And the winner is...

Scroll down to read in English


Veee, kazanan 6 numaralı yorumcu Eren O. Aslında ilk etapta başka iki arkadaş kazanmıştı ama blogu takip etmedikleri için onları elemek zorunda kaldım (artık hanginiz üstünüze alınırsınız bilmem) Neyse üzülmeyin sırada pek çok hediye var. 

Sevgiler,

Zeynep Ohmyicelandwon!


Legami Notebook After Rain Comes Rainbow

Scroll down to read in English


Merhabalar,

Bu haftaya çok cool, über ötesi bir defterle başladım. Alın ve kendinizi gerçek bir tumblr kızı gibi hissedin. Legami henüz çok genç, 2003 yılında kurulmuş bir İtalyan markası. İtalya'da kendi mağazaları olduğu gibi aynı zamanda diğer kırtasiye vb mağazalarda ufak köşelere sahip bir marka.. Sevimli ve havalı tasarımlarıyla özellikle gençleri hedefliyorlar.


Ben bu defteri nereden aldığımı hatırlamıyorum. Ancak üzerindeki 9.95 Euroluk etikete bakarsak Avrupa'dan, büyük ihtimalle Almanya ya da Hollanda'dan almış olduğumu tahmin ediyorum. Yaşlılığıma verin, artık unutuyorum bazı şeyleri.



Benim elimdeki defter çizgili. Ancak çizgileri rahatsız edecek kadar renkli değil. Kağıdı beyaz renkte ve 120 gram ağırlığında. Bu defteri özellikle iki tanesi epey ıslak yazan (Parker Sonnet ve PaperMate) dört kalemle denedim.



Epey perdahsız olduğu için arka sayfada mürekkebin izlerini görmek mümkün ancak bir de güzel haberim var. Eğer solaksanız, bu defteri, mürekkepleri perdahlı kağıtlara göre daha çabuk emmesi sebebiyle sevmeniz mümkün. Ayrıca fotoğraftan da görebileceğiniz üzere, defterin son 20 sayfası perforeli. Yani bir arkadaşınıza ödünç kağıt verirken, gözyaşlarınız içinize akmayacak!


Legami defter arkasında bir adet körüklü cep taşımasıyla benim kalbimi sadece görüntüsüyle değil, işlevselliği ile de fethetti.


Her ne kadar ben kendisini yurtdışından taşımış olsam da, Legami Türkiye'de de ürünlerine rastlanan bir marka. Mephisto'da, D&R'larda ya da Nezih'te bu defteri bulmak mümkün. Eğer arka sayfayı kullanmıyorsanız, mürekkep çabucak emilsin ve beyaz kağıt üzerinde mürekkeplerin parlamasından hoşlanıyorsanız Legami defterlere göz atın derim.

Sevgiler,

Zeynep Onur Gökkuşağı


J. Herbin Emerald of Chivor

Scroll down to read in English


J. Herbin 1670 serisinin yeni mürekkebini çıkarttı ama ben bu güzelliği incelemeden kenara koymak istemiyorum. Chivor Kolombiya'nın zümrütleri ile ünlü bir şehri. Mürekkebimiz de adını buradan alıyor. Yani Chivor'un Zümrütü. Bu mürekkep; yeşil rengi ve içindeki pek çok değişik revnakıyla dolmakalem meraklılarını kendisine epey çekti. 


Emerald of Chivor simli bir mürekkep. Simler yazıda, kalemin damağında ve daha pek çok yerde kendini belli ediyor. Ben özellikle farklı kağıtlar üzerinde denemek istedim. 





Bu da Tomoe River beyaz kağıt üzerinde duruşu. 


İçindeki kırmızılığı da en güzel Tomoe River üzerinde belli ediyor. 


Yine şayet daha fazla revnak görmek isterseniz bir ışık kaynağı altında çekmeyi deneyin fotoğrafları. 


Ancak o kadar da gözünüz korkmasın. Yazmaya başladıktan sonra revnaklar hafifliyor ve tatlı bir yeşile doğru devam ediyor renk. 



Gelelim revnaklı mürekkeplerin kalemden temizliğine. Biliyorum pek çok kişi sırf bu korkudan dolayı kalemlerine bu mürekkepleri çekmiyor. Gerçekten için de ne kadar ince olursa olsun partiküller bulunan bir mürekkep bu. 



