Pimp My Moleskine Vol. 3

Scroll down to read in English


Daha önce The Container Notebook'un Melo isimli defterini incelediğimi hatırlıyor musunuz? Orada, The Container Notebook'un sahiplerinden Haluk Bey, yorum bırakmış ve Uni'nin Posca kalemlerini tavsiye etmişti. Ben de geçenlerde uğradığım bir kırtasiyede bu kalemleri görünce bulabildiğim bu bir kaç rengi aldım. Gelir gelmez de Moleskine defterimi kendime kurban olarak seçtim. Nasıl beğendiniz mi?

NOT: Bu arada, elimde çok sayıda mürekkep birikti. Bu mürekkeplerin swatchlarını yeşiller, maviler, morlar şeklinde yayınlamak istiyorum fikir vermek açısından ama fotoğrafla rengi sanki tam yansıtamıyormuşum gibi oluyor. Bu durumu nasıl aşacağımı bilen ve yardım etmek isteyen var mı? Teşekkürler

Do you remember my post about The Container Notebook Melo? Under that post, Haluk Bey, shareholder of The Container Notebooks had left a comment and recommended Uni Posca pens. I bought a few colors of Uni Posca from a stationery I dropped by last week. And as soon as I arrived home, I sacrificed a Moleskine for that. What do you think?

PS: I hoarded lots of inks at home. I want to publish the swatches of those inks in groups like greens, blues, purples etc. in order to give an idea of comparison. However, I cannot manage to convey the colors in the photograph. Do you know how to do it? Thank you in advance. 

What is the best way to start Monday?

Scroll down to read in English


Eğer tatilden dönmüşseniz, haftaya başlangıç için en iyi yol masanızda sizi bekleyen bir paket bulmaktır! Ben de geçen hafta hayatımın ilk hediye çekilişini http://eastwesteverywhere.blogspot.com'dan kazandım ve bu hafta geldiğimde Shangching'ten gelen muhteşem bir paket masamda beni bekliyordu. Shangching'e de bu güzel hediyeleri ve nazik mektubu için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

I think, it is the best way to start a week after a holiday when you find a great package on your desk! Last week I won a giveaway (actually my first one) from http://eastwesteverywhere.blogspot.com  and surprisingly in a week I got my great mail from Shangching. I want to thank her again for her great presents and nice letter. 


Herkese iyi haftalar diliyorum.

I wish a good week for all.

Tatilden Dönüş

Scroll down to read in English

Tatile neler yaptım?

Burada dalgalarla oynadım. I enjoyed the waves here. Kıdrak Koyu / Kidrak Beach 


Burada tüplü dalış yaptım. I dived here.  @Ölüdeniz


Deniz, güneş, kindle, çilekli mojito / Sea, sun, kindle and strawberry mojito! @Çeşme
Tatil kitapları: Hesse Masallar'ın son 50 sayfası, Ejderha Dövmeli Kız, Ayşe Kulin Gece Sesleri ve Goethe Faust. Fena değil :)


Kazdağları... Mount Ida where a nice altar in the name of God Zeus is placed.

"Dertlerin kalkınca şaha bir sunu yolla Zeus'a"

Blogu aktif tutmaya çalışsam da, kimi zaman yorumlara cevap vermekte gecikmiş olabilirim. Umarım siz de hoşlanmışsınızdır geçtiğimiz haftadan.

Sevgiler,

I tried to keep the blog online even though sometimes I was a bit late to response the comments, hope you all enjoyed your week. 


Sincerely,

Fountain Pen Ink Eraser / Dolmakalem Mürekkebi Silgisi

Scroll down to read in English

Yukarıda gördüğünüz bu kalem setini Sirkeci'de bir kırtasiyeden almıştım. Bildiğiniz gibi Pelikano, Pelikan'ın çocuklar ve gençler için giriş seviyesindeki markasının ismi. Pelikano markalı başka kalemlerim olmasına rağmen mürekkep silicisi ile birlikte geldiği için kalemi denemek istedim. Hem ucunda, dolmakalemle uzaktan yakından ilgisi olmayan kızkardeşime hediye edip, hayır duasını almak var. 

I bought that pen set above from a Stationery shop in Sirkeci. (By the way, if you are reading this as a stationery and fountain pen lover or collector and if you plan to visit Istanbul, don't forget to visit Sirkeci. It is really close to the historic peninsula and you can find a lot stationery stores within a small area) As you know, Pelikano is the fountain pen 101 level brand of Pelikan which targets children and youth. Even though I have a few Pelikano pens, I wanted to try this particular pen, since it comes with an ink eraser.  And at the end, I can give this pen to my sister who doesn't understand from fountain pens and make her happy :)


Gördüğünüz gibi, kalemin ucu, bildiğimiz Pelikano'ların basit, düz ve dayanıklı uçlarından, yanında 6 adet 4001 kısa kartuş geliyor ve onun yanında da, bir tarafı ince keçe uçlu mavi kalem, diğer tarafında da, beyaz kalın ve mürekkebi silen bir uç var. 

As you can see, nib of the pen is standard plain and durable Pelikano nib and comes with 6 4001 short cartridge and along these, there is a pen with a fine felt tip at one side and a white broad nib erasing the fountain pen ink. 


Kalem ıslak yazıma sahip ve ucu oldukça yumuşak. Daha sonra bir inceleme de yapabilirim bu kalem hakkında. Aslında nasıl silindiğini göstermek amacıyla yazmıştım yukarıdaki satıları ama, daha sonra Mevlana'nın söylediği bir şeyi silmeyi içim elvermedi. Bu yüzden minik kalpler çizerek, onları sildim. Bence silginin performansı oldukça iyi.

