Photo of the Day / Günün Fotografi 4


Günün Kalemleri: Scrikss Vintage 71 ve Hero

Pens of the Day: Scrikss Vintage 71 and Hero

Pelikan Edelstein Ink Swatches


Pelikan'ın muhteşem serisi Edelstein'ı biliyorsunuzdur sanırım. Bu minik postta swatchları mevcut, kim bilir belki diğer bir postta da, videolu anlatımı olur. Ne dersiniz?

You may already know about the great ink line of Pelikan Edelstein. In this mini post, you can see the swatches of all, maybe a video blog for the next one, who knows?

Hand Writing / El Yazısı

Scroll down to read in English



Özendiğim ilk el yazısı, doğal olarak babamın yazısı idi. Ne de olsa, bir kızın ilk aşkı babasıdır. O dönemler ITU'de asistan olan babam, teknik resim derslerine girer, projelerini elde çizer, yazılar için şablon kullanır ve evde bulduğu her kağıt parçasına bir şeyler çizerdi. Sonra Ankara'ya taşındık ve neredeyse babamdan daha çok gördüğüm dayımın yazısına hayran oldum. Onlara gittiğimiz her hafta sonunda dayım kocaman ciltli bir deftere el yazısı ile yazdığı şiirleri okurdu bana...

Bugünse etrafımdaki herkes el yazısının ne kadar kötü olduğundan şikayet ediyor. Aslında yazı da, tıpkı dil gibi, spor gibi, bir sanat dalını icra etmek gibi alıştırma ve tekrar istiyor. Lise arkadaşlarımın neredeyse tamamı mühendis oldu. Bu da demektir ki, lisede tüm işlemleri kafadan yapan ve kalem kullanmayan bu adamlar, liseden sonra da tüm işlerini bilgisayarda halleder hale geldiler. Ve bugün içlerinde, biraz mübalağa edersek, yazı yazmayı neredeyse unutmuş olanlar var. Çünkü biz büyürken, el yazımızı da büyütmüyoruz, yazımız güdük kalıyor. Estetik duygumuz artmasına karşın, parmaklarımızın kaleme olan hakimiyeti azalıyor, pratik eksikliğinden. Bu yüzden yazmak, yazmak ve yazmak gerekiyor. 

Sevgiler,


READ IN ENGLISH

Jean Pierre Lepine Attila Rollerball Pen

Scroll down to read in English.



Bu blogta rollerball kalem gördüğünüze şaşırdınız mı? Gerçekten ben de, Paris'ten Jean Pierre Lepine Attila model dolmakalem beklerken, kutuyu açınca rollerball kalem görünce çok şaşırmıştım. 


Ama bu kalem, gerek reçine gövdesinin kalitesiyle, gerek ucunun yazım yumuşaklığı ile beni mest etti ve rollerball kalemlerle ilgili ön yargılarımı yıktı. Hatta geçenlerde Dalaman'a giderken uçağa dolmakalemle binmemek için, kendisini yanıma alınca hem gidiş, hem dönüş yolculuğunda yanımda oturanlar, kalemimin markasını sordular. Gerçekten de kalem oldukça farklı ve güzel. 


Jean Pierre Lepine markasına gelirsek, http://www.jean-pierre-lepine.com sitesinde markanın ürünlerini görebilirsiniz ancak sitede firma hakkında maalesef bilgi mevcut değil.


Bir kere işçilik mükemmel, açık renkli reçine oldukça kaliteli. Trim denilen aksam kısımları pürüzsüz ve belt/kuşak kısmında Jean Pierre Lepine markası oldukça ince bir şekilde kazınmış. Aslında dolmakalemi de almak istememim altında yatan sebep de, ucunun kendisine özgü ve güzel yapısı idi. http://pinterest.com/pin/287245282453636117/ Linkten de görüleceği gibi oldukça estetik bir uca sahip Attila.  

Kalem fotoğraftan da anlaşılacağı üzere oldukça ufak. Ancak kapağı kalemin arkasına takılarak tam boy hale geliyor. Kapağı kapalıyken 10.5 santimetre,  kapaksız halde 9,2 santimetre olan kalem, kapağı arkasına takılıyken 14 santimetre haline geliyor. 


