Pelikan 400 Tortoise Shell Fountain Pen Review

Scroll down to read in English


Bu hafta gözümüz gönlümüz şenlensin diye sizi vintage bir Pelikanla, Pelikan M400 ile tanıştırmak istedim, hem de tortoiseshell yani kaplumbağa kabuğu versiyonu ile. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu kalem de Turgay bey'in koleksiyonundaki muhteşem kalemlerden bir tanesi. Benim de hayallerimi süslediğini söylemeliyim. 


Üzerinde klasik tezyinata sahip, broad, 14 ayar altın bir uç mevcut. Oldukça ıslak ve kalın yazan bir uç bu. Özellikle de belirtmek isterim ki, oldukça tatlı bir esnekliği de mevcut. Yani çizgiye varyasyon katarken sizi yormuyor, siz de kaleme eziyet ettiğiniz hissine kapılmıyorsunuz.  


Kapak üzerinde Pelikan'ın eski logosu mevcut. Bu loglar tepeye kazınmak suretiyle işlenip, içleri boyanıyormuş. Ancak pek çok eski Pelikan'da bu boya gidiyor. Ben şahsen bu eskimeyi çok estetik buluyorum.  


Ben bu kalemi Pelikan Edelstein Jade ile kullandım ve uzun bir süre elimden bırakamadım. Islaklığı ve broad olması nedeniyle pek çok kağıdı zorlasa da, gerçekten muhteşem bir kalem. 


Netice olarak eski Pelikan'ları bulmak zor olsa da, evin çekmecelerini bir yoklayın, anneannenizin, dedenizin elini bir öpün bakalım. Belki onların zulalarında saklanmış bir kalem vardır. 

Bu arada, İzmir buluşması için mekan henüz belli olmasa da, İstanbul'da Cumartesi günü yapacağımız buluşmanın mekanı belli oldu. Kadıköy Ada Kültür'de (Rıhtım Caddesi No:8) 16:00-18:00 arası dolmakalem, kağıt, mürekkep üzerine sohbet etmek için hepinizi bekliyoruz. 

Sevgiler,

Zeynep Eskikalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Hello Izmir, Hello Istanbul, Happy Birthday Write to Me Often

Scroll down to read in English


Sevgili Kalemdaşlar,

İzmirli dostlar özellikle, neden buraya da gelmiyorsunuz diye sitem ediyordu. 3 Nisan Perşembe akşamı kısa bir süreliğine de olsa İzmir'de olacağım. Eğer müsait olanlar varsa görüşelim diyorum. Ama yer konusunda sizin desteğiniz lazım.

Malum 3 Nisan Bana Sıkça Yaz'ın doğum günü (Koç burcu mu oluyor şimdi blog?) İstanbul'da hep birlikte kutlayalım istiyorum. Hatta mümkün olursa önümüzdeki günlerde hediye çekilişleri de olacak. İstanbul için de 5 Nisan Cumartesi günü bir buluşma yapalım diyorum. Yer olarak Taksim ya da Kadıköy olabilir. Önümüzdeki günlerde belirlemeye çalışacağım. Bu konuda da yer önerilerine açığım. 

Sevgiler,

Zeynep Müzikuç

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pilot Kaküno Fountain Pen Review / Pilot Kaküno Dolmakalem Incelemesi

Scroll down to read in English


Kaküno, Pilot'un yakın zamanda çıkan daha çok çocuk-genç diyebileceğimiz kitleyi hedef alan kalemi. Aslında çocuk ve genç kalemi diyoruz ama etrafımda bu kalemi alan ve severek kullanan pek çok yetişkin var. Sanırım hepimizin içinde küçük bir çocuk gizli. Ya da belki renkli şeyleri daha çok seviyoruz. Kalemimiz yukarıdaki gibi bir kutuda geliyor. Gövde koyu gri, kapaklar ise, yeşilden pembeye değişen renklerde. Hatta sanırım yakın zamanda soft denilen yumuşak tonlarda kapak renkleri geldi. Kutuda dönüştürücü yok, yalnızca pilot kartuş var. Ancak elinizde mevcutsa Con-50 ve Con-70 dönüştürücüleri bu kalemde kullanabilirsiniz. 


