Social Networks and Everything / Sosyal Aglar ve Digerleri

Scroll down to read in English

Bu kısmı gerçekten çok utanç duyduğum için İngilizce'ye çevirmeyeceğim. 

Blog yolcuğuluğuna başlarken İngilizce bir alan adıyla başladım. Çünkü Türkiye'de dolmakaleme, kağıda, mürekkebe bu kadar ilgi olabileceğini tahmin bile etmiyordum. Genellikle yabancı blogları ve yabancı forumları takip ettiğim için bloguma İngilizce bir isim verip, yazılarımı da İngilizce Türkçe yazmaya başlamıştım. Ancak beni utandıracak ve mahcub edecek kadar güzel tepkiler aldım ve ilgi gördüm. Bu nedenle yazılarımı yine iki dilde yayınlasam da blog adımı Türkçe'ye çevirmek istedim. Bunun için yapmam gereken şey basitti. Türkçe alan adımı satın alıp, bloguma yönlendirmek. Ama maalesef işler istediğim gibi gitmedi. Önce daha önce blogumun linkinin olduğu yerlerden, link çalışmıyor, site açılmıyor gibi mesajlar geldi. Ben bunların tamamen teknik şeyler olduğunu düşündüğüm için, teknik açıdan kontrol edip üzerinde pek durmadım. Sonradan anlaşıldı ki, kazın ayağı öyle değil. Bana Sıkça Yaz olan alan adım içerisinde "müstehcen" bir kelime barındırdığı için, güvenli aile filtresine, ya da kurum filtrelerine takılıyor ve örneğin okullarda açılmıyordu. Bu yüzden writetomeoften.com'u da alıp onu da bloga yönlendirerek bu problemi şimdilik aştım. Dediğim gibi şimdilik sorun çözülmüş gibi görünse de, kaynaktaki problem yerli yerinde olduğundan bunu sadece bir Pyrrhus zaferi gibi görüyorum. Kazanmış görünebilirim ama aslında daha büyük planda kaybedilmiş bir savaş... 

Neyse bloguma girmek için şu adresleri kullanabilirsiniz.

writetomeoften.blogspot.com (Bu adresten girdiğinizde www.banasikcayaz.com'a yönleniyor. Eğer güvenli aile filtresi kullanıyor ya da bir kurum ağından giriyorsanız, bunu tercih etmeyin)

www.banasikcayaz.com (Yukarıda belirttiğim gibi, güvenli aile filtresi ile ya da kurum ağlarından bu adrese giremeyebilirsiniz)

writetomeoften.com (Başında www YOK) (Bu adresi kullanarak aile filtresi engelini ve kurum ağlarını aşabilirsiniz)

Bir de bazılarınızın takip ettiğini bildiğimden sosyal ağlardaki hesaplarımı da paylaşmak istedim.

Instagramda kullanıcı adım writetomeoften. Akıllı telefonu ya da instagram üyeliği olmayanlar da http://instagram.com/writetomeoften/ adresinden girebilirler. Ama her zaman kalem fotoğrafları paylaşmıyorum. Bazen kedi, bazen kozmetik hatta bazen kendi fotoğraflarım oluyor.

Twitter'da da writetomeoften mahlası ile yer alıyorum. Blog yazılarımın linkini, kimi zaman haberleri, kimi zaman sadece aklımdan geçenleri paylaşıyorum. http://twitter.com/writetomeoften linkinden ulaşabilirsiniz. 

Pinterest hesabım da mevcut. Oradaki kullanıcı adımı tahmin edin :) Doğru bildiniz writetomeoften. Güzel kalemler oraya pinleniyor. Bu ara çok aktif kullanamamış olsam da, geri dönüş planlarım mevcut. http://pinterest.com/writetomeoften/fountain-pen-and-inks/ linkten ulaşabilirsiniz. 

