Lamy Al-Star 2016 Limited Edition Charged Green

Scroll down to read in English


Lamy Al-Star'ın 2016 rengi Charged Green olarak açıklandığında kamuoyunda epey hayal kırıklığı yaşattığını anlamak zor olmadı. Coşkuyla karşılamak bir yana, insanlarda "yine mi güzeliz, yine mi yeşil" dedirttiğinden yeterli ilgiyi görmedi.


Zira, fotoğrafta da gördüğünüz üzere (en üstte) 2008-2010 arası piyasada olan Lamy Al-Star Silver Green ve 2014 yılının özel rengi olan (ortada) Lamy Al-Star Blue Green'den sonra bir yeşil dolmakalem daha kaldıramadık. 


Hayır bir de üstüne üstlük, Lamy Safari'de de 2013 yılında Neon Yellow, 2015'te ise Neon Lime renkleri ile firma adeta, dolmakalemseverlerin "La-mi bi-zi ye-şi-le do-yur!" feryatlarının karşılığını vermekle meşguldü. 


Neyse Allahtan yeni bir pazarlama taktiği olarak, her kalemi kendi rengine uygun kartuşlarla pazarlamaya başladı da sevgili Lamy, böylelikle "Aman Tanrım, bu kaleme uyacak mürekkebim yok" diye ağlamaktan kurtulmuş olduk. Buyrun bu da, Lamy Al-Star 2016 rengine uygun Charged Green yeşil mürekkebim Hüsnü.  




Neyse bizleri bu kadar yeşile boğan Lamy, 2016 Safari rengi olarak Dark Lilac isimli, siyah klipsli bir afeti devranı piyasaya sürmeye hazırlanıyor da, biraz kalbimizi kazanıyor. Yoksa külahları değişecektik.

Siz Lamy'nin bu limited edition renk politikası hakkında ne düşünüyorsunuz? Sanki kredilerini bitirmek üzereler gibi geliyor bana. 

Sevgiler

Zeynep YeşilArtvin


Lamy Dialog 3

Scroll down to read in English


Good Mornis sevgili okur. Bu haftanın kalemi yine bana ait olmayan ve kalemden ziyade teknolojik bir alet gibi, adeta bir uzay üssü alfa gibi duran Lamy Dialog 3. Koray'a bana bu kalemi incelemem için verdiği için çok teşekkür ederim. 



Lamy Dialog 3 tıpkı Pilot Capless ya da Vanishing Point dolmakalemler gibi kapaksız bir kalem. Kalemin gövdesini çevirdiğinizde, yukarıda kuş gözü gibi görünen kapak açılıyor ve uç dışarı çıkıyor. Bu kapak aynı zamanda, kalem kapalıyken ucun hava ile temasını da önlüyor. 



Lamy Dialog 3 hacimli bir kalem. 47 gramlık ağırlığı ile ağır bir kalem olduğunu söylemek mümkün. Ayrıca gövdesi de oldukça kalın. Ancak ağırlığın dengeli dağılmış olması sebebiyle, eğer tercihiniz çok hafif kalemlerden yana değilse, bu ağırlıktan rahatsız olmayacağınızı tahmin ediyorum. 


Lamy Dialog 3, üzerinde şekil olarak Safari ve Al-Star'daki ile aynı ancak altın bir uçla geliyor. Benim için bu kalemin en önemli handikapı, tutma yerininin elime uygun olmaması oldu. Zira gördüğünüz gibi, kalemin oldukça kalın olan gövdesi şekil bütünlüğü açısından herhangi bir tutma yeri barındırmıyor. 


Ancak kalem Lamy'nin bu uçlarının genelinde olduğu gibi, oldukça yumuşak bir yazım deneyimi sunuyor ve kağıt üzerinde tabir-i caizse yağ gibi akıyor. Kalem Lamy'nin Z26 dönüştürücüsü ya da Lamy kartuşla kullanılabiliyor. 


Ben bu kalemde neleri beğendim?

- Bi kere kalem çok havalı.
- Kapaksız mekanizma oldukça güvenilir, herhangi bir kuruma vs yapmıyor. 
- Pilot Vanishing Point'le kıyaslandığında daha güzel bir klipsi var. 

