Fountain Pen Workshop / Dolmakalem Atölyesi

Scroll down to read in English


Çok yoğun geçen bir haftadan herkese merhabalar!

Geçtiğimiz aylarda çok güzel bir davet aldım. Yaşayarak Öğrenme Merkezi'nden Samime ve Meryem benimle irtibata geçerek, insanlara dolmakalemi sevdirmek üzere bir atölye yapmak istediklerini söylediler. Ben de sevinerek kabul ettim. Yoğun programlar neticesinde atölyeyi bu pazar günü yapmaya karar verdik. Dolmakalemin tarihi, çeşitleri, dolum ve temizliği gibi konulardan bahsedeceğimiz bu atölyeye bir maniniz yoksa sizi de bekleriz :)

Sevgiler,

YAŞÖM Dolmakalem Atölyesi
2 Mart Pazar günü Saat:15:00

Meşrutiyet Cad. General Yazgan Sok. 
Arzu Han No:15 Kat:2
Beyoğlu ISTANBUL

Zeynep Heyecanoğlu

CONTINUE to READ in ENGLISH

Faber-Castell Loom Fountain Pen

Scroll down to read in English

Dürüst olmak gerekirse, Faber-Castell kalemlere karşı bir önyargım vardı tâ ki, sevgili Jalem bana çok güzel broad uçlu bir Faber-Castell Ambition hediye edene kadar. Ondan sonra daha çok sevmeye başladım diyebilirim. Bildiğiniz gibi kalem zevki ve yazım konforu kişiden kişiye değişiyor. Birine ince gelen kalem, diğerine kalın geliyor. Bana başlangıç kalemi olarak Pilot MR ve Lamy Safari'nin fazla hafif olduğunu söyleyenler oldu. Ben de başlangıç kalemi olarak daha ağır bir kalem arayışındayken Faber Castell Loom'a bir şans vermek istedim. 


Ancak İstanbul'da bile bazen kalemlere ulaşmak pek kolay değil. Önce internetten baktım. Pek çok yerde stokta kalmamış görünüyordu. Sonra bazı zincir kırtasiyelere sordum. Onlarda vardı ama fiyatlar acayipti. Tekrar sadık yarim internete döndüm ve bir sitede uygun fiyata buldum. Ekşi Sözlükten yorumları okuyunca sipariş verdim ve ertesi gün kalem elimdeydi. Bunu da iyi bir alışveriş deneyimi olarak aktarmak istedim. Loom yukarıda gördüğünüz gibi gümüş gri bir dolmakalem. Bu haliyle oldukça uniseks. Gövdesine oranla tombulca bir kapağı var. Gövde ağır metal, kapak ise aksine daha hafif plastik bir malzemeden mamul. 


Kalemin kapağında Faber-Castell logosu ve altında marka ile 1761'den beri ibaresini görüyoruz. Göz yormayan bir markalama. Tutma yeri, kalemin gövdesine göre hafifçe tombullaştırılmış ve pürüzsüz gövde üzerine parmakların kaymasını önlemek adına oluklar açılmış. 


Medium uçlu bu kalemin yazım kalitesine gelirsek: Ben gerçekten sevdim. Her ne kadar bu kalem benim açımdan biraz ağır olsa da ıslak yazışı ve oldukça yumuşak ucuyla kalbimi fethetti diyebilirim. Kalem standart kısa kartuşla ya da dönüştürücü ile çalışıyor. Ancak dönüştürücü kalemle birlikte gelmiyor. Ben bu buz rengi kalemi mürekkeplerken Cultpens'ten aldığım Diamine kartuşlardan Prussian Blue rengini kullandım ve bayıldım. 


Kalemi nereden aldığıma gelecek olursak, ben bu kalemi Avansas.com'dan 62 liraya aldım ve sipariş verdiğimin ertesi günü elimdeydi. (Kargo şirketi kullanmayıp, ürünleri doğrudan kendileri teslim ediyorlar) Yurtdışı fiyatları 24 Pound civarında olduğundan buradan almak daha mantıklı geldi. Bu açıdan hem kalemden, hem alışverişten memnun kalmış oldum. Peki bu kalemi kimlere tavsiye ediyorum. Başlangıç kalemi ararken, Pilot MR'ın ucunu ince, gövdesini hafif buluyorsanız, Lamy Safari'nin tasarımı hoşunuza gitmiyor ve onu da hafif buluyorsanız bu kalemi düşünmenizi tavsiye ederim. Özellikle Avansas fiyatı piyasadaki Lamy fiyatlarının altında. Siz nasıl buldunuz bu kalemi? 

