Sailor Jentle Inks / Sailor Jentle Mürekkepler

Scroll down to read in English


Haftanın son gününden herkese merhabalar,

Bu hafta nihayet uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi yapıp Sailor mürekkepleri size gösterebiliyorum. Biliyorum Sailor yeni mürekkepler çıkardı ancak bu renklerin çoğu hem yeni seride mevcut, hem de eski şişeler hala bulunabiliyor.  Blogda çok fazla yer almıyor gibi görünse de Sailor benim favori markalarımdan biri. Tek tek bakacak olursak:

Sky High: Iroshizuku'nun en favori mürekkeplerinden Kon Peki'ye çok benzeyen bir mavi. Bence tek kusuru zor temizlenmesi.

Epinard: Adını ıspanaktan alan bu renk benim favori yeşillerimden biri. Özellikle fildişi kağıtlarda muhteşem görünüyor. 

Grenade: Nar olarak adlandırılan bu harika bordonun bence en muhteşem yanı yeşil renkli revnâkı. 

Ultramarine: Uzun bir zaman ofis mürekkebi olarak kullanıp dibine yaklaştığım bu renk kimilerince mor, kimilerince mavi olarak adlandırılıyor. Bence adlandırmaya gerek yok. İster mor, ister mavi deyin bence çok nev-i şahsına münhasır bir renk. 

Blue: Sailor'ın bu mavisi mavinin ağırbaşlı, ciddi tonlarından. Kardeşi mavi-siyahla birlikte iş hayatına çok uygun.

Blue-Black: "Ben mavi-siyah'ın griye yakınını severim" diyenler kaçırmasın. 

Black: Siyah işte, bildiğimiz siyah. Sanırım en az kullandığım Sailor mürekkebi :)

Peche: Pembenin ancak çok ıslak kalemlerle kullanılabilecek açıklıktaki tonlarından biri. Siyahtan sonra en az kullandığım renklerden biri bu olabilir. 

Apricot: Kayısı ismi ile müsemma bu mürekkep turuncu sevenler ve Noodler's mürekkeplere ulaşamayalar için bulunmaz nimet. 


Bir de fotoğraf olarak yükleyeyim malum, tarayıcı renkleri bir miktar bozuyor. Bu arada, Pazartesi günü yolcudur Abbas. Ufak bir Yunanistan seyahatim olacak. Tüm hafta dışarıda olacağımdan postlar ve yorumlar azıcık aksayabilir. 

Herkese kucak dolusu sevgiler,

Zeynep Athena

CONTINUE to READ in ENGLISH

Photo of the Day 43 / Günün Fotoğrafı 43

Scroll down to read in English


Bu günün fotoğrafı benden değil, sevgili Ömer'den....

Günün kalemi: Wahl Ringtop (circa 1930)
Günün mürekkebi: Diamine Red Dragon
Günün defteri: Rhodia Dotpad
Günün anlam ve önemi: Bir yıl daha yaşlanmış olmak...

Sevgiler,

Zeynep Biryaşdaha

CONTINUE to READ in ENGLISH

Nakaya Decapod Twist Heki Temanuri with John Mottishaw Cursive Italic Nib

Scroll down to read in English


Yeniden bir Nakaya ile karşınızdayım. Ve hayır yine bana ait değil ama ne gam! Kullandım, sevdim, sizlerle paylaştım. Yetmez mi? Bence yeter, yetmese de epey uzun bir süre beni idare eder. Paylaştığım Nakaya'yı hatırlamayanlar bu linkten ulaşabilirler. Kendisi Aka Temanuri idi. Bu seferki Nakaya ise yine Twisted Decapod ancak Heki Temanuri denilen yeşil kahverengi versiyonu. Ayrıca ucu da biraz özel :)


Bu sefer, Amerika'nın ünlü uç ustalarından John Mottishaw'a yaptırılmış cursive italik bir uç var karşımızda. Cursive italik uçlar, kenarları daha sivri nitelikteki kesik uçları ifade ediyor. Şu sayfada Jonh Mottishaw'un yaptığı uçlar hakkında bilgi bulabilirsiniz.


