Üst Edit: Gördüğünüz üzere bu postun fotoğrafları harika çünkü bu konuda kendimi çok geliştirdim. Şaka 🙂 Bu muhteşem fotoğraflar için Fp Ail beye çok teşekkürler. Tüm profesyonel dolmakalem fotoğraf çekimleriniz için kendisine ulaşabilirsiniz.

“El yazısı” mı yoksa “Elyazısı” mı?

El yazısı mı yoksa elyazısı mı? TDK El yazısı diyor ama ben nedense bu kullanımı benimseyemedim. Sanki ayağımızla da yazı yazıyormuş, bir el bir de ayak yazısı varmış gibi… O yüzden genelde elyazısı olarak kullanıyorum. Dolma kalem kelimesinde de aynı şekilde bitişik yazmayı tercih ediyorum. Velhasıl-ı kelam, TDK ile başım hoş değil. Bu küçük açıklamayı yaptıysak konumuza geçelim: Elyazısı kaderimiz midir? Elyazımızı güzelleştirebilir miyiz? Elyazımızı düzeltmemiz mümkün müdür?

Daha güzel bir elyazısı mümkün mü?

Kimimiz henüz okula gitmeden önce, kimimiz de ilkokul birinci sınıfın bize devasa gelen o minicik sıralarında tanıştık elyazısı kavramı ile. Elimize kurşun kalemi, boynumuza silgiyi (sahi, eskiden silgiler bir ip yardımı ile boynumuzda asılı olurdu) ve önümüze çizgili defteri verip yaz dedi öğretmenimiz. a, b, c… Kollarımız yoruldu, canımız sıkıldı belki ama bir şekilde yazı yazmayı öğrendik. Peki daha sonra ne oldu? Büyüdük, giderek daha az yazı yazdık ve zamanla elyazımız gözümüze kötü görünmeye başladı. Hele de internette, giderek artan dolmakalem camiası içerisinde inci gibi yazı yazanları gördükçe kaderimize küstük 🙂 Peki bu makus talihi değiştirmenin ve elyazımızı düzeltmenin bir yolu var mı?

Daha önceki postlarda liseden itibaren kendi el yazımın gelişimini fotoğraflarla göstermiştim. Hatta bir diğer postta sevgili Rıfat’ın el yazısının ne kadar değiştiğini de sizinle paylaşmıştım.

Bu postta ise, elyazınızı güzelleştirmek için basit öneriler bulacaksınız. Eğer kağıdınız kaleminiz hazırsa başlayalım.

1- Doğru Oturuş Pozisyonunda Oturun

Yazı yazarken ilk dikkat etmememiz gereken hususlardan bir tanesi doğru şekilde oturmak. Masaya çok eğilmek, yazının gidişatını göremememize sebep olur: Özellikle çizgisiz kağıtlara yazarken yazınızın alıp başını yukarılara ya da aşağılara gidiyor oluşundan şikayetçiyseniz biraz daha dik oturmayı deneyin.

2- Kalemi Serbest Bırakın

Dönerse sizindir demeyeceğim 🙂 Kalemi çok sıkmak kağıt üzerindeki hareketlerinizi kısıtlar. Oysa el yazısının yuvarlak hatları kalemi tutan elinizin ve kolunuzun rahat olması ile çok daha kolay ve yumuşak şekilde oluşturulur. Kalemi haddiden fazla sıkar ya da kolunuzu kasarsanız hareketleriniz gereken yumuşaklıkta olmayacağından, yazınızda da yumuşak geçişler olmaz.

3- Kendinize Uygun Kalemi Bulun

Malum, dolmakalemler muhtelif ebat ve boylarda geliyor. Öncelikle size uygun dolmakalemi bulmalısınız. Elleriniz büyük mü, küçük mü? Elyazınız büyük mü küçük mü? Ağır kalemlerle mi daha rahat yazıyorsunuz, hafif kalemlerle mi? Kalemin ağırlık merkezinin nerede olmasını tercih ediyorsunuz? Özellikle kalemlerin tutma yerlerinin yani grip section denilen kısmının rahat olması önemlidir. Ancak rahatlık oldukça göreceli bir kavram olduğundan mümkün mertebe kaleminizi deneyerek almanızı tavsiye ederim. Kendinize uygun kalemi bulduğunuzda yazmanın çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

4- Doğru Ucu Bulun

Evet, ağırlığı, boyutu ve tutma yeri size en uygun kalemi buldunuz. Peki ya kalemin ucu? Eğer küçük bir elyazınız varsa kalın uçlar size göre değildir. Küçük boyuttaki bir elyazısını kalın bir uçla yazarsanız harfler birbirine girer ve yazınızı okunaksız hale getirir. Şanslısınız ki dolmakalem demek uç demektir. Çok inceden (EEF/EF/UEF) çok kalına (B, BB, 3B) ve kesik uçlara (1.1, 1.5, 1.9) kadar pek çok seçenek mevcut. Yeni başlayanlar için ilk tavsiyem orta kalınlıkta, Medium bir uç alıp daha ince ya da kalın yazmak isteyip istemediklerine karar vermeleri olur. Eğer kalemi döndürerek kullanıyorsanız, bu durumda Oblik yani yana doğru açısı olan kalemler sizi mutlu edebilir. Eğer bazı özel fontları yazmak istiyorsanız, kendinize esnek uçlu bir dolmakalem edinmeniz de gerekebilir.

