Snail Mail / Eski Posta

Scroll down to read in English


Tamam kabul ediyorum, bu post biraz duygusal olabilir :)

Yakın zamanda bloga geri döndüm ama eskisi kadar sıklıkla yazamadığımın farkındayım. Hayatın benim için hazırladığı zor bir dönemden geçmeme rağmen, bununla savaşıp ya da belki kendimi bu akışa teslim edip her zaman olduğu gibi gülümsemeye çalışıyorum. Elbette dolmakalemlerimi hala kullanıyorum. Kimi zaman kendime içsel mektuplar, kimi zaman aşk mektupları kimi zaman da Mevlana'nın şiirlerinin İngilizce'den Türkçe'ye serbest usulde çevirilerini yazıp çiziyorum. Bunların hepsi defterlere, dolmakalemle yazılıyor elbet. Ama tüm bunları yaptıktan sonra ne fotoğraf çekmeye, ne editlemeye ne de post yapmaya mecalim oluyor. Ve bu pazar gecesi uzun sayılabilecek bir seyahate çıkıyorum. Eğer siz de uygun görürseniz, Singapur, Phuket, Samui ve Bangkok'tan biraz konu dışı postlar yapabilirim. (Ayrıca bu civardaki tavsiyelerinize de açığım)

Ve fotoğraf bu sabah çekildi: çilekten müteşekkil kahvaltım ve Shangching tarafından özel olarak bastırılıp gönderilmiş muhteşem kartım. Shangching sağolsun, beni tekrar eski neşeme kavuşturmayı kendisine ödev edindi ve ona ne kadar teşekkür etsem az. 

Sevgiler,

Zeynep Azkalsın Ağlayayazan,

CONTINUE to READ in ENGLISH

From Readers / Okurlardan

Scroll down to read in English


Bu blog yolcuğuluna ilk başladığımda, önceden tanıdığım ve dolmakalemlere ilgisi olduğunu bildiğim bir kaç kişiden başka yalnız olacağımı düşünmüştüm. Hatta blog adımı İngilizce almamdaki sebep de buydu. Ancak henüz bir sene olmadan blogun neredeyse 400 izleyiciye ulaşmış olması beni gerçekten şaşırttı. Blog sayesinde çok güzel insanlar tanıdım ve tanımaya da devam ediyorum. Ve blogun dünyanın pek çok yerine, Türkiye'nin dört bir yanına ulaştığını fark edince "iyi ki, bir cesaret bu işe adım atmışım" demekten kendimi alamıyorum.



Örneğin; bu posttaki iki görsel de bana ait değil. Hakkari'den bana ulaşan bir okuyucum (kendisi izin verirse adını da yazabilirim) blogumu takip ettiğini ve bu görselleri benim için hazırladığını söyleyince neredeyse gözlerim doldu. Dışarıdan bakıldığında hiç tanımadığınız birinin sizin için yaptığı bir jest gibi görünse de, aslında buraya yazdıklarımla, fotoğraflarla, çizgilerle, üslupla ben size kendime dair pek çok şey anlatmış oluyorum. Siz de gerek bıraktığınız yorumlarla, gerek e-maillerinizle ve hatta mektuplarınızla bana çok şey anlatıyorsunuz ve birbirimize yabancı olmaktan çıkıp, uzun yıllardır tanışan arkadaşlara dönüşüyoruz. 

Bu güzel duyguyu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Umarım ben de sizin kalplerinize dokunabilmişimdir.

Sevgiler,


CONTINUE to READ in ENGLISH

Pilot Metropolitan (aka Pilot Mr.) Fountain Pen / Pilot Metropolitan (aka. Pilot Mr.) Dolmakalem Incelemesi

Scroll down to read in English


Bence bir dolmakalem markasının kalitesini gösteren en önemli unsurlardan biri pahalı dolmakalemlerinin nasıl olduğundan ziyade, ucuz seri kalemlerinin nasıl olduğu. Zira pahalı seride en özel malzemeler, kısıtlı sayılar ve iyi işçilik var. Peki ya daha ulaşılabilir ucuz serilerde? Daha önce bir tanıdığım için ünlü ve pahalı bir dolmakalem markasının alt segmentinden bir kalem almış ve kayaya yazar gibi bir deneyim veren scratchy ucundan dolayı çok şaşırmıştım. Ancak Pilot'un bu konuda oldukça başarılı olduğunu bildiğim için Pilot Metropolitan'ı alırken hiç tereddüt etmedim. 



