Dünyanın En Kapsamlı TWSBI Eco İncelemesi / Şükret Ustakalem (Only Turkish)

Selam!
Bu sefer çok farklı ama aşırılı keyifli bir yazı var. Hem de bir çoğunuzun tanıdığı Şükret'in elinden. Ben bir süredir buralara uğrayamadığımdan Şüko'nun kalem çıkar çıkmaz yazdığı bu yazıyı yayınlayamamıştım. Bi kahve ısmarlasam affeder misiniz Şüko beyciğim? Ayrıca fotoğraflar için de Fpail ve Fatih beylere yürekten teşekkürler. 

TWSBI Eco



Uyarayım – aşağıda durandan eğlencelik bir şeyler koparmak için bahsi geçen konu ve konuların ehli olmak ehliyeti olmak adı geçen şahıs ve markaların tanıdığı hatta ahbabı olmak geçmişini ezberden bilmek gerektir çünkü şüphesiz bu bizim burda dediklerimiz sorunsuz sorusuz mutlak doğrudur evrenden yasalardır nokta kullanmayarak yazmak beni zorlar mı yo hayır – Uyarayım
Şu hayatta, dünyada, bir iki şeyle mutedil ayarda iftihar etmişimdir:
  1. TWSBI Diamond 540’ı 540 iken tanımış olmak
  2. Visconti Rembrandt’ın memlekette belki de ilk kullanıcısı olmak

Öncelikle, bu bir tanıtım yazısı değildir. Elimizde TWSBI’yle ilgili duymaktan ya da kurcalamaktan gelerek öğrendiğimiz bir kısım mal birikti, etekleri sallayım dedim. Sözünü ettiğimiz modellerle ilgili enikonu bilgi burada yok, maalesef yok, olmayacak. Üzgünüm kalemci.

Yeri geldi de söylüyorum, bana pırıl pırıl bu sayfayı ayırdığı için BeSeYe’deki ekipaja sonsuz şükran. Ekip dediğim de ben ve arkadaşlar.



Beli, bu işlere yeni başlamışken, günlerden o gün, içi görünen bir kalemdir buldum. “Demo” ve “demonstrator” sözcükleri kalem dünyası için ne demekti bilmiyordum, TWSBI’yi görene dek. Kendi içini gösteren bu kalem bir de ne kadar ıvır zıvırı varsa parça pincik olup elimize konuyordu. Pistonu çıkarmak için kalemle gelen anahtar ve silikon yağı, konsept olarak, herkesin hoşuna gitmişti.

Uzunca beklediğimi hatırlıyorum, çünkü internetten alışveriş henüz benim için Mars’a giderken yarı yolda kalıp yan tutmak gibiydi. Heralde bu sırada 540’la ilgili bazı tanıtım yazıları ve sorunlar yumağı sanal sanal dönmeye başlamıştı, hatırlamıyorum.

Bir şekil tutup bu kalemden biri bana biri hocama olmak üzere iki tane aldık, önce bi’ gelmedi (geri dönmüş paket), sonra, bekledik de geldi ve kullanmaya başladık. Dikkat çekeyim, aldığımız TWSBI Diamond 540; artık, bu kalemlerden açarken sade 540 ya da 580 diyoruz, anlaşılıyor. Bir süre, kalemi akşam dağıttım sabah topladım. Yeri geldi toplanmadı.

Bu model ne badireler atlattı. 540, ya henüz 540 iken bir tur iyileştirme yapıldı ve 580 oldu ya da önce 580 oldu ve sonra bir tur iyileştirme yapıldı. Bu sıra konusunda Guugıl Efendi’ye bakmak lazım, ben hatırlamıyorum. En önemli sorun malzemenin kalitesiydi, kalem kimi yerlerinden çatlıyordu.

Fotoğraflayalım:


Yazarken tutulan yerin ağzındaki ufak yivler, ki bunlar uç ünitesini çıkardıktan sonra geri koyarken çentikleri tam tutturamayanlar için sorun oldu. Ben yaşamadım, ama çok kalem buradan çatladı. Bu 540’ın fotoğrafıdır. Sonraki versiyonlarda buraya bir metal yüzük oturtuldu.