Cursive italik ucun kenarları daha keskin olduğu için ucu tam olarak düz tutmak suretiyle konforlu bir yazıma ulaşmak mümkün. Çok benim tarzım olmasa da oldukça güzel bir uç olduğunun hakkını teslim etmek lazım. 

Bir Nakaya yazısının daha sonuna geldik. Siz Nakaya kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Japonluknegüzel

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 50 / Pazar Postası 50

Scroll down to read in English


Yağmurlu bir haftadan herkese merhabalar,

Bu haftanın kitabı Wilhem Reich'ten Dinle Küçük Adam. Dinle Küçük Adam, küçük adamlara hitaben yazılmış küçük bir kitap. İnsanı kendi tabu bellediği korkularıyla tanıştırmayı hatta belki yüzüne vurmayı vazife edinmiş çok önemli bir kitap. Ara ara yeniden okunacaklardan. 


Yine bir kaç mektup, biraz da mürekkeple hemhal. Haftanın spoiler'ı niteliğinde bir kare. Sky High şu yağmurlu günlerde sizin de içinizi açıyor değil mi?


Bende emanet kalan mürekkepler ve kalemler bugün asıl sahiplerine dönüyor. Tıpkı her şeyin aslına rücu etmesi gibi...


Aslına rücu etmek demişken, ben de aslıma rücu ettim ve mektuplarımı yeniden defterlere yazmaya başladım. Her mektup gönderilecek, sahibine ulaşacak diye bir kaide yok değil mi? 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Kalemkâr

CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked / Mürekkepliler

Scroll down to read in English

               

Her ne kadar bu hafta kalem yıkamasam da, elimdeki mürekkepli kalemlerin sayılarını azaltmış olmaktan gurur duyuyorum. Daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ama :)

Soennecken'in ucunda S6 yazan esnek mi, yarı esnek mi olduğuna karar veremediğim bu bordo kalemine bayılıyorum. Üzerinde okul kalemi yazıyor hem de...

Louis Vuitton'un Jet Ligne isimli bu modeli de ıslak yazımı ve tatlı tatlı esneyebilen ucuyla oldukça güzel ancak Syrah biraz yanlış seçim oldu sanırım. 

Tropen'e gelirsek, kendisi Tropen gövdeli Senator uçlu bir kalem. İkisi de Alman menşeli olan bu markalar arasındaki ilişkiyi bilen varsa beni de aydınlatsın lütfen. 



Fotoğraflardan fark edebileceğiniz üzere favorim Soennecken. Bir haftada iki kere mürekkepledim. Üçüncüye koşuyor. 

Siz neler mürekkeplediniz?

Sevgiler

Zeynep Huzurazkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pilot V-Pen Hack

Scroll down to read in English

Malum dolmakalemlerle ilgili en sevdiğim şeylerden bir tanesi, bugün bize dayatılan tüketim alışkanlıklarının karşısındaki tavrı. Her şeyi kullanıp attığımız, bozulunca tamir ettirmek yerine çöpü boylayan her türlü eşyanın arasından sıyrılıyor bana göre dolmakalem. Bu yüzden dolmakalemin de kullan-at olanı bana göre değil. Onu da kullan ama atma, yeniden kullana çevirmek için bir yöntem denedim. Bunun için ihtiyacımız olan bir parça bez, bir adet pense ya da kargaburun ve biraz güç.


Bezi dolmakalemimizin ucuna sarıp pense yardımıyla ucu yere paralel olarak çekiyoruz. Önce uç çıkıyor genellikle. Sonrasında ise bezi bu sefer damak etrafına sarıp yeniden kendimize doğru çekiyoruz. Bu noktada damağı döndürmeden düz bir şekilde çekmek gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Biraz güç istese de ben ikinci denememde çıkarmayı başardım.


Sonrasında kalemimizin içini, damak ve besleme kısmını yıkayıp kuruttuktan sonra içine istediğimiz mürekkebi koyuyoruz. Sonrasında dikkatli bir şekilde, önce damak ve besleme kısmını (ki bunlar tek parça) yine döndürmeden, düz bir şekilde iterek yerine oturtup, sonra da ucu damaktaki kızağa oturtarak yerleştiriyoruz. Ben şahsen çok sevdiğim ama temizlemek gözümü korkuttuğu için az kullandığım Diamine Majestic Blue'yu tercih ettim. Gelecek sefer Noodler's Bay State Blue kullanmayı düşünüyorum. 