This pen is a wet writer and has a quite smooth nib. I can make a review on this pen in the following days. Normally I wrote those lines to try the eraser but then I didn't feel like erasing the quotes of Mevlana Rumi. Therefore, I draw some little hearts and erased them. I think the performance of the eraser is pretty good. 



Bu arada, silgiyi diğer mürekkeplerde denedim ancak onlarda işe yaramıyor. Hatta Pelikan Edelstein mürekkeplerde de işe yaramıyor ama 4001 mürekkebi oldukça iyi siliyor.

Sevgiler,

By the way, I tried this eraser with other inks but it doesn't work. It doesn't work even with Pelikan Edelstein inks but it  erases 4001 inks pretty good. 

Sincerely, 

Deffter Notebook Review / Deffter Defter Incelemesi

Scroll down to read in English

Bugünkü defterimiz "Deffter" markasına ait Kediler (Oyuncu) isimli defter. Gördüğünüz gibi kapağında da totişini lıp lıp yalayan bir kedi ve kedilerin özelliklerine yazılmış güzel bir iki satır mevcut. Eğer defterdeki tek kedi bu zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Daha neler var neler!

Today's notebook is Cats from the brand: Deffter. As you can see, there is a kitty licking its bottom and a few lines praising cats on the cover. And if you think that it is the only cat in the notebook, you are wrong. There is more!


Görüldüğü gibi arkasında da, mama için yalakaca bakan, sevimlilik yapıp rızkını çıkaran, esneyen ve uyuyan kediler de mevcut. Defterin fiyat bilgisi normalde üzerinde basılı ancak bana kendisi kedilerim babası Uzun Engin Efendi tarafından hediye olduğundan fiyat kısmının üzeri daksillenmiş. (Bana tipex diye gelenin kalbini kırarım :p) Tam bir nasıl "kedili deli kadın" oldum hikayesi. Evde o kadar kedili obje, öyle kekomançi iki kedi var ki, yavaş yavaş kedili kadın olacağım ve iş işten geçtiğinde anlaşılacak. 

As you can see, there are some cats on back cover, who are fawning, looking cute for the food, yawning and sleeping. Normally, price information is printed under the barcode. However, since this notebook is a gift from my dear Long Mister Engin who is the father of my cats, it was covered with correction fluid. It is a total story of  "How I become a crazy cat lady". There is so much cat shaped thing at home including two cats, I will become a crazy cat lady and no one will notice until it is too late. 


Defterin arka kapak sayfasında da, kağıt ve üretici firma bilgileri mevcut. Merak edenler için, yeri Bostancı Lunapark'a çok yakın. Ben bir defasında önünden geçtim ama saat 6'yı geçtiği için kapalıydı. Vitrinden ciğerci kedisi gibi bakınıp durmuştum. Defterin kağıdı "enzo kağıt" denilen bir kağıttan. Bu da kitaplarda kullanılan, sarı, gözü yormayan ancak maalesef kırçıllanmaya eğilimli bir kağıt çeşidi.

There are paper and company information on the inner back cover. The company store is really close to Bostanci Amusement Park. Once, I pass through but it was already 18:40 and the shop was closed. So I looked desperately inside as a cat looking to a butcher shop. The paper used in the notebook is called "enzo paper" which is normally used in books, yellow and eye-friendly. However, it has a natural tendency for feathering. 


Kağıdın niteliği dolmakaleme müsait değil, balığı kavağa tırmandırmaya gerek yok. Bu yüzden rollerball gibi, Stabilo gibi, tükenmez kalem gibi kalemlerle denedim. 

The paper of the notebook is not suitable for fountain pens. So there is no need to force a fish to climb a tree. Therefore, I tested it with rollerball, Stabilo and ballpoint pens. 


Sadece DONG-A Fineliner'da bir miktar bleeding (yani arkaya geçme) yaptı. Stabilo ve Rollerball kalemde ise arka sayfaya yazmayı keyifsiz kılacak miktarda "gösterme" (show through) yapıyor. Ancak eğer, ballpoint dediğimiz tükenmez kalemleri kullanmayı seviyorsanız, bu kağıt ve dolayısıyla bu defter tam size göre. Kağıdın yapısı nedeniyle tükenmez kalemle çok rahat yazabilirsiniz. Ancak satır aralığı 6 mm olduğundan eğer yazınız büyükse, satır atlayarak yazmanız gerekebilir. 

Bu arada, bir fikri mülkiyet hakları üzerine çalışan bir avukat olarak Deffter markasına buradan seslenmek ve markalarının biraz zayıf olduğunu söylemek istiyorum. Bence yol yakınken dönün :)

Only DONG-A Fineliner made a little bleeding (the green point). There has been show through with the Stabilo Point 88 and Rollerball which can quite increase your writing pleasure when using the back. However, if you like using ballpoints, this paper and notebook is absolutely for you. You can write flawlessly due to the soft quality of the paper. However, since the line spacing is 6 mm, you should need skipping lines if you have a big sized handwriting.

And being a lawyer working on intellectual property rights, I would like to say that Deffter is a weak brand. For example it is a brand like Notebbook.

Bu kadar kedi demişken bunlar da benimkiler, Patik ve Torik'e merhaba deyin!!!
Talking that much about cats, say hello to my cats: Patik and Torik!!!