5- Doğru Kağıt Kullanın

Eğer kırtasiye malzemelerine merakınız varsa mutlaka Nepal’den ya da Hindistan’dan gelen el yapımı defterlerle karşılaşmışsınızdır. Ya da ülkemizde hediyelik eşya dükkanlarında bulunan suni deriden kapağı bulunan kraft kağıtlı defterlere… Bu defterler her ne kadar göze hitap etseler de maalesef kağıtlarının pürüzlü olması nedeniyle dolmakaleme ve elyazısına pek uygun değildirler. Daha rahat yazabilmek için yüzeyi daha perdahlı ve mümkünse dolmakaleme ve mürekkebe uygun bir kağıt kullanmalısınız. Bunun için Navigator gibi fotokopi kağıtlarından, Japon yapımı Tomoe River’lara ya da Clairefontaine veyahut Rhodia gibi markalara dek pek çok seçenek mevcut.

6- Yavaşlayın

Biliyorum, hayatımız çok ama çok hızlı akıp gidiyor ve çoğumuz da hayatın bu hızlı, koşturmacalı ve hatta nefes almaya izin vermeyen halinden şikayetçiyiz. Elyazısı tam da bunun için harika bir fırsat olabilir. Yavaşlayın, hareketlerinizi farkındalıkla yürütün. Örneğin yazarken yukarıdaki maddelerde yazdığımız gibi doğru oturup oturmadığınızın, kalemi sıkıp sıkmadığınızın farkına varın. Derin bir nefes alın ve dikkatlice yazmaya devam edin. Yavaşlamak alışmış olduğunuz elyazısından sizi kurtaracak en önemli taktiklerden bir tanesidir. Hafife almayın 🙂

7- Bol Bol Yazın

Elyazısı konusunda en çok verdiğim tavsiye “bol bol yazın”ken, en çok aldığım soru da “ne yazacağız” oluyor. Her şeyi yazın. Toplantı notlarından, market alışveriş listesine, okuduğunuz kitapta ruhunuza dokunan bir cümleden, o gün yaşadıklarınıza, bir doğum günü notundan mektuplara kadar yazın. Siz yazdıkça beyniniz kolunuza daha iyi hükmedecek, ince motor kaslarını daha da ustalıkla çalıştıracak göreceksiniz. “O güzelim mürekkepleri o güzelim kalemlere çekip, o kullanmaya kıyamadığım defterlere mi yazayım?” diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Evet, aynen öyle yapın. Çünkü o kullanmadığınız mürekkep belki bir gün dökülecek, o defterler nemlenecek ve kullanılamaz hale gelecek. Ve itiraf edin, o güzelim defteri kullansanız da kullanmasanız da yeni bir defter daha alacaksınız. En azından hem deftere kullanım alanı yaratıp, hem de yenileri için kendinize bahane bulabilirsiniz 🙂 Neden olmasın?

8- Bir Font Bulun ve Onu Taklit Edin

Peki nasıl yazayım? Kendinize güzel bir elyazısı fontu bulup onu taklit etmek benim en sevdiğim metodların başında geliyor. Özellikle nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, veya elyazınızın gerçekten çok kötü olduğunu ve artık yazı yazmayı unuttuğunuzu düşünüyorsanız bu metod tam size göre. İlkokulda yaptığımız eğik çizgiler, yuvarlaklar gibi sizi kaleme alıştıracak ve bu esnada da size bir yön verecek. Bunun için tek yapmanız gereken kendinize uygun bir font bulup, onunla sevdiğiniz bir yazıyı ve hatta çalışmanız gereken bir metni gri renkte çıktı alıp, kaleminizle üstünden geçmek. Bu arada püf noktalardan bir tanesi yazı büyüklüğünüze göre bir font seçmek. Gereğinden kısa veya gereğinden uzun harflerin başlangıçta sizi zorlayabileceğini unutmayın.

9- Şablon Kullanın

Yukarıda doğru oturuş poziyonundan ve bunun yazınızın bağımsızlığını ilan ederek aşağıya ya da yukarıya doğru gidip gitmemesini etkileyeceğini söylemiştik. Eğer dik oturmanıza ve kağıda eğilmemenize rağmen sorun yaşıyorsanız ya da harflerin boyutlarını ayarlamakta zorlanıyorsanız mutlaka şablon kullanın. Özellikle kareli şablonlar el yazınızın hem yatayda düz ilerlemesini hem de harf büyüklüklerini ayarlamak konusunda yardımcı olurlar. Eğer kullandığınız kağıtlar şablona müsait değilse, ilk alıştırmalarınızı kareli defterlerde de yapabilirsiniz.

10- Tüm Yazınızı Bir Anda Değiştiremezseniz Üzülmeyin, Tek Tek Harflerinizi Değiştirmeyi Deneyin

Ve evet, eğer şablon çıkartmaya ve o şablonlar üzerinde çalışmaya müsait bir ortamınız yoksa üzülmeyin. Elyazınızı bir anda değiştirmek yerine, harflerinizi tek tek değiştirmek de iyi bir yöntemdir. Kendinize güzel bir harf seçin, belki arkadaşınızın yaptığı “g” harfleri çok hoşunuza gidiyor. O “g” harfini alın ve bundan sonra yazdığınız her yazıda g harflerinizi o şekilde yapmayı deneyin. Seçtiğiniz harf yazınıza tam olarak oturduktan sonra bir başka harfe geçin. Bu yöntemi denemekten korkmayın, bir başkasının yazısını tam anlamıyla taklit etmiş olmayacak, zamanla o harfi kendi yazınıza uyarlamış olacaksınız. Bu da size istediğiniz, kendinize ait elyazısını oluşturma imkanı sağlayacak.

Umuyorum tüm bu tavsiyeler elyazınızla barışmanızı sağlar ve bol bol yazarsınız. Bir gün başka bir yazıda da neden yazmalıyız konusunu irdeleyelim mi?

Sevgiler

Zeynep Güzelyazı