Pilot Metropolitan gümüş, şampanya ve siyah olmak üzere üç renkte geliyor. Ayrıca, parlak kuşak kısmında desenler olanlar da mevcut. Ben mat siyah ve kuşak kısmı düz olanını tercih ettim. Kalem oldukça ortalama ağırlıkta ve oldukça ortalama uzunlukta. Ne ağır, ne de çok hafif. (Ama yine de hafif tarafa daha yakın) Boyutları da gayet makul seviyelerde. 



Aslında 15 dolarlık bir kalem için bence gayet iyi bir kutusu var. Kalemin plastik iki parçalı bir iç kutusu ile, bir de karton dış ambalajı mevcut. Sunum önemlidir. Bence Pilot bu sunumla sınıfı geçiyor.


Benim kalemim Medium uçlu. Bildiğim kadarıyla Fine ucu da mevcut. Kalemin ucunda Pilot <M> Japan ibaresi yer alıyor. Medium ucu Japon kalemlerden alıştığımız gibi, batı tipi Medium'lardan biraz ince olmakla birlikte çok inceye de kaçmıyor. Oldukça yumuşak, beklendiği gibi sıkıntısızı bir ucu var.

Maalesef Pilot markası dolmakalem dışındaki diğer kırtasiye ürünlerinde Türkiye pazarında yaygın bir dağıtım ağına sahipken, dolmakalemlerinde aynı özeni göstermiyor. Bu sebeple bu güzel kalemi Türkiye'nin her yerinden temin etmek mümkün olmuyor. Ancak İstanbul'daysanız, Kadıköy Güven Sanat Kırtasiye'den ya da Sirkeci Yeni Zaman Kırtasiye'den temin edebilirsiniz. Fiyatı 35-55 TL arasında değişiyor.

Sevgiler,

Zeynep Dolmakalem,

CONTINUE to READ in ENGLISH

All passengers to the penville / Kalemli yolcusu kalmasin

Scroll down to read in English


Otobüs yolculuklarını sever misiniz? Ben çok severim. Küçükken anne tarafım Ankara'da, baba tarafım da Kayseri'de yaşadığından, İstanbul'dan her bayramda, uzun yaz tatillerine atlayıp otobüse gitmek çok keyifli gelirdi. Otobüse binmeden önce mutlaka çikolatalı süt ve boyama kitabı aldırır, uzun yol şoförleriyle sohbet ederek o zamanlar şimdiden daha uzun sürede gidilen yolculukları tamamlardım. 

Belki de bana bu mutlu zamanları hatırlattığı için, benim için hala büyülüdür otobüs yolculukları. Akan yolları, şehirleri, kasabaları seyretmek, uyumak ve tekrar uyanmak... Hele de yanında bir dost, bir yol arkadaşı varsa... Bu yüzden hala zaman zaman, sevdiğim insanlarla otobüs yolculuğuna çıkmanın hayalini kurarım.

İşte Kamil Koç'un aylık dergisi Yolculuk'tan bana ulaşıp, blogla ilgili röportaj yapmak istediklerini söylediklerinde, bu anılarla birlikte çok heyecanlandım. Geçtiğimiz aylarda tamamladığımız röportaj derginin Ocak sayısında yayınlandı. 

Dilerseniz aşağıdaki linkten röportajı okuyabilir ya da Ocak ayı içinde sevdiklerinize kavuşmak üzere yapacağınız otobüs yolculuklarında Kamil Koç otobüslerinden bu dergiyi temin edebilirsiniz.

http://www.yolculuk.com.tr/sayi_103/28_blog-arkasi-el-yazisiyla-dolmakalemle-banasikcayazcom

Sevgiler

Zeynep Çokgezeroğlu,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Blog is not a place to lay about / Blog yan gelip yatma yeri degildir

Scroll down to read in English
                       

Evet ufak bir ara diyerek yola çıktım ama çok da ufak olmadı verdiğim ara farkındayım. İnanıyorum ki, insan hayatta hep "Neredeyim?", "Ne yapyorum?" ve "Doğru mu yapıyorum?" sorularını kendisine sormalı, aksi halde yıllar geçiyor ve biz yaşamak istemediğimiz bir hayatı fark etmeden devam ettirmiş oluyoruz. 

Burada olmadığım zaman zarfında beni özlediklerini, nerelerde olduğumu, neden yazmadığımı soran onlarca insan oldu. Arayan, mail atan, yorum bırakan ve hatta kalbinden geçirerek beni merak eden herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. 

Blogdan uzak kaldığım bir ay süresince pek de böyle yan gelip yatmadım ama yine de dinlenmiş ve yenilenmiş oldum. Umuyorum, yine eskisi gibi, sık sık yazacağım. 

Herkese kucak dolusu sevgiler,

Zeynep Araveren,

CONTINUE to READ in ENGLISH
Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...