İçteki siyah ünite de bağlanırken sorun oldu. Ağzından, dişlerin olduğu yerden koptu, gövdedeki yivlerin içinde kaldı.


Pistonu gövdeye tutturan metal parçanın etrafı. Pistonu kullanırken sert davrandıysanız ya da pistonu çıkarıp takarken zorladıysanız bu oldu. Belki de canı sıkıldı, bilmiyorum. Yukarda dedim, 540’tan iki tane almıştık, öbür 540’ta da bu oldu.

Piston, elimdeki 580’de böyle tutturulmamış. Bu metal parça onda yok. Bendeki 580’de böyle bir sorun da yok. Fotoğrafını koymadım.


Mini’nin tepesi. Mürekkebi çektiniz, düğmeyi çok döndürüp sıkıştırdınız mı? Bu metal halka, üstündeki plastiği ittirip çatlatmış olabilir. Çünkü, metal halka dışarı taşmasın diye altındaki malzeme ince tutuluyor, etli bırakılmıyor. Kapakta da bu sorun var, geleceğiz. Bence böyle. Kimisi buzlu seviyor nabayım.



Kapağın içindeki yivler ve onlara gövdede denk gelen dişler. Kapağı çok sıkıyorsanız buraları da çatlattınız. 580’de, daha doğrusu 540’tan sonra, bir lastik koyarak bu işi tatlıya bağlamak istediler. Yukardaki fotoğrafta soldaki 540’tır, sağdaki 580’dir.

Anlatayım. Kapaktaki metal bant şişkinlik yapmasın, dışarı taşmasın diye içerde kalan malzeme ince bırakılmış. Yani yivlerle metalin arasında kalacak gibi, bu ortamı güçlü kuvvetli kılacak kadar kalınlık bırakılmamış.


Dahası, yivler bittikten sonra malzeme ta tepeye kadar devam ediyor evet ama, yivler başlamadan önce eser miktarda bile bi’şey yok. Bu da, bence, yukarda gördüğünüz dikine çatlağa (bir tane yok, çok var, ama fotoğrafta göstermek zor) sebep oluyor. Etekleri pantolun içine toplayıp beli sağlama alamıyor çocuk. Üç aşağı beş yukarı Diamond serisinde gördüklerim böyle.

Eco’ya ne oldu ya? Onu anlatmayacak mıydık? Buyrun:



Derli toplu görünüyor. 540’ta ve 580’de çok veri vardı, gözü yorabiliyordu. Her şey belliydi, her yer görünüyordu. Çünkü kalem parçalarına ayrılabilecek gibi tasarlanmıştı.

Vac700 ve Micarta bu açıdan Eco’ya daha yakındır. Daha az ayrıntı, daha yekpare. Eco, biraz da hesaplı bir kalem olsun diye böyle sanırım. Buna rağmen, piston için bir anahtar pakette duruyor, iyi, sevindim.


Kapağın ve pistonu oynatan düğmenin altıgen olması için bir şey demiyorum: Bence güzel. Altıgen iki uçtan ortadaki silindir gövdeye geçiş için de bir şey demeyeceğim: Olmuş. İki taraftan da bu geçişi rahatlatan ara bir basamak var. Biz öbür kalemleri eskittik diye mi bilmiyorum, bu kalem daha sağlam duruyor. Hafif değil, hoş-sıklet.


Kalemin tutulan yerine yakın duran dişler bu kalemde iyi olmuş. Ele batmıyor, takılmıyor, oralarda keskin ya da sert bir şey yok, rahat.



Çubuklu mürekkep penceresi. Hö? Tekmil pencere değil mi oralar? Anlatayım. Bu pencerenin bir çubuğu gövdenin devamı olarak geliyorken öbür çubuğu çıkıntı. Piston bu çıkıntılık yere geldiğinde duruyor. Sanırım kalemin tamamını doldurmak zor olacak.


