Lamy Fountain Pens / Lamy Dolmakalemler

Scroll down to read in English

İlk dolmakalemim lise son sınıftayken doğum günümde edebiyat öğretmenimden hediye gelen bir Scrikss idi. Ama kendi kendime alıp, gerçekten dolmakaleme başlamamı sağlayan kalem Lamy'dir. Bundan 3 sene önce ekşi sözlükte Lamy başlığını okuduktan sonra, kendimi bulduğum ilk kırtasiyeye atıp koşa koşa bir Lamy edindim. Şu anda elimdeki Lamy sayısı, işyerinde unutulduğu için fotoğrafta olamayan kırmızı Lamy ile birlikte 11. Kaybettiklerimin sayısını ise hatırlamıyorum.



İlk Lamy kalemimi B (kalın) uçlu almış olmamdan olsa gerek, dolmakalemle yazım stilim buna göre şekillendi ve kalın uçlu ve ıslak yazan kalemleri, standart M (orta) uçlardan çok daha fazla sevmeye başladım. Ancak, dolmakalem koleksiyonu yapmaya başlayınca, kalemlerin farklı uç tiplerinde olmasını istediğim için arayış içerisine girdim. Maalesef, Türkiye'de dolmakalem piyasası oldukça kısıtlı olduğundan farklı uç tipleri bulmak oldukça zor. Bu durumu da, sağolsun kalemkutusu.com sayesinde aşmış bulunuyorum. Bu sayede de, elimde  1 adet EF (Çok İnce), 1 adet F (İnce), 5 adet M (Orta), 3 adet B (Kalın) ve 1 adet "1.1" italik uç bulunuyor. Artık benim için vazgeçilmez hale gelen 1.1 ucu tavsiye eden entrysi için de Erguvan Kalem'e teşekkür etmek istiyorum. 


Lamy bu günlerde, yıllık sınırlı üretim kontenjanından "Apple Green" (Elma Yeşili) rengini piyasaya sürüyor ve açıkçası ben de almak için sabırsızlıkla bekliyorum. Ancak, pek çok koleksiyoner, Lime Green (Limon Yeşili) ve Apple Green (Elma Yeşili) arasındaki fark konusunda şüpheye düşmüşken, iki kalemin fotoğraflarını paylaşarak farkı anlamamızı sağlayan Serrose'a teşekkür etmek istiyorum.


Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sheaffer 727 Custom Grind Cursive Italic Fountain Pen

Yine bir yurt dışı alışverişi ile karşınızdayım. Ne yazık ki, Türkiye'de dolmakalem piyasasının çok kısıtlı bir kitleye hitap etmesi nedeniyle, farklı uç yapısında kalemler bulmak pek kolay değil. Bu yüzden, yurt dışındaki sitelerde grind edilmiş ("dolmakalem ucunun niteliğinin değişecek şekilde işlem görmesi" Bu kelimenin Türkçe karşılığı sizce ne olabilir? Önerilerinize açığım!) bir kalem gördüğümde dayanamıyorum. Tabi ki, sonuç her zaman mükemmel olmuyor ve özellikle Amerika'dan yapılan alışverişlerde ürünü iade etmek de ayrı bir dert. 

Again, I am here with an abroad shopping! Unfortunately, since the fountain pen market is addressed to a very limited community in Turkey, it is quite hard to find nib choices. Therefore, when I saw a custom grinded fountain pen sold online, I cannot stop myself. Of course, it is not always a perfect deal and especially it is really a pain in the arse to return a defected product purchased from America. 


Ve işte huzurlarınızda Sheaffer 727 Triumph 14 K Custom Grinded Cursive Italic Nib Dolmakalem. Sheaffer'ın Lady Sheaffer olarak da geçen dolmakalemlerinden biri. Kısa klipsi, ince yapısı ile gerçekten hanımefendiler için ideal bir kalem olunca, ben de ona en çok yakıştığını düşündüğüm Guerlain ürünleriyle çekmekten geri duramadım. 

And now ladies and gentlemen, I am honored to present Sheaffer 727 Triumph 14 K Custom Grinded Cursive Italic Nib Fountain Pen, also member of Lady Sheaffer line. Since it is a lady pen with short clips and fine body, I cannot stop myself composing the photos with Guerlain products which I think accompanies that pen very well. 


Kalemin üzerindeki uç, Türkiye'de görmeye çok alışkın olmadığımız Triump uçlardan. Zira, Türkiye'de satılan Sheaffer'lar genelde Imperial uç taşıyorlar. Imperial uç taşıyan bir Sheaffer Targa'yı da ilerleyen günlerde yazmak niyetindeyim. 

The nib fountain pen comes with, is Triumph nib which is not very accustomed in Turkey. Because, Sheaffers sold in Turkey generally come with Imperial type nib. Hopefully, I will post a review about Sheaffer Targa with Imperial nib. 


Özel olarak grind edilmiş Cursive Italic uca gelirsek, bu uç benim alışkın olduğum Lamy Safari 1.1 gibi ya da Pilot 78G gibi uçlardan oldukça farklı nitelikte. Onlara göre daha keskin bir yazım tarzı var. Ama bu durum beni rahatsız etmedi. Özellikle bir kaç satır yazdıktan sonra, o keskın uç tarzına kolaylıkla alıştığımı söyleyebilirim. 