Peki bu kadar güzel bir kalemin hiç mi kusuru yok? Bence iki temel kusuru var. Fiyatı biraz pahalı 125 Amerikan Doları, ikincisi de boyutlarına göre çok ağır. Ağırlığı nedeniyle uzun süre yazmaya maalesef müsade etmiyor. 

Siz rollerball kalem kullanıyor musunuz? Hangilerini kullanıyorsunuz?

Sevgiler,


READ IN ENGLISH


Why Fountain Pen Sales Are Rising? / Dolmakalem Satışları Neden Artıyor?



Scroll down to read in English

Aslında dolmakalem severlerin kalplerinde ufak bir umutsuzluk her zaman gizlidir. Çünkü herkes telefonlarıyla süper hızlı mesajlar yazar, mektup da neymiş diye sorarken, akıntıya karşı kürek çekmek misali, deftere not almaya devam ederiz. Oysa BBC'de yayınlanan bir makale o kadar da umutsuz olmamamız gerektiğini söylüyor.

Lamy 2011'e göre satışlarında %5 artış olduğunu, Parker ise son 5 senede dolmakalem camiasının yeniden dirilme süreci içerisine girdiğini söylüyor.


Amazona göre, dolmakalem satışları geçen yılın aynı periyoduna göre iki kat, 2010'a göre dört kat artmış durumda. Her ne kadar sevgilim bu artışı tek başıma yarattığımı söylese de, yemin ederim Amazon'dan kalem almadım :)

Ancak işin garip tarafı, bu artışın el yazısı kullanımındaki bir artışa işaret etmemesi. Zira, tükenmez kalem satışlarında böyle bir artış yok.

Parker'in Ofis Ürünlerinden sorumlu Avrupa, Orta Doğu ve Asya Genel Başkan Yardımcısı (heyt be, ünvana gel) Gordon Scott'a göre, "Dolmakalemler, kullanılan bir araçtan ziyade bir aksesuara dönüşmüş durumda. İnsanlar, çağdaş bir kalemde dolmakalemin hatırasını yad ediyorlar. Ayrıca, dolmakalem bir şekilde lüks ve niş bir nesneye dönüşmüş durumda."

Writing Desk'ten Martin Roberts ise: "Her sokakta Mc Donald's olmasına rağmen, bu bizi iyi hazırlanmış bir ev yemeğinden zevk almaktan alıkoymuyor" diyor.

Bana kalırsa, insanoğlunun iz bırakma ve biricik olma çabalarından bir tanesi kalem kullanmak. Bu yüzden hepimiz özel bir şeyler istiyoruz. Bu sebeple hediyelerimize el yazısı notlar iliştirip, doğmamış çocuklarımıza mektuplar yazıyoruz.

Bu yüzden de: YAŞASIN DOLMAKALEM!

Yazının orijinali için BBC'nin sitesine bakabilirsiniz:


READ IN ENGLISH

From Readers / Okurlardan


Today's post is coming from a reader who was also a great participant to Lamy Safari Contest. However, I want to apologize from our foreign visitors since this post will only be in Turkish. Because if translated by me, it would be a shame and it would be a murder to his great depiction. 

Sincerely,

Bugünün yazısı, Lamy Safari Yarışmasının da katılımcısı olan okurlarımızdan Hasan Hüseyin Bey'e ait.  Bu harika yazıyı salt kendime saklamak gerçekten bencillik olurdu. bu sebeple Hasan Hüseyin Bey'den yayınlamak üzere izin istedim. Bana Alphonse Daudet'in o harika, yalın ama bir dakika bile kendisinden ayırmayan bir uslüpla, bir arkadaşa yazılmış bu mektupta, her dolmakalem severin kendisinden bir parça bulabileceğini hissediyorum. Hasan Hüseyin Bey'e, arkadaşı Volkan Bey'e yazdığı bu mektubu burada yayınlamama izin verdiği için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Sevgiler

"Volkan merhaba,

Çocukluğumda bütün günler birbirine benzerdi. Yılda beş altı gün  farklı olurdu diğerlerinden. Bunlar okulun açılıp kapandığı, ramazan ve kurban bayramının kutlandığı günlerdi. Hayatın ritmi bir hayli yavaştı yahut bana öyle geliyordu o vakitler. Sonra her şey değişmeye başladı; ben de herkes gibi,  arada şaşırıp beş dakika geri kalan Seiko 5 saatimi terk ettim. Onun yerine dakika şaşmayan Casio marka  saat edindim. O yaşlarda erkenden büyümek derdinde olduğum için geri kalan bir saate tahammül edemiyordum. Tahammül edemediğim yalnızca saatim de değildi; orta okuldayken cebimde gezdirip durduğum dolmakalemimi  lisede unutmuştum.