Platinum Plaisir Fountain Pen

Scroll down to read in English

Dolmakalemseverlerin temel problemlerinden biri de, çok sayıda dolmakalemi aynı anda kullanmaya çalışmaları ve eninde sonunda, kalemlerinin birinin ya da bir kaçının içindeki mürekkebin kurumasıdır. Platinum Plaisir'in özel kapağı vesilesiyle neredeyse 1 yıl boyunca mürekkebi kurumadan kalabildiğini öğrendiğimden beri Plaisir almak istiyordum. 

One of the main problems of fountain pen lovers is; inking too many fountain pens at the same time and eventually getting ink dried inside the pens. Since I have learned that Platinum Plaisir prevent ink from drying with its special cap mechanism up to a year, I wanted to get a Plaisir. 



Bu kalemin en çok kıyaslandığı kalemlerden biri, ucu nedeniyle Platinum'un plastik gövdeli Preppy'si. Ancak, ucu dışında herhangi bir benzerlikleri mevcut değil. Zira, Preppy'nin kırılmaya müsait plastik gövdesine karşın, Plaisir'de anodize aluminyum bir gövde mevcut. Anotlama işlemi, özellikle aluminyum gibi hafif metallerin üzerinin, dayanıklılığı arttırmak amacıyla özel bir şekilde kaplanmasına deniyor. Bu yüzden de, Plaisir'in gövdesi, anodize aluminyum, ipeksi, çizilmeye karşı dayanıklı olarak geçiyor. Plaisir'ler, siyah, mavi, altın (dore), yeşil, pembe, kırmızı ve açık mor (violet) rengi gövdelerle satılıyorlar. Her bir kalemin ucu, gövde rengi ile uyumlu. 

Plaisir is generally compared with Platinum Preppy due to the resemblance of their nibs. However, among two of them, nothing is common except their nibs. Because, in response for Preppy's plastic and crackable body, Plaisir has an anodized aluminium body. Anodizing is, a special coating which covers the light metals, especially aluminum in order to foster the durability.  Therefore, Plaisir's body is referred as anodized-aluminium, silky, scratch resistant. Plaisirs' are comes as, black, blue, gold, green, pink, red and violet and nib of pens is matching with the body color. 


Platinum kalemlerdeki genel bir özellik olarak bu kalemer Platinum'un kendine özgü kartuşlarıyla ya da dönüştürücüleri ile çalışıyorlar. Ve maalesef Platinum kartuşlar, Pelikan ya da Lamy gibi her an, her yerden bulunabilen kartuşlar değil. Ancak, bir kere alırsanız (ki kalemi aldığınızda içinden bir kartuş çıkıyor zaten), şırıngayla doldurmak suretiyle defalarca kullanabilirsiniz. Ben şahsen, diğer marka kartuşları da o şekilde kullanıyorum.

As a general feature of Platinum pens, it only complies with Platinum cartridges or converters. And unfortunately, they are not commonly found in Turkey like Pelikan or Lamy. However, if you get it once, (besides, pen comes with a cartridge inside) you can use it several times, filling it with a syringe. Personally, I use other cartridges like this either. 


Kalemin teknik özellikleri yukarıdaki gibi. Benim şahsen çok sevdiğim bir kalem oldu. Buraya kayıt düşmek için de fiyatını belirtirsek, kendisi 40 TL'ye Sirkeci Yeni Zaman Kırtasiye'den alınabilir ve Lamy'e bir alternatif olarak düşünülebilir. 

Sevgiler,

Technical features of the pen is like above. Frankly, I did like Platinum Plaisir so much. In order to make a record here, the price is 40 TL (20 EUR) and it can be bought from Sirkeci Yeni Zaman Stationery Shop and could be an alternative for Lamy. 

Sincerely, 

Scrikss Duo Pen

Scroll down to read in English


Scrikss'in kırtasiye raflarını domine ettiğini söylemiştim. İşte bu kalem de, o raflardan gelip bir şekilde benim beğenimi kazandı. Bir tarafı rollerball, diğer tarafı fosforlu olan bu kalemcik, oldukça yaratıcı bir şekilde (!) Duo Pen olarak isimlendirilmiş. Highlighter kısmı bildiğimiz turuncu fosforlu kalem. Herhangi bir özelliği yok, ancak rollerball kısmı, gerçekten tok bir siyah renge ve oldukça akıcı bir yazıcılığa sahip. Ayrıca, çabuk kuruyan roller mürekkebi, highlighter ile de dağılma yapmıyor. Gündelik hayatımda sürekli olarak dolmakalem kullanmama rağmen, bu tarz kalemleri, kısa süreli seyahatlerde, özellikle de uçak seyahatlerinde kurtarıcı oluyorlar. Bu arada, kalemin her iki kapağı da birbirinin arkasına takılabiliyor. Belirtmezsem olmaz 2,5 liralık fiyatı ile de bence fiyat performans olarak oldukça başarılı. 

Sevgiler,

I told you before that Scrikss is dominating stationery shelves in Turkey. And this very pen, gained my appreciation. This pen, having rollerball on one side and highlighter on the other is named as Duo Pen. (You don't say??!) Highlighter part of the is regular plain ol' highlighter. Nothing special. However, rollerball part has a strong black ink and flows on the paper very well. Besides, quick drying rollerball ink is not smearing with the highlighter. Even though I use fountain pens all the time in my everyday life, those pens are great for short trips, especially if you are travelling by plane. By the way, both caps could be posted on their tops. And I feel obliged to state, it is only 2,5 TRY (approximately 1 EUR) and despite that little price, it makes a good job.

Sincerely,

Holiday / Tatil (Yazarımız Yıllık Izninin Bir Bölümünü Kullandıgından...)