Sevgiler,

Zeynep Gümüşkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 23 / Pazar Postası 23

Scroll down to read in English


Bu hafta nihayet geçen haftalarda başladığım kitapları bitirdim. İlk kitabımız Jung'un İnsan ve Sembolleri isimli kitabı. Aslında Jung denetiminde başka yazarlarca yazılıyor ve Jung'un öğretilerini başarılı bir şekilde özetliyor. Eğer rüyalar, arketipler ve benzeri konularla ilgileniyorsanız mutlaka öneririm. İkinci kitabımız Akillas Millas'ın "Hala Hatırlıyorum" isimli, Büyük Ada'yı fotoğraflarla, efemerayla ve kendi çizimleriyle anlatan muhteşem kitabı. Bazı fotoğraflara bakarken gözlerim doldu. Son kitabımız ise, büyük usta İhsan Oktay Anar'dan Galiz Kahraman. Hepimizin yakından tanıdığı bir karakter olan İdris Amil Efendimizi Anar'ın fantastik dilinden okumak muhteşem.  


Akillas Millas'ın kitabından bir sayfa. Hem İngilizce hem Türkçe olarak yazıldığından yurtdışından gelen misafirleriniz ya da yabancı arkadaşlarınız için de güzel bir hediye olabilir. 


Bu hafta nihayet çoook uzun zamandır başlamak istediğim Osmanlıca kursuna başladım. Yazı konusuna biraz çalışmam lazım. Okumanın zorluğunu hiç saymıyorum bile... Bu arada tavsiyeleriniz varsa seve seve alırım.


Ayrıca bu hafta Faber-Castell Loom dolmakalemimle ve Cultpens'ten aldığım Diamine kartuşlarımla aşk yaşadım. Ben neden kartuşlu kalem sevmiyormuşum? Çünkü kartuşlarda renk seçeneği olmadığından. Renk seçeneği olunca, tak çık yapmak çok pratik geldi. 


Ve dolmakalemlerle dolu bir akşamdan, İtibar dergisinin Şubat sayısında yayınlanan "Kuş Kanadı Kalem Olsa, Ah Yazılmaz Benim Derdim" isimli yazım. Sizce ne üzerine yazmış olabilirim :)

Sevgiler

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Notebook for Left Handers: Ikea Sarskild / Solaklar İçin Defter: Ikea Sarskild

Scroll down to read in English


Geçen hafta annemle babam Ankara'dan ziyarete geldiklerinde evdeki bir kaç parça masa ve dolap eksiğini kapatmak için birlikte Ikea'ya gittik. Ikea'da bu defteri görmemle sepete atmam arasında sanırım sadece 3-5 saniye vardır. 


O 3-5 saniyenin geçme sebebi de defteri çevirip arkasındaki 100 gram ibaresini okumam için geçen süre. Defterimiz şeffaf bir poşetin içerisinde geliyor. Poşetin arkasında defterle ilgili bilgilere ulaşmak mümkün. 60 yaprak, 100 gram kağıtlı 20x15 büyüklüğünde ideal bir defterden bahsediyoruz. Ancak, defterin çizgili mi, kareli mi olup olmadığını belirtmeyi unutmuşlar. 


Defterde sırt dikişleri mevcut. Dikişler kapak üzerindeki düşünce balonunun rengine uyumlu olması açısından pembe yapılmış. Aynı defterin mavi ve yeşil düşünce balonlusunun da olduğunu belirtelim "pembe, gönlüm sende" demeyenler için :) 


Defterin yine dışındaki renkle uyumlu çizgili bir iç kapak ve yine aynı renkte çizgiler var. Ben bu defteri, Lamy Safari 1.5 (J. Herbin 1670 Ocean Blue), Senator Windsor Broad (Sailor Kobe Sephia), Geha Vintage Broad (Sailor Jentle Ultramarine), Pilot Kaküno Medium (Caran d'Ache Sunset) ve Pelikan M100N Medium (Sailor Jentle Blue-Black) ile denedim. 