Siz nasıl buldunuz bu kullan ama atma projesini!

Sevgiler,

Zeynep Pilot Baykal

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pilot V-Pen Disposable Fountain Pen / Pilot V-Pen Kullan At Dolmakalem

Scroll down to read in English


Herkese Merhabalar,

Bu haftanın kalemi Pilot V-Pen. Pilot V-Pen kullan at dolmakalem olarak geçen, nispeten ucuz dolmakalemlerden. İçinde kendi mürekkebi ile hazır olarak geliyor. Hazır mürekkep seçenekleri, benim rastladığım kadarıyla, siyah, mavi, turkuaz, pembe, yeşil ve kırmızı. Yurtdışı fiyatı yaklaşık 4 dolar. Ülkemizde de yaklaşık 10-13 lira arasında değişen fiyatlarda satılıyor. 


Pilot V-Pen'in üzerinde Pilot Petit'de bulunan ucun aynısı kullanılmış. Çelik ve basit yapıda bu uç, batı tarzı medium uçlara yakın kalınlıkta yazıyor. Damak ve besleme mekanizması mürekkep iletmekte bir sıkıntı yaşatmıyor. Hatta oldukça ıslak yazan bir kalem olduğunu söylemek de mümkün. Gövdesi ucuz sayılabilecek plastikten ama herhangi bir çatlama kırılma sorunuyla karşılaşmadım. Kapakları yaylı bir şekilde oturuyor ve zamanla kilitlenmeme gibi sorunlar yaşanabilir. 


Ucun yazımı oldukça güzel, özellikle de benim gibi ıslak yazan kalemleri sevenler için bulunmaz nimet. Benim elimdeki Light Blue olarak geçen turkuaz renkli olandı ve çok severek kullandım. Siyah, mavi ve kırmızı olanları ofiste günlük kullanım için ideal olabilir. Not tutmak için oldukça pratik bir kalem. Ayrıca fiyatı böbrek sattıran cinsten olmadığı için çocukları dolmakalemle tanıştırmak için çok uygun. 

Ben elimdekinin mürekkebini uzun süreli bir kullanımla bitirdim. Peki kalemi attım mı? Hayır! Atmayıp ne yaptığımı bir sonraki yazıda anlatacağım.

Sevgiler,

Zeynep Pilotkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 49 / Pazar Postası 49

Scroll down to read in English


Herkese çoook güzel bir hafta diliyorum!

Bu haftanın kitabı birazcık ilginç. Çünkü Sertaç Mehmet Temizel'in Türkiye'de Ruhçuluk isimli kitabını okudum. Şimdi efendim bilenler vardır. Ezoterizm, okült, hermetizm gibi meseleler uzun zamandır ilgi alanımda. Bunun bir kolu olan spritüalizm ya da Türkçe çevirisi ile ruhçuluk da elbette zaman zaman radarıma giriyor. Türkiye'de bu alanda faaliyet gösteren rahmetli Bedri Ruhselman gibi büyük isimlerin varlığından da haberdarım. Ancak bu kitabı okuyana kadar Türkiye'nin düşün hayatının en az yarısının hayatının bir döneminde bu meselelerle ilgilenmiş olduğunu bilmiyordum. Gerçekten özellikle bir dönem ülkemizde çok yaygın olarak ele alınan bir mesele olması beni şaşırttı. 


Haftasonumun tamamını ise iki tam gün süren Honda Güvenli Sürüş Eğitimi 2'ye ayırdım. Motosiklet insanın sürekli öğrenip kendini geliştirmesi gereken bir tutku. Bu yüzden fırsat buldukça eğitim almaya, eksiklerimi görmeye çalışıyorum ki zaten henüz yolun başındayım. Bir de bir manevrayı "lay lay lom" diye yaparken hiç ummadığım bir anda kendimi asfalta yapışmış bulunca durumun ciddiyetini daha da iyi anladım. Eğitim şart!