Ben biri eski, biri yeni iki Pelikan kaleme çektim bu mürekkebi. Gördüğünüz gibi kalemlerin damak kısımları bu revnakı veren partiküllerle dolu. Buna rağmen temizlik açısından çok büyük bir sıkıntı çekmedim. Ancak bu tarz mürekkepleri kaleminizde bir haftadan daha uzun süre tutmanızı tavsiye etmem. Bir de kolay temizlenebilen kalemlere koymakta fayda var. Ben uçları çıkabildiği için bu kalemleri tercih ettim. Pişman da olmadım. 


J. Herbin Emerald of Chivor'un suyla arası da fena değil. Fotoğraftaki yazı örneği üzerinden sulu fırça ile geçmeme rağmen dağılma olsa da silinme olmadı. 


Evet belki her gün kullanılacak bir mürekkep değil ama bu mürekkebin dolmakalem dünyasına uzak duran, bu dünyayı soğuk ve sıkıcı bulan insanları epey şaşırttığı bir gerçek. Bir yandan biraz muhafazakar takılan dolmakalem camiasına yenilikler gelmesine sevinirken, öte yandan daha kaç mürekkep alacağım ve ne zaman bitireceğim diye düşünmekten kendimi alamıyorum. 


Ama gelin görün ki, sizi unutmadım. Kendime sipariş ederken bir şişe de sizin için istemiştim bu mürekkepten. Eğer yazıyı buraya kadar okuduysanız, blogu takibe alıp buraya da 28.06.2016 tarihine kadar bir yorum bırakırsanız kimbilir belki de bu revnaklı yeşil mürekkep sizin mektupcağızlarınızı süsler. 

Sevgiler,

Zeynep Yeşilmürekkep


Get Lucky / Photo of the Day 50

Scroll down to read in English


Ve Lamy Al Star seti kazananı "Dinçay" oldu. Lütfen bana ulaşabilir misin?

Bu da uzun zamandır yapmadığım "Günün Fotoğrafı" olsun.

Defter: Deffter / The Container
Kalem: UHU Primus (vintage)

Peki bir sonraki hediyenin talihlisi kim olacak? Hadi bakalım!

Sevgiler

Zeynep Şanslıkalem

Pilot M90 Limited Edition Fountain Pen

Scroll down to read in English


Selam,

Haftayı çok özel bir kalemle açmak istedim. M90, Pilot firmasının ürettiği en özel kalemlerden birinin ikinci versiyonu. Aslında hikaye, Pilot'un 1971 yılında MYU 701 isimli kalemini piyasaya sürmesiyle başlıyor. Ancak nedendir bilinmez, bir süre sonra bu kalemi üretmeyi bırakıyor. 90'lı yıllara geldiğimizde, yaptığı hatayı anlamış olacak ki, M90 isimli bu sevgili kalemi üretmeye başlıyor ve ta-da bu sefer de biz bunu "limited edition" yaptık diyerek sevenleri üzülüyorlar. (Buraya acıklı şarkı girecek)



Gelelim gerçekten insanın gözüne de gönlüne de ve dahi yazarken eline de keyif veren bu kaleme. Kalemimiz siyah, sade bir kutu içerisinde süngere gömülmüş halde geliyor. Adeta, ben burayım diyor. 


Kapak tepesinde mini bir taş mevcut. Hemen taşın altında da M90 ibaresi lazerle oldukça yumuşak bir şekilde işlenmiş. Göz yormuyor ve rahatsız etmiyor. 


Bu kalemi alışkın olduğumuz diğer dolmakalemlerden ayıran en önemli nokta ucunun yekpare oluşu. Yani bildiğimiz dolmakalemler gibi gövde uca takılmış durumda değil. Bu kalemi ve abisi MYU 701'i özel kılan nokta tam olarak bu. 


Uç gövde ile tümleşik olunca, elbette tutma yeri dediğimiz (grip section) bir yer de söz konusu olmuyor. Metal tutma yeri kimilerine konforsuz gelse de ben bu kalemin tutuşunu oldukça rahat buldum. 


Kalemin dolum sistemi c/c yani kartuş ya da dönüştürücü ile kullanılabiliyor. Kartuş olarak Pilot markasına ait özel kartuşları ya da yine Pilot Con-20 dönüştürücüyü kabul ediyor. 


Ve kalemin ucu. Bu konuda ne yazsam az gelebilir. Medium uç Avrupa tarzı medium uçlardan biraz daha ince yazsa da yeteri ıslaklıkta ve muhteşem yumuşaklıkta bir yazım hissine sahip. Gerçekten çok beğendiğim kalemlerden biri oldu diyebilirim. 