Gördüğünüz gibi arka sayfa savaş alanı gibi. 1.5 italik uçlu Lamy safariyi geçtim, Medium olmasına rağmen epeyce ince yazan Pilot Kaküno bile defterin arkasında arz-ı endam ediyor. Peki neden bu defter solaklar için dedim? Hemen izah edeyim. Ben hayatımda mürekkebi bu kadar hızlı emen bir kağıt görmedim. Kağıttaki mürekkep ıslaklığının "hüüüüp" diye emildiğini görebiliyorsunuz resmen. Bu yüzden de sol elle yazarken, bilekleriyle yazdıklarını dağıtan ve bu yüzden dolmakalem kullanmaktan kaçınan solaklar için bu defter bire bir diyebilirim. 


Kraft kapaklı, lastikli, çizgili ve en önemlisi mürekkebi nanosaniyede (!) emen bu defterin fiyatı yanılmıyorsam 6.75 TL idi. Evet, benim için kullanışlı bir defter gibi görünmüyor arkasına geçtiği için ama eminim solaklar bu defteri kullanırken dolmakalemden daha çok keyif alacaklar. 

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Lamy Al-Star Blue-Green 2014

Scroll down to read in English


Lamy Al-Star'ın beklenen rengi mavi-yeşil yani bizim geçen hafta öğrendiğimiz adıyla tirşe yakın zamanda piyasaya sürüldü. Ben de zamanında çıkan diğer limited editionların en azından hatırı sayılır bir kısmını almış olduğum için bu kalemi es geçemedim. 


Kalem, Lamy ailesinin diğer fertleriyle birlikte böyle görünüyor. Sol baştan, Lamy Al-Star 2014 Blue-Green, Lamy Al-Star 2008 Silver-Green, Lamy Safari Apple Green ve Lamy Safari Lime Green. 

Geçtiğimiz günlerde konuştuk, belki de siyahlara ve grilere boğulmuş dolmakalem dünyasında, Lamy bize renk getirdiği için bu kadar seviliyordur. Ne dersiniz?

Sevgiler,

Zeynep Renklikalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Senator President Fountain Pen Review

Scroll down to read in English


Bir blogger'ın iki şeye ihtiyacı var derler; kötü günde dost, hazırda post. Bu da şu hasta halimle yazı yazamadığım için taslaklardan çıkardığım bir post. Senator President dolmakalemle karşınızdayım bugün. Malumunuz dolmakalem dünyası oldukça maskülen. Kullanan hanımefendi sayısının azlığından tutun da, erkeklerin dolmakalemi bir yazım gerecinden ziyade aksesuar olarak kullanmasına kadar pek çok ilginç durumla karşı karşıyayız. Bu yüzden klasik dolmakalem anlayışında büyük, gösterişli ve genelde koyu renk gövdeler, devasa uçlar ve zevke göre altın ya da gümüş renkli aksamlar var. Hatta Ankara'da tanıştığımız eski kırtasiyecilerden biri Tansu Çiller'in kendilerinden sık sık dolmakalem aldığını ve genelde büyük kalemleri tercih ettiğini söylemişti. Açıkçası bunu siyaset/meclis gibi erkek egemen bir ortamda yapılan bir güç eşitleme taktiği gibi gördüğümü söylemeliyim. 


Senator President işte tam da bu yukarıda anlattığım tarza uygun bir kalem. Dolmakalem dünyasının amiral gemileri Pelikan M1000, Montblanc 149 kadar hacimli bir kalem. İsmiyle müsemma olarak sanki devasa ve pahalı kalemler takan kalantor abilerin önemli(!) kararlara imza atmak için kullandıkları bir kalem izlenimi uyandırıyor ilk bakışta. 