Halbuki benim gibi yazısı berbat öğretmenlerimden birinin dolma kalemle kağıda nakışlar döktürdüğünü görmüştüm; daha o zaman işin sırrının burada olduğunu anlayıp dolmakalem edinmiştim. Ama çocuk aklı bu; tez öğrenip tez unutuyor. Sonra bir gün birdenbire hatırlayıveriyor bu öğrendiklerini. Tekrar peşine düşüyor dolmakalemin; yeniden yaptırıp koluna takıyor camı çizikten görünmeyen Seiko 5’i. Aslında peşine düştüğünün yavaşlık olduğunu da kavrıyor; hayatın bu akışkan halinin onu korkuttuğunu fark ediyor. Kimsenin hiç bir şeye zamanı yok! Ne şöyle durup düşünmeye; ne iki lafın belini bükmeye. Ben de bu konuda herkes gibiyim; şu yaşıma kadar beş on mektuptan daha fazlasını yazmamışımdır. Peki hiç mi yazmaya değer bir şey yoktur hayatımızda? Neden yazmayız o halde?

İşte şu emeklilik meselesi pekala yazılabilir. Senin de dediğin gibi derya deniz Türkçe’nin en güzel kelimelerindendir benin için. Bir hülyadır aslında; hayatın yavaşça aktığı günlerin hülyası… Soğuk, karlı bir günde pencerenin önündeki kalorifer peteğinin dibinde çay içip, düşen karları seyretme hülyası… Bir sabah kalkıp eski, mürekkebi içinde kurumuş bir dolmakalemi tekrar hayata döndürmeye uğraşmanın hülyası. Zaman darlığı olmadan bit pazarını dolaşıp eski tertemiz facit hesap makinesini kelepir alabilme hülyası… Hülasa yavaşlığın hülyası…

Görüldüğü gibi bende hülya bol. Bir tane daha var onu da anlatayım sana: yarın sabah işe giderken Alaaddin’in cini çıkıverse karşıma, şöyle “dile benden ne dilersen!” deyiverse kerata; dolmakalem virüsünü tüm insanlığa bulaştırmasını dileyeceğim. Böylece bu aletteki yavaşlık tüm hayatımıza bulaşacak. Hepimiz o gün eve gidip yazmaya başlayacağız; yazdıkça farkına varacağız kendimizin. Yavaşlığın hoşluğuna alışıp, üzerimize yığılan bir yığın şeyi geriye bırakacağız. Yeniden peşine düşeceğiz hayatımızın… Bir  dolmakalem nelere kadir; ah bir anlayabilsek ondaki efsunu!

Sevgi ve Saygılarımla"

Lamy Safari Giveaway Results



Survey for the Lamy winner is now over and the winner is the 8th photograph bearing the nice poem of German  poet Rainer Maria Rilke. Hope winner enjoys the pen for the best and share his/her nice hand writing with new pen with us. I would like to thank to all participants for their great photos. 

Lamy kazananı belirleyen oylama sona erdi ve kazanan, Alman şair Rainer Maria Rilke'nin şiirinin yazılı olduğu 8. sıradaki fotoğraf oldu. Umarım kazanan yarışmacı da, kalemini güzel günlerde kullanır ve yeni kalemiyle yazdığı güzel satırları bizimle paylaşır. Ayrıca, bu ufak yarışmaya katılan herkese harika fotoğrafları için teşekkür etmek istiyorum. 

Sincerely,

Sevgiler,

Photo of the Day / Günün Fotografi 3


Sometimes, nothing makes me feel better than a blank page...

Bazen, hiçbir şey beni boş bir sayfa kadar mutlu etmiyor...

