Iridium Point Germany : What the hell is that?

Scroll down to read in English



Dolmakalem severlerin kafasını en çok karıştıran meselelerden biri de "Iridum Point Germany" uç meselesidir. Kimi çok iyi, kimi çok kötü olabilen bu uçlar hakkında araştırma yaparken, Edison Pen Company'den Brian Gray'in bu konudaki makalesine denk geldim. Kendisinden izin isteyerek bu makaleyi Türkçe'ye çevirdim. Konu oldukça uzun görülebilir ama Brian sadece Iridium Point Germany'nin ne olduğunu açıklamakla kalmamış, aynı zamanda iyi bir ucun nasıl anlaşılacağını da fotoğraflarla açıklamış. Bu nedenle, makaleyi sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. Brian Gray'e de bu makaleyi paylaşmamıza izin verdiği için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Eğer İngilizcesinden okumayı tercih ederseniz, bu linkten ulaşabilirsiniz.


One of the most disorienting issues for fountain pen lovers is: "Iridium Point Germany" nib issue. While I was conducting a research about Iridium Points which sometimes can be perfect and sometimes dreadful, I came across with the article of Brian Gray from Edison Pen Company. With his permission, I translated this article into Turkish. It might seem very long but Brian Gray is not only illuminating us about what is an Iridium Point Germany nib but also explains how to spot a good nib. Therefore, I strongly recommend you to read it through the end. I also want to thank again to Brian Gray for letting me to share this article with you.

If you would like to read the article in English, you could follow the link.

"Çok sayıdaki online foruma yaptığım ziyarette, bana ulaşan e-maillerde ve müşterilerimle konuşurken fark ettim ki; Iridium Point Germany (IPG)'nin gerçekte ne demek olduğuna dair çok fazla sayıda anlayış mevcut."

Iridium Point Germany, çoğunlukla çelik uçların üzerinde yer alan bir üretici damgasıdır.

Kimileri, tüm IPG uçların Çin'de yapıldığını varsayarken, kimileri de, tüm IPG uçların Almanya'da üretildiğini varsaymakta. Kimilerine göreyse, IPG uçlar, IPG işaretini taşımayan uçlardan daha az kaliteli.

Bu nedenle, IPG'nin ne demek olduğunu açıklayabilmek açısından bu konuya da değinmek isterim.


Öncelikle, "iridyum" terimine değinmek gerekiyor. İriduum uç topu (tip, uç topu: dolmakalem ucunun en ucundaki yuvarlak kısım) materyallerine verilen genel isim. Ancak, bir dolmakalemin ucu nadiren iridyumdan yapılır ve neredeyse hiç bir zaman da tamamen iridyum olmaz. Genellikle, platin, osmiridyum veya çeşitli metallerin alaşımlarından yapılır. Bu nedenle, dolmakalem endüstrisinde, iridyum, içinde iridyum bulunmasa bile uç topunun yapıldığı materyale verilen isimdir.

IPG'ye geri dönersek... IPG basitçe, Almanya'dan alınmış iridyum uç topu materyalidir. Herhangi bir uç üreticisi, uç topu materyallerini Almanya'dan alıp, uçları diledikleri yerde üretip yine de ucun üzerine IPG damgası basabilirler. Bu hukuka aykırı değildir. Zira bu durumda, IPG'nin "Germany / Almanya" kısmı uç topu materyaline atıfta bulunmaktadır. Ama eğer, Almanya'da üretilmemiş bir ucun üzerinde "Made in Germany" ibaresi basılmış olsaydı, bu hukuka aykırı olurdu.

Peki bu durumda IPG gerçekte ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor: herhangi bir standartta üretilmiş her uç IPG olarak damgalanabilir. Neticede, tüketici elinde IPG uç tutuyor olabilir ve/veya kalem üreticisi de üzerinde damgalanan şeye rağmen, uçlarının kaynağını açıklamakla yükümlü olur.

Ben daha önce, çelik IPG uçlarla ve Hindistan ya da Çin'de yapılan altın uçlarla çalıştım ve genellikle düşük kalitedeydiler. 10 uçtan sadece 5'i kabul edilebilir durumda ve kabul edilebilir derken, kastım, ben onları iyi yazacak şekilde ayarlayabilirim. Yoksa, 10 uçtan 9'unun ayarsız haliyle düzgün yazması mümkün değil.

