Deffter Old Writer Tools Notebook Review / Deffter Old Writer Tools Defter İncelemesi

Scroll down to read in English


Uzun zamandır defter incelemesi yapamıyorum. Bunun sebebi sanırım, bu sıralar normal rutinimden daha az kitap okuyor olmam. Daha az okumak genelde daha az yazmak anlamına geliyor benim için. Ben böyle durumlarda panik olmuyorum, tembellik ettiğimi de düşünmüyorum genelde. Daha çok okuduklarım üzerine düşünmek, onları sindirmek için geçen süre, ufak bir ara oluyor. Ancak bu defter, insana hadi yazalım dedirten bir kapağa sahip. 


Defterin içinde, üreten firmaya ve deftere dair bilgileri bulmak mümkün. Ben bu detaylı "sert kapak, lastikli, 110 gr, 1. hamur, 76 yaprak, çizgili, arka kapağı zarf cepli, ipek şeritten sabit ayraçlı ve köşeleri oval" açıklamasını oldukça yerinde buldum. Defterle ilgili bilmek istediğim her şey burada toplanmış... 


Deffter Old Writer Tools defteri Pelikan M400 Medium + Röhrer Klingner Verdigris, Pelikan M150 Verev İtalik + Pilot Iroshizuku Yama Budo ve Pelikan M200 Cognac Italic + Caran d'Ache Idyllic Blue kombosu ile test ettim. Verdigris kırçıllanma yapmaya müsait bir mürekkep olmasına ve Italik uçlu Pelikan M200 çok çok ıslak bir kalem olmasına rağmen kırçıllanma yapmadılar. Kağıt mürekkebi çok güzel şekilde, dağıtmadan absorbe ediyor. 


Ancak, arka sayfada hatırı sayılır bir miktar bleeding sıkıntısı mevcut. Eğer arka sayfayı kullanmayacaksanız, Deffter Old Writer Tools size hitap edebilir. Defterin fiyatı www.deffter.com.tr'de 15 TL. Mürekkebin çabuk kuruduğu, kalın kağıtlı, lastikli ve yazmayı sevenlere hitap eden harika kapaklı bir defer istiyor ve arka sayfaya yazmayı dert etmiyorsanız o zaman bu defteri denemelisiniz. 

Sevgiler,

Zeynep Yazmaknegüzel

CONTINUE to READ in ENGLISH

Lamy 2000 Fountain Pen Review / Lamy 2000 Dolmakalem İncelemesi

Scroll down to read in English


Nihayet bugün size, çok uzun zamandır yazmak istediğim bir dolmakalemi anlatmak istiyorum. Dolmakalem tarihinin efsanevî dizaynı; Lamy 2000. Lamy 1930 yılında C. Josef Lamy tarafından Orthos Dolmakalem Fabrikası adı altında kurululduktan sonra, 1948 yılında sahibinin adını alarak C. Josef Lamy GmbH olarak isim değiştirir. 60'lı yıllarda ise şirketin başına ekonomi doktoralı ikinci kuşak Manfred Lamy geçer ve dizayna özel önem vererek Bauhaus tasarım ekolünün ünlü temsicilerinden Gerd A. Müller'i Lamy için dolmakalem dizayn etmek üzere şirkete transfer eder. 1966 yılından beri aynı dizayn ile aramızda olan Lamy 2000 dolmakalem de böylelikle doğmuş olur. 


Bir kere Lamy 2000'nin hem sıradan hem de sıradan olmayan fantastik bir tasarımı var. Evet siyah, evet iricene. Yani Lamy 2000'i tarif ederken alıştığımız tipik klasik dolmakalem tanımlarını veriyor olabiliriz. Ama genel hatlarına, hiç de klasik olmayan o küt ve kült klipsine ve en önemlisi malzemesine baktığımız zaman alışılmış dolmakalemlerden farklı olduğunu saniyeler içinde anlayabiliyoruz. 