Gövdenin reçine olduğunu tahmin ediyorum. Siyah, parlak ve ucuz bir his uyandırmıyor. Tezyinatı altın kaplama ve siyah üzerinde "ben buradayım" diye bağırır nitelikte. Oldukça geniş tutulan kapak bandında Senator President yazısı mevcut. 


Kalem pison dolum sistemine sahip. Ve bu kalemde sanırım en beğendiğim özellik olarak piston kapağı bulunmasını söyleyebilirim. Özellikle acemi elinden yaşanan "aa burayı çevirince ne oluyor" kazalarını engellemekte birebir işe yarıyor. 


Uç üzerinde iridium point yazısıyla birlikte Senator'ün simgesini de görüyoruz. Büyük ve iki tonlu bir uç. Kalemin genel görüntüsü ile oldukça uyumlu.


Bu kalemi mürekkeplerken, erkeksi havasını dağıtmak istedim açıkçası. Bu yüzden de neşeli ve sevimli bir mor olan Röhrer&Klingner Cassia'yı kullandım. Yazımı ortalama güzellikte. Bende M1000 kullanırken yaşadığım zevki uyandırmadı ancak hayal kırıklığına da uğratmıyor. Bu kalem şu anda üretimde değil maalesef. E-bay gibi sitelerden bulmak mümkün olabiliyor. Fiyatı 150-200 dolar civarında yanılmıyorsam.

Siz büyük ve maskülen kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Feminenkalem


CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 22 / Pazar Postası 22

Scroll down to read in English


Gecikmiş bir pazar postasından merhaba :)

Siz bu satırları okurken, ben hasta ve raporlu olarak yatağımda köh köh öksürmek suretiyle yeşil çaya vuracağım kendimi. Ama yine de buyrunuz efendim bu hafta nasıl geçmiş. Bu hafta sevgili Berk sağolsun yeni bir kelime öğrendik. "Tirşe" Dilimize Farsça'dan geçen bu kelime yeşil ile mavi arası renge verilen isimmiş. (Pars Tuğlacı Okyanus Ansiklopedik Sözlük)


Sayıları gittikçe artan mürekkeplerim ayrı eve çıkma kararı aldılar. Kendilerine özel bir dolap tahsis edeceğimi söyleyerek ara yolu buldum. 



O kadar çok kalem yıkadım ki, ellerim buruş buruş oldu. Huzuru kartuşlu/dönüştürücülü kalemde buldum desem yeridir. Kalem pistonu evirip çevirmekten kas yaptım.


Bu hafta Pelikan M200 tutkunu, hayatının defterini arayan arkadaşım Mehmet'in tavsiyesi ile Mahmud Erol Kılıç'ın Hayatın Satır Araları kitabını okudum. Bu kitabı okumak, çok özlediğim Mahmud Erol beyle karşılıklı sohbet etmek gibiydi benim için. Hatta kitabı okurken kafamda seslendirme yapmış bile olabilirim. Bu arada, yakın zamanda ciddi bir rahatsızlık geçirmişti. Bu vesile ile geçmiş olsun diyelim. Evet üç dört kitap birden bitirilen haftalar geride kaldı :) Motor üzerinde gezmekten okumaya fırsatım kalmamış gibi görünüyor. 

Bir de unutmadan, bu hafta Pen Addict blogunun podcastinde konuk blog bendim. O kadar güzel şeyler söylemişler ki sağolsunlar, bir ara benden mi bahsediyorlar diye tereddüte düştüm. Dinlemek isteyenleri buraya alalım. 20. dakikadan sonra başlıyor Bana Sıkça Yaz ile ilgili kısımlar. 

Sizin haftanız nasıldı?

Sevgiler

Zeynep Tembelteneke

CONTINUE to READ in ENGLISH

Platinum 3776 Century Fountain Pen and Nib Comparison / Platinum 3776 Century Dolmakalem ve Uç Karşılaştırma

Scroll down to read in English


Haftayı muhteşem bir üçlü  ile kapatmak istedim. Platinum 3776 Century serisi. Bu üç kalem birden benim değil. Hatta bu karedeki kalemlerden hiçbiri benim değil :) Bu kalemler sağolsunlar, bu üç kalemi birlikte tanıtmalısın diyen arkadaşlarım tarafından emanet edildiler. Bu yüzden teşekkür ediyorum kendilerine. Yukarıda gördüğünüz kalemler Platinum markasının 3776 modelinin üç rengi: mavi olan Chartres Blue, bordo olan Bourgogne olarak geçiyor. Siyah ise bildiğimiz klasik siyah. 


