Photo of the Day / Günün Fotoğrafı 33

Scroll down to read in English


Bu sefer günün fotoğrafı şaşırtmacalı, çift sarılı yumurta gibi. 

Günün defteri: Leuchttrum 1917
Günün kalemi: Pilot Birdie (Sevgili Hasan Hüseyin'in hediyesi)


Ve kucağımdaki defterin fotoğrafını çekerken baktığım manzara işte burası. Gün gibi açık mavi gök, arkadamda Hacı Bektaş Veli, önümde Balım Sultan ve çocukluğumda henüz kurumamış olan, üzerine tırmanabildiğimiz kutsal ağaç... Ve işte dergahın bahçesinde oturduğumuz saatlerden kalan, bu fotoğraflar ve hatırladıkça içimi kaplayan huzur.

Meraklıları için, bu fotoğrafların çekildiği makine Nikon D5000 ve lens Sigma 18-200

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Stamps / Mühürler

Scroll down to read in English


Aslında bu başlığın Türkçesi damga mı olmalı, yoksa mühür mü diye düşündüm. Doğruyu söylemek gerekirse, sözlük tanımı olarak damga sanki daha çok uyuyor ama nedense mühür kelimesini kullanmayı tercih ettim. Dolmakalem kullanmaya başladığımdan beri daha çok yazı yazıyorum. Kendi içinde bir fasit daire gibi, yazdıkça dolmakaleme aşık oluyorum, dolmakaleme aşık oldukça daha çok yazıyorum. Defterlere sevdiğim kitaplardan alıntılar yapmak kesmiyor bir süre sonra. Gizli bir hazine olduğundan içimizde bilinmek, okunmak istiyoruz. Bu vesileyle mektuplar giriyor devreye. Kimi zaman gönderilen, kimi zaman gönderilmeden kalan. Bir zarfın içinde bekleyen. Bazen tarayıp bilgisayarla gönderdiğim mektuplar. İşte ben bu mektupların kıyısına, köşesine, bazen zarflarına mühür basmayı seviyorum. İlk fotoğrafta aylar önce Singapur'dan aldığım "kendin yap" tarzda bir set var.


Bu fotoğraftakiler ise ahşap, el oyması mühürler. kare olanlar Nepal'den, diğer ikisi ise Hindistan'dan. Hindistan'dan aldıklarım aslen kumaşa desen basmakta kullanılıyor. 

Bunlar dışında da pek çok mühür var elimde. Hatta silgiden yaptıklarım da mevcut. Onları da görmek isteyen olursa bir ara paylaşırım.

Siz seviyor musunuz mühürleri?

Sevgiler,

Rumuz Mühürlükalp :)

CONTINUE to READ in ENGLISH

Waterman Le Man 100 Classic and Briarwood

Scroll down to read in English


Waterman Le Man 100 incelemesini hatırlıyor musunuz? İşte o kalemin bir de Türkçe'de gül kökü olarak geçen "briar" ağacından yapılmış versiyonu mevcut. Özellikle pipolarda kullanılan bu ağaç, oldukça dayanıklı. Waterman'ın da gövdede bu ağacı tercih etmesinin başlıca sebeplerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum.



İki kalem gövde açısından herhangi bir fark olmasa da (elbette gövde materyali dışında) uç üzerindeki dekorasyon birbirinden oldukça farklı görünüyor. Üstteki bir küre ile tezyin edilen uç Le Man 100 klasik modeline aitken, alttaki uç aynı kalemin briarwood versiyonuna ait. Ben fotoğraflamayı unutmuş olsam da, iki kalem arasında yazım kalitesi açısından bir fark olmadığını söylemek boynumun borcu. Daha önce Le Man'ın 500 dolar ve üstünde fiyatlara alıcı bulduğunu söylemiştim. Aynı kalemin gül ağacı versiyonu olan briarwood'a rastlayamadım bu sebeple karşılaşırsanız fiyatının 500 doların üzerinde olabileceğini tahmin ediyorum.


Sevgiler,

Zeynep Gülağacı

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pelikan M800 Italic Broad Fountain Pen

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu günün kalemi Pelikan M800. Kapağının altın olmasına bakmayın, kaleme sonradan eklendiğinden M850 olarak belirtmedim. Aslında normalde bir M800 incelemesi yapmıştım ama bu kalem italik kalın (IB) uca sahip oluşu ile ayrıca anılmayı hak ediyor bence. 


Pelikan dolmakalemlerin en sevilen özelliklerinden biri de uç çeşitliliği ve uçlarının değiştirilebilir olması. Bu yüzden pek çok dolmakalem sever, ellerine en iyi oturan gövdeyi bulduktan sonra, değişik uçları ayrıca satın alarak, pek çok farklı uca sahip olabiliyorlar. 


Pelikan M800 de, bildiğimiz Pelikan kalitesini hissedeceğiniz kalemlerden bir tanesi. Özellikle ele oturan, büyük gövdeli kalemleri sevenler için biçilmiş kaftan diyebilirim. Boyutlarına bakmak için şu linki kullanabilirsiniz. 



Ben bu kalemi denerken kalemin ağırlığına uygun ama mavi gibi, siyah gibi alışılmış olmayan bir mürekkep kullanmak istedim ve Diamine Syrah'ı seçtim. Adına yakışır şekilde şarabın sıcaklığını taşıyan bu mürekkep bence M800'ün kalın çizgiler yaratan italik broad ucuyla çok uyumlu oldu. 

Siz nasıl buldunuz? 