Scroll down to read in English
Kaynak / Source

Tatil kelimesi Türkçe'ye Arapça'dan geçme ve "ttl" kelime kökünden geliyor. Atalet, hareketsiz durma anlamına sahip. Oysa bugüne kadar, tüm tatillerde, kısa bir zamana bir çok yeri sığdırmaya çalışıyorduk. Hatta bir keresinde özel bir turla Hindistan'a gitmiştik. Tur programı çılgıncasına yoğundu ve sabah 7'de başlıyordu. Ancak o civarda benim görmek istediğim ama tur programında olmayan bir tapınağı görmek için bir rikshaw tutup sabahın 4'ünde yola çıkıp, 7'de geri dönmüştük. Ancak bu sene, hem ben hem de Uzun Engin Efendi, o denli yorgun hissediyoruz ki, kelimenin tam anlamıyla tatil yapmaya, tüm günü yatarak, hareketsiz bir şekilde geçirmeye karar verdik. 

Tabi, ben çalışkan bir blogger olduğum için, otomatik olarak yayınlanacak bazı postlar hazırladım. Tatil boyunca internet bağlantım olacak, en azından 3G'den bağlanabileceğim. Yorumlarınızı yayınlayıp, iPad'den cevap bile yetiştirebilirim. 

Görüşmek üzere!

PS: Bu arada, pembe bikinili olan benim! Nasıl yakışmış mı?

CONTINUE to READ in ENGLISH

Notebook Personalization with Uni Posca / Uni Posca ile Defter Özelleştirme

Scroll down to read in English

POSCA, Uni'nin renkli ve kalıcı mürekkepli kalemlerinin genel adı. Kalın uçları, ince uçları ve envai çeşit renkleri var. Ben de kalemi alır almaz, ilk denememi bu Aniki defter üzerinde yaptım ama tipik Yay burcu sabırsız bir insan olarak, acele ettiğimden gördüğünüz gibi, bazı yerleri lekeledim. Siz uygulamayı yaptıktan sonra kurumasını bekleyin olur mu :)

POSCA is the name of colorful and permanent ink pen line of Uni. They have broad tips, fine tips and great variety of colors. I did my first try on that Aniki notebook as soon as I get the pens. However, as a typical Sagittarius, I am impatient and as you can see I smeared it. While you are making the application just don't forget to wait like me :)

Photo of the Day / Günün Fotografi Vol. 12



Günün kalemi: Lamy Al-Star Kahverengi Fine (ince) Uç
Günün kitabı: Siddhartha/Hermann Hesse
Günün içeceği: Lipton Orange Jaipur Çay

Aslında, okumalarımı, din, mitoloji, okült, ezoterizm ve mistisizm üzerine yapıyorum. Ama bazen, zihnimi dağıtmak için bir süreliğine roman okuyorum. Idefix'ten de Hermann Hesse setini sipariş ederken, (cahilliğime verin) Hesse'nin doğu mistisizmine bu kadar değinen bir yazar olduğu konusunda fikrim yoktu. Ancak, Siddiharta'yı, Demian'ı, Masallar'ı ve Doğu Yolcuğulu'nu okuduktan sonra kendisini çok sevdim. Eğer hala tanışmadıysanız, şiddetle tavsiye ederim.

Sevgiler,


Pen of the Day: Lamy Al-Star Brown Fine Nib
Book of the Day: Siddhartha/Hermann Hesse
Beverage of the Day: Lipton Orange Jaipur Tea

Normally, I do my readings upon my area of interest, religion, mythology, occult, esoteric and mysticism. However, sometimes I feel like I need to relax my mind so, I read novels for a while. While ordering Hermann Hesse set, (my ignorance) I had no idea that Hesse has so much reference to east mysticism in his books. I did liked Hesse and if you haven't met him yet, strongly recommended. 

Sincerely,

The Netherlands Visit / Hollanda Seyahati

Scroll down to read in English

Ortaokulu bitirdiğim sene, babam çocukların karakterlerinin ancak yatılı okulda gelişebileceğini düşünerek beni yatılı okula göndermişti. Eğer siz de, hayatınızın bir kısmında yatılı okuduysanız, aynı okulda okuyan, aynı yurtta ve hatta aynı odada kalan insanlar arasında nasıl bir arkadaşlık bağı kurulduğunu az çok bilirsiniz. Ayşe de, benim aynı odayı paylaştığım biricik arkadaşım, bu haftasonu Amsterdam'da evlenince, ben de onun bu mutluluğuna ortak olmak için Amsterdam'a gittim. Ona ve eşine, uzun, mutlu ve güzel bir hayat diliyorum. Ve evet, oraya gitmişken de, kırtasiye ve özellikle de biraz dolmakalem bakınmaya niyetlendim. Ancak, kısıtlı bir zaman içerisinde yaptığım alışverişlerimde, sadece bu defterleri alabildim. Zaten, Amsterdam'daki bu kırtasiye  yokluğu beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Ayrıca, ünlü mürekkepçi ve kırtasiye P. W. Akkerman'ın da Kalverstraat üzerindeki dükkanını kapatması üzücü. 