When it comes to custom grinded Cursive Italic nib, it is very different from Lamy Safari 1.1 or Pilot 78G which I get used to. It offers a sharp writing experince. Nevertheless, I am not disturbed by this situation. Especially after I wrote down a few lines, I easily get used to that sharp writing nib style. 

Ben bu kalemi Peyton Street Pens sitesinden 70 Dolara aldım. Beni cezbeden hem bu modelin şu anda üretilmeyen bir model olması, hem çok zarif olması hem de üzerindeki ucun özel olarak grind edilmiş olmasıydı. Kalemin "section" denilen ucun hemen üzerindeki bölümdeki boyada ufak bir soyulma olsa da, yine de kalemi sevdiğimi söyleyebilirim. 

I purchased this pen from Peyton Street Pens website for 70 USD. Appealing things about this pen were; it is a New Old Stock, an elegant pen and besides it is a custom grind. Even though there is a paint peeling problem on the section part of the pen, I still love it.

Sevgiler,

Sincerely,

Oberthur Tiama Fountain Pen

Fransa'ya yaptığım iş gezisi benim açımdan gerçekten çok verimli geçti :) Özellikle maaşın hatırı sayılır kısmını Gibert Joseph'te harcadığımı düşünürsek, bir sürü yeni dolmakalem edinmiş oldum. Burada da sırayla bu kalemleri incelemeye çalışıyorum. Oberthur da Gibert Joseph'ten aldığım ve internette pek incelemesine rastlayamadığım kalemlerden bir tanesi. 

My business trip to France was very productive for me :) Especially, when considered I left a significant amount of my salary in Gibert Joseph, I had a lot of new pens. I am trying to review all those pens here. Oberthur is one of the pens I get from Gibert Joseph and which I do not come across on internet. 



Oberthur, karton kutunun içerisinde ahşap bir kutuda geliyor. Ancak ahşap kutu güzel görünmesine rağmen pek kullanışlı değil, çünkü kutunun herhangi bir kapanma mekanizması yok.

Oberthur comes in a wooden box in a carton box. (boxception) However, even though the wooden box seems nice, it is not handy since there is no mechanism to stop the cover swinging around. 


Oberthur kapalıyken 14,5 santimetre, kapağı arkasına takılıyken 16 santimetre uzunluğunda ama ince bir kalem. Ancak, ağırlığının ne kadar olduğunu maalesef bilmiyorum. Ölçtükten sonra burayı editlerim. Ama benim gibi hafif kalem seven bir insan için, uzun süreli yazıma pek uygun bir kalem değil maalesef. 

Oberthur is a 14,5 centimeter long when the cap is closed and 16 centimeter when the cap is posted back. Unfortunately, I do not know the weight but I will edit here after I measure it. However, for someone like me who likes light-weighted pens, it is not suitable for long writing periods. 


Oberthur'un üzerindeki uç, Iridyum Point Germany, yani kendisine özel bir ucu yok. Örneğin Ines de la Fressange ile karşılaştırıldığında bence bu Oberthur açısından bir eksiklik. Ayrıca, rahat yazım için ucunun bir miktar yumuşatma işlemine tabi tutulması da gerekiyor. Ancak, bu kalemde hoşuma giden şey ahşap gövdesi. Ahşabın dokunuşunu ve sıcaklığını metale kıyasla daha çok seviyorum. Alınacaklar listemde ezelden beri var olan Graf Von Faber-Castell ahşap gövdeli kaleminden önce bir deneme niteliğinde oldu benim için. 

Oberthur has a Iridium Point Germany nib which means it does not have its own nib production. For instance, when compared to Ines de la Fressange, it is a deficiency of Oberthur.  Besides, it needs a bit of smoothing before a comfortable use. However, I do like the wooden body of this fountain pen. I choose warm feeling of wooden texture over the cold metal texture. And this pen become a trial of Graf Von Faber-Castell wooden body fountain pen which has been on my list forever.


Avrupa tipi kısa kartuşla gelen bu kalem, genel anlamda fena değil. Ayrıca, kalemkutusu.com'da şu anda, bu model olmasa da Oberthur'un ahşap gövdeli diğer kalemleri de mevcut. Ben bu kalemi Gibert Joseph'ten 25 Euro civarında bir paraya satın almıştım ve çok fazla kullanmasam da koleksiyonumun mevcut ahşap gövdeli tek kalemi olduğu için kendisini seviyorum.

This pen, coming with a European type short cartridge, not a bad pen overall. Besides, in Turkey, even though this particular pen is not offered, different types of Oberthur pens are sold via kalemkutusu.com. I purchased this pen from Gibert Joseph for 25 Euro and I like it since because it is the only wooden body fountain pen of my collection for now. 

Sevgiler,

Sincerely, 

Happy Stationery Day


Pilot Prera Fountain Pen

78G ile tanıştıktan sonra kalemin ucunu ve yazım stilini çok sevdim. Bu yüzden  yapmış olduğum alışverişe Pilot'tan ikinci kalemim olan (aslında iki tane 78G sahibi olduğumu düşünürsek üçüncü) Prera'yı da sipariş ettim. 