Kutuyu tasarlarken kapağı gövdeye takmadan sergilemelerinin bir sebebi de, ucun üzerindeki gülümseyen suratı göstermek sanırım. Bu ucun üzerinde kocaman gülümseyen bir surat var ve bu aşırı ciddi dolmakalem dünyasının içinde bizi biraz eğlenceye davet ediyor. Ucumuz bildiğimiz Pilot Prera ucu ve damağı. Bilmiyorum, iki adet prera sahibi olarak, sanırım farklı bir uç olsaydı daha mutlu olabilirdim. 


Kapakta klips mevcut olmadığından kalemin yuvarlanmaması için ufak bir çıkıntı eklemişler. Göze batmayan ama işlevsel bir ayrıntı. Kapak "tık" diye oturuyor. Ayrıca koyu gri gövde opak yapıdayken, tutma yeri ve besleme kanalı şeffaf gri yapılmış. Böylece damağa kadar uzanan mürekkebi görebiliyoruz.  


Ben bu kalemi, çok canlı ve tatlı bir pembe olan Caran d'Ache Sunset ile kullandım. Oldukça da memnun kaldım. Ancak medium ucun fine gibi yazdığını hatırlatmakta fayda var ve maalesef bu kalemde broad uç seçeneği mevcut değil. 


Boyut olarak ise Lamy Safari'den azıcık kısa kalıyor. Fiyatı İngiltere sitelerinde 12 GBP, Amerika sitelerinde 16,5 USD civarında. Başlangıç kalemi olarak değerlendirilebilir. Küçük çocuklar, gençler ve içinde bir yerde küçük bir çocuk barındıranlar için tavsiye edebilirim. (Merak edenler için, bu kalem henüz ülkemize gelmedi, gelip gelmeyeceği de meçhul)

Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler,

Zeynep Ruhumçocuk

CONTINUE to READ in ENGLISH

P.W. Akkerman Voorhout Violet Ink Review / P.W. Akkerman Voorhout Violet Mürekkep İncelemesi

Scroll down to read in English


Akkerman mürekkepler bir süredir piyasayı kasıp kavuruyor. Ben de geçen sene Amsterdam'da yaşayan bir arkadaşımın adresine sipariş vermiştim iki şişe. Sonra da Amsterdam'a uğramışken almıştım. Aslında anladığım kadarıyla Amsterdam'da Akkerman'ın bir dükkanı var ama internetten bulmak mümkün olmamıştı. Den Haag'a da gitmeye üşendiğimden böyle bir yol izlemiştim.

Öncelikle belirtmek isterim ki, Akkerman'ın özellikle şişesi büyüleyici. Soğan kubbe gibi görünen şişenin altında uzunca bir şişe boynu var. Şişenin özelliği ise, bu boynun gövde ile birleştiği yerde bulunan bir top. Böylelikle, şişenin içinde az miktarda mürekkep kalsa da, şişeyi ters çevirdiğimizde, mürekkep boyun kısmına doluyor ve top sayesinde orada kalıyor. Böylelikle boyun kısmında ufak bir mürekkep havuzumuz oluyor ve mürekkebimizi neredeyse son damlasına kadar rahatlıkla kullanmış oluyoruz. 


Benim elimdeki renklerden biri 15 numaralı Voorhout Violet yani Voorhout Menekşesi. (Voorhout Hollanda'da bir bölgenin adı) Ben bu sefer farklı bir şey yaptım ve çok sevgili iki arkadaşımın Japonya'dan getirdiği cam kalemle örnekleme yaptım. 


Voorhout Violet oldukça güzel huylu bir mürekkep. Nedense, çok gölgeli olmamasına rağmen ben aldığımdan beri bu mürekkebi hep esnek uçlu kalemlerde kullandım ve oldukça da güzel sonuçlar aldım. Ton olarak kağıt üzerinde özellikle ıslak yazan kalemlerle, siyaha yakın, oldukça koyu bir mor. Neredeyse gotik diyebileceğim bir rengi var. Şuradan diğer bir yazı örneğine de bakabilirsiniz.  