Bu kalem gerçekten güzel, denk gelirseniz kaçırmamanız gereken kalemlerden biri. Ancak maalesef gerek MYU 701, gerek uzaktan kuzeni Murex ve gerekse limited edition olarak çıkan M90'a ulaşmak pek kolay değil. Genelde yüksek koleksiyon fiyatlarından alıcı buluyorlar.  

Sizin tasarım olarak çok beğendiğiniz ve özel bulduğunuz kalemler hangileri?

Sevgiler

Zeynep Tasarımkalem

Lamy Al Star Giveaway!

Scroll down to read in English



Bu aralar hediyeler bitmek bilmiyor. Yazar burada daha devamı gelecek demek istiyor. Bu kalem çoook uzak yollardan, taa Amerika'lardan geldi. Bana Sıkça Yaz üyelerinden Halil bey bu Lamy Al Star'ı yedek uçlarıyla birlikte birine hediye etmek istedi. 

Eğer bu Fine uçlu Lamy Al Star'ı bir adet dönüştürücüsünü ve bir EF bir Medium ucu kazanmak isterseniz tek yapmanız gereken şey; blogu takip edip, Atatürk'ün size en çok ilham veren sözünü 20 Haziran saat 18:00'e kadar buraya yazmak. 

Herkese bol şans!

Zeynep Alemenyonalayon


Sürprizler, sözlerden evladır...

Scroll down to read in English

Merhabalar,

Fotoğraftaki yazıyı öylesine yazdığımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü bugün ekstra bir sürpriz daha var. Ama önce Sezar'ın hakkını Sezar'a verip, Nergihan'a yeni kalemin hayırlı olsun diyelim.

Peki sürpriz ne? Blogdan ve dolmakalem grubundan sevgili arkadaşımız Engin Değirmenci, "lili"ye bir mezuniyet hediyesi vermek istedi ve "eğer çekiliş lili'ye çıkmazsa ben ona bir kalem hediye etmek istiyorum, buradan duyurabilir misin?" diye sordu. Duyurmaz olur muyum?

Sevgili Nergihan ve lili, kalemlerinizi güzel günlerde kullanın.

Sevgiler

Zeynep Hediyekalem

Kalem: Pilot Parallel 1.5
Mürekkep: Röhrer&Klingner Alt-Goldgrün
Defter: Rhodia


Dünyanın En Kapsamlı TWSBI Eco İncelemesi / Şükret Ustakalem (Only Turkish)

Selam!
Bu sefer çok farklı ama aşırılı keyifli bir yazı var. Hem de bir çoğunuzun tanıdığı Şükret'in elinden. Ben bir süredir buralara uğrayamadığımdan Şüko'nun kalem çıkar çıkmaz yazdığı bu yazıyı yayınlayamamıştım. Bi kahve ısmarlasam affeder misiniz Şüko beyciğim? Ayrıca fotoğraflar için de Fpail ve Fatih beylere yürekten teşekkürler. 

TWSBI Eco



Uyarayım – aşağıda durandan eğlencelik bir şeyler koparmak için bahsi geçen konu ve konuların ehli olmak ehliyeti olmak adı geçen şahıs ve markaların tanıdığı hatta ahbabı olmak geçmişini ezberden bilmek gerektir çünkü şüphesiz bu bizim burda dediklerimiz sorunsuz sorusuz mutlak doğrudur evrenden yasalardır nokta kullanmayarak yazmak beni zorlar mı yo hayır – Uyarayım
Şu hayatta, dünyada, bir iki şeyle mutedil ayarda iftihar etmişimdir:
  1. TWSBI Diamond 540’ı 540 iken tanımış olmak
  2. Visconti Rembrandt’ın memlekette belki de ilk kullanıcısı olmak

Öncelikle, bu bir tanıtım yazısı değildir. Elimizde TWSBI’yle ilgili duymaktan ya da kurcalamaktan gelerek öğrendiğimiz bir kısım mal birikti, etekleri sallayım dedim. Sözünü ettiğimiz modellerle ilgili enikonu bilgi burada yok, maalesef yok, olmayacak. Üzgünüm kalemci.

Yeri geldi de söylüyorum, bana pırıl pırıl bu sayfayı ayırdığı için BeSeYe’deki ekipaja sonsuz şükran. Ekip dediğim de ben ve arkadaşlar.