Pilot'un daha pahalı kalemlerinden henüz edinmedim ama 78G'lerin kutusuz olduğunu, Prera'nın da oldukça mütevazı bir kutuda geldiğini düşünürsek, herhalde daha üst segmentteki Falcon gibi kalemlerin daha güzel bir kutuda geleceğini varsayabiliriz. Pilot Namiki Prera da oldukça retro görünümlü bir kutuda geliyor.



Pilot'un diğer kalemlerinde olduğu gibi Prera da oldukça sorunsuz bir kalem, kutusundan çıkarıp mürekkep çektiğinizde kullanmaya başlayabiliryorsunuz. Şu ana kadar gördüğüm, kullandığım Pilot kalemlerde herhangi bir kötü uç (scratchy nasıl deniyor Türkçe'de, önerilerinize açığım) ya da yazmama, iyi ayarlanmamış uç gibi sorunlarla karşılaşmadım. Buna bu yazıda incelediğim Prera da dahil. Pilot'un kalite konusunda gayet başarılı olduğunu söylemek mümkün. 



Prera, normal dolmakalemlere göre biraz daha kısa bir dolmakalem. Boyu 12 santimetre. Lamy Safari'nin yaklaşık 14,5  santimetre olduğunu düşünürsek, fark daha iyi anlaşılır sanıyorum. Ağırlığı ise mürekkepsiz hali ile 18 gram. Yine Lamy ile karşılaştırırsak, Lamy Safari'den 1 gram fazlası var. Benim Prera'ya ilişkin en çok sevdiğim şey kapağının kapanış tarzı. Vidalı olmayan kapak mekanizması, Lamy'nin Safari ve Al-Star'ına kesinlikle fark atar nitelikte. Çok daha fazla güven veriyor ve daha iyi kapanıyor. Çanta içerisinde yanlışlıkla açılması gibi bir ihtimal pek mevcut değil.



Prera, üzerinde Pilot con-20 denilen sıkmalı bir dönüştürücü ile birlikte geliyor. Ben bu tarz dönüştürücüleri çok kullanışlı bulmuyorum. Kalemi her seferinde mürekkep şişesine sokmak zorunda kaldığım gibi, bir de içinde kalmış olan farklı renkte mürekkebin bulaşma ihtimali hoşuma gitmiyor. Ancak Pilot'u pistonlu dönüştürücü ile ya da kendi kartuşu ile kullanmak da mümkün.



Prera F (ince) veya M (orta) kalınlıkta uçla birlikte geliyor. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Japon uçlar normalden biraz daha ince olduğu için, bu kalemin üzerindeki M ucu, F buçuk ya da F olarak düşünmek mümkün. Ama bu durum, benim gibi B (kalın) uç seven birini bile rahatsız etmedi. Çünkü kalem gerçekten çok yumuşak ve kesintisiz bir yazım deneyimi sağlıyor. 

Son not olarak eklemek istiyorum, kalemi Stationery Art'tan 34 Dolara aldım ama verdiğim her kuruşa değen bir kalem olduğunu düşünüyorum. 

Sevgiler,

Not: Kitap Carol Neiman ve Emily Goldman, "Ölümden Sonra Yaşam"

CONTINUE to READ in ENGLISH

Monteverde Prima Brown Swril

Genelde kalemlerin hikayelerini de anlatmayı seviyorum. Dedim ya, burası aynı zamanda benim kişisel tarihimin de bir kaydı...

I do like to tell the stories behind the pens. As I said before, this blog is also a record of my personal history. 



İstiklal Caddesini biliyorsanız, akşam geç saatlerde, sadece sarhoşların alacağı tarzda saçma şeyler sattıklarını bilirsiniz. Tamam ben o kadar sarhoş değildim Panter Kırtasiye'ye girdiğimde ama, çek bana oradan bi Retro 51 diyecek kadar da çakırkeyif olmuştum. Akşamın bir vakti, evde demlenip dışarıda demlenmeye giderken Panter Kırtasiyeye girip bir adet Retro 51 Postmaster  aldım. Üzerindeki pullar, zarf şeklindeki kutusu vs. beni tamamen büyüledi çünkü. Ancak, sonuç pek iyi olmadı ve kaleme kartuş taktıktan bir kaç dakika sonra, kartuştaki muhteşem bordo mürekkep fena halde elime aktı .

If you know famous Istiklal Street, you also knew that at the late evening some ridiculous items sold there which is only bought by drunk people. Ok, I was not that drunk when I entered into Panter Stationary Store but dizzy enough to say "Gimme a Retro 51"! At a late evening, we got jolly at home before going out for a drink, I stop by Panter Store and bought a Retro 51 Postmaster, just because I was enchanted by the stamps on the pen and envelop shaped box. However, it didn't go very well,  a few minutes after I inked the pen, pen burst the lovely burgundy ink out to my hand. 



Bunun üzerine, Panter Kırtasiye ile yaptığım uzun telefon görüşmeleri neticesinde, kalemi değiştirmeye ikna oldular ve ben de bu gördüğünüz Monteverde'yi ve paranın üzeriyle bir de defteri almış oldum. Fiyatı hatırlayamadığım için Panter'in sitesinden kontrol ettim. Şu anda bu kalem 220 TL görünüyor. Aldığım zamanda da yaklaşık bu fiyatta idi.