Lamy 2000 makrolon denilen özel bir malzemeden yapılıyor. Polikarbon asıllı olan bu materyal Bayer firması tarafından patentlenmiş. Mat ve üzeri çizgili gibi duran gövde zamanla, hafif bir parlama yapıyor ve çizgiler daha az hissedilir hale geliyor. Ancak gövdenin dayanıklılığı genelde Lamy 2000 kullanıcılarını oldukça memnun eder düzeyde. 


Gövdedeki bu çizgi çizgi yapıya uyması açısından Lamy 2000'in tutma yeri de çizgili paslanmaz çelikten yapılmış. Kimilerine göre kalemin tek olumsuz yanı işte bu bahsettiğimiz tutma yeri. Zira bazılarına göre bu parça kalemi tutmayı oldukça zorlaştırıyor. Ben şahsen yazarken bir sıkıntı hissetmesem de, kalemi bir kere düşürdüğüm için bu parçanın bir miktar sıkıntı yarattığını kabul ediyorum. 


Kalemin ucu yarı kapalı denilen uçlardan. Extra-Fine ile Broad arası kalınlıklarda ve OM, OB gibi oblik kalınlıklarda sunuluyor. Ucun malzemesi 14 ayar altın. Genel olarak ıslak yazması ile meşhur bir uç. Bu sebeple ince uçları sevenlerin bunu dikkate alması gerektiğini düşünüyorum. 


Normalde uç üzerinde görmeye alıştığımız hava deliği Lamy 2000'de, tutma yeri ile yeknesak olarak dizayn edilmiş damağın üzerinde. Piston dolumlu olan kalemin ufacık bir mürekkep seviyesi penceresi var. Ancak bu pencere oldukça dar olduğundan içinde kalan mürekkebin seviyesini tam olarak tesbit etmekten ziyade, bitip bitmediğini görmeye yarıyor dersek daha doğru olabilir. 


Genelde bu tarz klasik görünümlü kalemlerde görmeye alışkın olduğumuzun aksine Lamy 2000'in geçmeli bir kapağı mevcut. Bu da onu oldukça pratik bir kalem haline getiriyor. 


Lamy 2000 imkanlar dahilinde her dolmakalemseverin edinmesi ya da en azından denemesi gereken bir kalem bana göre. 13,8 santimlik boyutu ve 26 gramlık (17+9) ağırlığı ile birlikte kadın ya da erkek fark etmeksizin rahatlıkla kullanılabilecek ideal bir boyutta. Piston dolum sistemine, geçmeli kapağa sahip ve en önemlisi ölümsüz bir dizayna sahip. Bu kalemin yurt dışı fiyatı 160 Amerikan doları civarında. Türkiyede ise 350-450 TL fiyat aralığında bulmak mümkün. 

Siz Lamy 2000'i nasıl buldunuz? 

Sevgiler,

Zeynep Dizaynoğlu

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 38 / Pazar Postasi 38

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Geçen hafta postlar biraz aksadı. Elimde olmayan sebeplerle bilgisayar başına oturamadım bir türlü... Bilgisayar başına oturamasam da, masa başına oturup bir şeyler yazdım. Yazdığım mektupları sanki sahiplerine ulaşacaklarmış gibi öptüm, kokladım, zarfladım. Siz de göndermeyi planlamadığınız mektuplar yazıyor musunuz? 


Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde, evde misafir kalan ufaklık, bir damla mürekkebe basmış, tüm evi mürekkepli pati izleriyle doldurmuş. Ama neyse, kedinin mürekkep yalayanı makbuldür. 


Bir de şu fotoğrafta görülen ufaklık artık benim oldu. Binicem sırtına vurucam kırbacı. Kendisini haftasonu teslim alamadığım için hasret gideremedik henüz ama çılgın(!) planlarım mevcut. Bu hafta bir an önce haftasonu gelsin istiyorum. 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Tekteker

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pilot Iroshizuku Tsutsuji Ink Review / Pilot Iroshizuku Tsutsuji Mürekkep İncelemesi

Scroll down to read in English


Tatilden gelmiş olmamın etkisiyle haftanın açılışını bu harika pembe mürekkep ile yapmak istedim. Japonca'da açelya anlamına gelen bu mürekkep, pembe çiçeklerin hepsinin birden rengini içinde barındırıyor sanki. 