Bu hafta sevgili Fatih'in bana emaneti olan bu güzel kalemlerle oynadım. Spoiler olarak şu ufak fotoğrafı ekliyorum. Bakalım neler bekliyor bizi önümüzdeki günlerde?

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Acemisürücü

CONTINUE to READ in ENGLISH

Which J. Herbin Color would you like to see next? / Hangi J. Herbin mürekkebi blogda görmek istersiniz?

Scroll down to read in English



Mürekkeplerimi düzenlerken, J. Herbin'lerin kendilerine ayrılan yere sığmadığını fark ettim ve en güzeli bir kaç inceleme daha yayınlamak dedim. İşte yukarıda elimdeki J. Herbin'ler. Bunlardan

Rose Cyclamen
Bouton D'or
Lie de Thé
1670 Rouge Hematite
Vert Empire

incelendi. Peki kalanlardan hangisini inceleyelim önce. Yorumlarınızı bekliyorum.

Vert Olive
Gris Nuage
Poussiere de Lune
Cacao du Bresil
Eclat de Saphir
Blue Myotosis
Vert Pre
Violette Pensée
Larmes de Cassis
Blue Azur
1670 Bleu Ocean

Hepinize rengarenk günler diliyorum!

Sevgiler

Zeynep Herbinoğlu

CONTINUE to READ in ENGLISH

!!!YaY!!!

Scroll down to read in English


İsimler yazıldı, kağıtlar tek tek kesildi ve kazananlar belli oldu:


Steelpen dolmakalemin kazananı BaSak, Mektup ve Tüy kalem setinin sahibi ise Emrah Dağlık oldu. Bana ulaşıp adresinizi yazar mısınız?

Herkese katılımı için teşekkür ederim. 

Sevgiler,

Zeynep Çelikkalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Currently Inked: Farewell to Autumn / Mürekkepliler: Sonbaharı Uğurlarken

Scroll down to read in English


Bu hafta kalemlerimi yıkadıktan sonra sadece dört kalem mürekkeplemeye karar verdim. Sonbahara veda niteliğinde olması için de belli bir tema gözeterek mürekkepledim kalemlerimi. 

Sheaffer Imperial 440 Türkiye'de bir zamanların en çok satan kalemlerinden. Oldukça güzel bir kalem. İçinde J. Herbin Cacao du Bresil var. Bana kalırsa bu mürekkebin adı kakolu süt filan olmalıymış.

İkinci kalemim bu blogu açma sebeplerimden birisi. Internette hiçbir incelemesine rastlayamadığım Ines de la Fressange. İçinde Diamine Syrah var. Oldukça koyu, şarabi bir bordo.

Turuncu Lamy Safari'ye Montblanc'ın yeni mürekkeplerinden Daniel DeFoe koydum. Çok tatlı, hoş bir yeşil. 

Ve son olarak italik Pilot 78G'nin içinde dolmakalem camiasının Noodler's Apache Sunset'ten sonra en sevilen turuncularından biri olan Sailor Jentle Apricot var. 



Her sene başında düzenli olarak ders çalışmaya söz veren öğrenciler gibi, bundan sonra kalemlerimi az sayıda mürekkepleyip, günü gününe yıkayacağım diyorum. Muhtemelen yapamayacağım ama olsun hayali bile güzel. 

Siz kışa girerken hangi renkleri kullanıyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Renklikalem

CONTINUE to READ in ENGLISH

Pentel Tradio Fountain Pen / Pentel Tradio Dolmakalem

Scroll down to read in English



Merhabalar,

Bu haftanın ilk kalemi Pentel Tradio olsun istedim. Bu basit, ucuz ve sade kalem hakkında iki kelam etmesem olmaz gerçekten. Her zaman söylüyorum. Dolmakalem mevzu bahisse en pahalı = en iyi gibi bir denklem kurmak mümkün değil. Bazen ucuz bir kalem de, en güzel yazan kalemlerimizden biri haline gelebiliyor. Tradio da benim için öyle oldu diyebilirim. 


Pentel Tradio Japon yapımı, plastik gövdeli, üzerinde Iridium Point Germany yazısı taşıyan bir uca sahip. Ucu kelimenin tam anlamıyla kaymak gibi. Gerçekten uzun zamandır hiçbir kalemde görmediğim güzellikte bir ucu vardı. Bu yüzden bu kalemi bana ulaştığı günden beri elimden düşürmedim desem yalan olmaz.