Accordingly, due to our long phone conversations they convinced to change the fountain pen so I get this Monteverde Brown Swril and a notebook with the rest of the money. Since I cannot remember the price, I checked from Panter's online store. This pen is now 220 TL (approximately 100 USD), nearly the same price when I bought it. 



Kalemi elinize aldığınızda, kalitesini görmek gerçekten mümkün. Akrilik reçine gövdeli çok güzel ve gerçekten insanın elinde çok hoş bir his bırakıyor.Boyutlarına göre ağırlığı gayet iyi. Uzun süreli yazımlarda biraz zorlasa da, eğer günlük kullanımınız 1 kartuştan azsa, günlük kullanıma da uygun.

When you examine the pen, you could see its quality clearly. Acrylic resin body is beautiful and has a nice feeling when you touch. Weight of the pen is acceptable when compared to its sizes. Even though it might be a challenge for long periods, if your consume is less than a cartridge per day, it would be suitable for your daily use. 



Kalem, Monteverde'nin bildiğimiz büyük kutusu içerisinde, dönüştürücüsü ile birlikte geliyor. Yanında kartuş yok ama Avrupa tipi kısa kartuşlarla kullanmak mümkün. Benim aldığım yerde uç seçeneği yoktu. Ben de üzerindeki M uç ile satın aldım ancak, Broad uç seven beni de memnun etmeyi başardı. 

It comes with the regular bulky box of Monteverde with a converter and without a cartridge. However, it is possible to use the pen with European type cartridges. I have not been offered any nib change where I buy this pen so I bought it with the default M nib. However, I, who like to use B nibs, am also pleased with the default M nib of Monteverde.

Genel olarak bakarsak, bu kalemden memnunum. Belki bundan önce bir Pelikan M200 almak daha mantıklıydı ama yine de kötü bir yatırım yapmış değilim. 

Overall, I am pleased with that pen. Maybe it would be wiser if I bought a Pelikan M200 before that but I believe it is not a bad investment. 

Sevgiler,

Sincerely,

J. Herbin Mürekkepler / J. Herbin Inks

Okul hayatım boyunca kırtasiye malzemeleri çalışmamı olumlu yönde etkilemiştir. Güzel bir kalem ya da yeni bir defter aldığımda hep daha çok yazmak, daha çok çalışmak isterim. Pazartesi sendromuna deva olarak bu J. Herbin mürekkepleri sizinle de paylaşmak istedim. Siz de bunlara bakınca daha iyi hissediyor musunuz?

During my school years, stationery items always affected me in a positive way. Whenever I buy a beautiful pen or a new notebook, I become eager to write, eager to study more. And as a cure to Monday syndrome, I wanted to share this J. Herbin ink swatches with you. Do you feel better now?


TWSBI



TWSBI aslında dolmakalem piyasasında oldukça yeni bir marka. Çinli Ta Shin Precision'un 40 yılı aşkın süredir yaptığı fason üretimden sonra, kendi markasını yaratarak TWSBI adıyla piyasaya çıkıyor ve iyi dizayn + iyi pazarlama çalışması ile aslında muhafazakar sayılabilecek yapıdaki dolmakalem dünyasında kendine yer buluyor.

Actually TWSBI is ratherly a new trademark. Chinese producer Ta Shin Precision, after 40 years of experience in sub-production, decides to create its own trademark and with good design + good marketing, gains a seat among the conservative type fountain pen market. 

Ben de bu blogu tarihe not düşmek üzere yazdığımdan, burada da TWSBI'ın Türkiye'ye gelişini not düşmek istedim. Aslında, daha önce Türk dolmakalem severler açısındna bu dolmakalemleri ebay üzerinden edinmek mümkünken, postada yaşanan bir takım aksaklıklar nedeniyle TWSBI Türkiye'ye kalem göndermeyi durdurmuştu. Siz benim postada yaşanan aksaklıklar dediğime bakmayın, bu durum genelde sipariş verenlerin, ürünü aldıkları halde, ebay üzerinden ürünün kendilerine ulaşmadığını belirtmeleri ve paralarını geri almalarına dayanan oyun üzerine kurulu olduğunu az çok biliyorsunuzdur. 

Since I keep posting this blog in order to provide a personal history of my own, I wanted to note down that TWSBI finally offered in Turkey. In fact, previously Turkish fountain pen fans were able to purchase TWSBI from ebay. However, due to some shipping problems, TWSBI ceased shipping pens to Turkey. Just don't take my word as shipment problems, as you might already know, it is generally based on a scam that; buyers claim undelivered package even though they did and get a refund from ebay. 

Neyse ki, Sirkeci'nin bilinen kırtasiyelerinden birine ait olan kalemkutusu.com TWSBI'ın Diamond 540 modelini 6 farklı uç seçeneği ileTürkiye'ye getirdi. TWSBI'ın kendi sitesinde 50 Dolar olan bu kalem Türkiye'de yaklaşık 83 Dolara satılıyor. Aslında, gönül orijinal fiyatına yakın fiyatllar görmek isterdi ancak, bu ürünleri satan kırtasiyeyi de vergi, kar marjı ve üstlenilen risk bakımından anlamıyor değilim. Ben transparant ya da demonstrator denilen kalemlere karşı biraz ön yargılı yaklaşsam da, aslında TWSBI kalemleri çok uzun süredir merak ediyordum. Şimdilik sipariş vermedim ama ne zaman alır inceleme yazısı yazarım bilmiyorum. kalemkutusu.com'dan dileğimiz de, diğer modelleri ve TWSBI'ın mürekkeplerini mürekkep şişelerini de kısa zamanda Türkiye'ye getirmeleri.