Chartres mavisi, adını Fransa'daki Chartres Katedralinden alıyor. Bu katedraldeki mavi cam işçiliği o kadar güzel ki, dünya literatürüne Chartres mavisi olarak adını yazdıyor. Bu fotoğraftan ve aşağıdaki fotoğraftan anlayacağınız gibi, Chartres ve Bourgogne kalemler yarı saydam. 


Bourgogne ise Fransa'nın şaraplarıyla ünlü bir bölgesi olduğu gibi aynı zamanda Fransızca'da bordo anlamına geliyor. Bu da gördüğünüz gibi yarı saydam bir kalem. 


Bu kalemlerin özelliklerinden bir tanesi, "slip&seal" denilen mekanizması. Sıkıştır ve mühürle diye Türkçe'ye çevrilebilecek bu mekanizma sayesinde kapağa hava girişi engelleniyor ve böylelikle kalem içindeki mürekkep çok uzun süre kurumadan muhafaza edilebiliyor. Mürekkep mekanizması kartuş/dönüştürücü. Yani ya platinum'un kendine has kartuşlarından alacaksınız, ya da kendi dönüştürücüsünü. Bir de piyasada bazı satıcılarda bulunabilen bir adaptör var, adaptörün üzerine taktığınız Avrupa kartuşları kullanmayı sağlıyor. 


Bu üç kalemi bir araya toplama sebeplerimizden birisi de sizlere bu kalemlerdeki farklı uçları gösterebilmekti. Platinum 3776 Century kalemlerde 14 ayar altın uç bulunuyor. Bizim elimizde soft fine, medium ve broad vardı. Özellikle uç kalınlıklarını doğru verebilmek adına hepsini aynı mürekkeple doldurduk. Burada rengi belli olmasa da Diamine Salamander kullanıldı. (Fotoğrafta uç sıralaması Medium-Soft Fine-Broad olarak gidiyor) Bunun dışında Ultra Extra Fine, Extra Fine, Fine, Soft Medium ve benim çok istediğim bir Music ucu var. Gövde olarak da Shoji denilen şeffaf bir modeli de mevcut. 


Yazı örneğine gelirsek, Soft Fine gerçekten çok ince. İğne gibi bir uç. Açıkçası benim tarzım değil. Ama bu inceliğini ıslak yazımı ve hafif esnemesi ile telafi ediyor. (Soft, ucun bir miktar esnediğine işaret zaten) Burada büyük bir esneklik beklemeyin, sadece bir miktar çizgi çeşitliliği olarak görmek lazım. Medium'a gelince, yine benim yazım şeklime göre bir miktar ince kalıyor. Çok çok ince değil ama yine de mediumluk skalasında terazinin fine tarafına doğru bir eğilimi var. Broad'a gelince gerçekten bir broad uçtan bahsettiğimizi söyleyebilirim. Oldukça doygun ve dolgun bir yazımı var. 


Hava deliği kalp şeklinde olan bu kalem benim favorilerimden bir tanesi. Fiyatları biraz değişken olmakla birlikte 90 ile 170 dolar arası rakamlarda bulunabiliyor. Boyutları herkes için ideal olabilecek nitelikte. Ben kendimde bulunan kalın uçlu Bourgogne rengini çok seviyorum. Şimdiye kadar denediğim, Diamine, Iroshizuku, Röhrer&Klingner, Edelstein gibi tüm mürekkeplerle de iyi anlaştı. Eğer klasik kalemleri seviyorsanız, bu kaleme bir bakın derim. Türkiye sınırları içinde Sirkeci Yeni Zaman kırtasiyeden bulunabilir. 

Sevgiler,

Zeynep Şarapgibikalem


CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked / Mürekkepliler

Scroll down to read in English


Bu senenin ilk mürekkepliler postu gelsin bakalım. 