Sevgiler,

Zeynep Sosyalağaoğlu


CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked

Scroll down to read in English

Mürekkeplenmiş sadece dört adet dolmakalemle karşınızdayım. Bu bile büyük başarı. Gerçi Pelikan Level 65'in çok büyük bir mürekkep haznesi olduğundan gelecek "Currently Inked" postlarında da kendisini görmeniz olası. Maalesef, bu kalemlerden de hiçbirinin inceleme yazısı yazılmadı. Ama kış günlerinin kısalığı ve fotoğraf çekecek ışık sorunu yaşamam vs. derken bu ara hep taslaklardaki postları kullanmak zorunda kaldım. Ama en kısa zamanda bir tripod edinip, güzel fotoğraflarla karşınızda olmayı planlıyorum.


Pilot Metropolitan: Pilot Mr. olarak da anılan bu kalem, Pilot'un yeni çıkardığı ucuz serisinden. Oldukça hafif ama sağlam ve güzel yazan bu kalem yurt dışında 15 dolardan, ülkemizde ise 35-55 TL aralığından satılıyor. Sirkeci Yeni Zaman Kırtasiye ile Kadıköy Güven Sanat Kırtasiye'den bulabilirsiniz. Mürekkebi ise Sailor'un Jentle serisinden nar rengi Grenade. Oldukça güzel ve tok bir bordo. 

Pelikan Level 65: Özel bir dolum sistemine sahip olan bu dolmakalem kendi mürekkep şişesi ile birlikte satılıyor ve tıpkı çakmak gibi dolduruluyor. İçindeki Pelikan 4001 mavi mürekkepten hiç hazzetmediğim için Waterman Florida Blue ile Kırmızı mürekkep karışımı ve içindeki bir miktar Pelikan mavisi birleşince, çok sevdiğim tozlu mor (dusty purple) tonunu yakaladım.

Hero 336: Hero'nun efsanevi Parker 51 benzeri kalemi. Aslında benzeri demek hafif kaçabilir. Neredeyse aynısı. Bu kalemler oldukça ucuz, hafif ve şaşırtıcı şekilde güzel kalemler. Beni şimdiye kadar hayal kırıklığına uğratmadılar. Tabi ki, beklentiyi Montblanc seviyesinde tutmamak lazım. İçindeki ise, çok sevdiğim Hüsnü Yusuf çiçeği kokulu De Atramentis Dianthus. Satürasyonu yüksek, oldukça canlı ve hafif çiçek/pudra kokulu bir mürekkep.

Levenger Ultraviolet: Bir kaç gün önce elime geçen bu kalemi çok uzun zamandır istiyordum. Levenger bir Amerikan markası, kalemlerin yanı sıra, harika deri eşyalar ve hatta mobilyalar bile yapıyorlar. Reçine kalemleri ise beni mutlu edecek kadar güzel diyebilirim. İçindeki mürekkep ise, Sailor Jentle serisininden Ultramarine. Çok tatlı, sakin, mutluluk verici, mor ile mavi arası bir renk. Yine mor-mavi arası sayılabilecek Diamine Imperial Blue'ya göre daha yumuşak bir ton.

İncelemesi için buraya tıklayabilirsiniz 

Siz bu ara neler kullanıyorsunuz?

Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pentel Tradio Stylo Fountain Pen(ish) / Pentel Tradio Stylo Dolmakalem(imsi)

Scroll down to read in English

Herkese keyifli ve güzel pazartesiler diliyorum!

Pentel Tradio, keçe uca sahip olmasına rağmen Pentel'in dolmakalem olarak nitelendirdiği bir kalem. Bu kalemin ucu oldukça şahsına münhasır ve yumuşak ve sert taraflarıyla ince ya da kalın çizgilere olanak sağlıyor. 


Tradio, 7 gövde rengi ile geliyor. Ancak ben alırken yalnızca mavi ve bronz arasında seçim yapmam gerektiği için bronz olanı almıştım. Gövdenin malzeme kalitesi oldukça tatmin edici. Preppy'lerdeki kırıldı - kırılacak hissini kesinlikle yaşatmıyor.


Kalemin transparan bir tutma yeri ve kapağında ucu görebilmeniz için minik bir penceresi mevcut. Pentel'in aynı gövdede bir de geleneksel anlamda dolmakalemi olduğunu düşününce, doğru kalemi seçtiğinizden emin olabilmeniz için güzel bir yöntem.