Peki neler bana göre değil?

- Benim açımdan biraz ağır ve büyük bir kalem. 
- Tutma yeri kalın olduğundan rahat yazamıyorum.

Lamy Dialog 3, almadan önce mutlaka denemeniz gereken kalemlerden biri. Siz nasıl buldunuz?

Sevgiler

Zeynep Almankalem

Montegrappa Amerigo Vespucci Fountain Pen

Scroll down to read in English


Aslında bu kalemi inceleyeli çok uzun zaman oluyor ama yazısını yayınlamak bu güne kısmetmiş... Montegrappa Amerigo Vespucci, özel yapım bir kalem. Oldukça ağır ve şatafatlı ve elbette bana ait değil :) Ödünç alındı, incelendi (hatta bir kere mürekkeplendi) ve iade edildi. Bu kalemin, biri gümüş diğeri altın olmak üzere iki versiyonu mevcut. Benim incelediğim versiyon ise gördüğünüz üzere altın olanı ve oldukça pahalı bir kalem. Kalemin altın olanı gemi mürettebatına atıfla 267 adet üretilirken, gümüş versiyonu ise geminin yapım yılına atıfla 1931 adet üretilmiş. Kalemin piyasa çıkış tarihi de 2002 olduğunu düşününce, oldukça nadir bulunan bir kalem olduğunu söylemek yanlış olmaz...


Kalem bu görmüş olduğunuz, yeşilin harika bir tonundaki ahşap kutuda geliyor. Ancak kutunun içinde herhangi bir olay yok. Saten bir yatak üzerinde sereserpe uzanmış, güzel bir kalem... Aslında şöyle gemi maketi gibi bir şey çıksa süper olurmuştu. Ancak internette bu kalemi başka kutularla satılırken görüyorum. Benim elimdeki kutu Türkiye distribütörünün verdiği kutu olabilir. 


Kalem oldukça ağır, hatta benim şimdiye kadar kullandığım en ağır kalemdi. Bildiğiniz üzere bu kalemlerin temel fonksiyonu, yazı yazmaktan ziyade hediye olarak verilmek ve masa üzerinde bir heykel gibi sergilenmek. Ancak kesinlikle işçiliğinin hakkını yememek gerekiyor. Kalem üzerinde, "dünyanın en güzel gemisi" olarak nitelendirilen Ship Vespucci'nin mine işlemesi mevcut. Porselen görünümlü bu işleme oldukça detaylı bir işçilikle yapılmış. 


Kalemin kapağındaki bu siyah beyaz çizgiler de geminin gövdesindeki siyah beyaz şeritlerden esinlenilerek reçineden yapılmış. Kalemin klipsinde ise, el işçiliği ile yapılmış, geminin adını aldığı ünlü Toskana'lı kaşif Amerigo Vespucci'nin bir minyatür heykeli mevcut. Bu minyatür heykel aynı zamanda, geminin baş süsünü de oluşturmakta. 


Kalemin baş mücevheri ise "jack flag" olarak nitelendirilen bu arma. Kaleme oldukça ağırbaşlı bir hava katıyor. 


Kalemin ucunda oldukça hoş ve detaylı, ayrıca kalemin kapak eteği ile de örtüşen bir tezyinat mevcut. Amerigo Vespucci'nin başharflerinin altında Montegrappa'nın kuruluş yılı ve marka adı belirtilmiş. Ucun sol kanadında ise uç kalınlığı yazıyor. 


Yukarıda da bahsettiğim üzere, kalemi ilk defa ben mürekkepledim. Merak ediyorsanız, kendisi pistonlu bir kalem. Kalem için, hem şişesiyle bu kaleme yakıştırdığım, hem de koyu mavisi ile bana denizleri hatırlatan Graf von Faber Castell Cobalt Blue rengi seçtim. 



Oldukça ağır, ama bir o kadar da gösterişli bu kalem gerçek bir işçiliğin eseri. Yazı yazmak için ne kadar uygun olduğu tartışır ama sanat eserlerinin işlevleri konusunda da bir tartışmayı pek ala tek başına tetikleyebilir. 