Özellikle güneşte yaptığı altın rengi revnaklar pembe bir çiçeğin orasında sarı bir tepecik gibi görünüp insana tatlı hayaller kurduruyor. 


Evet, belki Iroshizuku Tsutsuji her gün imza atmaya, iş başvurusu için özgeçmiş hazırlamaya uygun bir renk olmayabilir (elbette diğer tüm özgeçmişlerin arasında sizinkinin dikkat çekeceği kesin!) ama sevgiliye yazılacak notlarınızın bir demet çiçek etkisi yaratmasını istiyorsanız biçilmiş kaftan. 


Ben şahsen, alıntıları not ettiğim defterimi Tsutsuji ile doldurmaktan hoşlanıyorum. Hatırlamak istediğim şeyleri pembe renkli bu mürekkeple karalamaktan, alışveriş listemi bu mürekkeple yazıp buzdolabımın üstüne asmaktan, arkadaşlarıma ilettiğim küçük notlarımı bu mürekkeple yazmaktan... 


Evet, Tsutsuji'nin su ile arası iyi değil, rengi de günlük kullanıma uygun değil ama bizi o günlük kullanıma uygun, toplum onaylı dünyanın hayhuyundan kurtaracak, elimizden tutup çekip alacak kadar güzel. Zaten mürekkep dediğimiz renkten mürekkep değil mi? 

Daha önceki Iroshizuku mürekkep incelemelerimiz de burada:

Ama-Iro
Shin-kai
Ajisai
Ina-ho

Sevgiler,

Zeynep Pembe Gönlümsende

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 37 / Pazar Postası 37

Scroll down to read in English



Biliyorum, pazartesi günleri yayınladığım Pazar postası için bile epey geç kalmış durumdayım. Bu satıları da size havaalanında İstanbul'a dönüş uçağını beklerken yazıyorum. Kısa da olsa güzel bir tatili daha bitirdim. Sosyal medya ile ilişkimi asgari düzeye indirdiğim, bol bol yüzdüğüm, bol bol yemek yediğim (anne-baba sağolsun) harika bir tatil oldu. Elime ne kitap, ne fotoğraf makinesi ne de cep telefonu aldım. Hatta tatil dönüşü ailemle hiç fotoğrafım olmadığını düşünüp üzüldüm kendi kendime.

Hafta benim için yarın başlıyor. Bu hafta güzel bir mürekkep incelememiz ve yetiştirebilirsem güzel bir dolmakalemimiz var. 

Siz bu hafta neler yaptınız? 

Sevgiler

Zeynep Tatlısu

CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked Italic Week / Mürekkepliler Italik Uç Haftası

Scroll down to read in English


Eğer bu blogu uzun zamandır okuyorsanız, italik uçlu kalemleri ne kadar çok sevdiğimi fark etmişsinizdir. Bazen öyle zamanlar oluyor ki, fark etmeden mürekkeplediğim tüm kalemler italik uçlu oluyor. Bu hafta da onlardan biriydi. 


TWSBI Diamond 580'i geçenlerde yazdım. Çok sevdiğim kalemlerden biri. Üzerindeki uç sevgili Aydan'ın. Ben kendime italik uç alacakken, alma bırak bendekini kullan dedi. "Ama arkadaşlar iyidir" İçinde uzun zamandır size tanıtmak istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım P. W. Akkerman Shocking Blue var. 

Sheaffer No-Nonsense de aslında bu blogda çoktan yer bulması gerekirken geride kalmış kalemlerden bir tanesi. Elimdeki diğer no-nonsense'leri renklerini sevmediğim için kullanmıyordum. Mor renklisi ilaç gibi geldi. İçinde yakın zamanda blogu şereflendirecek olan Iroshizuku Tsutsuji var. 