****

Pen of the day: Lady Sheaffer (click)
Notebook of the Day: Aniki Elegant
Notebook Cover of the Day: Aniki Geographica
Beverage of the Day: Chai Tea Latte
Günün kalemi: Lady Sheaffer (tık tık)
Günün defteri: Aniki Elegant
Günün defter kabı: Aniki Geographica
Günün içeceği: Çay Latte


Last hours to spot the winner! Please don't forget to vote the Lammy winner photo from the voting application on the right. To see the photos please click!

Kazananı belirlemek için son saatler! Lamy kazanan fotoğrafı belirlemek için sağdaki oylama uygulamasından oy vermeyi unutmayın. Fotoğrafları görmek için tık tık!



Campo Marzio Design Fountain Pen II


Campo Marzio Design products are colorful! As I said as my last word, I had a red Campo Marzio Design Minny Fountain Pen as a gift. Campo Marzio, comes with a two pieces card box. With the pen, it comes a guarantee document in Italian and English, 6 mini European ink cartridges in line with the color of the pen in a sealed glass bottle. (By the way, I don't know how to open this sealed bottle without breaking the glass)
Campo Marzio Design ürünleri oldukça renkli. Benim payıma hediye olarak da düşen de Kırmızı bir Minny Dolmakalem demiştim en son. Campo Marzio iki parçalı karton bir kutunun içinde geliyor. Yanında, bir adet İtalyanca-İngilizce garanti belgesi, ağzı mühürlü bir cam şişe içerisinde de 6 adet kalemin rengine uygun kırmızı kartuşla birlikte geliyor. (Bu arada, bu mühürlü kapağı, şişeyi kırmadan nasıl açarım bilmiyorum)


When it comes to the pen, unfortunately since I do not have a precision scale (don't worry I will get one as soon as possible) so I cannot give a number about the weight of the pen and I couldn't find any information about that on the internet either. However, I can say it is a heavy pen when compared to its size. This might feel comfortable for some people. Generally, pen has a nice look. I don't know what is the body material but it is painted over metal. Again, gold looking clips and belt / trim with Campo Marzio Design engraving are nice and luxurious looking. 

Kaleme gelince, maalesef şu anda hassas terazim olmadığı için (merak etmeyin yakın zamanda alacağım bir tane) ağırlığı ile ilgili bilgi veremiyorum. İnternette de aradığım halde bulamadım. Ancak boyutlarına göre ağır bir kalem olduğunu söyleyebilirim. Bu durum kimi kalem kullanıcıları için rahatlık olarak addedilebilir. Kalem genel olarak güzel bir görünüme sahip. Gövde materyali hakkında fikrim yok ancak metal üzerine boyanmış. Yine klips ve üzerinde Campo Marzio Design yazan bel kuşağı da altın görünümlü ve güzel.  


According to my precise measurement with calliper, pen is 10,75 centimeter when closed, only body without cap 9,2 centimeter and 11,97 centimeter when cap posted on. That means it is quite a mini pen giving credit to its name. Nevertheless, I believe even the gentlemen can use this pen without having difficulty, when the cap is posted on unless they have huge hands. However, that doesn't mean it is providing great pleasure when holded. Unfortunately, the grip section of the pen which is only 1,6 centimeters is a bit uncomfortable.

Kumpasla yaptığım hassas ölçümlere göre, kalemin kapalı hali 10,75 santimetre, kapaksız gövde 9,2 santimetre ve kapağı takılı halde 11,97 santimetre. Yani gerçekten isminin hakkını veren ufak bir dolmakalem. Ancak kapağı takılı haldeyken çok kocaman elleri olmadığı müddetçe beyedendilerin de zorlanmadan yabileceklerini düşünüyorum. Tabi bu, kalemin muhteşem rahat bir tutuş hissi verdiği anlamına gelmesin. Maalesef kalemin yalnızca 1,6 santimetre olan grip section / tutma kısmı biraz rahatsız edici. 



When it comes to the writing pleasure, I used it with European type short Pelikan cartridge since I don't know how to open the glass bottle and use its own ink. This pen is not going to satisfy the wet type fountain pen lovers. Because it has a dry writing style. 

