Dolmakalem ve Mürekkebin Adab-ı Muaşeret Kuralları

23
1404

Merhabalar,

Bugün bir inceleme ile değil, bir adab-ı muaşeret kuralları ile karşınızdayım. Dolmakalemin, hele de mürekkebin adab-ı muaşereti mi olurmuş demeyin… Bal gibi de oluyor. Dolmakalemin de kendine ait görgü kurallarını derlemeye çalıştık.

1- Belki Murat Usta’nın Sirkeci’deki atölyesinde, ya da Bana Sıkça Yaz buluşkalarından birinde; birinin kalemini kullanmadan önce mutlaka izin isteyin. O kalem, kırık olabilir, malzemesi yılların yorgunluğunu taşıyor olabilir, çok kişisel bir hatıra niteliği taşıyor olabilir. Ünlü Türk popçusu Nez’in de bir şarkısında belirttiği gibi “Don’t Touch Only Watch” bir kalem olabilir.

2- Her zaman önce çevirmeyi deneyin. Malum, dolmakalemlerin kapakları bir kaç şekilde olabiliyor. Bazı kapaklar çevrilerek, bazı kapaklar geçmek suretiyle, bazı kapaklar ise ufak bir tık sesi ile yerine oturuyorlar. Geçmeli kapağa sahip bir kalemi çevirdiğinizde kaleme bir zarar vermezsiniz ancak, çevirmeli kapağı olan bir kalemin kapağı çekerek çıkartmaya çalıştığınızda kapağı tutan dişlere zarar verme ihtimaliniz mevcuttur. Bu yüzden her zaman önce çevirmek ve eğer emin olamıyorsak, kapağın nasıl açıldığını kalemin sahibine sormakta fayda vardır.

 

3- Dolmakalemler yıllara meydan okuyan eşyalar olsalar da, kullanım konusunda belirli bir özen gerektirdikleri bir gerçek. Bunlardan en önemlisi de, ucun bastırmadan kullanılması. Kendi kalemlerimizi bastırarak kullanıyor olabiliriz ve hatta hiç ama hiç bastırmadığımızı da iddia edebiliriz, ancak başkasının kalemini denerken fazladan dikkat göz çıkarmaz.

4- Gelelim esnek kalemlere? Öncelikle, nasıl tüm sakallılar dedemiz değilse, tüm kalemler de esnek uçlu değildir. Eski bir Sheaffer, eski bir Conklin görüp de, “ooo bakalım nasıl ve ne kadar esniyor” demek bizi travmasını atlatamamış bir uç ve travmasını atlatamayacak olan bir kalem sahibi ile başbaşa bırakır. Özellikle bazı kalemler esneyebilir, ama esnedikten sonra toparlanamaz. Bu sebeple, esnek kalemleri denerken çok daha dikkatli olmak gerekir.

 

5- Kapağı kalemin arkasına takmak ya da takmamak, işte bütün mesele burda… Bazı insanlar kapağı kalemin arkasına takarak yazar, bazıları bunun kalemi ağırlaştırdığını ve gereğinden fazla uzatıp dengesini bozduğunu düşünür. Bir diğer grup insan da, bunun kalemin gövdesine çiziklere yol açacağından endişe ederek kapağı takmaktan kaçınır. Bu sebeple, başka birine ait kalemi denerken, lütfen ama lütfen kapağı arkasına takmayın. Söz konusu kişi, normalde kalemlerini kapağı arkasına takarak kullansa bile, o kalemde çiziklerden kaçınıyor olabilir.

6- Sahibinden aldığınız kalemi lütfen sahibine iade edin. Özellikle buluşka gibi kalabalık ortamlarda, hele de yeni gelen insanların kalemim nerede diye kalp krizi geçirmelerine mani olmak üzere, lütfen aldığınız kalemi yanınızdaki arkadaşınıza değil de, kalemin sahibine iade edin.

7- Bir başkasının defterine bir şey yazmadan önce mümkünse izin alın. O kişi defterini tek bir kalemle, tek bir mürekkeple ya da özel bir projesi için kullanıyor olabilir.

8- Gelelim mürekkep meselesine… Buluşkalarda genelde en az 3-5 şişe mürekkep oluyor masaların üzerinde. İçindeki mürekkep bitmiş bile olsa, temizlemeden başka bir mürekkebin şişesine batırmak şişedeki mürekkebe ve mürekkebin sahibinin sinirlerine zarar verebilir. Hatta bunu ıslak kalemler için de söylemek isterim. Islak kalemleri mürekkep şişesine daldırdığımızda, mürekkepte mantarlanmaya yol açabiliriz.  Bu yüzden yıkayıp temizlediğimiz kalemleri de, henüz damak suluyken mürekkep şişesine daldırmamakta fayda var.

Benim aklıma gelenler, ilk etapta bunlar. Sizin dolmakaleme dair görgü kurallarınız neler?

Sevgiler

Zeynep Eskikalem

PS: Fotoğraflar için FP Ail’e teşekkürler

23 YORUMLAR

  1. Bu değerli kuralları bizimle paylaştığın için teşekkürler. Bunları grupta olmayan ve dolma kalemleri çalışma masamizda görüp denemeye çalışan arkadaşlarla nasıl paylaşabiliriz😭

  2. Dolma kalem kullanan ve kullanmayan ve de düşünen arkadaşlar için çok yerinde bir paylaşım olmuş, çok teşekkür ederiz 🙂 Katkı yapabileceğim minik bir husus da şu olabilir: Bazen deneyimlememiz için bize verilen emanet kalemleri yeterince inceledikten sonra fazla bekletmeden, sahibine özenli (iyice temizlenmiş, güvenliği yeterince sağlanmış) bir şekilde geri iade etmemiz gerekir. Eğer kalem sahibi, kalemi bize emanet etmeye pek gönüllü değilse de ısrarcı olmamalı, el koyup hadi eyvellah! dememeliyiz.

  3. Dilimizin ucuna gelip de söyleyemediğimiz, kurmaya çekindiğimiz cümleleri çok güzel toparlamışsınız. Elinize sağlık Zeynep Hanım.

  4. Ağzına sağlık Zeynep. Bası haşin seven dostlar sayesin de benim Nakaya nın ucunun bozulması büyük ders oldu bana. Artık elimdeki lamy de olsa çantamdan çıkartmıyorum yada kalem getirmşyorum. Hatta buluşkayada gelmiyorum, direk yemeğe katılıyorum 😂😂😂😂

  5. Benim ekleyeceklerim;
    -Dolmakalemi masadan alirken surtmeden almak
    -birakirken firlatmadan yavasca birakmak
    -ucundan murekkep gelmediginde deftere ucunu vura vura murekkep gelmesini saglamak

Siz ne düşünüyorsunuz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.