Gövdeyi çevirerek açtığınızda, mürekkep haznesini görebilirsiniz. Mürekkebi bitirdiğinizde, yukarıdaki fotoğrafta görülen iç kısmı yeniden alabilir ve kalemi kullanmaya devam edebilirsiniz. Siyah, kırmızı ve mavi renkte yedekler mevcut. 


Yukarıda belirttiğim gibi, kalemi elinizde saat yönüne ya da tersine çevirmek suretiyle, çizgi genişliğini ayarlayabilirsiniz. 

Artıları:
+ Islak yazan bir kalem. Bu açıdan dolmakaleme benzerlik gösteriyor ve dolmakalem kullanamayacağınız durumlarda, mesela uçakla seyahat edecekseniz ve herhangi bir akma riski almak istemiyorsanız dolmakalem yerine ikame edilebilir.
+ Farklı çizgi genişlikleri sağlıyor.
+ Ucuz (10 USD civarında)
+ Yedekleri mevcut (3-4 USD civarında)
+ Hafif ve kullanışlı
+ Sağlam gövde malzemesi

Eksileri:
- Ucunun çok kuvvetli bir kokusu var (ahır gibi)
- Dolmakalem değil (Bir Alex değil)


CONTINUE to READ in ENGLISH

Photo of the Day / Gunun Fotografi 19

Scroll down to read in English


Bazen bir parça çikolata, güzel yazan bir kalem, gönlü hoş eden bir mürekkep ve her şeyden önemlisi dünyayı aydınlatacak bir kitap tüm dertlerin çaresidir. 

Günün Kalemi: Platinum 3776 Bourgogne (B)
Günün Mürekkebi: Pilot Iroshizuku Tsuki-Yo
Günün Defteri: Quotable Journal
Günün Çikolatası: Damak
Dünayı aydınlatan: Mevlana'dan Mesnevi

CONTINUE to READ in ENGLISH

Messing with Ink / Mürekkep ile Hemhal

Scroll down to read in English



Aslında sanatın z'sinden anlayan bir insan değilim. Zaten sanat kelimesinde de z harfi yok. Ama işte cahil cesareti dedikleri şey bolca mevcut. Bir saniye, her şeyi baştan anlatmalıyım. Dünyanın toz ve gaz bulutu olduğunu geçip biraz ileriye sararsak, her şey Zig Kuretake Fırça almamla başladı. Daha önceki postlardan birinde sizinle paylaştığım bu fırça "neden şimdiye kadar kimsenin aklına gelmemiş ki?" dediğim zeka ürünü eşyalardan biri. Arkasındaki hazneye su koyunca bize her yer Trabzon misali, bize her yer sanat atölyesi oluveriyor birden. Tabi boşuna dememişler akıl akıldan üstündür diye. Ben kendisini sadece aquarel denilen kuru-sulu boyalarda kullanırken, İstanbul Şehremini, Mimar-ı Âzam, Tanburî Celâleddin Bey: "Efenim, bu fırça ile harikûlâde suluboya çalışmaları yapmak da mümkündür. Buyrun, bendenizin çizmiş olduğu mimari çizimleri kullanarak pratik tatbik ediniz" diyerek zihinlerimizi teşevvüş etti. Zaten bu posta ekli görmüş olduğunuz sanatsal çalışmalar da Celâleddin beyefendinin yapmış olduğu mimari çizimlerin Zig Kuretake Fırça ile üzerinden geçilmiş hali. Yani temelinde, eser + fırça + su. Hayat da bu kadar basit olsa keşke!

Tabi sonrasında ben de gidip önce ufak bir set, sonrasında güzel bir set sulu boya ile kendimi eğlendirmeye başladım. "Brace yourselves, watercolor posts are coming"  Yani, kendinizi sulu boya postlarına hazırlayın efendim. Tabi, bu çizimler kadar güzel olacağını kesinlikle garanti edemiyorum :)