Elimde, Akkerman Voorhout Violet'e en yakın renkler Röhrer&Klingner Scabiosa, Caran d'Ache Storm ve J. Herbin Poussiere de Lune ancak elimde örneği olmasa da hatırladığım kadarıyla bu mürekkep aynı zamanda Diamine Grape ve Diamine Damson renklerine de oldukça yakın. Eğer böyle koyu morlarla aranız iyiyse, siyah gibi görünen ama siyah olmayan mürekkep arayışındaysanız P.W. Akkerman Voorhout Violet tam size göre. Akkerman yakın zamanda 60 ml'lik yeni şişelere geçti. Şişe fiyatı 15 Euro, ancak Türkiye'ye gönderim 20 Euro. Şu siteden bu mürekkebe ulaşabilirsiniz.  

Sizin en sevdiğiniz mürekkep şişesi hangisi?

Sevgiler,

Zeynep Mormürekkep

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 27 / Pazar Postasi 27

Scroll down to read in English


Bu hafta inanılmaz yoğundu. Gerek yurtdışından gelen ziyaretçiler, gerek özel işler derken inanılmaz bir temponun içinde buldum kendimi. Cumartesi buluşmasını ancak perşembe günü haber verebildiğim halde sağolsun, bu güzel insanlar beni kırmayıp kalkıp geldiler. Bir de o gün şehir dışında olan ve son anda bir takım sağlık sorunları için gelemeyen arkadaşlarımız var. Umarım en yakın zamanda onlarla da görüşmek kısmet olur. Bu arada, 5 Nisan Cumartesi için kimseye randevu vermeyin. Blogun yaş gününü hep birlikte kutlayalım istiyorum. 

           

Daha önce bahsettiğim gibi bir gazetenin pazar ekinde röportajım yayınlandı. Tamamını okumak isterseniz sizi buraya alalım. 


Bir de o kadar şanslıyım ki, bu kaligrafi setini kazandım sevgili Palimpsest'in blogundan. ^_^

Sizin haftanız nasıldı?

Sevgiler,

Zeynep Fırtınagibi

CONTINUE to READ in ENGLISH

2. Geleneksel Ankara BuluşKAsı / 2. Traditional Ankara Meeting

Scroll down to read in English


Ecnebilerin tabiriyle biraz "short notice" oldu ama Cumartesi günü yani yarın Ankara'da olacağım. Eğer siz de müsaitseniz görüşelim diyorum. Ne dersiniz?

Geçen sefer yer sıkıntısı çekip, mekana sığamadığımız için bu sefer biraz daha büyük bir mekan arayışına girdik. Bahçelievler'de Piraye'ye rezervazyon yaptırdık. Mekanın yeri Bahçelievler 7. caddenin Milli Kütüphane girişinden girince sağdan ilk sokakta. Yarın saat 16:00'da görüşmek üzere!

Sevgiler

CONTINUE to READ in ENGLISH

Tombow Zoom 707 sh Mechanical Pencil / Tombow Zoom 707 sh Mekanik Kurşun Kalem

Scroll down to read in English


Bu hafta biraz farklı bir hafta oldu. Önce, kalem incelemesi yerine bir mürekkep incelemesi ile başladık. Bu sefer sırada bir mekanik kurşun kalem incelemesi var. Aslında kurşun kalem kullanmaktan çok hoşlanmıyorum. Ama Osmanlıca çalışırken, kitaptaki alıştırmaları yapmam gerekiyor. Bu noktada dolmakalem kullanmamamın iki temel sebebi var. Bir tanesi saman kağıda yazmak gerçekten zor ve dolmakalem uç yarığından içeri kağıt lifleri dolabiliyor ve ayrıca bazen yazdıklarımı silmem gerekiyor. Bu da pek mümkün olmuyor. Bu yüzden bir kurşun kalem arayışındayken Yeni Zaman Kırtasiye'den bu Tombow Zoom 707 mekanik kurşun kalemi aldım. 