Peki neler aldım? İki adet fazla kızsal Paperchase defter. (Birinin, kağıdı beyaz, çizgileri pembe) Bir Paperchase Spectrascope renkli defter. Bu defterin sayfaları renkli renkli ve koparılabiliyor. Not kağıdı ya da mektup kağıdı olarak kullanılabiliyor. İki adet Hermitage Amsterdam defter (Biri sizin için!) Bir Paperchase Yumuşak Deri kaplı Defter. (Kahverengimsi olan) Bu defterle ilgili beklentim yüksek, çünkü kağıdı 145 gsm! Bir adet Kimmidoll Ufak Ajanda, bir adet Penguin 1984 defter. (George Orwell seven el kaldırsın) Paperchase kart ve zarf seti, yine! Paperchase ucuz bir dolmakalem, bir miktar Twinings çay (Çaya bayılıyorum), Cerruti 1881 parfüm (kalp notası yasemin, üst notası frezya ve temel notası sandal ağacı), dünyanın bence en iyi tütsülerinden biri olan Nippon Kodo tütsüler, arkadaşım Filkan için oyun kartı ve fotoğrafta bulunmayan bir miktar yiyecek! Umarım yakın zamanda burada gördüklerinizin bir incelemesini yapacağım ama aslında çok da yakın bir zamanda olması mümkün değil, çünkü gelecek hafta tatile gidiyorum. 

Siz seyahate gittiğinizde neler alıyorsunuz?

Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Scrikss 75 and 85 Fountain Pen / Scrikss 75 ve 85 Dolmakalem

Scroll down to read in English

Scrikss dosyasına devam ederken, ikinci kalemimiz de, Scrikss 85. Plastik kapaklı olan 85, metal kapaklı olan 75 olarak geçiyormuş. Daha doğrusu ben 85 olduğunu düşünüyorum. Ancak doğruluğunu kontrol edebileceğim bir envanter maalesef mevcut değil. Hatta Vintage 17'nin aksine, bu kalem, Scrikss'in kendi sitesinde de yer almıyor. Görüldüğü gibi, dış görünüşünde yine herhangi bir numara yok! Düz, basit, lalettayin bir dolmakalem. Ancak ucu bildiğimiz uçlardan biraz farklı. 




Yarı gizli yarı açık bir uç yapısına sahip Scrikss 85. Ayrıca, diğer kardeşlerinden olan Scrikss Vintage 71 ve 17'ye göre daha yeni tarihli olduğundan ince (F) değil, orta kalınlıkta (M) bir uca da sahip.

Teknik olarak baktığımızda, metal kapaklısı kapağı ile birlikte 17.6 gram, kapaksız ise, 9.5 gram. Plastik kapaklı olanı ise, kapağı ile birlikte 13.6 gram ve kapaksız olarak 9.6 gram. Burada da birbirinin aynısı olan iki gövde arasında 0.1'lik bir fark mevcut. Uzunluğu ise, kapağı kapalı halde 13.8 cm, kapağı arkasına takıldğında 16 cm ve kapaksız gövde boyu 12.8 santimetre. Mürekkep dolumu ise, iyi gizlenmiş bir piston mekanizması sayesinde gerçekleştiriliyor. 


Genel anlamda, ucu oldukça yumuşak yazan ve hafif bir kalemle karşı karşıyayız. Yine olumsuz özelliği, kalemin kapak noktasında, iyi oturmama ve çabuk çatlama şeklinde kendini gösteriyor. Scrikss'in ömür boyu garanti politikasını düşününce kapağın çatlaması sıkıntı yaratmayabilir. Ama kapak tam oturmadığından çantada ya da kalem kılıfında taşırken bile açılabiliyor ve mürekkep kururken sağa sola da bulaşıyor, leke yapıyor vs. . Şu anda bulunmamakla birlikte, bu kalemi bulabilirseniz ve fiyatı da uygunsa, bir adet edinilebilir. Elbette yanınızda taşımamak, masada kullanmak şartıyla.

EDIT: Scrikss'ten aldığımız bilgiye göre, bu kalemlerden plastik kapaklı olanı 85, metal kapaklı olanı ise 75 ismi ile anılıyormuş ve 70'li yıllardan 90'lı yıllara kadar üretilmişler. Ucun bu şekilde yarı açık olmasının sebebi de Devlet Malzeme Ofisinin Vintage 17 gibi, kapalı uçlu kalemleri tercih etmemesi imiş. 

Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Bethge Hamburg Ink No:6

Scroll down to read in English

Istanbul'un AVM'lerle dolmasının bir zorunluluk olduğunun farkındayım. Malum, sadece haftasonunu bir arada geçirebilen, özellikle de çocuklu aileler için otoparkıyla, sinemasıyla, marketiyle her şeyi bir arada halledebilecekleri tek yer alışveriş merkezleri. Ama bir kırtasiye sever olarak, alışveriş merkezlerinin hemen hemen hepsinde aynı mağazaları ve dolayısıyla aynı ürünleri görmekten sıkıldığım için sokak aralarında gezmek, gördüğüm dükkanlara, kırtasiyelere uğramak benim için zevk. Ayrıca, bilgimi görgümü arttırması da cabası. Bu mürekkebi de, Nişantaşı Karum Kırtasiye'de buldum. Markası, buzlu cam şişesi, renk ismi yerine numalarla ayırt edilebilmesi ile alıştığımız mürekkeplerden biraz farklıydı. Bu nedenle alıp çıktım. Eve gelip incelerken bir de ne göreyim! Altında J. Herbin yazıyor. Bir an için kendimi aldatılmış hissetsem de, hemen sonrasında internette araştırmaya başlayıp, o duygumdan az da olsa kurtuldum :) Meğersem, bir çok marka gibi, bir Alman markası olan Bethge de mürekkeplerini J. Herbin'e yaptırıyormuş. 