Sevgiler,

Zeynep Suluboya



CONTINUE to READ in ENGLISH

About Handwriting / El Yazisi Uzerine

Scroll down to read in English

Bir süredir el yazısı ile ilgili tavsiyeler isteyen yorumlar ve mailler geliyor. Öncelikle belirteyim, bu konuda uzman olmadığım gibi, kaligraf da değilim. Ama dolmakalemleri, defterleri ve el yazısını seven bir insanım ve bu tarz konularda insanın evrim geçirebileceğine inanıyorum. Bir çok kişi ise, el yazısının yalnızca yetenek olduğu kanaatinde. Bence bu pek doğru değil, elbette bazı insanlar doğuştan yetenekli ama el yazısını güzelleştiren yegane unsur pratik, pratik, pratik ve azıcık da kopya. Bu yazıda size bu konuda tavsiyeler demeyelim de, ufak tüyolar vermeye çalışacağım. Ama önce gelin, benim el yazım nasıl evrilmiş bunu görelim. Ama lütfen içeriğe göre yargılamayalım, neticede hepimiz sivilceli ergenler olduk, hepimiz şiir yazdık değil mi :)

                  

İlk fotoğraf 97-98, fen lisesinde yatılı okul zamanlarından bir defter. Yazım çok küçük ve düzensizmiş görüldüğü üzere. Üstüne üstlük bir de kurşunkalem.

           

Dolmakalemle yazılmış olmasından ve mürekkebinden anladığım kadarıyla bu kağıt 1999-2000 yılında yazılmış olmalı. Çünkü ilk dolmakalem o tarihteki edebiyat öğretmenim tarafından hediye edilmişti ve ben de koşarak gidip ilk mürekkebimi almıştım. Hepimiz lisede şiir yazmış olabiliriz, bunda utanılacak bir şey yok, değil mi?

       

Bu "yazı" da 2001 tarihli, üniversitenin ilk başları. Keşke hukuk fakültesindeki notlarımı da saklasaymışım ama maalesef mezun olur olmaz atmıştım :( Fark ettiniz mi bilmiyorum ama yazılarımda hiç i harfi yok, noktasını koymuyordum.


             

Fakülte notlarımı atmış olduğum için 7 Ekim 2008'e ışınlanıyoruz. "Pilot kalem" tabir edilen iğne uçlu kalemlerle yazılmış. Bir önceki el yazısı ile arasındaki büyük farkı görebiliyorsunuz. Harfler büyümüş ve yuvarlaklaşmış.
   

Sırada 2009'dan Broad uçlu Sarı Lamy Safari ve siyah Lamy kartuşla yazılmış bir örnek. El yazısına doğru evrim geçiriyoruz. 


Ve bu da, 2010'da Medium uçlu Lamy Safari ve Lamy Turkuaz kartuşla yazılmış bir örnek.


2011.  Aniki Amazonas mürekkep ve Dollar Demonstrator Dolmakalemle yazılmış.


Ve son olarak da 2012'den Pelikan M200 Oblik Medium uçla ve Pelikan Edelstein Jade mürekkeple yazılmış bir örnek. 

Elbette, benim de daha fazla çalışmaya ve ilerleme ihtiyacım var. Ama yukarıdaki örneklere bakınca yazımda bir gelişme olduğu kesin. Bu açıdan naçizane bazı önerilerde bulunmak istiyorum:

* Mümkün olduğu kadar çok yazı yazmaya çalışın. En önemli nokta bu! Market listesini el yazısıyla yazın, not alın, sevdiğiniz insanlara notlar bırakın.
* Rahat ettiğiniz kalemi bulun. Eğer bir kalemle rahat edemezsiniz (sizin için çok ağır ya da çok hafifse) istediğiniz gibi yazamazsınız. 
* Yazı yazarken oturma pozisyonu bile önemlidir. Eğer defter kucağınızdayken ya da masaya eğilmişken yazarsanız yazınız farklılaşır ve genelde çirkinleşir. 
* Çalın ve taklit edin! Normalde taklit ürün kullanımına en çok karşı çıkan insanlardan biriyim ama bu farklı :) Bir arkadaşınızın elyazısından ya da bir kaligrafi alfabesinden beğendiğiniz bir harfi alıp taklit edin. En sonunda onu kendi el yazınıza uyarlayıp, gün be gün ve harf be harf yazınızı güzelleştirebilirsiniz. 
* Italik (kesik) uçlu dolmakalemler ya da kesik keçe uçlu kalemler kullanmayı deneyin. Kesinlikle daha iyi hissedeceksiniz. Ama kesik uçlu kalemleri düz tutmak yerine, açılı tutmalısınız. 
* Bir başka numara da şu: kaligrafik fontlar ya da el yazısı fontlar bulun (Microsoft Word'den bile bulabilirsiniz) Yazmak istediğiniz şeyi o fontla yazdıktan sonra, onun aynısını yazmaya çalışın.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler,