Ayrıca, Almanya'da üretilen IPG uçlarla da çalışma fırsatım oldu ki, onların kalite kontrolleri neredeyse dünyadaki diğer uç üreticileri kadar iyi işliyor. 10 uçtan 10'u da harika uçlardı. Ama yine de, uçlar bu Alman şirketlerinden gelse de, nadiren ekstra ayar ve ihtimam gerektiren uçlar da çıkabiliyor. Alman yapımı hiç bir IPG uç hatırlamıyorum ki, iyi yazması için ayarlayamamış ve vazgeçip çöpe atmış olayım. Ancak aynı şeyi Çin ya da Hindistan IPG uçlar için aynı şeyi söylemem maalesef mümkün değil.

Ve, meseleyi daha da karıştırmak için, bazı çelik uçların üzerinde hiç bir işaretleme mevcut değil.

Özetle, IPG yanıltıcı olabilir. Her uç üreticisi uç topu materyalini Almanya'dan alabilir ve uçlarını olduğundan daha kaliteliymiş gibi gösterebilecek şekilde, hukuka uygun olarak uçlarına IPG damgası koyabilir.

JoWo ve Bock, dağıtım yapan iki büyük Alman firması. Bu firmaların her ikisi de, mükemmel uçlar üretiyorlar. Açıkçası, dünyanın en iyi uçları da genellikle bu iki şirketten gelir. Tabi, burada birisi "Peki ya Schmidt?" sorusunu sorabilir. Schmidt uç üretimi yapmıyor, uçlarını JoWo ve Bock'tan alıp, montaj ve dağıtımını yapıyor.

Uçlarını kendileri üreten Montblanc, Pelikan, Nakaya gibi firmalara gelince, menşe ülkesi sır değil. Şirket uçlarının kaynağını açıkça belirttiği müddetçe bu konuya değinmeye gerek yok.

Edison Pen Company'nin genel müdürü olarak, belirtmeliyim ki, elimizdeki tüm uçlar, postaya verilmeden önce tarafımdan ayara tabi tutuluyor ve yazım testi uygulanıyor. IPG olarak damgalanmış olsun ya da olmasınlar, sadece en iyi kalitedeki Alman malı uçları kullanıyorum. Her ne kadar, bizim uç üreticimiz dünyanın en iyi uçlarını sunuyor olsa da, kalemlerimizde nadiren gerçekleşecek bir defoyu dahi istemediğimizden, hem ayar hem de yazım testi yapıyoruz. Bana kalırsa, hangi şirket tarafından üretilirse üretilsin, her ucun tüketiciye gönderilmeden önce kontrol edilmesi ve denenmesi faydalıdır. Bana göre, denemedikçe, her uçta akışta küçük dalgalanmalar ve yazımın değişkenlik göstermesine sebep olabilecek pürüzsüzlük, besleme, yanlış hizalanmış damak gibi sıkıntılar olabilir.

Peki en nihayetinde tüm bunlar ne anlama geliyor?

IPG'yi bir kalite göstergesi olarak algılamak hiç bir zaman güvenli değildir. Eğer üretici ya da dağıtıcı ucun kaynağını açıklamıyorsa, o zaman yapacağınız şey büyüteci elinize almaktır.

Benim size tavsiyem 10, 15, 20 ya da 30 kat büyüten merceklerdir. Ben şahsen 15 ya da 20 kat büyüten ışıklı büyüteçlerden kullanıyorum.

Şimdi, önemli olan 5 husustan bahsedeceğim.