Tombow Zoom 707 gördüğünüz gibi inanılmaz ince bir kalem. Sadece kalemin tutma yeri bir miktar daha kalın tutulmuş. İncelik konusunda oldukça iddialı. Bu yüzden elinize bu kalemi aldığınız zaman mutlaka merak edip denemek isteyen birileri oluyor. 


Klipsi oldukça oturaklı. Klipsin ucundaki kırmızı top, gömlek cebinde çok hoş duruyor. Basma kısmı yumuşak ama dayanıklı plastikten yapılmış. Körüklü olduğu için kolayca basılıyor. Yumuşak plastik parçanın altında da uç yuvası mevcut. Bu kalemde iki şeyin eksikliğini hissettim. Birincisi basma kısmının altında bir iğne olsaydı iyi olabilirdi. Böylelikle uç sıkışması hadisesini kolayca çözebilirdik. İkincisi de basma kısmı stylus yani dokunmatik ekranlarla uyumlu olsaydı gerçekten elimden hiç düşmezdi sanıyorum. 


Netice olarak ben bu kalemi çok sevdim. Gördüğüm en tarz mekanik kalemlerden bir tanesi. İncelik hissini ağırlıkla dengeledikleri için yazarken beni rahatsız etmedi. Ama elbette bu tarz ekstrem dizaynları (çok kalın ya da çok ince kalemler) mutlaka deneyerek almak kanaatindeyim. Kalemin fiyatı 60 lira, aynı dizaynın tükenmez kalemi de mevcut. 

Sizin en sevdiğiniz mekanik kurşun kalem hangisi? Yorumlara link yapıştırmak serbest :)

Sevgiler,

Zeynep İncekalem

PS: Ankaralılar, bu Cumartesi müsait misiniz? Birlikte birer çay içer miyiz mesela? (Mekan önerilerinize açığım)


CONTINUE to READ in ENGLISH

Diamine Teal Ink Review / Diamine Teal Mürekkep Incelemesi

 Scroll down to read in English


Bugün sizleri Diamine Teal ile selamlamak istedim. Diamine, J. Herbin'le birlikte benim çok sevdiğim mürekkep markalarından bir tanesi. Mürekkepleri sorunsuz ve fiyatları uygun.  Hele de Diamine'lerin 80 ml'lik şişelerde geldiği düşünülünce... 


Daha önce Scrikss kaligrafi setini incelerken bu mürekkebi kullanmıştım. Bu vesile ile mürekkebi bir kaç farklı uçla gösterme fırsatım oldu. Teal, mavi ile yeşil arası bir renk. Dolmakalem ucunun ıslaklığına ve özellikle kağıdın beyaz ya da krem rengi olmasına göre rengi mavi ile yeşil arasında gidip geliyor. Ayrıca mürekkepte gölge sevenler için oldukça ideal. İnce uçlarda bile oldukça gölgeli davranıyor. 


Kuruma testini yaptığım kağıt Rhodia. Rhodia'nın fazla perdahlı yapısı nedeniyle mürekkebin daha uzun sürede kuruduğunu hatırlatmak isterim. Fountain Pen Network'deki yorumlarda ve diğer incelemelerde, fotokopi kağıdında kuruma süresinin 5-6 saniye civarı olduğu yazılıyor ki, bu kuruma hızı bakımından gerçekten iyi sayılabilecek bir süre. Mürekkebimizin su ile arası pek iyi değilse de, kendisini tamamen bırakmıyor. 


Bu mürekkebin rengini tam olarak yansıtmak gerçekten çok zor. Mavi yeşiller genelde birbirine karışıyor. Bu yüzden bu linkten Gouletpens.com karşılaştırmasına da ulaşabilirsiniz. Bu renk klasik mavilerden, siyahlardan sıkılıp da sessiz sakin ara renklere yönelmek isteyenler için birebir. Özellikle ıslak kalemlerde oldukça koyu bir renkle çıkıyor karşımıza. İçinde gerçekten derinlik barındıran bir mürekkep Diamine Teal. Eğer mavi-yeşil mürekkepleri seviyorsanız, bence Diamine Teal'a bir fırsat verin. 