Yazım keyfine gelince, ben cam şişeyi nasıl açacağımı kestiremediğimden, kalemi Avrupa tarzı kısa Pelikan kartuşla kullandım. Bu kalem ıslak yazım seven dolmakalem tutkunlarını pek mutlu etmeyecektir. Çünkü oldukça kuru yazdığını söyleyebilirim. 


Nib of the pen, is Iridium Point Germany which we all have acquaintance. However, I don't know it was for my luck, the nib is scratchy. I don't know other people's experiences since nobody has Campo Marzio pens around me. Nevertheless, with a little smoothing and switching to Aniki ink, it gets a lot better. 

Kalemin ucu; hepimizin tanıdığı Iridium Point Germany. Ancak maalesef, belki de bana denk gelen kalem böyleydi bilmiyorum, tırışık /scratchy bir uca sahip. Tırışık kelimesini ben uydurdum :) Etrafımdaki başka hiç kimsede de bu kalem olmadığı için maalesef başkalarının tecrübesini bilemiyorum. Ancak hafif bir smoothing işlemi ve Aniki mürekkeple değiştirince, uç çok daha iyi yazmaya başlıyor.



To sum up, it has a nice presentation and colorful series, Campo Marzio is a good option as a gift. However, if you are a fountain pen lover who owns a lot of good fountain pens, this pen would be a collection item, apart  from this, with a little smoothing it can be a good fountain pen. 

Genel anlamda baktığımızda, hoş sunumu ve renkli yapısı ile Campo Marzio güzel bir hediye olmaya aday diye düşünüyorum. Ancak, çok sayıda iyi dolmakaleme sahip bir kalem tutkunu iseniz, koleksiyon parçası olmak dışında da az biraz yumuşatma işlemi ile Campo Marzio iyi çalışan bir dolmakalem olmaya aday. 

Sincerely,
Sevgiler,


Please don't forget to vote the Lammy winner photo from the voting application on the right. To see the photos please click!

Lamy kazanan fotoğrafı belirlemek için sağdaki oylama uygulamasından oy vermeyi unutmayın. Fotoğrafları görmek için tık tık!

Campo Marzio Design Fountain Pen I


In 1933, Campo Marzi Bottega pens started to be produced in a small shop in the heart of Rome. In time, nobles starts to seek for pens produced by Campo Marzio Bottega. However, due to the incidents occurred in 1939, gold becomes unreachable and it becomes impossible to make fountain pen spare parts. In order to avoid this problem, Italian artisans starts making fountain pen nibs from famous Murano glass. However, despite the efforts, fountain pens give its place to ballpoint pens.  

1933 yılında Campo Marzio Bottega kalemleri, Roma'nın göbeğinde ufak bir dükkanda üretilmeye başlanır. Zamanla ülkenin ileri gelenleri bu kalemleri arar hale gelmişlerdir. Ancak 1939 yılında yaşanan olaylar nedeniyle ülkede altın bulmak mümkün olmaz ve bu nedenle de dolmakalemlerin yedek parçaları da üretilemez olur. İtalyan ustalar da bu sorunu aşmak için, dolmakalem uçlarını ünlü Murano camından yapmaya başlarlar. Sonrasında da, dolmakalemler yerlerini tükenmez kalemlere bırakırlar. 

As a result of industrialization, 60's and 70's put an end to artisans, replacing them with mass production. However, Campo Marzio Bottega continues its production for customers who avoid mass production and seeking for more characterized and custom made pens. In the 90's, when Italian designs become one of the most popular designs in fashion world, Campo Marzio Bottega decides to carry its work under the name of Campo Marzio Design. 

Sanayileşmenin bir sonucu olarak, 60'lı ve 70'li yıllar zanaatkarlığın sonunu getirir. Ancak Campo Marzio Bottega, seri üretimden kaçıp, daha karakterlerli ve özel yapım kalemler arayan dolmakalem tutkunları için üretim yapmaya devam eder. 90'lı yıllara gelindiğinde, İtalyan tasarımları moda dünyasının aranan tasarımları arasına girince, Campo Marzio Bottega da, yoluna Campo Marzio Design adıyla devam etme kararı alır. 


Today, Campo Marzio Design Boutiques offering small leather goods besides fountain pens and  ballpoints can be found in big cities such as London, Madrid, Hong Kong, Singapore and many other cities and in exclusive department store. In Turkey you could find Campo Marzio Design products in D&R stores as far as I know for the last two months. 