Fortunately, a website kalemkutusu.com which belongs to a well-known stationery in Sirkeci started offering TWSBI Diamond 540 with 6 different nib choices. Well, it has been priced to 83 USD while its original price is 50 USD on its website. Of course I would like to see the price close to its original, however, I do understand that stationery with taxes, profit margin and risks are considered. Although I have a prejudice against transparent or demonstrator fountain pens, I was wondering about TWSBI for a long time. I also wish from kalemkutusu.com that, they bring the other models and inks ink bottles of TWSBI in a short while.

Sevgiler,

Sincerely,

PS: Foto TWSBI'ın kendi sitesinden / Photo from TWSBI.com
PS to TWSBI: Allah aşkına düzgün bir websitesi yapın / For God's sake make a proper website :)




Ines de la Fressange

Bu blogu açmamın sayısız sebeplerinden birisi de, elimde bulunan bazı kalemlerle ilgili hiç bir yerde bir inceleme yazısına ulaşamamamdı. Ines de la Fressange de bunlardan biri. Aşağıdaki fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi, Ines de la Fressange daha çok hanımefendiler için kalem üreten firmalardan. Eh dolmakalem camiasının maskülen bir yapıda olduğunu düşünürsek, kendisinden hiç söz edilmemiş olması da normal karşılanabilir. 

One of the numerous reasons why I started this blog on the first place is, there were no reviews available for some of the fountain pens I had. Ines de la Fressange is one them. As you could see from the photos below, Ines de la Fressange is mostly making their production for ladies. It could be seem normal that this pen has no reviews on the internet when the masculine structure of the fountain pen world is considered.  




Fotoğrafta görüldüğü üzere Ines (bundan sonra Ines diyelim, oldukça yakın sayılırız :p) çok güzel çizgili lila bir kutu ile geliyor. (Bu arada, fotoğrafların bir kısmı flaşlı, bir kısmı flaşsız. Şimdilik fotoğraflama konusunda bir acemiyim ama görüldüğü gibi yardımcılarım sayesinde zamanla daha iyi fotoğraflar çekmeye çalışacağım)

As you could see from the photos, Ines (lets call it Ines, you could tell we are pretty close :p) comes with a beautiful lilac stripped box. (By the way, some of the photos have been taken with flash, some of them w/o. For now, I am quite new on photo shooting but as appeared, with the assistance of my little helpers, I will try to shoot better photos in time)



Kalem, oldukça sade ama bir o kadar da zarif bir şekilde paketlenmiş. Kalemin yattığı kısımda dikişler var, böylelikle kalemin yuvarlanmadan yatması amaçlanmış ama bu dikiş izleri sadece kalem için bir yuva oluşturuyor, kalemin sabitlemek açısından bir önemi yok. Kalem, kapağı takılı haldeyken yaklaşık 11 santim. Belirtmeliyim ki, bu kalem de tıpkı Kaweco kalemler gibi, kapağı ile tam boy hale geliyor ve normal kalemlere göre oldukça ince. Benim gibi küçük elli insanlar için kapaksız kullanım sorun olmasa da, elleriniz normal boyutlarda ise bu kalemle kapaksız olarak yazmak mümkün değil.

It has a very plain but elegant boxing. The place where the pen lays has some stitches which aims to stop pen from rolling but it is just a nest for the pen and not very successful on keeping it on the nest. The fountain pen lengths approximately 11 centimeters when the cap is clicked on the top. I must say, like Kawecos' this pen becomes full-size only with its cap placed on top and it is thinner than the average pens. It does not a problem if you have small hands as I do, but with normal hands it is not possible or convenient to write with this pen without its cap placed. 


Kalemi genel anlamda incelediğimizde, boyutlarına göre ağır sayılabilecek bir gövde ve her noktasında özenlik bir işçilik görmek mümkün. Fransa'nın ünlü kitabevi ve kırtasiye zinciri olan Gibert Joseph'ten almış olduğum bu kahverengi model, oldukça stilize şekilde yazılmış Ines desenleri ile kaplı. Ancak, üzerindeki desenin bir yazı olduğunu fark etmek için yakından bakmak gerekiyor. Ben her ne kadar hiç bir zaman cebimde kalem taşımasam da, yaprak şeklinde yapılmış olan klipsin oldukça kuvvetli olduğunu söyleyebilirim.   Her yerinden işçilik akan bu kalemin kapak ve uç kenarlarında da yine yapraklı işlemeler mevcut.

Examining the pen generally, we could see a heavy body for that dimensions and elaborate craftsmanship on every detail. That brown model I purchased from the famous chain bookstore and stationery Gibert Joseph, is covered with stylized Ines patterns. However, you should be looking very carefully in order to notice that the pattern on the pen is actually the word Ines. Even though I never carry my pens on my shirt pocket, I could tell that the leaf-shaped clips is powerful enough to cling on. That fountain pen covered with the fine details of craftsmanship has leaf-shaped engravings on the cap and nib edges.