Uyarı - aşağıdaki yorumlar ve fotoğraflar benim uçları nasıl ayarladığıma dair kendi yorumlarım ve iyi bir uçtan beklentilerim ve uç ayarlama konusundaki kendi felsefemdir. Aşağıdakiler, genel olarak 10 üzerinden 6-7 civarında yumuşak yazan bir ucu ayarlarken tipik olarak baktığım hususlar ve kutudan çıkar çıkmaz ne görmek istediğimdir. Kimi dolmakalem kullanıcıları uçlarının oblik bir yazım stili için ayarlanmasını, kuru/yoğun bir akış, ekstra diş, yüksek/alçak yazım açısı gibi şeyler isteyebilirler. Bu durumlarda, birazdan görecekleriniz uygulanmaz. Aşağıdakiler iyi bir standart uca uygulanacak basit kurallardır ve bir çok insan için de iyi niteliktedir. Aşağıda yazılanlar herkes için uygulanacak kurallar olarak addedilmemelidir. Aşağıdakiler aynı zamanda, tipik Alman yapımı #6 uca uygulanacak nitelikte. Ayrıca, bu anlatacaklarım her uç üreticisine de uygulanamayabilir, özellikle Japon yapımı uçlardaki durum tamamıyla farklı olabilir.

1) Uç topunun dişlerinin, sanki sizi gözünüzden bıçaklayacakmış gibi doğrudan size doğrultulmuş olup olmadığına bakın. Eğer öyleyse, en uç noktaya kadar mı değiyorlar yoksa, en dipte buluşamıyorlar mı? Dip ama en tepede değil? Aralarında boşluk var mı? Dikkate değecek kadar mı? Hizalılar mı?

Uç topunun dişlerinin birbirine teması ve tüm yüzeyde temas etmeleri genellikle kabul edilebilirdir. Ayrıca, çok ufak bir aralık da normaldir. Ama büyük bir aralık kabul edilemez. Eğer uç dişleri en tepede birbirlerine değiyorlar ancak dipte bir boşluk varsa, bu da olabilir. (Burada, şunu aklınızdan çıkarmayın, uç topu dişlerinin iç yüzeyleri yuvarlak olmadıkça bu bir "bebek-poposu" değil ve boşluk oldukça az) Eğer uç topu dişleri en dipte temas ediyor ve en tepede etmiyorsa, bu genellikle istenilen bir şey değildir. Ve eğer uç topu dişleri yanlış hizlanmışsa, bu iyi değildir.





Bu dişler, büyüteçle bakıldığında açıkça yanlış hizalanmış. Büyüteçsiz olarak bunu görmek pek mümkün olmaz. Smoothness (pürüzsüzlük) problemlerinin %95'i de bu yukarıdakinin aynısıdır. Uç topu dişlerinin genellikle pürüzsüzleştirilmesinden ziyade, hizaya sokulması gerekir.





Uç topu dişleri fazla ayrık.





Dişlerin hizalanması oldukça iyi ancak sol diş bir tık yüksek. Bu büyük ihtimalle ucu etkilemeyecektir ama yine de iyi görünse bile, ben olsam sağ dişi ufak bir dokunuşla yükseltirdim.




Bu dişler, mükemmel şekilde hizalanmış. Bu uç büyük ihtimalle mükemmel derecek iyi. Ama ben yine de, en dibinde, ufak bir boşluk görmek isterdim.





Bana göre, bu dişler oldukça ideal. Hizalama mükemmel ve en dipte de çok ufak bir açıklık mevcut.

2) Uçtaki yarığa dikkat edin. O yarığın hafifçe daraltılması ya da en azından hava deliğinin olduğu kısımdaki açıklıkla aynı aralığa getirilmesi gerekir.




Ucun yarığı, uç topuna doğru genişliyor. Burada kesinlikle akış problemleri mevcut.




Uç yarığı, uç topuna doğru daralıyor. Bu iyi.


3) Yandan, damakla uç arasındaki temassızlığa bir bakın. Burada mutlaka bir temas olmalıydı. Eğer damakla uç arasında bir açıklık görüyorsanız, orada akış problemleri yaşamanız olasıdır. Damak ve uç arasına bir parça kağıt koymayı denediğinizde, kağıt o araya girememelidir.




Damak ve uç birbirleriyle temas halinde değil, bu iyi değil.





Damak ve uç, damak boyunun tamamında temas halinde. Bu iyi.

4) Damağın uçla hizalanmasına bakın. Uç gökyüzünü gösterirken ve damak size dönükken, damak ve uca baktığınızda, dişlerin tam orta noktasına doğru hizalanmış mı bunu görmeye çalışın. Ucu ters çevirin ve damaktaki mürekkep kanallarının, hava deliği ile hizalı olup olmadığına bakın. Bu durum kesinlikle büyüteç gerektirir ama mürekkep kanalını hava deliğinin içerisinden görmeniz gerekir. Bazı uçarda hava deliği bulunmadığından bunu görmek mümkün olmaz.