Beli, bu işlere yeni başlamışken, günlerden o gün, içi görünen bir kalemdir buldum. “Demo” ve “demonstrator” sözcükleri kalem dünyası için ne demekti bilmiyordum, TWSBI’yi görene dek. Kendi içini gösteren bu kalem bir de ne kadar ıvır zıvırı varsa parça pincik olup elimize konuyordu. Pistonu çıkarmak için kalemle gelen anahtar ve silikon yağı, konsept olarak, herkesin hoşuna gitmişti.

Uzunca beklediğimi hatırlıyorum, çünkü internetten alışveriş henüz benim için Mars’a giderken yarı yolda kalıp yan tutmak gibiydi. Heralde bu sırada 540’la ilgili bazı tanıtım yazıları ve sorunlar yumağı sanal sanal dönmeye başlamıştı, hatırlamıyorum.

Bir şekil tutup bu kalemden biri bana biri hocama olmak üzere iki tane aldık, önce bi’ gelmedi (geri dönmüş paket), sonra, bekledik de geldi ve kullanmaya başladık. Dikkat çekeyim, aldığımız TWSBI Diamond 540; artık, bu kalemlerden açarken sade 540 ya da 580 diyoruz, anlaşılıyor. Bir süre, kalemi akşam dağıttım sabah topladım. Yeri geldi toplanmadı.

Bu model ne badireler atlattı. 540, ya henüz 540 iken bir tur iyileştirme yapıldı ve 580 oldu ya da önce 580 oldu ve sonra bir tur iyileştirme yapıldı. Bu sıra konusunda Guugıl Efendi’ye bakmak lazım, ben hatırlamıyorum. En önemli sorun malzemenin kalitesiydi, kalem kimi yerlerinden çatlıyordu.

Fotoğraflayalım:


Yazarken tutulan yerin ağzındaki ufak yivler, ki bunlar uç ünitesini çıkardıktan sonra geri koyarken çentikleri tam tutturamayanlar için sorun oldu. Ben yaşamadım, ama çok kalem buradan çatladı. Bu 540’ın fotoğrafıdır. Sonraki versiyonlarda buraya bir metal yüzük oturtuldu.

İçteki siyah ünite de bağlanırken sorun oldu. Ağzından, dişlerin olduğu yerden koptu, gövdedeki yivlerin içinde kaldı.


Pistonu gövdeye tutturan metal parçanın etrafı. Pistonu kullanırken sert davrandıysanız ya da pistonu çıkarıp takarken zorladıysanız bu oldu. Belki de canı sıkıldı, bilmiyorum. Yukarda dedim, 540’tan iki tane almıştık, öbür 540’ta da bu oldu.

Piston, elimdeki 580’de böyle tutturulmamış. Bu metal parça onda yok. Bendeki 580’de böyle bir sorun da yok. Fotoğrafını koymadım.


Mini’nin tepesi. Mürekkebi çektiniz, düğmeyi çok döndürüp sıkıştırdınız mı? Bu metal halka, üstündeki plastiği ittirip çatlatmış olabilir. Çünkü, metal halka dışarı taşmasın diye altındaki malzeme ince tutuluyor, etli bırakılmıyor. Kapakta da bu sorun var, geleceğiz. Bence böyle. Kimisi buzlu seviyor nabayım.



Kapağın içindeki yivler ve onlara gövdede denk gelen dişler. Kapağı çok sıkıyorsanız buraları da çatlattınız. 580’de, daha doğrusu 540’tan sonra, bir lastik koyarak bu işi tatlıya bağlamak istediler. Yukardaki fotoğrafta soldaki 540’tır, sağdaki 580’dir.

Anlatayım. Kapaktaki metal bant şişkinlik yapmasın, dışarı taşmasın diye içerde kalan malzeme ince bırakılmış. Yani yivlerle metalin arasında kalacak gibi, bu ortamı güçlü kuvvetli kılacak kadar kalınlık bırakılmamış.


Dahası, yivler bittikten sonra malzeme ta tepeye kadar devam ediyor evet ama, yivler başlamadan önce eser miktarda bile bi’şey yok. Bu da, bence, yukarda gördüğünüz dikine çatlağa (bir tane yok, çok var, ama fotoğrafta göstermek zor) sebep oluyor. Etekleri pantolun içine toplayıp beli sağlama alamıyor çocuk. Üç aşağı beş yukarı Diamond serisinde gördüklerim böyle.

Eco’ya ne oldu ya? Onu anlatmayacak mıydık? Buyrun:



Derli toplu görünüyor. 540’ta ve 580’de çok veri vardı, gözü yorabiliyordu. Her şey belliydi, her yer görünüyordu. Çünkü kalem parçalarına ayrılabilecek gibi tasarlanmıştı.