İlk kalemimiz aldığım günden beri çok sevdiğim Rotring 700. Kimilerine ince gelse de, ben oldukça seviyorum bu kalemi. Private Reserve Tanzanite ile mürekkepledim. Tanzanite çok güzel mor ile mavi arası bir renk ama biraz sıkıntılı bir mürekkep.

İkinci kalemimiz Nemosine Singularity 0.8 italik. Bu kalemi ilk aldığımda sevmemiştim ama sonradan çok ısındım. İçinde klasik ofis mürekkeplerimden Aurora Black var. Kendisi sevdiğimiz siyahlardan

Üçüncü kalemimiz Geha'nın bilmediğim bir modeli. 14 ayar altın broad ucu çok tatlı şekilde esniyor. İçinde yine aşk yaşadığım mürekkeplerden Sailor Jentle Ultramarine var. Kimileri mor dese de, bence mavi :)

Son olarak Sailor Sapporo Mini karşınızda. Bir arkadaşımın kalemi. Bir süre elimde tutmayı planlıyorum ama sahibinin bundan haberi yok. İçinde R&K Alt-Goldgrün var. Çok güzel ve farklı bir renk. 


Fark ettiyseniz, bir Alman markası olan Geha'da Japon mürekkep, Japon kalemi olan Sailor'da Avrupa tipi mürekkep var. Arasıra bu soru geliyor bana, Japon kalemleriyle mutlaka Japon mürekkepleri mi kullanmak gerekiyor diye. Bunu daha önce de bir currently inked postumda yazmıştım. (BURADA) Böyle bir kaide yok. Kalemle mürekkebin anlaşması milliyetlerine bağlı değil yani :)

Sevgiler,

Zeynep Haymatloskalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Keskin Color L'ancienne Istanbul Notebook / Keskin Color Eski Istanbul Defteri

Scroll down to read in English


Eski İstanbul'u anlatmaya ne bilgim kâdir, ne maharetim. Ama bu defteri aldığım günü az da olsa tarif edebilirim sanırım. İstanbul'un çarpık kaldırımlarında yürüyerek bir buluşmaya yetişmeye çalışıyordum. Defterin kapağında gördüğünüz cumbalı evlerin arasından aheste aheste süzülen şemsiyeli hanımefendinin aksine acelem vardı. Stresliydim. İlk gördüğüm kırtasiyeye daldım ama satılan defterlerin çoğundan ya bende vardı halihazırda ya da kağıtları güzel değildi. Derken kapının kenarında Keskin Color'un bu defterini gördüm. 2,75 TL'lik fiyatıyla, beni al ve sen de kapaktaki küçük hanım'ın o sipahiyi arkasında bıraktığı gibi hayatındaki bazı insanları ardında bırak diyordu. Defteri aldım almasına ama hayattan yeteri kadar ders almadım sanırım. 
 

Aslında söylemeye çalıştığım şey şu: Bazen bir defter sadece bir defter değil. Bazen o defter aldığımız güne dair bir anı, kapağındaki resimle bizi başka dünyalara götürüp getiren bir araç, bazen de bir sırdaş. Keskin Color'un bu kapağı kendiliğinden dokulu bu minik defteri de benim için bir defterden öte, o akşamı hatırlatan bir anı. 


Bu küçük defterin arkasında ön kapağı tamamlayan küçük bir resimle birlikte barkod yer alıyor. Aradığınız bilgiler orada mevcut. 12 santime 17 santim boyutlarında, 48 yapraklı, çizgisiz bir defter. Kağıt ağırlığı yazılmamış. Keşke yazılsa... 


Pek çok kişi krem rengi sayfalı defterleri seviyor olabilir, kimi zaman ben de tercihimi bu yönde kullanıyorum. Ama mürekkeplerin rengini tam olarak görmek ya da kimi zaman ufak tefek karalamalar yapmak için beyaz sayfalar oldukça ideal.  