Sevgiler,

Zeynep Tirşebirtelaş

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 26 / Pazar Postası 26

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu hafta iki kitap okudum. Bildiğiniz gibi geçen hafta zor günler geçirdik ülkecek. Ben zor zamanlar hep Epiktetos'a sığınırım. Kısa, öz ve direkt mesajları vardır Epiktetos'un. Başımı yukarıya kaldırmamı sağlar. Tutunmam gereken şeyleri hatırlatır. İkinci kitap ise, Türkçe'ye "Tam Benim Tipim" olarak çevrilen Just My Type. Bilgisayar fontlarının öykülerini ve bunlarla ilgili komik anektodları anlatan çok keyifli bir kitap. 


Osmanlıca yazma çalışmarım devam ediyor. Çok becerikli olmasam da en azından istekli ve hevesli bir öğrenciyim diyebilirim. Pilot Parallel Pen, ucu verev kesilmiş Pelikan M150 ve Lamy Safari 1.5 bu yoldaki en iyi yardımcılarım diyebilirim şimdilik.  


Bir miktar mürekkep aldım geçtiğimiz hafta. Fark edeceğiniz gibi, hepsi siyah :) Daha önce yapmış olduğum mavi mürekkep karşılaştırmasının bir benzerini siyah mürekkepler için yapmak istiyorum. Şimdilik hangi kalemi ve hangi defteri kullanacağıma karar vermedim. Tavsiyelerinize açığım. 

Bu arada, fotoğraf makinem, şu anda Afrika'nın derinliklerine seyahat ettiğinden bu fotoğrafları ufak kompakt bir makineyle çekmek zorunda kaldım. O yüzden kalitesi alıştığınız biraz altında :)

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Photo of the Day 37 / Günün Fotoğrafı 37

Scroll down to read in English


Günün kalemi: Waterman Le Man 100
Günün mürekkebi: Diamine Eau de Nil
Günün defteri: Quotable Journals

Garip günlerin içinden akıyoruz. Dün yıllardır görmediğim iki arkadaşımla karşılaştım tesadüfen. Aynı dili konuştuğum, aynı kelimelere aynı anlamlar yüklediğim insanlar. Ülkenin halinden, iyilik ve kötülükten, üstlendiğimiz rollerden, bunları kabullenişimizden ve kabullenemeyişimizden konuştuk. Ne kadar iyi geldi anlatamam. Eğer sizin de; sakin, itidalli, nefretin ve kötülüğün içinde boğulmayan dostlarınız varsa onlarla konuşmayı deneyin. İyi geliyor gerçekten. 

Ve Jorge Angel Livraga'nin bir sözü ile bitirelim haftayı: "Ayrışma öldürebilir, sadece birleşme ve bütünleşme yeniden hayat verir."

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

3Kagitci Notebook Series / 3Kağıtçı Defter Serileri

Scroll down to read in English


Bu hafta uzun zamandır kullandığım bir defterden bahsetmek istiyorum. 3Kağıtçı markasının Yunan Mitolojisi 10'lu defter serisinden. 3Kağıtçı'nın ayrıca Ortadoğu Mitolojisi, Sanat akımları, Düşsel Hayvanlar gibi diğer 10'lu serileri de mevcut. 


Her defterin önünde mitolojik karakterin adı, arkasında ise o karakterin hayatı yer alıyor. Yani defteri kullandıkça, Yunan mitolojisi de öğrenmeye başlayabilirsiniz. Bu arada, eğer içinizde Yunan mitolojisine ilgi duyup da nereden başlayacağını bilemeyen varsa Şefik Can'ın Klasik Yunan Mitolojisi isimli kitabını tavsiye ederim.  


Defterin arka kapağının sağ altında bir barkod, marka, metin yazarı ve tasarımcı bilgileri mevcut. Bunun dışında herhangi bir bilgiye ulaşamıyoruz. Kağıt kaç gram, ebatlar nelerdir yazmıyor. Kağıdın kaç gram olduğunu bilemiyorum ama defterin boyutları 11 cm x 15 cm. Tek ortalı, kapağı arkaya katlanabilen, çantaya at çık bir defter. Bana biraz Amerika'da yaygın kullanılan Field Notes defterlerin muadili gibi geliyor. Özellikle gezilerde çok kullanıyorum. 