I know, it is a necessity that Istanbul is full of shopping malls. Shopping malls are inevitable for the families especially with children who can only spend their weekends together. Shopping malls are one stop shop with parking lot, cinema and supermarkets. However, as a stationery lover, I am quite bored seeing same chain stationery stores and same goods in every mall. Therefore, wandering through streets and stopping by no-name stationery shops is a pleasure for me. Besides, it is a plus increasing my knowledge and experience. I found that ink from Nisantasi Karum Stationery. It was an unusual brand in a frosted glass bottle and numbered color, instead of a color name. Therefore, I bought it immediately. When I came home and start looking at my purchase, I noticed that it is writtten J. Herbin on the bottom! For an instant moment I felt deceived. But after I made a search in internet and get rid of my feeling :)  Actually, like a lot of brands, Bethge, a German brand, having made its inks by J. Herbin. 




Bu fotoğrafı da özellikle eklemek istedim. Çünkü aslında 3. saniyeden sonra mürekkep oldukça kurumuş oluyor ancak, çizgi ve harflerin bittiği noktalarda kalan ıslaklık yüzünden kuruma süresi artmış gibi oluyor. 

I wanted to add this photo especially. Because, after 3rd second, ink considerably dries but the points end of the lines or letters remains wet, so it increases the drying time. 

Keep Calm and Write On

Kaynak

Şunun şurasında tatile 10 günden az zaman kaldı. Deniz, kum, güneş güzel de, şöyle yeni yıkanmış bir avluda, sakince oturup bir şeyler yazmayı da özlüyor insan...

There is less than 10 days to my summer vacation. Sea, sandy beaches and sun are also nice, but I miss sitting on a newly watered yard, writing things down in a calm manner...

Iridium Point Germany : What the hell is that?

Scroll down to read in English



Dolmakalem severlerin kafasını en çok karıştıran meselelerden biri de "Iridum Point Germany" uç meselesidir. Kimi çok iyi, kimi çok kötü olabilen bu uçlar hakkında araştırma yaparken, Edison Pen Company'den Brian Gray'in bu konudaki makalesine denk geldim. Kendisinden izin isteyerek bu makaleyi Türkçe'ye çevirdim. Konu oldukça uzun görülebilir ama Brian sadece Iridium Point Germany'nin ne olduğunu açıklamakla kalmamış, aynı zamanda iyi bir ucun nasıl anlaşılacağını da fotoğraflarla açıklamış. Bu nedenle, makaleyi sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. Brian Gray'e de bu makaleyi paylaşmamıza izin verdiği için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Eğer İngilizcesinden okumayı tercih ederseniz, bu linkten ulaşabilirsiniz.


One of the most disorienting issues for fountain pen lovers is: "Iridium Point Germany" nib issue. While I was conducting a research about Iridium Points which sometimes can be perfect and sometimes dreadful, I came across with the article of Brian Gray from Edison Pen Company. With his permission, I translated this article into Turkish. It might seem very long but Brian Gray is not only illuminating us about what is an Iridium Point Germany nib but also explains how to spot a good nib. Therefore, I strongly recommend you to read it through the end. I also want to thank again to Brian Gray for letting me to share this article with you.

If you would like to read the article in English, you could follow the link.

"Çok sayıdaki online foruma yaptığım ziyarette, bana ulaşan e-maillerde ve müşterilerimle konuşurken fark ettim ki; Iridium Point Germany (IPG)'nin gerçekte ne demek olduğuna dair çok fazla sayıda anlayış mevcut."

Iridium Point Germany, çoğunlukla çelik uçların üzerinde yer alan bir üretici damgasıdır.

Kimileri, tüm IPG uçların Çin'de yapıldığını varsayarken, kimileri de, tüm IPG uçların Almanya'da üretildiğini varsaymakta. Kimilerine göreyse, IPG uçlar, IPG işaretini taşımayan uçlardan daha az kaliteli.

Bu nedenle, IPG'nin ne demek olduğunu açıklayabilmek açısından bu konuya da değinmek isterim.


Öncelikle, "iridyum" terimine değinmek gerekiyor. İriduum uç topu (tip, uç topu: dolmakalem ucunun en ucundaki yuvarlak kısım) materyallerine verilen genel isim. Ancak, bir dolmakalemin ucu nadiren iridyumdan yapılır ve neredeyse hiç bir zaman da tamamen iridyum olmaz. Genellikle, platin, osmiridyum veya çeşitli metallerin alaşımlarından yapılır. Bu nedenle, dolmakalem endüstrisinde, iridyum, içinde iridyum bulunmasa bile uç topunun yapıldığı materyale verilen isimdir.

IPG'ye geri dönersek... IPG basitçe, Almanya'dan alınmış iridyum uç topu materyalidir. Herhangi bir uç üreticisi, uç topu materyallerini Almanya'dan alıp, uçları diledikleri yerde üretip yine de ucun üzerine IPG damgası basabilirler. Bu hukuka aykırı değildir. Zira bu durumda, IPG'nin "Germany / Almanya" kısmı uç topu materyaline atıfta bulunmaktadır. Ama eğer, Almanya'da üretilmemiş bir ucun üzerinde "Made in Germany" ibaresi basılmış olsaydı, bu hukuka aykırı olurdu.

Peki bu durumda IPG gerçekte ne anlama geliyor? Şu anlama geliyor: herhangi bir standartta üretilmiş her uç IPG olarak damgalanabilir. Neticede, tüketici elinde IPG uç tutuyor olabilir ve/veya kalem üreticisi de üzerinde damgalanan şeye rağmen, uçlarının kaynağını açıklamakla yükümlü olur.

