Merhabalar!
Bugün hava pek bir kasvetli. Bu yüzden azıcık renk olsun diye uzun zamandır taslakta bekleyen bu postu yayınlamaya karar verdim.
Ben bir zihin insanıyım. Beynimin içindeki küçük çarklar sürekli dönüyor. Okumadan, yeni bir şey öğrenmeden geçirdiğim her günü ziyandan sayıyorum. Oysa bildiğim bir şey var ki, arasıra durmak, nefes almak, öğrendiklerimizi sindirmek gerekiyor.
Ve bunun için yine en güzel kaçış yolu başka bir şey yapmaktan geçiyor. Hayatım boyunca düzenli meditasyon yaptığım kısa bir zaman hariç, bir şey yapmadan durabildiğimi hatırlamıyorum. Durduğum nadir anlar zihnimin aşırı çalışmasından, adım atma komutunu bile veremedikleridir.
Bu yüzden, suluboya ile çalışırken, kağıdın suyu emmesini beklerken, renkleri karıştırırken, fırçayı kağıda dokundururken, zihnimin dinlendiğini hissediyorum. Hem de dilediğim şey üzerinde düşünerek ve kimi zaman hiç düşünmeden….
Fırçadan azad olup, kağıda düşüveren o renkli damlaya bakın. Orada kendinizi göreceksiniz…
Sevgiler,
Zeynep Renklidamla