Bir kere uç epey ıslak yazıyor. Bildiğiniz gibi bu benim sevdiğim bir özellik. İkincisi de bir miktar da bu ıslak karakterden kaynaklı olmakla birlikte ucu alıştığımız medium'lardan biraz daha kalın. Yazıda da anlaşılacağı üzere etli bir yazı ortaya koyuyor. Ben kendi içinden çıkan uzun uluslararası kartuşla kullandım ve neredeyse bir haftada kartuşu bitirdim. (Tabi bu arada başka kalemler de kullandığımı hesaba katalım) 



Kalemin üzerinde Tradio TRF Pentel yazısı mevcut ve kapakta bir ufak penceresi var. Sanırım bu pencerenin bir esprisi de, bu kalemi aynı gövdeyi kullanan kardeşlerinden ayırt etmek. (Tık tık) Kapağı aklı başında bir "klik" sesiyle yerine oturuyor. Bu da onu hem günlük kullanımda pratik hale getiriyor hem de kapak kapandı mı kapanmadı mı endişesinden kurtarıyor. 


Gelelim kalemin fiyatına. Ben bu kalemi 47 liraya hemen.com.tr'den aldım. (Tık tık) Jetpens fiyatının 26 dolar olduğunu düşünürsek yurtdışındaki fiyatından bile daha ucuza geliyor. Bu açıdan oldukça avantajlı diyebiliriz. Bu kalemi kim sever? İş yerinde, okulda, ders çalışırken çantaya at çık yapabilecekleri pratik bir dolmakalem arayanlar, çocuğunu dolmakaleme alıştırmak ama bu arada çok para harcamak istemeyenler, Pilot Metropolitan'ı sevenler ama ucunu ince bulanlar ya da metal gövdeli oluşundan hoşlanmayanlar... Pentel Tradio sizin için güzel bir seçenek olabilir. 

Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler

Zeynep Japonoğlu

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 48 / Pazar Postası 48

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu haftanın kitabı Lütfi Filiz'den Noktanın Sonsuzluğu. Bu kitabı okumaya sanırım Mart ayında başladım ve nihayet geçtiğimiz ay tamamladım. Aslında buraya yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm ama neticede burası bir kitap tavsiye blogu olmadığından yazmaya karar verdim. Bu kitap tasavvuf konusunda okuduğum en doyuru eserlerden biri. Ancak okuması bir o kadar da zor. Maalesef tasavvufa yeni başlayanlara önerebileceğim bir kitap değil. Eğer bu konuda daha önce okumalar yaptıysanız, temel terimlere aşina iseniz o zaman iyi bir seçenek olabilir. Aksi halde belki bu kitabı okumadan önce başka bir kaç kitap okumak gerekebilir. 


Uzunca bir aradan sonra ilk defa bu haftasonu evde olduğumdan birikmiş kalemlerimi yıkama işine el atabildim nihayet. Biraz acılı bir süreç oldu ama bitti çok şükür. 


Ufak bir Do-It-Yourself projesi yaptım. Yakın zamanda blogda yayınlarım. Bir türlü gelmeyen kesik uç yazısına karşı bir nevi gönül alma görevi görmüş olur diye umuyorum. 


Bu kadar kalem temizleyip de iki satır yazmamak olmaz değil mi? 

Sizin haftanız nasıl geçti?

Sevgiler,

Zeynep Evkalemi

CONTINUE to READ in ENGLISH

Happy Fountain Pen Day

Scroll down to read in English


Malumunuz 2012 yılından beri Kasım ayının ilk Cuması Dolmakalem Günü olarak kutlanıyor. Bir gün değil, her gün dolmakalem günü diyerek biz de bu kutlamaya dahil olalım istedim. Steelpen'den iki adet hediyemiz var. Birincisi dolmakalemin atası sayılabilecek tüy kalem. İkincisi ise güzel bir dolmakalem.


Hediyeleri kazanmak için yapmanız gereken şey çok basit. Blogun izleyicisi olun ve bu blogdaki en beğendiğiniz yazıyı herhangi bir yerde paylaşın (linkini de buraya kopyalayın ki bilelim değil mi?) Bakalım en sevilen yazı hangisi?