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr



CONTINUE to READ in ENGLISH

Conklin Mark Twain Crescent Filler Fountain Pen / Conklin Mark Twain Hilal Dolum Sistemli Dolmakalem

Scroll down to read in English


Bugünkü kalemimiz, aslında tatile çıkmadan önce yazmayı planladığım ama başaramadığım Conklin Mark Twain Crescent Filler. Yani Conklin'in yazar Mark Twain anısına yaptığı, hilal dolum sistemli dolmakalemi. 


Kalemin gövdesi Conklin'in imzası sayılabilecek "glider" adı verilen desenle kaplı. Özellikle uzaktan kaleme hoş bir görüntü katıyor ve hatta bence biraz retro bir hava veriyor. Serinin Mark Twain serisi olması sebebiyle, kapak bandında yazarın el yazısı ile imzasını görüyoruz. 


Kalemin gövdesindeki tüm metal unsurlar; klips, kapak bandı ve dolum sistemine adını veren hilal kısmı pembe altınla kaplanmış. Özellikle siyah kalemde bu renk metalin çok hoş durduğunu özellikle bu kalemi kullanınca tecrübe etmiş oldum. 


Ancak gövdedeki bu bütünlüğe karşın, uçta Conklin'in standart ucu kullanılmış. Keşke bu kaleme özel uç da pembe altın kaplama olsaydı demekten kendimi alamadım şahsen. 


Bendeki kalem Medium uçlu. Ucun boyutu, sağ uç kanadının hemen yanına yazılmış. Açıkçası, uç boyutunun gözü rahatsız etmeyecek ama aynı zamanda silinmeyecek şekilde uç kanadına yazılmasını ben şahsen çok ince buluyorum. 


Ucun niteliğine gelirsek, Conklin'lerin uçları açıkçası standart Medium uçlardan biraz ince. Benim kullandığım bu kalem kutudan çıktığı gibi mürekkeplendiği halde oldukça güzel şekilde yazarak kalbimi kazandı. Ancak yeni aldığınız kalemleri ilk kullanımdan önce bulaşık deterjanı eklediğiniz ılık suda yıkayıp duruladıktan sonra kullanmak her zaman daha iyi sonuç almanızı sağlayacaktır. 


Kalemin ucu için esnek diyemesek de, baskıya tepki vererek çizgi genişliği sağladığını söylemek mümkün. 


 Gelelim kalemin ünlü dolum sistemine. Aynı zamanda tescilli olan bu dolum sisteminde, yukarıda gördüğünüz hilal şekilli parçanın altında siyah bir yüzük mevcut. Yüzüğün bir parçası kesik. Eğer yüzüğü çevirmek suretiyle bu kesik parçayı hilalin altına denk getirirseniz, hilali parmağınızla içeri doğru itebiliyorsunuz. Hilale basılı tutarak mürekkep şişesine sokuyor, sonra parçayı bırakıyor ve 10 saniye kalemin kendi kendine mürekkep çekmesini bekliyorsunuz. İşte bu kadar. 

                                      

Ancak anlatımım biraz karmaşık olabileceğinden aşağıya youtube'dan konu ile ilgili bir video ekliyorum. Bu dolum sisteminin bir artısı da, gövdedeki bu parçanın, kalemin kapağı olmadığında da yuvarlanmasını engellemesi diyebilirim. 



Sonuç olarak Conklin Mark Twain Crescent oldukça güzel bir dolmakalem. Ancak tek eksi yanı yurtdışında yaklaşık 150 dolar olan bu kalemin Türkiye'de 526 ile 476 TL arasında değişen fiyatı olabilir. Eğer şık, dayanıklı ve farklı dolum sistemli bir kalem arıyorsanız Conklin Crescent tam size göre.

Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler,

Zeynep Bereketlihilal

CONTINUE to READ in ENGLISH

I'm back!

Scroll down to read in English


Nepal ve Hindistan'ı kapsayan (aslında kapsamak denemez, ucundan kıyısından tadan diyelim) geziden bugün itibariyle döndüm. Bu süreçte post yapamadığım için beni affedeceğinizi umuyorum.


Normal şartlarda fotoğraf çekmediğimden bahsetmiştim. Ama bu sefer sevgili A'ya verdiğim sözü tutmak adına ve diğer baskılara dayanamadığımdan bir miktar fotoğraf çektim. 


Bu tabela Nepal'deki Sosyalist Parti'nin öğrenci birliğinin amblemi imiş. Nasıl? Öğrenci olmayı dolmakalemle sembolize etmeleri benim çok hoşuma gitti.


3 yıl aradan sonra Hindistan'a yeniden giderken özellikle bir amacım vardı: Aurangabad şehrindeki Ajanta ve Ellora mağaralarını görmek. Bu mağaralar, bir dağa insan eliyle oyularak yukarıda gördüğünüz gibi şekillendirilmişler. Gerçekten zihnimi açan ve insanoğluna bir kere daha hayran kalmamı sağlayan bir deneyim yaşadım. 


Bu seyahatte de, diğer seyahetlerimde olduğu gibi bir defter aldım yanıma ve azimli davranarak sonuna kadar, gün gün notlar aldım. Nerede yemek yediğimden tutun da, kaç lira hesap ödediğime, müze biletlerine, rehberimizin kartvizitine kadar deftere yapıştırdım. Size de tavsiye ederim. Yıllar sonra dönüp baktığınızda hoş bir anı oluyor. 


Az biraz deliliğim tuttuğundan işte bu kadar kitap taşıdım. 


Bir kaç defter ve tesadüfen bulunmuş Private Reserve mürekkeplerle,


ve burada gördüğünüz kalemlerle döndüm...

Yani, uzun lafın kısası ben döndüm.

Sevgiler,

Zeynep Çokgezer

CONTINUE to READ in ENGLISH
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...