Kalemin ucuna ve yazım kalitesine gelirsek; uç gördüğünüz gibi standart uçlardan biri değil. Ines de la Fressange'a özel üzerinde firmanın baş harflerinin kazınmış olduğu uzun ince yapıda özel bir uç. Ancak ucun üzerinde, F, M, B gibi ucun kalınlığını belirleyecek herhangi bir ibare bulunmuyor. Yine de yazım tarzına bakarak, ucun M ile B arasında ve ıslak yazım özelliklerine sahip olduğunu söylemek mümkün. Aslında bu kalemle ilgili bulduğum bir kaynakta kalemin M uca sahip olduğu yazılmış olsa da, ıslak niteliğinden ötürü M ile B arasında bir performansta olduğunu söylemek yanlış olmaz. 

When we are talking about the nib and writing quality of the pen; as you could see it is not one of the standard fountain pen nibs but a custom made blade shape nib bearing the initials of the Ines de la Fressange company. There is no indicator showing the thickness of the nib, such as F, M, B. Nevertheless, judging from the writing properties, we could say the nib is between M and B and it is a wet type fountain pen. Actually, one of the few links referred to this pen states the nib as M, but it is not totally wrong to state that pen performs between M and B since it is wet quality. 

Kısaca özetlemek gerekirse, Ines de la Fressange, beyefendilere pek hitap etmeyecek karakterde olsa da, hanımefendiler için oldukça zarif, güzel ve özenli niteliği ile günlük kullanıma da, hediyeye de oldukça uygun. Bu sebeple, bu dolmakalemden hiç bahsedilmemiş olmasını hayretle karşılıyorum. Merak edenler için eklemem gerekirse, fiyatı 40 Euro civarında. 

To put in a nutshell, even though it is not a men type fountain pen, Ines de la Fressange with its elegant, beautiful and elaborate style is suitable both for daily use and as a present for ladies. That's why I am quite surprised that nobody had any reviews on this pen before. For the ones who is curious about the price, it is approximately 40 Euros. 

Sevgiler

Sincerely, 

Chinese Traditional Blue and White Porcelain Fountain Pen


Kimi zaman bir şey satın alırken (tamam itiraf ediyorum çoğu zaman) ürünün dış görünüşü ve estetik özellikleri işlevinin önüne geçiyor. Bu kalem de, bu durumun açık örneklerinden bir tanesi.

Sometimes, while purchasing something (ok! I confess nearly all the time) appearance and aesthetic features of the product overcoming the function. This very pen is a textbook example of this situation.




Yine de, kalem hala biraz tırtıklı uca sahip olmasına rağmen, alışverişimden memnun olduğumu söylemeliyim. Kalemi üzerindeki asma yaprağı deseninin rengine en çok uyduğunu düşündüğüm Aniki Limyra ile denedim. Bir dahaki sefere Aniki Royal Blue ile kullanmayı düşünüyorum. Ucu tırtıklı kalemleri daha yumuşak yazar hale getirmenin yollarından biri de Aniki mürekkep kullanmak; zira içeriğindeki maddeler sebebiyle kalemin ucunun kağıt üzerinde daha iyi kaymasını sağlıyor. 

However, I am still pleased with this purchase because I really liked the pen even though it is still a bit scratchy. I tested it with Aniki Limyra which I think going really good with the color of the vine leave pattern. Next time I am going to use it with Aniki Royal Blue.  One the ways to soften scratchiness of the fountain pens is to use Aniki inks since the ingredients of Aniki ink help the nib gliding over the paper. 




Sevgiler,

Sincerely,



Pilot 78G vs. Lamy



Aslında dün Pilot 78G ile Lamy Safari 1.1 kesik uç arasındaki benzerlik ve farklara az çok değinmiş ancak fotoğraf eklemeyi unutmuştum. 

Actually, I touched upon the similarities and differences between Pilot 78G and Lamy Safari 1.1 italic nib yesterday, alas I forgot to add some pictures. 

Yukarıda da gördüğünüz üzere, iki kalemin boyutları hatta ağırlıkları birbirine çok yakın.

As you could see above, the sizes of the two pens are quite similar even in the weight. 



Fotoğrafta ne kadar belli oluyor bilemiyorum ama uçlar da çok benzer genişliklerde. Ancak eski bir Lamy'ci olarak hala Lamy ile az da olsa daha rahat yazdığımı söylemek isterim.

I don't know how much you could spot from the photograph but nib sizes are also very similar. However, as an old Lamy fan myself, I would state out that I feel slightly easier while writing with Lamy. 

Ancak, bu iki kalem arasındaki farka gelirsek, sanıyorum temel fark iki kalemin ulaşılabilirliği. Lamy Türkiye'nin hemen hemen her yerindeki belli başlı kırtasiyelerde bulunabilirken, Pilot dolmakalemler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Aslında Pilot markası, Türkiye'nin en bilinen kalem markalarından olmasına rağmen, dolmakalem piyasasına nüfuz etmekte neden bu kadar çekingen olduklarını anlayamıyorum. Sanırım burada görev, Pilot'un Türkiye distribütörü olan Umur Kırtasiye'ye düşüyor. Umarım yakın zamanda sesimizi duyarlar da biz de pahalı kargo ücretleri ödemekten kurtuluruz.