Vac700 ve Micarta bu açıdan Eco’ya daha yakındır. Daha az ayrıntı, daha yekpare. Eco, biraz da hesaplı bir kalem olsun diye böyle sanırım. Buna rağmen, piston için bir anahtar pakette duruyor, iyi, sevindim.


Kapağın ve pistonu oynatan düğmenin altıgen olması için bir şey demiyorum: Bence güzel. Altıgen iki uçtan ortadaki silindir gövdeye geçiş için de bir şey demeyeceğim: Olmuş. İki taraftan da bu geçişi rahatlatan ara bir basamak var. Biz öbür kalemleri eskittik diye mi bilmiyorum, bu kalem daha sağlam duruyor. Hafif değil, hoş-sıklet.


Kalemin tutulan yerine yakın duran dişler bu kalemde iyi olmuş. Ele batmıyor, takılmıyor, oralarda keskin ya da sert bir şey yok, rahat.



Çubuklu mürekkep penceresi. Hö? Tekmil pencere değil mi oralar? Anlatayım. Bu pencerenin bir çubuğu gövdenin devamı olarak geliyorken öbür çubuğu çıkıntı. Piston bu çıkıntılık yere geldiğinde duruyor. Sanırım kalemin tamamını doldurmak zor olacak.


Şu, kapağın zamanla çatlamasıyla ilgili Eco’nun durumu nedir ona bakmak istiyorum biraz. Siyah olanda görülmüyor. Beyazı bundan ötürüdür aldım. Metal bant bana içeri doğru biraz kıvrılmış gibi geldi. Onun bittiği yerden plastik başlıyor. Buraya biraz boş plastik komaları iyi geldi bana. Sonra yivlere geçiyor. Bu iyi. 540 ve 580 için söylediğim kapak sorunu burda yok, olmayacak da umarım. Yivler, büyük ihtimalle, bantın bittiği yerden başlıyor. Yani, altta orayı sağlam kılacak malzeme vardır. Umarım vardır. Ne olursa olsun, şeffaf olmadığı için biz çok fark etmeyeceğiz, çatlarsa. Yine de, kapadıktan sonra çok sıkıştırmamak iyi olabilir.



Uç uç uç. Kalem gelir gelmez su çekip yıkama alışkanlığım yoktur. Doğrudan mürekkep çeker kutudan çıkar çıkmaz nasıl davranacağını merak ederim kalemin. Eco, doğrudan mürekkep çekince B uçtan beklenmeyecek kadar kuru, ince yazıyordu. Sonra pistonla su çekerek yıkadım, iyileşti ama yetmedi. Bu kez ucu ve damağı çıkardım, iyice yıkadım, kuruladım geri yerleştirdim, tam kıyak oldu. Bu üç aşamayı görmek isteyen olabilir. Denemelisin kalemci!

Islaklıkla kurtarmasaydı bu uçlara dokunmam gerekecekti. Yoksa... şeytsek mi... Çalıştır motoru az ısınsın Şüko! Ufak bi’ zımpara işimiz olacak.
Haydi, şuraya bakiye çizgisini çekelim ve ne olmuş ne bitmiş ona bakalım:
  1. Eco’nun malzeme nasıl davranacak? Bozuk atar mı?
  2. Her hâlükârda bu iş bir tasarım ve malzeme sorunudur, ve biliyoruz ki her kalemin zayıf ve güçlü yanları var.
  3. Biri bana Conid alsın.
  4. Biri bana Conid alsın. Lütfen ama.
Fotoğraflar için Fatih ve Aydan’a teşekkür. Benimkiler amatör ruhla ve amatör işçilikle kotarıldı. Onlarsa bu işi biliyor.

Ciao.

Kaweco Nürnberg Pen Show Edition

Scroll down to read in English


Bu kalem Montblanc'ların efendisi olarak anılan Osman Sümer beyefendinin Bana Sıkça Yaz blog okurlarına bir hediyesi. İşin güzel tarafı, bu ilk değil, son da olmayacak ve önümüzdeki günlerde başka hediyelerimiz de olacak blogdan.

Kalemi kazanmak istiyorsanız blogu takibe alın, Osman beye iyi dileklerinizi gönderin ve bu postun altına Pazartesi saat 18:00'e kadar bir yorum bırakın :)

Sevgiler

Zeynep Penshow


Powered by Blogger.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...