Yeni Defterler

15
128

 

Yeni defterlerimle tanışın lütfen. Sol baştan, The Container Notebook MELO (pembe çiçekli), Ciak (Kırmızı), Aniki (Fleur de lis) ve Deffter (Kedili). Hepsinin ayrı ayrı hikayeleri var ve muhtelif yazılarda karşınıza çıkacaklar. Sırayla ayrıntılı olarak anlatacağım birer birer. Bu arada, bir fotoğraf daha ekliyorum ne zorluklar içerisinde fotoğraf çektiğimi görmeniz için :)Sizce hangisi daha güzel?

Sevgiler,

 

15 YORUMLAR

  1. Ben bu defter olayında defterin dışı kadar içine de önem veriyorum, çizgilerinin rengine, üstte tarih kısmı olup olmadığına, mesela enlemesine boydan boya olunca çizgiler hoşuma gitmiyo illa sağda ve solda biraz boşluk bırakılmış olcak .. Tuhaf istekler belki bunlar ama , milyon tane not defteri olan biri olarak en sevdiğimden en az sevdiğime sıralarken bu şeylere bakıyorum 😀 bunların içinden ben melo'yu beğendm, inanıyorum ki onun çizgileri de güzeldir 🙂

    • Aslında hiç de tuhaf istekler değil. Defter tamamen bir zevk meselesi çünkü. Örneğin; kimi çizgili defter sever, kimi çizgilerin kendisini hapsettiğini düşünür. Kimisi kocaman defterlere geniş geniş yazmak ister, kimi küçük defteri tercih eder. Ben zaten birden fazla defter kullandığım için duruma göre, büyük-küçük, çizgili-çizgisiz tercih edebiliyorum.

      Yukarıdaki defterlerden Defffter ve Ciak çizgili, Aniki ve MELO çizgisiz. Yakın zamanda tek tek fotoğraf ve dolmakalemle denemelerini yayınlayacağım. O zaman hangisinin size uygun olduğuna karar verebilirsiniz.

  2. Işınlanma bile icat edilse ben yine de mektuptan (tabii kartpostaldan da) ölsem vazgeçmem 🙂 çok başka bir şey çünkü elle yazılmış bir şeyler alıp vermek. e-posta gibi soğuk değil. ben çok seviyorum.
    Okul yüzünden uzun zamandır uzak kaldım mektuplaşmaya/kartpostallaşmaya ama hâlâ bir kutu dolusu mektup/kartpostal duruyor. (bir tarayıcı bulup kartpostalları tarayıp paylaşmak isterdim)
    Bence de postcrossing'i başlatalım 🙂 elimde birkaç güzel kartpostal ve üzeri pullarla dolu birkaç zarf var, Allahtan postaneler pul koleksiyonu falan yapanlarla henüz dalga geçmiyorlar. Çünkü çevrede "neden e-posta atmıyorsun ki?" şeklinde beni aydınlatmaya çalışanlar da var maalesef. Dua edelim de postanede işe başlamasın bunlar.

    • Açıkçası ben de mektup göndermeyi sevenlerdenim ama o kadar çok mektubum postada kayboldu ki, küsüp bıraktım. Ancak, yeni alışkanlığım el yazısı ile yazdığım metni, tarayıp göndermek. Hem hızlı oluyor, hem el yazısı. İkisinin arasında bir yol kullanıyorum kendimce.

      🙂

  3. yıllardır yazarım, hiç kaybolmadı, ne alırken, ne yollarken.

    bir mektubun da taramasını resmini göndermişsem, illa ki aslı da yola çıkar.

    çıkmalı.

    esasında benim zamanında yaptığım, sonra kafama esip bıraktığım şey de mümkün, çoklu katılım ile daha iyi olur. hamiline yazıp koyuyordum bloga, ilk isteyene yolluyordum aslını.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.