Bugün, dolmakalem ve tükenmez kalemlerin yanında ufak deri ürünler de yapan Campo Marzio Design butikleri Londra, Madrid, Hong Kong, Singapur ve daha pek çok büyük şehirde ve ayrıca dünyanın dört bir yanında pek çok büyük mağazada bulunmakta. Türkiye'de de bildiğim kadarıyla son iki aydır D&R'larda Campo Marzio ürünlerini bulmak mümkün.

Campo Marzio Design Minny Fountain Pen I wanted to introduce is a birthday present (November 2011) of my beloved friend Volkan which was bought from Campo Marzio Design London Boutique. However, I am not aware of its price since it is a gift. 

Benim sizlere tanıtmak istediğim Campo Marzio Design Minny Dolmakalem ise, çok sevgili arkadaşım Volkan'ın bana geçen seneki (Kasım 2011) doğum günü hediyesi olup, Londra Campo Marzio Design butikten alınmıştı. Ancak hediye olduğu için fiyatı konusunda bir fikrim yok maalesef. 

Since it has been a long post, I wanted to divide it into two pieces, that's why this post becomes an introduction to Campo Marzio Design, hopefully the fountain pen post will be on the next one. 

Bu post yeteri kadar uzun olduğu için, ikiye bölmek istedim. Bu sebeple de, bu yazı, Campo Marzio Design'a giriş yazısı gibi oldu. Umuyorum ki, kalemi tanıtacağım yazıyı da gelecek postta yayınlayacağım.

Sincerely,

Sevgiler,

Note: Notebook Aniki Geographica Black Leather
Note: Defter Aniki Geopraphica Siyah Deri


Please don't forget to vote the Lammy winner photo from the voting application on the right. To see the photos please click!

Lamy kazanan fotoğrafı belirlemek için sağdaki oylama uygulamasından oy vermeyi unutmayın. Fotoğrafları görmek için tık tık!

Lamy Safari Contest Photos / Lamy Safari Yarisma Fotograflari

Sevgili Dostlar,

Lamy Yarışması devam ediyor. Geçen haftadan beri 9 adet fotoğraf elime ulaştı. (Gönderdiğiniz fotoğraflar ulaşmadıysa, tekrar mail atın, hemen eklerim.)  

Her fotoğrafın üzerinde o fotoğrafa dair ismi görüyorsunuz. Sayfanın sağında da, oylama için bir uygulama ekledim. Siz de en beğendiğiniz fotoğrafa oy vererek, o fotoğrafın sahibinin Lamy kazanmasına yardımcı olabilirsiniz. Katılımcılar da, kendi arkadaşlarına duyurmak suretiyle oylarını arttırabilirler :)

Sevgiler

Dear Friends,

Lamy contest is on. I have received 9 photos since last week. (If your photo is not here, please contact, I will add immediately)

You could see the name of the photo just above it and at the right side of the page I add an application for voting. Vote for your favorite photo so that the sender may win a Lamy. Participants are free to announce the voting to their friends to increase votes :)

Sincerely,


# 1 HAYAT



#2 ORHAN VELI


#3 DERS NOTLARI aka ESYA HUKUKU: BIR HUKUKCUNUN DRAMI :)

 


#4 EMEKTAR SCRIKSS


#5 OZDEMIR ASAF

 #6 ZAMAN


#7 PEMBE LAMY



#8 R. M. RILKE


#9 SEZEN AKSU


Photo of the Day / Günün Fotografı 2


Pen of the day: Campo Marzio Minny Fountain Pen (Coming soon)

Günün kalemi: Campo Marzio Minny Dolmakalem (Yazısı yakında)

Photo of the Day / Günün Fotografi


Pen of the day: Pilot 78G 
Notebook of the Day: Aniki Elegant
Notebook Cover of the Day: Aniki Geographica
Beverage of the Day: Tea

Günün kalemi: Pilot 78G
Günün defteri: Aniki Elegant
Günün defter kabı: Aniki Geographica
Günün içeceği: Çay

Lamy Safari Dolmakalem Ödüllü Yarisma / Lamy Safari Fountain Pen Contest Giveaway


Bir ortamda ne zaman bir dolmakalem çıkarsam not almak için, hemen birisi sorar: "Ay ben de çok seviyorum ama kullanmak zor değil mi?" "Akmıyor mu?" "Mürekkebi bitince ne yapıyorsun?" "Ben de kullanmak istiyorum ama beceremem..."

