Pazar günleri sıkıcı, bunaltıcı, hele ki Cumartesi gecesi eğlencesinden kalma bir pişmanlıkla uyanmışsa insan. Ama öyle şeyler var ki, Pazar gününe bile mutluluk verebiliyor. İnsanın ayaklarına dolaşan bir kedi, güzel demlenmiş çay, güzel bir defter ve bir dolmakalem.
Dostlar, arkadaşlar, sevgililer, eskiler, yeniler, gidenler, kalanlar hepsi bir potada eriyip demlenmiş bir çayın güzel aroması haline gelip, yudum yudum doluyorsa içimize, ne mutlu bize.
Günün kalemi: ??? (Maalesef bu kalemin markasını bilmiyorum, bir arkadaşımdan hediye gelmişti, epeyce araştırma gerektiyor)
Günün defteri: Paperblanks Lyon Florals Swirling Peacock
Günün çayı: Fauchon Un Aprés-Midi A Paris (Paris’te bir ikindi vakti)

Narenciye, vanilya ve lavanta notaları taşıyan bu çay bende çok ilginç bir anıyı canlandırıyor. Yaklaşık beş yaşlarındayken hayatımda ilk defa ruj sürdüğümü hatırlıyor ve onun tadını alıyorum. İlginçtir, sonrasında 25 yaşıma gelene kadar neredeyse hiç makyaj yapmadım.PS: Bu ara postlarda biraz aksamalar ve gecikmeler yaşanabilir. Gelecek haftaya kadar ruhen detoks yapıp, haftaya ufak bir ziyaretle hafiflemeyi, canlanmayı ve yeniden dirilmeyi arzu ediyorum. Ondan sonra kısmetse daha canlı, daha Dionizyak bir enerji ile devam edeceğim.

Sevgiler,
Zeynep Çaycan