Damak sola kaymış şekilde hizalı.




Bu damak, tam ucun merkezinden yukarı doğru hizalı. Bu iyi.






Büyüteçsiz görmek pek mümkün değil ama bu uçtaki mürekkep kanalı hava deliğinin soluna doğru hizalanmış.





Mürekkep kanalı, hava deliğinin tam ortasına gelecek şekilde hizalanmış.


5) Bu, büyük ihtimalle en önemli madde. Kaleme mürekkep çekmek ve onunla yazmak! Yukarıdaki 4 madde, iyi bir ucu anlamaya yönelik oldukça önemli ancak kalemin sizin istediğiniz şekilde yazıp yazmamasıyla ilgili olarak çok az anlam ifade ediyorlar. Bu maddeyle ilgili tek sorun, her zaman bu imkana sahip olmuyor oluşunuz.


Uzun lafın kısası, genel olarak Almanya'da üretilen IPG uçların, Çin'de ya da Hindistan'da üretilen IPG uçlara göre daha iyi bir kalite kontrolden geçtiği doğru. En azından benim tecrübelerim hep bunu gösterdi. Ama yine de, bir Çin ya da Hindistan ucu da gayet iyi yazabilir mi? Evet ama bu biraz gelişigüzel ve genelde denk gelenler oldukça fazla ayar ve çalışma istiyor. Eğer uç ayarlama tecrübeniz çok azsa ya da hiç yoksa, IPG ya da başka herhangi bir uç seçerken, büyütecinizle birlikte yukarıda verdiğim tavsiyeleri kullanın. Bununla beraber, eğer uç incelemeniz için elinizde bulunmuyorsa, Alman yapımı IPG uçlar daha güvenli bir seçim olacaktır.

Peki, IPG damgası herhangi bir kalite belirtiyor mu? Hayır demek daha güvenli olacaktır.

Brian Gray, Edison Pen Company, 9/20/2009


Lütfen dikkat - tüm makalelerim gibi, bu makale de, kendi kişisel tecrübelerime dayanmaktadır ve buyurucu nitelik taşımamaktadır. Herhangi bir hususun gerçeklere aykırı olduğunu düşünüyorsanız, kalem camiasına doğru bilgi vermek ve doğru bilgi almak konusunda büyük çaba göstermekteyim. Bu konuda e-maillere ve yorumlara açığım."

20 yorum:

  1. çok yararlı oldu, teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, dolma kalem hastalığına yakalanan tüm arkadaşların başlangıç olarak inceleyip okumaları gereken bir yazı olduğunu düşünüyorum. Çok yararlı oldu benim için. Teşekkürler.

      Not: Acaba solda ki menü de önemli olan yazıları (özellikle teknik bilgilerin yer aldığı yazılar) sabitleyebileceğiniz bir şey mi yapsanız? Ya da ilk başlayanlar için, böyle ufak bir alt menü de konulabilir Dolma Kalem Atölyesi gibi. Fikir sadece.

      Sil
  2. aklıma benim pederin yaptıklarını getirdi. araya kağıt girip girmemesi, hizalamalar, ayrıklık vs. hususlarında epeyce uygulamalı çalışmıştık kendisiyle.

    hatta bir pelikanın uç ve damak arasına kağıt sokmaya çalışarak güya temizlik yapmaya kalktığımda, kalemin ağzına edersin demişti, bu kelimelerle değil tabii, fiilin öz haliyle demişti bunu.

    bastırarak yazıp uç ayırmasına neden olma huyumdan vazgeçirmesi de milenyuma denk geliyor sanırım.

    zaten bir bıçak bilemeyi, bir de kalem ucu ince işlerini peder bey'den şahane öğrendim zamanında.

    gövde tamam da, ne olursa olsun, uç kalemin her şeyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel, aslında ben de babamda yetenek görüyorum. Biraz çalışsa, gözü kapalı sök tak yapabilir dolmakalemleri ama maalesef uzağız kendisiyle. Ankara'da ikamet ediyorlar.