PS: Bu arada, fark ettiyseniz, blog adresi yenilendi. Artık bana www.banasikcayaz.com'dan ulaşabilirsiniz :)


CONTINUE to READ in ENGLISH

Pelikan Edelstein Mandarin Ink Review / Pelikan Edelstein Mandarin Mürekkep Incelemesi

Scroll down to read in English

Aslında Pelikan Edelstein Mandarin'i almak aklımda yoktu. Çünkü turuncuyla aşk yaşayan bir insan değilim. Severim ama turuncu benim için bir yeşil ya da bir mor değil. Sonradan bu mürekkebi kullanmak için yeni bir alan keşfettim ve kendisini bir BB eyedropper Kaweco Ice Sport kalemle kullanmaya başladım. İşyerindeyken, fotokopi kağıdına basılı bir sürü evrakla uğraşıyorum ve bence bu parlak turuncu, beyaz kağıttaki satırların altında çok güzel duruyor. 


           
Satürasyonu düşük olsa da, Pelikan Edelstein Mandarin soluk bir renk değil, bu yüzden yazı da yazılabilir. Pilot Iroshizuku Yu-Yake ile karşılaştırırsak, Yu-Yake'nin daha mercan'a kaçan , satürasyonu daha yüksek bir turuncu olduğunu söylemek mümkün. Noodler's Apache Sunset'e gelirsek, Apache Sunset renk kartelasının daha sarıya kaçan tarafında. Ben bu mürekkebi fosforlu kalem olarak, satır altı çizmede çok başarılı buluyorum. 

Siz dolmakaleminizi fosforlu kalem gibi kullanır mıydınız?

Sevgiler,

Zeynep Fosforlukalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Photo of the Day / Gunun Fotografi 18

Scroll down to read in English

     

Bugün günlerden "ne garip bir gün"! Hem soğuk, hem güneşli... Kışın geldiğini kabullenmek zor. Yılların geçtiğini, mesela bu kalemi alalı neredeyse 3 sene olacağını... Hayat ne garip, kalemler filan. (Gel de bunu İngilizce'ye çevir şimdi, gel de anlat vapurların garipliğini, bozlakların güzelliğini, Turgut Uyar'ı, Dünyanın En Güzel Arabistanı'nı, Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı... )

Günün kalemi: Parker Sonnet Mat Siyah (Çoook koyu mavi de olabilir) 
Günün Mürekkebi: Montblanc Meisterstück Diamond Blue
Günün Kolyesi: Vintage taklidi yapan bijuteri

Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Rotring 600 Fountain Pen Review / Rotring 600 Dolmakalem Incelemesi

Scroll down to read in English


Rotring 600'ü Ankara, Ulus'taki eski kırtasiyelerden birinde buldum. Yani tam anlamıyla denk geldi. Aslında, o gün yaptığım diğer alışverişlerden dolayı neredeyse iflas etmiştim ama, sağolsun babam, bu kalemi gördüğümde yüzümün aldığı ıslak köpek formuna dayanamadı ve kalemi benim için aldı. Dürüst olmak gerekirse, bu kalemi almak için iki sebebim vardı: birincisi, Rotring artık dolmakalem üretmiyor, ikincisi de, Rotring'in dolmakalemlerinin çok iyi olduğunu daha önce işitmiştim. Yoksa, kalem gerçek anlamda çok maskülen, hatta tam bir mühendis kalemi. 


Kalem, bu şekilde bir hediye seti olarak geliyor. (Internetten baktığımda böyle bir hediye seti göremedim) İçinde, bir tükenmez kalem, bir dolmakalem ve bir de saat mevcut. Aslında, benim aldığım yerde iki set daha vardı. Birinde, saatin yerine bir şişe mürekkep, diğerinde de, saatin yerinde bir zarf açacağı vardı. Ben bu saatli olan seti tercih ettim. Fırsat bulursam, saatin pilini değiştireceğim.