Keskin Color'un bu defterinin performansı ilginç. Çok ağır ya da kalın yapılı bir kağıt değil. Mürekkebi hızlıca emen, nadir de olsa kimi mürekkeplerde (lie de the mesela) kırçıllanma yapabilen  bir yapısı var. Arkada ghosting ya da shadowing denilen gölgelenmeyi de yapıyor ancak mürekkep arka sayfayı kanatmadığı için kullanımını işkenceye dönüştürmüyor. Fiyatı ben aldığımda 2,75 tl idi. Biraz önce internetten araştırınca 3,5 - 4 lira arasında fiyatlara satıldığını gördüm. Keskin Color'un dağıtım ağı sayesinde kolay bulunabileceğini düşünüyorum.

Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler

Zeynep Hâzâhanfendi 

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pen Cleaning III: How to clean pistonfillers? / Kalem Temizliği III: Pistonlu dolmakalemler nasıl temizlenir?

Scroll down to read in English


Kalem temizliği serimiz devam ediyor. Bu sefer sırada pistonlu dolmakalemler var. Öncelikle yapmamız gereken kalemin içindeki mürekkebi tamamen boşaltmak için piston kulbunu çevirerek kalemin içinde kalan mürekkebi tamamen boşaltmak.   


Piston aşağıdayken akan suyun altında uç ve damaktaki fazla mürekkebi alalım. Yemek tarifi gibi anlatıyorum affedin :) 


Sonra bir bardak iyi suyun (distile su olabilir ya da içme suyu kullanabiliriz) içinden kalemimize su çekip, çektiğimiz suyu lavaboya dökelim. Bazıları kaleme su çektinden sonra suyu tekrar bardağın içine boşaltmayı tercih edebilir ama ben bu yöntemi sevmiyorum. Zira ikinci seferde kalemin içine temiz su yerine mürekkepli su çekmiş oluyoruz tekrar. Burada ise her seferinde temiz su çekiyoruz ve lavaboya boşalttığımız sudan, kalemin temizlenip temizlenmediğini anlayabiliyoruz. 

Ayrıca Pelikan gibi ucu vidalı şekilde kolayca sökülebilen kalemlerde ucu söküp yıkayabilirsiniz. Gövdedeki mürekkebi de hem akan suyun altında, hem de yine bu şekilde bardaktan su çekerek temizleyebilirsiniz. 

Serimiz bitti mi peki? Hayır efendim ne münasebet, temizlik eylemlerimiz devam edecek :)

Sevgiler,

Zeynep Kaleminiz Her Daim Temiz Kalsın (kraliyet ailesinden mi geliyorum nedir)

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 21 / Pazar Postası 21

Scroll down to read in English


Pazartesi günleri yayınlanan Pazar Postasından hepinize merhaba!

Geçen hafta Mehmet Siyah Kalem'den bahsetmiştim. Mehmet Siyah Kalem minyatür tarihinin en bilinmez sanatçılarından. 1950 yılında eserleri arşivde bulunduğundan beri kim olduğu araştırılsa da henüz Orta Asyalı bir minyatür ustası oldundan öte bir bilgi yok elimizde. 


Ama bildiğimiz bir şey var ki, kendisi insanların ve şeytanların ustası, onları en güzel resmeden sanatçılardan bir tanesi. Çağının ötesindeki bu sanatçıyı mutlaka tanımak lazım. 


Sailor mürekkepleri çok seviyorum. Ama nedense bu blogda hiç inceleme yazısı yayınlamamışım. İşte haftasonundan Sailor Jentle Grenade ile yazılmış bir yazı. Mürekkebin üstündeki muhteşem revnakı görüyor musunuz? Harika! 


Kalem ailemin son üyesi, kapilarite prensibi ile dolan bir Parker 61. Ancak hafif bir kozmetik bakıma ihtyacı vardı. Gördüğünüz gibi soldaki gövde ciladan sonra, sağdaki kapak ciladan önce. Pırıl pırıl oldu. 


Ve yine biraz yazıldı, çizildi. Jung'un İnsan ve Sembolleri kitabını tadını çıkararak okuyorum. Sağ tarafa da bir bardak çay eklerseniz, akşamları masamın üzeri yaklaşık olarak böyle oluyor. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler

Zeynep Siyahkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...