Bu sefer hediyelerin kutuları büyük olduğundan maalesef sadece yurtiçine açık yapıyoruz bu yarışmayı. Yurtdışındaki arkadaşlarımızdan şimdiden özür diliyorum.

Çarşamba günü kazananı ilan edelim!

Sevgiler,

Zeynep Dolmakalemgünükutluolsun

CONTINUE to READ in ENGLISH

Kalemlik / Pen Cup

Scroll down to read in English


Malumunuz, uzun zamandır acaba bir dolmakalem takas/satış sitesi olsa, bir bölüm olsa, nasıl yapsak, nasıl etsek soruları vardı aklımızda. 

Dolmakalem doğası gereği insanla ten uyumu olan bir nesne. Dünyanın en güzel/en pahalı/en şık/en muhteşem dolmakalemini alsa da, 10 liralık bir dolmakalemle aşk yaşayabiliyor insan. Bu yüzden bazen büyük hayallerle ve çoğu zaman da denemeden aldığımız dolmakalemler ve mürekkepler çekmecelerin diplerinde kullanılacakları günü bekliyorlar. Bazen bizim yazarken keyif almadığımız bir kalem, başkasının hayalindeki kalem olabiliyor.


Biz de, o zaman bu konuda bir platfrom oluşturalım dedik ve adını "Kalemlik" koyduk. Kalemlik'te ne yapabilirsiniz?

* Elinizdeki kalemleri/mürekkepleri satabilir, takasa açabilirsiniz.
* Mürekkep örnek(sample) değiş-tokuşu yapabilirsiniz.
* Almak istediğiniz kalemlerle ilgili şeyleri doğrudan o kalemleri kullanan insanlara sorup öğrenebilirsiniz.


Ancak ufak bir hatırlatma yapalım, Kalemlik ticari bir platform değil. Bu yüzden ticari olarak satış yapmak isteyen arkadaşlar, başka bir sayfada faaliyet gösterirlerse memnun oluruz. Tek amacımız, insanları buluşturabilmek. Herhangi bir kişiye ait, üzerinden para kazanılan bir yer de değil. Sadece insanların buluştuğu ve iletişime geçtiği bir sayfa. Bu sebeple alım/satımı ya da takası nasıl yapacağınıza siz kendiniz karar vereceksiniz.

Umuyorum Kalemlik, Türkiye'deki dolmakalem piyasasına hareket getirir, yeni dostluklar kurulmasına ve insanların aradıkları kalemlere kavuşmalarına vesile olur.

Sevgiler,

Zeynep Kalemlikcan

CONTINUE to READ in ENGLISH

Sunday Post 47 / Pazar Postası 47

Scroll down to read in English


Pazartesi günleri muntazaman çıkan pazar postasından herkese merhabalar! 

Bu haftanın iki kitabı da Vamık Volkan'dan. Daha önce hatırlarsanız Gidenin Ardından kitabını okuyup çok sevmiştim. Bu iki kitap oldukça benzer nitelikte, Vamık bey'in iki ayrı hastasının uzun yıllar süren psikanalitik öykülerini anlatıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. 


Kışın gelmesiyle, hafta içi akşamları daha çok evde geçirir oldum. Benim için kış demek Mesnevi demek. Biz kışı hep ölü ve uykuda bir mevsim olarak düşünürüz. Aslında kış, bahara hazırlığın yapıldığı canlı bir mevsimdir. Ben de Mesnevi ile ruhumu kendi baharına hazırlamaya çalışıyorum. 


Ama elbette bu haftasonları kaçıp kendimizi bir yerlere atmıyoruz demek değil. İstanbul'un etrafında bu kadar güzel, sakin ve huzurlu yerler olduğunu bilmek güzel. Çok üşüsek, ıslansak, hatta motor arzılarıyla uğraşsak da, eve dönüp yatağa yattığımda o günün bana kattıklarını düşünmek harika. 

Sizin kendinizi nelerle mutlu ediyorsunuz?

Sevgiler,

Zeynep Benbirkuşolsam

CONTINUE to READ in ENGLISH
Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...