Mevcut üç setin içinde de, dolmakalemlerin hepsi Medium uçluydu. Bu nedenle uç seçme şansım olmadı. Kalemin üzerinde çelik medium uç var ve tam benim sevdiğim tarzda ıslak bir uç. Takılma gibi, yanlış oturtulmuş damak vs. gibi sıkıntıları kesinlikle yok. Yani oldukça problemsiz bir kalem. Kalemin tutma kısmı (ve ayrıca her iki ucu) da tırtıllanmış (O çizgi çizgi görünen kısma tırtıl çekilmiş ya da kertiklenmiş deniliyormuş) Bu da, yazı yazarken kalemi  tutma konforu ve sağlam bir kavrama sağlıyor. Kapak, geçmeli. Yani tık diye ve gayet sağlam şekilde kapanıyor. Ancak kapanması ve o "tık" sesinin duyulması için tek bir yönde itilmesi gerekiyor. Bu sebeple de, kapağı yanlışlıkla kapatamamak ya da kendiliğinden açılması gibi bir ihtimal yok. 


Kalemin ağırlığı ve boyutları fotoğrafta görülüyor. Rotring 600 maalesef gerçekten ağır bir kalem. Kapaksız haliyle bile 26 gram ki, bu benim için ağır sayılan bir kalem haline getiriyor onu. Ama bazı insanlar tanıyorum ki (Merin'cim, öpücükler gönderiyorum sana) ağır kalemlerden hoşlanıyorlar ve bu kalemi de sevebilirler. Ama eğer kapağı da arkasına takarsanız, hemen hemen herkes için ağır olacaktır. (Bu arada, Kaweco mor kartuş mürekkebinin, Caran d'Ache Storm'a ya da Rohrer&Klingner Scabiosa'ya benzerliğini fark ettiniz mi?)


Ben bu sete 325 TL ödedim. Tamam ben ödemedim, babam ödedi ama kendim bile ödemiş olsam, bu kalemi aldığıma pişman olur muydum? Kesinlikle hayır! Bence bu kalem koleksiyonumun gerçekten kendine özgü parçalarından biri ve eğer bundan hafifse, başka bir Rotring dolmakalem bile alabilirim. Çünkü ucunu ve kalemde hayat bulan diğer ayrıntıları sevdim. Peki bu kalemi kimler sever? Bence mühendisler ya da teknik detaylardan hoşlanan herkes bu kalemi sevecektir. 

Maskülen, erkeksi kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce dolmakalemlerin cinsiyetleri var mı?

Sevgiler,

Zeynep Maskülenkalem,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Happy Sunday / Iyi Pazarlar

Scroll down to read in English


Cumartesi yağan yağmura, 
Pazar günü açan güneşe,
Evde arkadaşlarla içilen çaylara,
Eldeki mürekkep lekelerine,
Tatil planlarına,
Kucakta rüya görerek uyuyan kedilere,
Hello Kitty'li kulaklıklara,
Eski mektupları okumanın keyfine,
Birlikte kurulan hayallere,
Kalemlere,
Kitaplara 
ve içimizi ısıtan dostlara şükürler olsun!

Fotoğraf: Prag'daki odamızı toplarken...

CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked

Scroll down to read in English


Kendimi sürekli olarak aynı anda ikiden fazla dolmakalem KULLANMAYACAĞIM diye telkin etsem de, pek işe yaramadığı ortada. Ve fark ettim ki, bu fotoğraftaki kalemlerin hiç biri hakkında inceleme yazısı yazmadım henüz. Piii rezil!


876 Noble Dolmakalem: Bu kalem babamın gönderdiklerinden bir tanesi, eski bir Çin yapımı dolmakalem. Parker 51'imsi bir uca sahip ancak ucundan sızma yapıyor. Kendisini talk pudrası ya da cennet gibi kokan De Atramentis Dianthus'la mürekkepledim.