Ben daha önce, çelik IPG uçlarla ve Hindistan ya da Çin'de yapılan altın uçlarla çalıştım ve genellikle düşük kalitedeydiler. 10 uçtan sadece 5'i kabul edilebilir durumda ve kabul edilebilir derken, kastım, ben onları iyi yazacak şekilde ayarlayabilirim. Yoksa, 10 uçtan 9'unun ayarsız haliyle düzgün yazması mümkün değil.

Ayrıca, Almanya'da üretilen IPG uçlarla da çalışma fırsatım oldu ki, onların kalite kontrolleri neredeyse dünyadaki diğer uç üreticileri kadar iyi işliyor. 10 uçtan 10'u da harika uçlardı. Ama yine de, uçlar bu Alman şirketlerinden gelse de, nadiren ekstra ayar ve ihtimam gerektiren uçlar da çıkabiliyor. Alman yapımı hiç bir IPG uç hatırlamıyorum ki, iyi yazması için ayarlayamamış ve vazgeçip çöpe atmış olayım. Ancak aynı şeyi Çin ya da Hindistan IPG uçlar için aynı şeyi söylemem maalesef mümkün değil.

Ve, meseleyi daha da karıştırmak için, bazı çelik uçların üzerinde hiç bir işaretleme mevcut değil.

Özetle, IPG yanıltıcı olabilir. Her uç üreticisi uç topu materyalini Almanya'dan alabilir ve uçlarını olduğundan daha kaliteliymiş gibi gösterebilecek şekilde, hukuka uygun olarak uçlarına IPG damgası koyabilir.

JoWo ve Bock, dağıtım yapan iki büyük Alman firması. Bu firmaların her ikisi de, mükemmel uçlar üretiyorlar. Açıkçası, dünyanın en iyi uçları da genellikle bu iki şirketten gelir. Tabi, burada birisi "Peki ya Schmidt?" sorusunu sorabilir. Schmidt uç üretimi yapmıyor, uçlarını JoWo ve Bock'tan alıp, montaj ve dağıtımını yapıyor.

Uçlarını kendileri üreten Montblanc, Pelikan, Nakaya gibi firmalara gelince, menşe ülkesi sır değil. Şirket uçlarının kaynağını açıkça belirttiği müddetçe bu konuya değinmeye gerek yok.

Edison Pen Company'nin genel müdürü olarak, belirtmeliyim ki, elimizdeki tüm uçlar, postaya verilmeden önce tarafımdan ayara tabi tutuluyor ve yazım testi uygulanıyor. IPG olarak damgalanmış olsun ya da olmasınlar, sadece en iyi kalitedeki Alman malı uçları kullanıyorum. Her ne kadar, bizim uç üreticimiz dünyanın en iyi uçlarını sunuyor olsa da, kalemlerimizde nadiren gerçekleşecek bir defoyu dahi istemediğimizden, hem ayar hem de yazım testi yapıyoruz. Bana kalırsa, hangi şirket tarafından üretilirse üretilsin, her ucun tüketiciye gönderilmeden önce kontrol edilmesi ve denenmesi faydalıdır. Bana göre, denemedikçe, her uçta akışta küçük dalgalanmalar ve yazımın değişkenlik göstermesine sebep olabilecek pürüzsüzlük, besleme, yanlış hizalanmış damak gibi sıkıntılar olabilir.

Peki en nihayetinde tüm bunlar ne anlama geliyor?

IPG'yi bir kalite göstergesi olarak algılamak hiç bir zaman güvenli değildir. Eğer üretici ya da dağıtıcı ucun kaynağını açıklamıyorsa, o zaman yapacağınız şey büyüteci elinize almaktır.

Benim size tavsiyem 10, 15, 20 ya da 30 kat büyüten merceklerdir. Ben şahsen 15 ya da 20 kat büyüten ışıklı büyüteçlerden kullanıyorum.

Şimdi, önemli olan 5 husustan bahsedeceğim.

Uyarı - aşağıdaki yorumlar ve fotoğraflar benim uçları nasıl ayarladığıma dair kendi yorumlarım ve iyi bir uçtan beklentilerim ve uç ayarlama konusundaki kendi felsefemdir. Aşağıdakiler, genel olarak 10 üzerinden 6-7 civarında yumuşak yazan bir ucu ayarlarken tipik olarak baktığım hususlar ve kutudan çıkar çıkmaz ne görmek istediğimdir. Kimi dolmakalem kullanıcıları uçlarının oblik bir yazım stili için ayarlanmasını, kuru/yoğun bir akış, ekstra diş, yüksek/alçak yazım açısı gibi şeyler isteyebilirler. Bu durumlarda, birazdan görecekleriniz uygulanmaz. Aşağıdakiler iyi bir standart uca uygulanacak basit kurallardır ve bir çok insan için de iyi niteliktedir. Aşağıda yazılanlar herkes için uygulanacak kurallar olarak addedilmemelidir. Aşağıdakiler aynı zamanda, tipik Alman yapımı #6 uca uygulanacak nitelikte. Ayrıca, bu anlatacaklarım her uç üreticisine de uygulanamayabilir, özellikle Japon yapımı uçlardaki durum tamamıyla farklı olabilir.

1) Uç topunun dişlerinin, sanki sizi gözünüzden bıçaklayacakmış gibi doğrudan size doğrultulmuş olup olmadığına bakın. Eğer öyleyse, en uç noktaya kadar mı değiyorlar yoksa, en dipte buluşamıyorlar mı? Dip ama en tepede değil? Aralarında boşluk var mı? Dikkate değecek kadar mı? Hizalılar mı?