Şu, kapağın zamanla çatlamasıyla ilgili Eco’nun durumu nedir ona bakmak istiyorum biraz. Siyah olanda görülmüyor. Beyazı bundan ötürüdür aldım. Metal bant bana içeri doğru biraz kıvrılmış gibi geldi. Onun bittiği yerden plastik başlıyor. Buraya biraz boş plastik komaları iyi geldi bana. Sonra yivlere geçiyor. Bu iyi. 540 ve 580 için söylediğim kapak sorunu burda yok, olmayacak da umarım. Yivler, büyük ihtimalle, bantın bittiği yerden başlıyor. Yani, altta orayı sağlam kılacak malzeme vardır. Umarım vardır. Ne olursa olsun, şeffaf olmadığı için biz çok fark etmeyeceğiz, çatlarsa. Yine de, kapadıktan sonra çok sıkıştırmamak iyi olabilir.



Uç uç uç. Kalem gelir gelmez su çekip yıkama alışkanlığım yoktur. Doğrudan mürekkep çeker kutudan çıkar çıkmaz nasıl davranacağını merak ederim kalemin. Eco, doğrudan mürekkep çekince B uçtan beklenmeyecek kadar kuru, ince yazıyordu. Sonra pistonla su çekerek yıkadım, iyileşti ama yetmedi. Bu kez ucu ve damağı çıkardım, iyice yıkadım, kuruladım geri yerleştirdim, tam kıyak oldu. Bu üç aşamayı görmek isteyen olabilir. Denemelisin kalemci!

Islaklıkla kurtarmasaydı bu uçlara dokunmam gerekecekti. Yoksa... şeytsek mi... Çalıştır motoru az ısınsın Şüko! Ufak bi’ zımpara işimiz olacak.
Haydi, şuraya bakiye çizgisini çekelim ve ne olmuş ne bitmiş ona bakalım:
  1. Eco’nun malzeme nasıl davranacak? Bozuk atar mı?
  2. Her hâlükârda bu iş bir tasarım ve malzeme sorunudur, ve biliyoruz ki her kalemin zayıf ve güçlü yanları var.
  3. Biri bana Conid alsın.
  4. Biri bana Conid alsın. Lütfen ama.
Fotoğraflar için Fatih ve Aydan’a teşekkür. Benimkiler amatör ruhla ve amatör işçilikle kotarıldı. Onlarsa bu işi biliyor.

Ciao.

10 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı olmuş. Bu eğlenceliklerden bize de düşer mi acaba? TWSB'yi hep merak etmişimdir.

    YanıtlaSil
  2. okurken "hiç bitmese" bu yazı deyiveriyor insan içinden :)

    YanıtlaSil
  3. Çok sevdim bu yazıyı. Şükret kitap yazsın okurum, o derece...

    YanıtlaSil
  4. Eco modeli benim ikinci kalemim ve onu çok sevdim. Yazımı yumuşak ve akıcı. Ufak bir sorun yaşadım o da benim hatamdan kaynaklanıyor.Pistonda hafif bir arıza yaptı çözdüm ama yine bir boşluk kaldı.
    Yazı harika ve bilgilendirici. Bu keyifli yazı için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. English version as well please! Thanks!

    YanıtlaSil
  7. Şükret Bey elinize sasğlık. Biri Şükret'e ve bana Conid alsın. Hem de ivedilikle. Şükret'e bir sorar mısınız Zeynep Başgan, hangi Conid?

    YanıtlaSil
  8. Elinize sağlık yeni başlamış twsbi aşkım için ilham kaynağı oldu 😊

    YanıtlaSil
  9. Elinize sağlık, çok akıcı bir inceleme olmuş. Yalnız ben mürekkeplere taktım, hangi mürekkepler bunlar? Bilen, duyan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış hatırlamıyorsam Iroshizuku'nun Yama Budo'su ve Asa Gao'su idiler.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...