Parker Sonnet Dolmakalem: 2009'daki doğum günümde eşimin hediyesiydi. Pahalı sayılabilecek ilk dolmakalemim de budur. Çok güzel ve iyi huylu bir mürekkep olan Montblanc Meisterstück Diamond Mavi mürekkeple doldurdum. 

Noodler's Conrad Flex Mesa Tortoise Dolmakalem: Aslında ben Noodler's esnek uçlu dolmakalemleri çok seviyorum ama bir miktar ayar ve üzerinde çalışma gerektiriyor. Bunu da daha dün mürekkeplediğim için henüz ayarsız. Zaten kağıda düşen mürekkep damlasından da anlayabilirsiniz. Kendisini, Rohrer&Klingner Cassia mürekkeple doldurdum ama maalesef nedense son aldığım 3 şişe R&K mürekkepte normalde olmayan bir kırçıllanma problemi mevcut. Neden olduğunu bilmiyorum. Firma ile yazışmam gerek sanırım.

Pilot Vanishing Point Mat Siyah Dolmakalem: Aslında bu kalemi alalı epey oldu ama bir türlü kendisini hangi mürekkeple dolduracağımı seçememiştim. Kendisi, tükenmez kalem gibi, basmalı-geri kaçmalı bir mekanizma ile çalışan çok güzel bir kalem. En sonunda, Noodler's Rome is Burning mürekkebini seçtim ve bence muhteşem bir ikili oldular. Ve Rome is Burning, ıslakken kahverengi, kuruduğunda altın rengi olan harika bir mürekkep. Çok güzel! 
İncelemesi için buyrun buradan tıklayın.

Son olarak Parker 25 Dolmakalem: Bu kalem, Parker'ın artık üretilmeyen kalemlerinden biri. Ve Parker'ın dolmakalem camiasına hükmettiği yıllardan kalma. Güzel ve güvenilir bir kalem. Montblanc'ın oldukça koyu ve bence hemen hemen her yerde kullanılabilecek Lavender Purple isimli koyu mor mürekkebi ile mürekkeplendi. 
İnceleme yazısı burada 

Siz en çok hangisini beğendiniz?

Sevgiler

PS: Bu arada, hediye kazananlardan benimle iletişime geçmeyenler var. Onların hediyelerini ne yapsak???

CONTINUE to READ in ENGLISH

And the winners are... / Ve kazananlar...

Scroll down to read in English


Normal şartlarda, yaptığım çekilişleri biter bitmez açıklamaya gayret ediyorum. Bu sefer de planım aynıydı. Dün akşam çok sevdiğim bazı arkadaşlarımla buluşacak, sonra eve gidip, paşalar gibi bir bardak çay eşliğinde kazananları açıklayacaktım. En azından beklentim ve planlarım bu yöndeydi. Ama dün İstanbul'da yağan çılgın yağmurdan sonra, eve geldiğimde tam anlamıyla sıçana dönmüştüm. Bu yüzden tek yapabildiğim sıcak bir duş alıp, saçımı kurutup yatmak oldu. Çay bile içemedim yani. O derece! Bu yüzden bu sefer klasik çekiliş pozları mevcut değil. Kusura bakmayın. 

Ve kazananlar (çekiliş postundaki fotoğraf sırasıyla)

* eskilerden

* okuyan

* mies

* greaseglee

* Azizah

* Kova Kadınıyım Ben

Lütfen bana writetomeoften@gmail.com adresinden ulaşıp iletişim bilgilerinizi gönderir misiniz? İstanbul'da olanlara kalemlerini elden de teslim edebilirim.

Sevgiler,

CONTINUE to READ in ENGLISH

A Brief Update / Ozet geciyorum

Scroll down to read in English

Aslında son bir ay çok hızlı geçti. İş seyahatleri, bayram tatili, kardeşimin hastalığı filan derken gözümü açıp kapadım ki Kasımdayız. Kardeşim Cumartesi günü ameliyat oldu, oldukça başarılı geçti. Bir kaç güne kadar da hastaneden taburcu olacak. Herkese ama herkese (bu sefer eksikli gedikli isim saymak yok, hep atladıklarım oluyor utanıyorum sonra) bu süre zarfında bana destek verdikleri için teşekkür ediyorum. 