Uç topunun dişlerinin birbirine teması ve tüm yüzeyde temas etmeleri genellikle kabul edilebilirdir. Ayrıca, çok ufak bir aralık da normaldir. Ama büyük bir aralık kabul edilemez. Eğer uç dişleri en tepede birbirlerine değiyorlar ancak dipte bir boşluk varsa, bu da olabilir. (Burada, şunu aklınızdan çıkarmayın, uç topu dişlerinin iç yüzeyleri yuvarlak olmadıkça bu bir "bebek-poposu" değil ve boşluk oldukça az) Eğer uç topu dişleri en dipte temas ediyor ve en tepede etmiyorsa, bu genellikle istenilen bir şey değildir. Ve eğer uç topu dişleri yanlış hizlanmışsa, bu iyi değildir.





Bu dişler, büyüteçle bakıldığında açıkça yanlış hizalanmış. Büyüteçsiz olarak bunu görmek pek mümkün olmaz. Smoothness (pürüzsüzlük) problemlerinin %95'i de bu yukarıdakinin aynısıdır. Uç topu dişlerinin genellikle pürüzsüzleştirilmesinden ziyade, hizaya sokulması gerekir.





Uç topu dişleri fazla ayrık.





Dişlerin hizalanması oldukça iyi ancak sol diş bir tık yüksek. Bu büyük ihtimalle ucu etkilemeyecektir ama yine de iyi görünse bile, ben olsam sağ dişi ufak bir dokunuşla yükseltirdim.




Bu dişler, mükemmel şekilde hizalanmış. Bu uç büyük ihtimalle mükemmel derecek iyi. Ama ben yine de, en dibinde, ufak bir boşluk görmek isterdim.





Bana göre, bu dişler oldukça ideal. Hizalama mükemmel ve en dipte de çok ufak bir açıklık mevcut.

2) Uçtaki yarığa dikkat edin. O yarığın hafifçe daraltılması ya da en azından hava deliğinin olduğu kısımdaki açıklıkla aynı aralığa getirilmesi gerekir.




Ucun yarığı, uç topuna doğru genişliyor. Burada kesinlikle akış problemleri mevcut.




Uç yarığı, uç topuna doğru daralıyor. Bu iyi.


3) Yandan, damakla uç arasındaki temassızlığa bir bakın. Burada mutlaka bir temas olmalıydı. Eğer damakla uç arasında bir açıklık görüyorsanız, orada akış problemleri yaşamanız olasıdır. Damak ve uç arasına bir parça kağıt koymayı denediğinizde, kağıt o araya girememelidir.




Damak ve uç birbirleriyle temas halinde değil, bu iyi değil.





Damak ve uç, damak boyunun tamamında temas halinde. Bu iyi.

4) Damağın uçla hizalanmasına bakın. Uç gökyüzünü gösterirken ve damak size dönükken, damak ve uca baktığınızda, dişlerin tam orta noktasına doğru hizalanmış mı bunu görmeye çalışın. Ucu ters çevirin ve damaktaki mürekkep kanallarının, hava deliği ile hizalı olup olmadığına bakın. Bu durum kesinlikle büyüteç gerektirir ama mürekkep kanalını hava deliğinin içerisinden görmeniz gerekir. Bazı uçarda hava deliği bulunmadığından bunu görmek mümkün olmaz.




Damak sola kaymış şekilde hizalı.




Bu damak, tam ucun merkezinden yukarı doğru hizalı. Bu iyi.






Büyüteçsiz görmek pek mümkün değil ama bu uçtaki mürekkep kanalı hava deliğinin soluna doğru hizalanmış.





Mürekkep kanalı, hava deliğinin tam ortasına gelecek şekilde hizalanmış.


5) Bu, büyük ihtimalle en önemli madde. Kaleme mürekkep çekmek ve onunla yazmak! Yukarıdaki 4 madde, iyi bir ucu anlamaya yönelik oldukça önemli ancak kalemin sizin istediğiniz şekilde yazıp yazmamasıyla ilgili olarak çok az anlam ifade ediyorlar. Bu maddeyle ilgili tek sorun, her zaman bu imkana sahip olmuyor oluşunuz.


Uzun lafın kısası, genel olarak Almanya'da üretilen IPG uçların, Çin'de ya da Hindistan'da üretilen IPG uçlara göre daha iyi bir kalite kontrolden geçtiği doğru. En azından benim tecrübelerim hep bunu gösterdi. Ama yine de, bir Çin ya da Hindistan ucu da gayet iyi yazabilir mi? Evet ama bu biraz gelişigüzel ve genelde denk gelenler oldukça fazla ayar ve çalışma istiyor. Eğer uç ayarlama tecrübeniz çok azsa ya da hiç yoksa, IPG ya da başka herhangi bir uç seçerken, büyütecinizle birlikte yukarıda verdiğim tavsiyeleri kullanın. Bununla beraber, eğer uç incelemeniz için elinizde bulunmuyorsa, Alman yapımı IPG uçlar daha güvenli bir seçim olacaktır.

Peki, IPG damgası herhangi bir kalite belirtiyor mu? Hayır demek daha güvenli olacaktır.

Brian Gray, Edison Pen Company, 9/20/2009


Lütfen dikkat - tüm makalelerim gibi, bu makale de, kendi kişisel tecrübelerime dayanmaktadır ve buyurucu nitelik taşımamaktadır. Herhangi bir hususun gerçeklere aykırı olduğunu düşünüyorsanız, kalem camiasına doğru bilgi vermek ve doğru bilgi almak konusunda büyük çaba göstermekteyim. Bu konuda e-maillere ve yorumlara açığım."
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...