Bu defteri elimin altında bulunan 3 kalemle denedim: Medium olmasına rağmen Avrupalı bir Fine uç kalınlığında yazan Pilot Kaküno (Caran d'Ache Sunset), Fine olmasına rağmen oldukça ıslak yazan bir Visconti Rembrandt (Diamine Blue-Black kartuş) ve 1.1 italik uçlu Lamy Safari (Lamy mavi kartuş)


Mürekkebi çabuk emen bir kağıt olsa da, yapısının lifli olması sebebiyle kırçıllanma yapmaya müsait bir kağıt. 


Arkaya geçirme performansı ise iyi sayılabilir. Bu defter benim günlük kullandığım defterlerden biri değil. Ancak günübirlik İstanbul gezilerinde, haftasonları yaptığımız rehberli şehirdışı gezilerinde bu defteri yanıma alıyorum. Boyutları ufak, hafif, kapağı arkasına katlandığından diz üstüne koyup not almak kolay oluyor. 10'lu setin fiyatı 15 lira, yani deffter başına 1,5 lira. Bu yüzden bittikçe alınacak bir set benim için. Bu arada firma hakkında bilgiye ulaşamadım ama almak isteyenler, idefix'ten bu sete ve diğer ürünlere bakabilirler. 

Bir de ufak not düşeyim buraya; "Yazmasaydım deli olacaktım" diyen Sait Faik'i hatırladınız mı? İşte ülkenin şu son halinde, kan donduran olayların, yorumların havada uçuştuğu şu günlerde benim için de durum böyle... Ancak yazarak, günlük meşgaleyi sürdürmeye ve kuyruğu dik tutmaya çalışarak ayakta kalıyorum. Bunu yapmadığım her vakit, çok sevdiğim bu ülkeden gitmek ve bir daha hiç dönmemek düşüncesi kaplıyor içimi. 

Sevgiler

Zeynep Arketipibelli

CONTINUE to READ in ENGLISH

Louis Vuitton Doc or Cuir Fountain Pen Review / Louis Vuitton Dolmakalem Incelemesi

Scroll down to read in English


Bu haftanın kalemi, dünyaca ünlü lüks tüketim markası Louis Vuitton'dan geliyor, Louis Vuitton Doc or Cuir Plume. Bu kalemi özelleştiren şey, özel bir işçilikle yapılan deri gövdesi.  


Keçi derisinden yapılan gövdenin üzerinde altın zımbalar bulunuyor. Gövdenin deri kaplı olması, büyük ve ağır kalemlerde yaşanan o soğuk hissi alıp götürmüş ve kaleme çok daha sıcak bir his vermiş. Aynı kalemin siyah deri üzerine beyaz rodyum kapaklı versiyonları da mevcut. 


Kalemin ucu, kapaktaki kareli dokuya uyumlu olarak baklava desenli yapılmış. Üzerinde LV amblemi 750 sayısını okuyoruz. Buradan da ucun 18 ayar altın olduğunu anlayabiliyoruz. Deri kalemi yaparken, elbette kalemin özellikle mürekkeple daha çok muhatab olacak tutma yerinin lekelenmemesini düşünmüşler ve oradaki deriyi özel bir cila ile kaplamışlar. Böylelikle o kısım mürekkeplense de, bir peçete yardımıyla sildiğinizde leke kalmıyor. 


Kalemin dolum sistemi dönüştürücü veya standart kartuş. Kalemle birlikte gelen dönüştürücünün üzerinde Louis Vuitton Made in Germany ibareleri var. Kalemin ucu bana Graf von Faber'leri hatırlatsa da, kalemin Louis Vuitton için kime ürettirilmiş olduğu bilgisine ulaşamadım maalesef. Kalemle ilgili tek sıkıntım da, dönüştürücünün takılı halinin biraz zayıf olması oldu. Yani dönüştürücü sağlam bir şekilde oturmuyor gibi geldi bana ama şimdiye dek de herhangi bir sıkıntı yaşamadım. 