Siz bu tarz kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu kalemler bir sanat eseri ya da yatırım aracı olarak görülebilir mi?

Sevgiler,

Zeynep Çulsuzkalem


This is not your typical Budapest Travel Review

Scroll down to read in English


Budapeşte'de özellikle kırtasiye aramadım ama gördüğüm tüm kırtasiyelere girmeye çalıştım. Sizin için de fotoğraflarını çektim :) Pirex Papir bunlardan ilki. 


Pirex Papier'de Parker, Lamy ve Waterman'lardan oluşan bir seçki var. Bunların hepsi elbette yeni kalemler.  Diğer kalemlerin fiyatlarını bilmediğim için bir şey diyemiyorum ama Lamy Safari (bence) olması gereken fiyattan yani 50 TL karşılığı Macar Lirasından satılıyordu. 

               

Ceruza Megapapir de bir kırtasiye dükkanı ancak bildiğimiz kırtasiyelerden biraz farklı... Burada kalemden ziyade kağıt ürünleri, defterler, kartpostallar, posterler, takvimler satılıyor. Ürünlerin dizaynları da harika! 



İçerisi, kırtasiye seven yetişkinler için bir cennet. Fiyatlar ise maalesef biraz yüksek. Örneğin bu fotoğraftaki büyük defterler 90 TL civarında. Ancak, gerçekten güzel dizaynları olduğunu söylemeden geçmeyelim.  







Bu yukarıda gördüğünüz fotoğraflar Budapest History Museum'dan, El yazması eserlerin orijinalleri müzede değil (geneli İtalya müzelerine dağılmış durumda) ama replikaları mevcut ve elektronik olarak da kitapları inceleyebiliyorsunuz. 


Burası da Alexandra isimli zincir bir kitapevinin şubelerinden biri... Şubenin en üst katında çay kahve içip, pasta yiyebileceğiniz böyle güzel bir alan var. Tarihi dokusu ile muhafaza edilmiş. Gitmek isterseniz, Bookcafe Lotz Hall diye aratabilirsiniz...  Ayrıca şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Budapeşte'de gerçekten çok ama çok fazla kitapçı var. Bizdeki 1 Milyoncu mantığı ile, sakızdan, elektroniğe, çantadan, kırtasiyeye uzanan kitapçı mantığından çok uzaklar. Sadece kitap satıyorlar. Çok azında bir iki parça kalem ya da deftere denk gelebilirsiniz. Ama kitapçılar gerçekten güzel ve dolu. 


Budapeşte'den aldıklarım bu kadar. (Bir de fotoğraf karesine girmeyi unutmuş bir defter daha var) Toplamda 3-4 parça defter. 3 dolmakalem, 6 adet Stabilo boya kalemi ve bit pazarından alınmış, iki adet gümüş parça... Maalesef bit pazarında hiç ama hiç dolmakalem yoktu. 

 Ben Budapeşte'yi çok sevdim. Bakarsınız yazın bir daha giderim :)

Sizin Avrupa'da en sevdiğiniz şehir hangisi?

Sevgiler

Zeynep Çokgezengil


Off to Budapest...

Scroll down to read in English



Bilmiyorum neden, uzun süre Diamine Ancient Copper'dan kaçtım. Şimdi ise elimden düşüremiyorum. Bir kaç gün buralarda olmayacağım. Başlıktan da anlaşıldığı üzere Budapeşte'ye gidiyorum. Bakalım bol yağmurlul Budapeşte bize neler verecek, neler öğretecek, neler getirecek. 

Ben yokken dolmakalemler size emanet.

Sevgiler

Zeynep Gezenkalem


Ohto Rook Fountain Pen

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu haftaya minik ama kullanışlı bir dolmakalemle, OHTO Rook ile başlayalım. Bu kalemi, bir Bana Sıkça Yaz buluşmasında sevgili Mustafa'dan almıştım. Kendisi minnak ama güzel ve kullanışlı bir kalem. Cepte, çantada çok yer kaplamasın diyenler bu kaleme göz atsın derim.



Kalem yapısı itibariyle küçük bir gövde ve uzun bir kapaktan oluşuyor. Öyle olduğu için de cepte taşımaya uygun ufak bir kalem elde etmiş oluyoruz.