Whenever I took my fountain pen out to take a note, every time someone asks: "I like fountain pens but isn't it hard to use them?", "Is it bursting the ink out?", "What do you do when your ink run short?" "I want to use a fountain pen but I cannot do well..."

Uzun süredir bırakın dolmakalemi, kurşun kalem bile kullanmıyor oluşumuz neticesinde dolmakalemlerden çekinir, korkar olduk. Bu blogu yazarkenki amaçlarımdan biri de insanlarda dolmakaleme karşı oluşan ön yargıları kırmak için adım atmak. Bir kişi bile dolmakalem kullanmaya başlasa, bunu bir kar olarak görüyorum çünkü. Bu sebeple de ben de bir hediye vermek istedim.

Let alone using fountain pen, we do not use even a pencil. Therefore, we start to become shy and reluctant about fountain pens. One of my aims in creating this blog was to challenge and overcome the prejudice regarding the fountain pens. I would be more than happy even a single person starts using fountain pens. That's why I wanted to prepare a giveaway. 

Aslında bu da bloglardaki tipik çekilişlerden biri gibi olabilirdi. Ama etrafımda sık sık el yazısının kötü olduğundan ya da kötüleştiğinden şikayet eden insanlar görüyorum. Oysa hiç kimse eline bir kalem alıp, tek bir satır yazmıyor. Bu sebeple, bu kalemi hediye etmek üzere yola çıkınca, kendi kendime "Neden bunu insanların en azından bir satır yazması için vesile olarak görmeyelim ki?" dedim. Bu sebeple bu kalemi kazanmak için yapmanız gereken şey el yazısı ile bir ya da bir kaç cümle yazıp (dileyen daha uzun da yazabilir elbet), fotoğrafını çekip ya da tarayıp writetomeoften@gmail.com adresine mail atmanız. Sizden gelen fotoğrafları gelecek pazartesiye kadar kabul edip sonrasında hepsini yayınlayacağım. Yayından sonraki bir hafta içerisinde en çok oy alan fotoğrafın sahibi, bu Lamy dolmakalemin sahibi olacak. 

Actually, this would be a regular giveaway. However, I often hear from people complaining about their handwriting is ugly or getting uglier by time. Nevertheless, nobody holds a pen and writes down a line. Therefore, when I decided to make a giveaway I asked myself "Why don't we take it as a chance to make people write something?" So, if you want to get this pen, all you have to do is; writing something down with your handwriting (it could be a line, or a page it doesn't matter) and taking a photo of your handwriting or just scan it and send it to me, writetomeoften@gmail.com. I will take the photos until next Monday and then I will publish them all. In the week after publishing, owner the photo which gets the highest votes will have that Lamy fountain pen. 

Herkesin bir fotoğraf gönderme hakkı olduğunu ve maalesef en azından şimdilik yurt dışındaki okuyucuları kabul edemeyeceğimizi belirtmek istiyorum. Ancak yabancı katılımcılar da, yarışmaya dahil olmamak kaydı ile fotoğraf gönderebilirler. Onları da ayrıca yayınlarım.

I have to say that, every one has one right to send a photo and unfortunately we cannot accept the participants from abroad. However, participants from abroad may also send photos provided that they will not be nominated for the give away. I will publish them separately. 

Sevgiler,

Sincerely,


Noodler's Standard Flex Fountain Pen Topkapi Amber

Today, I wanted to share another eminent brand of fountain pen world. Those flex nib fountain pens of Noodler's brand have shaken the market out of blue. I was also wondering about those pens for a while so with a purchase from Peyton Street Pens, I added this pen to the cart among an Ahab Flex Pen. 

Gelelim dolmakalem dünyasının bir başka ünlü markasına. Noodler's markasının esnek uçlu dolmakalemleri satışa sunulduğunda camia bir anda sallandı. Ben de uzun süredir merak ettiğim bu kalemi ve bir adet Ahab Flex Pen'i Peyton Street Pens'ten yaptığım bir alışverişte pakete ekleyerek merakımı tatmin ettim. 