Kalemin ucuna ve yazım keyfine gelirsek, ucun üzerinde herhangi bir ibare bulunmuyor ancak kalemi ilk aldığımda tutma yerinde M işaretli bir etiket olduğundan ucun Medium olduğunu tahmin ediyorum ve zaten Avrupa Medium'u şeklinde yazıyor. Yazımı oldukça güzel ve ıslak. Uç yumuşak ve hafif bir esneklik mevcut. Louis Vuitton bu kalemleri 1999-2008 yılları arasında 850 Euro fiyatla satışa sunmuş. Şu anda nadiren e-bay gibi sitelerde bulunabiliyor. Evet normalde oldukça yüksek bir rakam ama Montblanc Meisterstück'lerin 600 - 900 Euro arasında fiyatı olduğunu düşününce deri kaplanmış ve diğer aksamları altın kaplama olan bir kalem için 850 Euro biraz daha makul bir fiyat haline gelebiliyor. 

Siz lüks markaların kalemleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Lükskalem,

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 25 / Pazar Postası 25

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu haftanın iki kitabı var. Birincisi Mustafa Merter'in Dokuz Yüz Katlı İNSAN isimli kitabı. Jung'a başlamışken, psikolojiden devam etmek istemiştim ama kitaptan tad alamadım. Kendisi bir yola girmiş insanların, diğer yolların hepsinin tü kaka olduğunu söylemesi beni üzüyor açıkçası. Ama yine de psikolojiye meraklıysanız tasavvuf ile nasıl harmanlandığını merak ediyorsanız, bu kitabı tavsiye edebilirim. İkinci kitap ise muhteşem!!! Peter Sis'ten Kuşlar Meclisi. Feridüddin Attar'ın Mantık ut Tayr kitabının sadeleşmiş ve görselleşmiş bir çevirisi. Kesinlikle ama kesinlikle çok güzel. Alın, pişman olmayacaksınız. (Bu arada, beni bu kitapla tanıştıran İlker'e teşekkürler)


Kitaptan bir sayfa... (ve yakın zamanda gelecek bir incelemeden ön gösterim ^_^ )


İtibar dergisinde aylık olarak yazılar yazıyorum. Burada yazdıklarıma nazaran biraz daha rahat, daha geniş yazılar bunlar. Son yazım da çelik uçlarla ilgili. Bir hışımla gelip geçtiler işte. 


Yazının yayınlanmasından sonra yazıda kullandığım fotoğraf çok beğenilince, fotoğrafın aslını da sizinle paylaşmak istedim. Bol yağmurlu, az motosiklet sürmeli, planların yapılıp yapılıp bozulduğu garip bir haftayı geride bıraktım kendi açımdan. Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Çelikkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Stamp Carving / Mühür Yapımı

Scroll down to read in English


Silgiden mühür yapımı ile ilgili sorular geliyordu bir dönem. Bu fotoğrafları çok önce çekmeme rağmen yayınlamayı unutmuşum. Affınıza sığınıyorum.


Öncelikle iyi bir bıçak setine ihtiyacımız var. Ben bu seti Kadıköy Güven Sanat kırtasiyeden 20 küsür liraya almıştım yanlış hatırlamıyorsam. 


Aşağıda da mühür kazımak için kullandığım en büyük silgi var. Yurtdışındaki bloggerlarda gördüğüm kadarıyla onlar devasa silgi bloklarını keserek istedikleri ölçüde kullanıyorlar. Ben henüz o ayarda bir şey bulamadım. Bunları bulabildiğim, mühür yapımına uygun en büyük silgiler olduğu için gösteriyorum. Bu noktada önemli olan silginin bir miktar sert olması. Örneğin Milan'ın yumuşak silgileri hemen parçalanıyor. 


Yapacağımız şey, şekli silginin üzerine çizdikten sonra Rodin'in dediği gibi, geriye sadece fazlalıkları kazıyarak atmak kalıyor. Merak edenler için özetle durum böyle. Tabi bu arada, bu işi sakin sakin yapıp, elimizi kesmemeye dikkat ediyoruz. 

Sevgiler,

Zeynep Mühürlüdudak

CONTINUE to READ in ENGLISH
Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...