Nevertheless, the main difference between these two fountain pens is availability. It is possible to find Lamy nearly in every stationery in every Turkish city, this is not the situation for Pilot fountain pens. In fact, I really do not get the point while Pilot brand is one of the most well-known pen brand in Turkish and they still act very shy in penetrating the fountain pen market in Turkey. I think it is Pilot's Turkey distribütör Umur Kırtasiye to bear the burden. I hope they could hear us in the nearest future so that we quit paying high shipping prices to websites.

Sevgiler,

Sincerely,

Pilot 78G


İlk kalem incelememi, piyasanın "low cost" kalemlerde en çok ses getiren kalemi Pilot 78G ile yapmak istedim. Öncelikle, pek çok yerde okumuş olabileceğiniz bir meseleyi hatırlatmakla başlayalım. Japon style kıyafetlerde nasıl kalıplar dar, bedenler ufaksa, Japon kalemlerinde de uçları bir ufak boyutta düşünmek lazım. Yani Asya pazarı için yapılan ürünlerde, "M" yani medium olarak aldığınız uç, Avrupa'dan aldığınız herhangi bir kalemin "F" yani fine (ince) ucuna denk gelecektir. Pilot 78G B ise kesik uç olarak tabir edilen bir uca sahip. 

I would like to do my first review on the Pilot 78G which made a great impact on the low cost fountain pen market. First of all, I wanted to remind you an issue which you might be read before. As Japanese style garments are more fitted and sizes are smaller, so you could consider Japanese fountain pen nibs one size smaller.  That means, when you purchase a pen made for the Asian market, if you bought "M" nib it will be an equivalent of an "F" nib of a regular European pen. When it comes to Pilot 78G, B nib is referred for a stub nib. 



Pilot 78G'nin internetteki yorumlarına bakılacak olursa, en çok eleştirilen yönü gövdesinin plastik oluşu. Açıkçası dolmakalem sevdasına tutulduğum ilk zamanlarda (Lamy'ye olan düşkünlüğümü saymazsak) metal gövdeli dolmakalemlerden hoşlanıyordum. Ancak, zamanla el yazımı tamamen dolmakalemle yazmaya başlayınca metal gövdeli kalemlerin bana göre oldukça ağır kanaat getirdim. Bu sebeple, Pilot 78G'nin plastik gövdeli oluşu, benim için bir handikap değil, aksine bir avantaj. 

When you gaze at the reviews on Pilot 78G on the internet, it is mostly criticized due to its plastic body. Dismissing my love upon Lamy fountain pens, as my fountain pen love started, I do liked the metal body fountain pens. However, while I started writing with fountain pens more and more, I decided that, metal body fountain pens are too heavy for me. That's why Pilot 78G having a plastic body is not a handicap but an advantage for me. 



Bu kalemi kıyaslayabileceğim en güzel kalem Lamy Safari 1.1 kesik uç. İki kalemin boyları ve uçları hemen hemen aynı iken, iki noktada birbirlerinden ayrılıyorlar. Birincisi Lamy kullanıcılarının alışık olduğunun aksine, Pilot kalemde vidalı kapak mekanizması kullanılmış. Kısa vadede alışkanlık nedeniyle zorluk çıkarsa da, uzun vadede kalemi daha iyi koruduğunu düşünüyorum. İkinci fark ise, mürekkep mekanizması ile ilgili. Lamy kalemler halihazırda kartuş ile satılırken, Pilot, "squeezing type" denilen dolum mekanizmasına sahip. Kartuşları şırınga ile doldurmak oldukça rahatken, ne zaman squuze tipte bir dolmakalemi mürekkep şişesine batırsam, içerisinde eskiden kalma mürekkep olmasından endişe ediyorum. 

The best pen to compare Pilot 78G is Lamy Safari 1.1 stub nib. Sizes and nib lengths of two pens are quite the same while they are differing from each other on two points. Firstly, on the contrary what Lamy users get used to, Pilot has a screw cap. Even it is hard to get used to it at the first, I think on the long term screw caps are protecting the fountain pens better. Second difference is about ink mechanism. As Lamy's offered with cartridges, Pilot has the squeeze type filling mechanism. I always get a little bit nervous when I dip a squeeze type fountain pen into an ink bottle, worried if any other ink left in the bulb while it is convenient to fill the cartridges with a syringe. 


Sevgiler,

Sincerely,


Not: Kitap, Furkan Şener'den "Dinle, bir mevlana tasarımı".
Note: Book is "Listen, a design based on mevlana" from Furkan Sener.

Aniki Ink

Kadın olma halinden mütevellit, "special order", "limited edition" denince akan sular duruyor. Belki de insan olmak kaynaklıdır bu bilemedim. İşte bu sebeple, Aniki markası ile tanışıp, önce el yapımı defterlerini, sonra da özel yapım mürekkeplerini fark ettiğimde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı :)


Since I am a "lady", when it comes to "special order" or "limited edition" it is indisputable. Maybe it is just because I am a human, I am not sure. That's why, when I first met with the Aniki brand and noticed their hand made notebooks first and special inks nothing would be the same again :)

Aniki ile ilk tanışmamızdan bu yana, 6 farklı renkte mürekkep edinmişim. Bu mürekkepleri özellikle değerli kılan şey ise "emici" mürekkepler olmaları.  "Emici" tipte mürekkepler, piyasadaki mürekkeplerin %99'unun aksine, kağıdın yüzeyinde çabucak buharlaşan bir iz olarak kalmak yerine, kağıdın dokusuna işleyen ve bu nedenle çok daha uzun yıllar boyunca solmadan kalabileln mürekkepler.