Yaz moduna geçtiğimden midir nedir, yine renkli bir başka kalemle birlikteyiz. Lamy Safari Neon Coral. Bu kalemi yurt dışından sipariş ederken 1.5 italik uçla sipariş vermiştim. İçinde Diamine markasının sevdiğim renklerinden biri olan Bilberry var. Sarı revnakları olan yüksek satürasyonlu bir mürekkep. 

Son olarak, bir dargın bir barışık yaşadığım Pilot Prera var. Aslında normalde üzerinde Medium uç vardı. Ancak ben o ucu Pluminix'in italik ucu ile değiştirmiştim. Üzerinde M yazan ancak oldukça ince italik bir uç. İçinde de Pelikan Edelstein Ruby mevcut. 

Sizin en sevdiğiniz uç çeşidi nedir?

Sevgiler

Zeynep Tatilciyan

CONTINUE to READ in ENGLISH

It is officially holiday / Ay resmen tatil!

Scroll down to read in English


Ve tatil bu gün itibariyle başlasın... Peki yanımda ne olacak? Bu sefer kalem sayısını iki ile sınırladım. Dolmakalem uçakta akar mı? Ben birkaç defa denemek için özellikle mürekkepli kalemlerimi yanıma almıştım. Uçlarını yukarı bakacak şekilde tutmuş ve herhangi bir sıkıntı yaşamamıştım. Ama yine de riske atmak istemezseniz, yanınıza kartuş alıp, uçaktan indikten sonra kartuşu takabilirsiniz. 

Defter olarak daha önce incelediğim Metal Yapı'nın promosyon defterini aldım. Boyut olarak çok ideal geliyor bana. Kitap olarak ise alışılmadık bir şey yapıp yanıma bir sözlük aldım. Genelde insanlar sahilde roman okumayı tercih ederler. Ben şimdiye kadar bu sorunu yanıma Kindle alarak çözüyordum. Böylelikle Kindle'ımda bulunan envai çeşit kitabı keyfime göre seçip okuma şansım oluyordu. Ancak bu sefer farklı bir şey denemek, hem de biraz çocukluğuma dönmek istedim. Çocukken babamla ansiklopedi okur, bol miktarda da sözlük karıştırırdık. Hatta bu sözlük karıştırma alışkanlığımız, babama sözlük koleksiyonu olarak geri döndü... Bakalım, belki akşamları balkonda otururken yine birlikte karıştırırız bu sözlüğü. 

Bilgisayarımı yanıma alıyorum ama internet bağlantısı nasıl olacak şimdilik pek fikrim yok. Yine de taslaktaki postları yayınlamaya ve yorumları cevaplamaya gayret edeceğim.

Siz tatile giderken yanınıza ne alıyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Sukuşu

CONTINUE to READ in ENGLISH

TWSBI Diamond 580 Fountain Pen Review

Scroll down to read in English


TWSBI Diamond 580! Bu kalemi anlatmakta geç bile kaldım. Sanırım en çok kullandığım, kullanmaktan en çok keyif aldığım kalemlerden bir tanesi. Galiba insan gözünün önündeki şeyleri daha çabuk unutuyor. TWSBI, dolmakalem dünyasının hem yeni, hem de yenilikçi markalarından bir tanesi. Diamond serisini dolmakalemperverlere danışarak piyasaya sürdükten sonra, sürekli olarak iyileştirmeler ve yenilikler yaparak müşterilerini yani bizi kendilerine bağlamayı başardılar. Önce 530 olarak çıkan seri iyileştirmelerle 540'a ve sonrasında 580 modeline evrildi. Bunun yanısıra markanın farklı modeller üzerinde dolmakalem çalışmaları da sürüyor. 