Kapağını taktığımızda ise, kocaman ama buna mukabil çok ağır olmayan dengeli bir kalem elde etmiş oluyoruz.



Öyle ki, kapak takılı haliyle, neredeyse kapağı takılı bir M400 uzunluğunda bir kalemimiz oluyor.



OHTO Rook, ufak bir kalem olduğu için yalnızca standart Avrupa tipi kartuşlarla çalışıyor. Maalesef dönüştürücü ile kullanmaya uygun değil.



Ucu ise oldukça güzel, sorunsuz ve Avrupa uçlarına göre biraz ince kaçan bir medium. Ben bu kalemi, küçük bir çanta taşımam gerektiği zamanlarda yanıma alıyorum ve çok memnunum. Cebinizde manda taşımadan kaymak yemek istiyorsanız bu kaleme bir bakın derim.



Siz mini kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sevgiler

Zeynep Minikalem



Photo of the Day 49

Scroll down to read in English


Günün Kalemi: Senator Windsor
Günün Kağıdı: Hacettepe Üniversitesi not kağıdı
Günün Mürekkebi: J. Herbin Blue Ocean

"Bir bardağın içindeki su pırıl pırıldır. Oysa aynı su denizde karanlık görünür. Küçük hakikatler açık sözlerle konuşur, derin hakikatler ise sessizdir." Rabindranath Tagore

Harika bir haftasonu diliyorum!


Clairefontaine RoadBook Defter

Scroll down to read in English


Clairefontaine Roadbook. Geçen sene yaklaşık bu zamanlar, adının roadbook olmasına aldanarak kamp yaparken yanıma almıştım bu defteri. Kampa pek uygun çıkmasa da, kağıt kalitesi olarak sevdiğim bir defter oldu.


Clairefontaine Roadbook, 64 yapraklı, iyi perdahlı ve 90 gramlık kağıda sahip. Bu bilgilerin tamamı, defterin ambalajı sayılabilecek karton kuşakta mevcut. Ben açıkçası, sökerken tırnak kıran, yapış yapış kalan, bedenini söksek de ruhunun yarısı defterin arkasında kalan etiketler yerine, bu tarz hem bilgi veren hem de kolayca çıkarılabilen ambalajları daha çok seviyorum.



Clairefontaine'i yukarıda yazılı kalemlerle denedim. Bir ince ve iki kalın uçla deneyerek, adil bir teste tabi tuttuğuma inanıyorum :)


Gördüğünüz gibi arkada herhangi bir kanama problemi yok, ancak kalın uçlarda bir miktar hayalet yazı görüntüsüne sahip oluyorsunuz.


Bu defterin sevdiğim özellikleri şunlar oldu:

- Cep defterlerine göre daha büyük boyutu ile yazı yazmayı daha rahat hale getiriyor.
- Kağıdı güzel, iyi perdahlı ve dolmakalemle iyi anlaşıyor.
- Lastiği olması, özellikle yolculukta fiş fatura ıvır zıvırı defterin içinde derli toplu tutmaya yarıyor, çantanın içinde defter açılıp saçıldı derdi yok.
- Sade kapağı benim çok hoşuma gidiyor.

Peki neyi sevmedim?
- Clairefontaine'in çizgili ve kareli dışında kağıt seçeneği yok.
- Kapak ince olduğu için sudan, nemden çabuk etkileniyor.
- Sadece grimsi beyaz tonda kağıdı var. (Ivory sevenleri üzer)



Siz bu defteri nasıl buldunuz?

Sevgiler,

Zeynep Defterzade


Good old times...

Scroll down to read in English



Or'da kimse var mı?

Evet uzun zaman oldu buralara uğramayalı. Ama sanmayın, kalemi kağıdı elimden bıraktım. Tövbe haşa! Amma velakin, az biraz zor zamanlar bunlar. Kara bulutlar dağılıyor kafamdan azar azar. Kalem elimde, kağıtsa hemen önümde. Sizleri çok özledim.

Ben yokken yorumlar birikmiş buralarda. Belki hepsini cevaplayamam tek tek, affedin beni.

E o zaman vira bismillah!


Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...