You might imagine why I choose Topkapi Amber color among a lot of great colors but anyone who visited or lived in Istanbul will estimate the appealing power of the city. However, the color and the quality of the body were a bit disappointing. Especially the "smell" which is not still faded away, turned me against this pen.

Onlarca çeşit renk arasından neden Topkapi Amber rengini seçtiğimi anlaşmışsınızdır. Zaten, İstanbul'da yaşamış ya da İstanbul'u ziyaret etmiş herkes şehrin insanı kendine çeken gücünü takdir edecektir. Ama maalesef, kalemin rengi de, gövde materyalinin kalitesi de biraz üzücüydü.Özellikle kalemden gelen ve aradan geçen uzun süreye rağmen hala uçmamış olan o kötü koku, beni kalemden bir anda uzaklaştırmaya yetti.


As you could see from the photo the resin material of the pen is murky so the pen seems cheap. Reviewing the other choices from Noodler's website, possibly opaque / non-transparent bodies are better than this one. If you consider buying this pen, I recommend you to choose opaque ones.

Fotoğraftan da göreceğiniz üzere, gövde materyali bulanık yapıda, bu da kalemin ucuz görünmesine sebep olmakta. Noodler's internet sitesinden bakıldığında opak materyal gövdeliler, transparan olanlarından daha iyi görünüyorlar. Eğer bu kalemden almayı düşünürseniz, opak olanlarından almanızı tavsiye ederim.



Pen has steel flex nib, giving the pleasure of flex handwriting techniques but due to the nature of steel, it has a longer re-positioning time than a gold nib flex nib. 

Kalem, çelik esnek uca sahip. Her ne kadar, esnek el yazısı keyfini yaşatsa da, ucun çelik olmasından doğan sebeplerle, açılan ucun tekrar kapanma süresi, altın uçlu esnek uçlu kalemlere göre çok daha uzun. 

Dimensions of the pen are about 11 grams without ink, 13 centimeters long. Again as a reference I would like to remind you Lamy is approximately 17 grams without cartridge and 14,5 centimeters long. Besides, Standard Flex is quite a slim pen. As a piston filler it has an ink capacity of 0.6 ml while a Lamy cartridge 1.4 ml and converter has 0.8 ml ink capacity. 

Kalemin boyutlarına gelirsek, mürekkepsiz ağırlığı 11 gram, uzunluğu 13 santimetre. Boyutları gözünüzde canlandırabilmeniz için, Lamy'nin kartuşsuz 17 gram ağırlığında ve 14,5 santimetre uzunluğunda olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ayrıca, Standard Flex oldukça ince bir kalem. Piston dolum tarzında bir dolmakalem olarak Standard Flex 0.6 ml mürekkep kapasitesine sahip. Yine bir karşılaştırma olarak Lamy kartuşu 1.4 ml, Lamy dönüştürücü ise 0.8 ml mürekkep alıyor.


Overall, am I happy with this pen? Both yes and no. I am happy because I satisfied my curiosity about Noodler's Flex Pens and flex pens in general. So I decided that I like the experience of flex pens and I want a gold nib flex pen! I am not happy because I didn't like the material and steel flex nib is not very smooth. By the way, the pen was appreciated as a cheap flex nib pen (16 USD) but I am not sure if they could achieve the quality step when compared to Pilot 78G.

Genel olarak bu kalem beni mutlu etti mi? Hem evet, hem hayır. Mutlu etti, çünkü Noodler's kalemlerle ilgili merakımı ve esnek uçlu kalemlerle ilgili merakımı gidermiş oldum ve bunun neticesinde, esnek uçlu kalemleri sevdiğime ve altın esnek uçlu bir kalem istediğime karar verdim. Pek mutlu değilim çünkü, kalemi kaliteli bulmadım ve çelik uç çok da yumuşak bir yazım sağlamıyor. Aslında bu kalem 16 Dolara piyasaya çıktığında ucuz esnek uçlu kalem olarak oldukça takdir kazanmış olsa da, 78G'nin kalitesine ulaşıp ulaşmadığından emin olamıyorum. 

Sincerely

Sevgiler,

Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...