      Bu Pilot Parallel pen'ler var, kaligrafi kalemleri. İşte onların kutusunun içinden 1x2,5 boyutlarında (aslında salladım rakamları işte böyle ufak bir dikdörtgen) röntgen filmlerine benzer bir alet çıkıyor. Parallel pen'in, birbirine paralel şekilde birleşen iki ucunun arasını temizlemek için.

      O değil de, ben de bıçakla kalem açmak işini öğrenmek istiyorum. Nereye müracaat etsem acaba?

      Sil
    2. pratik, pratik, pratik ve iyi bir bıçak. ösym nin saçma sınavlarında dağıttığı fatih kalemleri mecburen kalemtıraşla kullandım, onun harici bir zevktir yahu bıçakla açmak. hayatta kalemtıraş kullanmam.

      neticede versatil kalem yerine kurşun kalemi daha keyifli buluyorum böyle kalın kalın yazıyorsun.

      Sil
    3. Valla bir kaç kalem heba edeyim bakalım. Çünkü çok uzun zamandır, kalemleri uzuncana açan bir kalemtraş arıyorum (özellikle kollulardan) ama bir türlü bulamadım. Güdük güdük açıyor kalemtraşlar hep. (Eğer rastlarsanız haber edin lütfen)

      Evde Beyruttan sırf Miffy'li diye aldığım kurşun kalemler vardı. Onları heba ederek başlayayım.

      Sil
  3. aslında devlet malzeme ofisi'nden alınabilse... orada var kollu.
    pelikan k200 tükenmez kalemler mesela piyasada 200, dmo'da 65 tl.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmmmmmm, ben bunu bir araştırayım. Benim DMO'dan emekli bir arkadaşım var. Hem emekli, hem arkadaş kelimesini aynı cümlede kullandığım için kendimi takdir ettim.

      (Eğer öyle bir alım imkanı olursa, haber veririm, kıpss kıps)

      Sil
    2. olur öyle arkadaş, benim bir arkadaşımın profesör ünvanı taşıması gibi, arkadaş mı?

      evet. oluyor öyle arkadaşlar.

      Sil
    3. Neyse eğer bana o kollu kalemtraşlardan almazsa, arkadaş markadaş dinlemem.

      Sil
    4. Yalnız profesör iyiymiş, 1-0 mağlubum. Topu kalemde gördüm.

      Sil
    5. maç yapmıyoruz efendim burada. nihayetinde kedisi olan insanlarız.

      diğerleri düşünsün. asıl onlar mağlup.

      zaten bugün lokal tüy dökülmesi nedeniyle yedi iğneyi...

      neyse konuyu dağıtmamak adına, feda edilebilecek bir kalemle, yamulmaları düzeltme, ayarlama pratiği yaparak, el alışkanlığı geliştirilebilir. gidilir, bir online kalem alınır 15-20 tl'ye. sök, tak, eğ, bük... ne istersen.

      böyle de konuya tekrar bağlayalım.

      Sil
    6. Online'dan bir kaç kalemim var. En son 0.8 kaligrafi kalemi aldım. Şöyle ki, genelde 1.1, 1.4 diye gidiyor kaligrafi kalemleri. 08'e rastlamamıştım. (Daha doğrusu, Sheaffer'ın setinin içerisinde vardı da, bu ayrı idi :p) Falan filan. Tatil dönüşü onu da, Sheaffer seti de yazarım inşallah.

      Sil
  4. Visconti kendi ucunu üretebiliyor mu aynı mont blanc nakaya pelikan gibi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla Visconti'nin uçlarını Bock üretiyor.

      Sil
  5. birde çok yararlı oldu bu benim için teşekkürler

    YanıtlaSil
  6. merhabalar, kısa bir süre önce bana hediye edilen scriss dolma kalemim yazarken sorun çıkarıyor. mürekkebini salmıyor. söylediğiniz gibi uçla ilgili bir problem olabilir mi acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer uca mürekkep gelmiyorsa damakta bir tıkanıklık olabilir. Kalemi iyice bir yıkayıp sonra bakın bakalım. Eğer sorun devam ederse aldığınız yerle görüşün. Damak hatalı olabilir.

      Sil
  7. Mehmet bey, bu tarz yazıları Dolmakalem 101 diye işaretliyorum. O etiketten ulaşmak mümkün. Sevgiler

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...