyor. Ne demek istediğimi tam olarak ifade edebildim mi bilmiyorum.

      Delete
  4. Kayganlik= Lubrication benim bildigim kadariyla. Lamylerle olsun TWSBI ile olsun gayet iyiydi kayganligi Havana'nin.

    AMa TWSBI ile yazdigimda Lamy'deki kadar shading olmuyordu.(Hem damaktaki kanal yapilarinin hem de uc kalinliklarinin farkli olmasi nedeniyle)

    Bana gore sadece kalemler islak/kuru davranis sergiliyor. Murekkepler icin islak/kuru olma diye bir sey yok. (Bana gore tabii ki.)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Evet aslında kayganlık demek daha doğru olabilir bu durumda.

      Bu arada, benim TWSBI kalemim de bugün elime geçti. Henüz mürekkep bile koyamadım. Çok heyecanlıyım. Siz hangi uç aldınız?

      Delete
    2. mürekkepler nihayetinde çözelti yapısında olduğu için farklılar ir çok açıdan, hatta pigment bazlı olup olmamaları dahi çok fazla etkiliyor bu akışkanlık, kayganlık meselesini.

      iron gall denilen gallik asitle siyah elde edilen mürekkeple, daha farklı yollardan elde edilen illa ki farklı özellikler gösterecektir.

      kalem buna tabii ki etken, lakin elime oturmamasına ve parmağımı acıtmasına rağmen saplantılı şekilde hep aynı kalemi kullandığım için genelde, mürekkeplerin bu ıslak/kuru denilen etkide oldukça önemli rol oynadığını söyleyebilirim.

      Delete
    3. Twsbi'yi M uclu aldim. Diger uzakdogulu kalemler gibi ince degil ucu zaten Schmidt tedarik ediyor(du).

      Iron-gall icerikli murekkeplerin uretim amaci kalicilik, lubrication/shading/flow vs. gibi kavramlar uzerinden uretilmiyor iron-gall'lar. (Iron-gall murekkepler siyah olmuyor sadece, ekseriyetle mavi-siyaha rastlaniyor / Ulkemizde; mavi-siyah Mont Blanc ornegin.)

      Pigment bazli murekkeplerle ilgili karsilastirmali bir yazi okumadigim (rastlamadigim)icin lubrication konusunda bir yorum yapmiyorum.
      Ama pigment bazli murekkeplerin asindirici (paslanma) nitelikteki iron-gall'lara alternatif olarak kalicilik amacli uretildigi konusunda emininim.

      Delete
    4. Ben de bugün mürekkep çektim 1.1 TWSBI'ıma ancak bir takım sıkıntıları var maalesef :(

      Ancak Schmidt uç üretmiyor. Bugün bir yazı yayınlayacağım. Orada da belirtiliyor bu durum.

      Delete
    5. tamam işte, demek istediğim neticede amacı, şusu busu farklı onlarca mürekkep varken, her şeyin kalem performansında olmadığı.

      aynı koridora çıkıyoruz sonuçta.

      Delete
  5. Schmidt'in uc uretmedigini biiyorum, o nedenle tedarik ediyor yazdim.
    Onceden TWSBI uc ve damagi Schmidt'ten tedarik ediyordu, artik uclari direkt Bock'tan alip kendi damaklarini imal ediyorlar.

    Kivami dusuk bir murekkeple deneyin TWSBI'nizi bir de belki sonuc degisebilir. Turkuaz Lamy ile cok uyumluydu benim ki.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aslında dün mürekkep seçerken, turkuaz Lamy ile Diamine Teal arasında kaldım ve sonrasın teal'de karar kılmıştım. Lamy ile de denerim. Ancak sorun şu ki, damak arkadan bakınca ortalı gibi durmasına rağmen, hava deliğinden bakınca damak yarığı sola kaçık. Mürekkep akışında da bu sebepten olduğunu tahmin ettiğim dalgalanmalar var.

      Delete
  6. Ben de her temizlemeden sonra devamli alignment yapiyorum uc-damak birlesiminde.
    Bir de uzun sure kullanmayinca uc tutukluk yapabiliyor, damak besleme yapamayabiliyor.
    Ama sizin kalemin damagi benimkinden farkli.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bir de kalem çok yeni, aldım, mürekkep çektim hem hard start, hem skipping var. Mürekkep akışı düzensiz. Kimi yerde çok ıslak, kimi yerde çok kuru. İade edeceğim sanırım.

      Delete
  7. Sokup bir temizleyin, sonra da kendiniz alignment yapin isterseniz. Ikbal zaten zorluk cikartir iade konusunda.

    ReplyDelete
  8. Hayır aksi gibi, kalemi de çok severek aldım. Geçen haftalarda da arkadaşıma almıştım bir adet. O yüzden İkbal'le uğraşmaktansa, (ki bir daha mecbur kalmadıkça asla alışveriş yapmam kendilerinden) yeni bir uç siparişi verdim yurtdışından. 1.1 ucu da kendim adam etmeye çalışacağım. Akşam da bir söker takarım artık.

    Yalnız Diamine Teal o kadar güzel bir mürekkep ki, nasıl shading yapıyor, bayıldım. Aşık oldum. Eğer mavi-yeşil mürekkep seviyorsanız mutlaka edinin.

    ReplyDelete
  9. Tavsiyeniz icin tesekkurler.

    ReplyDelete

Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...