Kalemimiz şeffaf plastikten yapılma. Kapakta ve tutma kısmında zamanla çatlamalar oluşma ihtimali olsa da, firma bu tarz taleplere karşı oldukça yardımsever bir tutum içerisinde. Şimdiye kadar TWSBI dolmakalemleriyle sorun yaşayan bir kaç arkadaşım, firmaya yazarak çatlayan parçalarını kolaylıkla değiştirdiler. Parçaları değiştirmek diyorum, çünkü bu kalem oldukça kolay şekilde parçalara ayrılabiliyor. Bu dolmakalem kullanıcısı için olduğu kadar, firma için de bir avantaj. 


TWSBI'nin doğru oynadığı noktalardan bir diğeri de uç çeşitliliği ve ulaşılabilirliği... Extra Fine'dan Broad'a kadar uçlar ve 1.1 ve 1.5 olmak üzere iki adet de italik uç seçeneği sunuyor. Üstelik kalemin perakende fiyatı 55 dolarken, 20 dolar vererek ekstra uç satın almak da mümkün. 


Ayrıca şeffaf gövdeli dolmakalemler pek çok dolmakalem/mürekkepsever'in de ilgisini çekiyor. TWSBI 580 hem pistonlu dolum sistemi, hem de yüksek mürekkep kapasitesiyle işlevsel olarak da öne geçiyor. Belki de bu yüzden aldığımdan neredeyse sürekli mürekkepli tuttuğum kalemlerimden bir tanesi olmayı başardı. 


Uç kalitesine gelirsek, TWSBI üzerinde kendi logosu bulunan JoWo marka uçlar kullanıyor. Ben şimdiye kadar kendi sahip olduğum bir 540, bir 580 ve bir Vac 700 ucu denedim. Bunun dışında arkadaşlarımın TWSBI kalemleriyle de yazdım. Belki de benim şansımdan, hiçbir kötü, cızırtılı TWSBI ucuna rastlamadım. TWSBI bu açıdan da sınıfı geçiyor ve alkışı hak ediyor bence. Tek sıkıntı, tüm dünyadaki fiyatı 55 dolar olan bu kalemlerin ülkemizde 100 dolar civarında bir fiyata satılması... 

Siz TWSBI hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Şeffafkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 36 / Pazar Postası 36

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Oldukça yoğun ve benim için yine bol seyahatli bir haftayı geride bıraktık. Cumartesi günü yağan yağmura inat motora binip kaçınca, pazar günü de oy kullanma telaşesi derken ancak Pazar akşam günlerdir biriken kalemlerimi yıkamaya ve birkaç sayfa kitap okumaya fırsatım oldu. Eğer tam bir kitabı elime alıp bitiremeyeceksem genelde eski kitaplarımı karıştırıp, altını çizdiğim yerleri okumayı tercih ediyorum. Bunlardan bir tanesi de beni Mahmut Erol Kılıç ile tanıştıran Hermesler Hermesi'dir. Hermetik düşünceyi oldukça derli toplu ve kapsamlı bir şekilde ele alan bu kitap her daim elimin altında bulunur. 


Okuduğum yerlerin altını çizmeyi de bu yüzden seviyorum. Geri dönüp baktığımda nelerin üzerinde düşündüğümü görmek, soru işareti koyduğum yerleri tekrar okuduğumda anlayıp anlamadığımı tartmak, öğrendiğim şeyleri yeniden hatırlamak hoşuma gidiyor.  


Ve Kıbrıs seyahatimde koleksiyona eklenen yeni parça. Sizinle tanıştırmadan edemedim. Tanıyanlar parmak kaldırsın. Bu arada, Çarşamba günü yine yolcuyum. Bu sefer tatil için bir süre uzaklaşacağım. Annemin dizinin dibinde oturup, babamla akla gelebilecek her konu hakkında konuşup, kardeşimle eğlenceli vakit geçirmeyi planlıyorum. Bu sıralarda postlar yavaşlarsa (ki aslında taslak oluşturdum) affedin olur mu? 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler

Zeynep Yenikalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sailor Kobe Inks Tamon Purple

Scroll down to read in English


Bugün radarımızda mor gri bir mürekkep var. Sailor markasının özel Kobe Serisinden Tamon Purple. Sailor yaklaşık 40 renkten oluşan Kobe mürekkep serisinde, şişelere şehir silüetlerinden oluşan grafikler kullanmış. Bu mürekkeplere Japonya dışından ulaşmak pek mümkün olmuyor. Ancak Sailor'un yakın zamanda mürekkep serilerinde yaptığı bazı değişikliklerle Kobe mürekkeplerin bazıları standart seriye dahil edildi. Bunlardan en popüler renk olan Yama-Dori de yakın zamanda blogda olacak. 


Sailor Kobe Tamon Purple, oldukça koyu bir mor. Neredeyse fırtına moru olarak tanımlanabilir. Oldukça koyu rengi ile bence mavi-siyahı tahtından indirebilecek seviyede. İçinde bulunan gri tonlar mürekkepe bir asalet katmış. 


Diğer Sailor mürekkepler gibi (her ne kadar blogda çok tanıtamasam da, Sailor en favori mürekkep markalarımdan biri) oldukça iyi huylu, denediğim tüm kalemlerle çok iyi anlaşan bir mürekkep oldu Tamon Purple. Mesela Scrikss 75'le beklediğimden çok daha iyi anlaştılar. 


Tamon Purple rengini benzerleri ile karşılaştırdığımızda en yakın rengin Akkerman Voorhout Violet olduğunu söylebilirim. Ancak yine de Tamon Purple'daki grilik ve yoğunluk Voorhout Violet'te mevcut değil. Ben Tamon Purple rengini beğendim. Gündelik olarak da kullanılabileceği kanaatindeyim. Bu arada, bu mürekkebi incelemem için bana emanet eden Fatih'e de teşekkür ederek bitirelim yazıyı. 

Sizin mor mürekkeplerle aranız nasıl?

Sevgiler,

Zeynep Morcan

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 35 / Pazar Postası 35

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu haftanın pazar postası bol fotoğraflı çünkü araya biraz zaman, biraz tatil, biraz da tadilat girdi. Üstteki fotoğraf tatilden; yanımda ufak bir defter ve yazın ruhuna uygun Kaweco Ice Sport kalemimi götürdüm. 


Geçtiğimiz aylarda Yapı Kredi Yayınlarından çıkan "Mitoloji: Hayali Dünyalara Eksiksiz Rehber" kitabını okudum. Mitolojiye ilgi duyuyor ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız bu kitap tam size göre. Konulara ve kavramlara göre ayrılmış, bol görselli güzel bir kaynak. 


Bir takım yazı çalışmalarına yardım ve yataklık etmekten mutluluk duydum. Evet, bu konuda inkişaf etmek çalışmakla mümkün. 


Sahibine ulaşmamış bir takım mektuplar yazdım. Yazmanın benim için önemi üzerine düşündüm bol bol. Yazarak zihnimdeki akışı az da olsa kontrol edebildiğimi, karmaşık görünen ve sonuca varamadığım düşüncelerimi yazarak çözebildiğimi bir kere daha anladım. 

               

Evimde ufak bir misafir ağırladım. (Kendisi hala misafirim, o sebeple gelecek hafta da fotoğraflarına denk gelebilirsiniz)


Aslında bu kitabı almış ve yatakta uzanırken motosikletleri inceleyip hayaller kurmanın hayalini kurmuştum ama maalesef geçen hafta aldığımız üzücü haber, iki motosikletli gezginin Halfeti'de öldürülmesi meselesi tüm hevesimi kaçırdı. İnsanların huzur içinde yaşayabildiği ve güvenle gezebildikleri bir ülke istiyorum. Çok mu şey istiyorum acaba?

Sizin haftanız nasıldı?

Sevgiler,

Zeynep Tembelteneke

CONTINUE to READ in ENGLISH
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...