Ben bu arada, beş ülke bilmem kaç şehir dolaştım. Kiminden defter, kiminden boya kalemi, kiminden posta pulu ama hepsinden de güzel anılarla döndüm. Sizinle paylaşılmayı bekleyen nice şeyler şimdi evde bekliyorlar. Umarım kendimi toparlayıp, mümkün mertebe hepsini teker teker paylaşacağım. Amaç sahip olunanları göstermek değil, eminim bunu bir çoğunuz biliyor. Bilmeyenler için belki tekrar etmek gerek, paylaştıkça çoğalıyoruz, öğreniyoruz. Belki siz benden bir şey öğreniyorsunuz, belki de ben sizden aldığım bir kalemin daha farklı kullanım alanlarını öğreniyorum. Hayat zaten bir öğrenme süreci değil mi?

Ayrıca 5 dolmakalem ve 1 muhteşem kaligrafi setinden oluşan çekilişimiz de devam ediyor. Ufak bir açıklama getireyim; katılmak için blog sahibi olmanıza gerek yok. Gmail adresinizle sağ üstteki izle butonuna tıklayıp kayıt olmanız ve yorum bırakmanız yeterli. Çekiliş linkine gitmek için tık tık

Sevgiler,

Zeynep

PS: Fotoğraftaki keçe sufi derviş Fethiye'den ismini hatırlamadığım bir dükkandan alınma. Yanındaki kartı ise mürekkep ve Uniball pigment kalemle yapmıştım. 

CONTINUE to READ in ENGLISH

Happy Fountain Pen Day / Dolmakalem Günü Kutlu Olsun

Scroll down to read in English

        

Bugünün şerefine başlatmış olduğumuz yarışma devam ediyor. Katılmak için tık tık 

     


Our giveaway to celebrate Fountain Pen Day continues, click here to participate. 

Let the Fountain Pen Day Celebrations Begin / Dolmakalem Gunu Kutlamaları Baslasin

Scroll down to read in English

2 Kasım'ın resmi olarak Dolmakalem Günü olarak kabul edilmesini bir hediye çekilişi ile taçlandırmak istedim. Bu çekilişe katılmak için

* Blogumun takipçisi olmanız ve
* Bu postun altına yorum bırakmanız yeterli. (Yorumlarınızda hangi şehirde yaşadığınızı da belirtmeyi unutmayın)
* Eğer bu postun linkini tweetler ve linki de bana yorum olarak gönderirseniz, çekiliş için ekstra bir hak kazanabilirsiniz.

Yarışma uluslararası katılıma da açık, ancak kaligrafi setini yurt dışına göndermek çok zor olduğundan uluslararası yarışmacılar diğer kalemler için şanslarını deniyor olacaklar. 

Son katılım tarihi 7 Kasım 2012 saat 14:00

Sevgiler












CONTINUE to READ in ENGLISH

October Favorites / Ekim Ayi Favorileri

Scroll down to read in English


Ekim ayının bir kısmı seyahatle, bir kısmı da bayramla geçtiği için, kullanılan dolmakalem sayısı bir hayli az. Tabi bunda, dolmakalemlerimi temizleyip kaldırma isteğimin de bir etkisi var. Sol baştan sayarsak, favori kalemlerim: Platinum Maki-e Fuji Dağı üzerinden uçan turnalar, Rotring 600, Sheaffer Touchdown ve Moleskine Fosforlu Roller. 



Ekim ayı sanatsal açıdan (tabi buna sanat denilebilirse) oldukça verimli geçti. İlk defa sulu boyayı denedim ve çok sevdim. Favori malzemelerim; Derwent Academy Sulu Boya seti, Sakura Pigma Micron 01 kalem (ucu çok ince ve suya dayanıklı olduğundan suluboya ile dağılmıyor), ZIG Kuretake Brush Pen (haznesine su doldurup, suluboya fırçası olarak kullanılıyor) ve 200 gramlık kağıdı ile Clairefontaine Eskiz defteri.

Sizin Ekim ayı favorileriniz neler?

Sevgiler,

Zeynep Suluboya



CONTINUE to READ in ENGLISH
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...