Since the day I met Aniki, I had 6 different colors of inks which are considered as absorptive inks that also make them very unique. Absorptive inks, contrary to the 99% of the inks on the market and instead of creating a fast vaporizing stain on the paper, penetrate tissue of the paper so can be preserved for many more years without fading. 


Bunlar da, şimdiye kadar edindiğim Aniki mürekkeplerin isimleri ve swatchları. Aniki mürekkepler hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Aniki'nin flickr sayfasına gitmek için buraya tıklayabilirsiniz. Ayrıca, Trace de Paris rengi özel sipariş olduğundan, flickr sayfasında görmemiş olmanız da normal :)

Those are the names and swatches of the Aniki inks I have so far. For further information you could just click Aniki's flickr page. Please note that, Trace de Paris was a special order, therefore it is normal that you cannot see the color on flicker. 


Sevgilerimle,

Sincerely,

Francesco Rubinato



Francesco Rubinato, İtalya'nın Treviso kentinde 50'li yıllarda açılmış bir kırtasiye dükkanının ismi. Dolmakalem severler içinse, görselliği yüksek divitler, hokkalar ve mürekkepler üreten bir marka. Bu markaya ait ürünleri ise Beyoğlu'nda ve Sapphire'deki Panter Kırtasiyelerde bulmak mümkün.

Francesco Rubinato is the name of the stationery shop opened in early 50'ies in Treviso Italy. For the fountain pen lovers, it is a brand producing inkwells, inkpots and inks with high visuality. In Turkey, you could find their products in Panter Stationery in Beyoglu or Sapphire.
Benim elimde de, bu markaya ait kokulu mürekkeplerden mürekkep 9'lu ahşap kutuda bir set var. Fiyatını ne siz sorun ne de ben söyleyeyim. Zira Francesco Rubinato mürekkepler her ne kadar görsel açıdan, ambalaj açısından arzu nesnesi olsalar da, maalesef aynı paraya, hatta daha ucuza daha kaliteli mürekkeplere sahip olabilirsiniz.

I also have their scented inks as a 9 bottle wooden-box set. However, on their price/quality comparison, do not ask, do not tell! Even though Francesco Rubinato inks are desire products, with that price or generally below, you could always get better quality inks.
Mürekkeplerin kutuda durdukları halleriyle swatch'ları aşağıda. (Allahım, kendimi MAC Koleksiyonu tanıtan kozmetik blogger'ları gibi hissettim, çok mutluyum) Parantez içinde yazanlarsa o mürekkeplerin sahip oldukları kokular. Kimi dolmakalem severler Francesco Rubinato mürekkeplerin divit kalemlere özel olduklarını bu yüzden dolmakalemde kullanıldıklarında kaleme zarar verdiklerini söylüyorlar. Yine de ne olursa olsun, bu mürekkepler çalışma masamın üzerinde duruyorlar ve onlara her baktığımda içimi tarifsiz bir sevinç kaplıyor.

You could find the swatches of the inks above with the order they stand in the box. (Oh my God,  I feel like make-up bloggers demonstrating the latest collection of MAC, so happy!!!) Names in the brackets are the scents. As some of the fountain pen lovers state that Francesco Rubinato inks are exclusively for inkwells and they are damaging the fountainpens for that reason. However, as far as my observation, Francesco Rubinato inks do not have saturated texture as Winsor&Newton inks have. Nevertheless, those inks with their fancy bottles are settled on my table and whenever I look at them, I feel terribly happy.

Siz hangi mürekkepleri kullanıyor ve hangi kırtasiye malzemelerinize baktığınızda içinizi sevinç kaplıyor? 

Which inks do you use and which stationery items make you happy when you look at them?

Sevgiler 

Sincerely
You might also like:

Write to me often

 

Öğretmen bir anne ile benim ressam olmamı çok isteyen mühendis bir babanın çocuğu olarak büyüdüm. Bu da, evde her daim rapido kalemler, kağıtlar ve boya kalemleri olması demekti. Maalesef ressam olamadım ama ebeveynlerim sağolsun kalemleri ve yazmayı her zaman çok sevdim. 

I grew up as a child of teacher and an engineer who desperately wanted me to be an artist . That meant; we always had rapido pens, papers and crayons all over the home. Unfortunately I couldn't became an artist but thanks to my parents I always loved pens and writing.

Kalemlere olan sevgim zamanla gelişti, arttı, büyüdü ve koleksiyoner olma noktasına kadar ilerledi. Ben de bu sebeple birimkimlerimi ve biriktirdiklerimi sizinle paylaşmak istedim.

In course of time, my desire and love for the pens increased, grew and flourished and I became a collector.Therefore, I wanted to share what I gathered and collected.

Sevgiler 
Sincerely

Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...