Aslında bu kalemi inceleyeli çok uzun zaman oluyor ama yazısını yayınlamak bu güne kısmetmiş… Montegrappa Amerigo Vespucci, özel yapım bir kalem. Oldukça ağır ve şatafatlı ve elbette bana ait değil 🙂 Ödünç alındı, incelendi (hatta bir kere mürekkeplendi) ve iade edildi. Bu kalemin, biri gümüş diğeri altın olmak üzere iki versiyonu mevcut. Benim incelediğim versiyon ise gördüğünüz üzere altın olanı ve oldukça pahalı bir kalem. Kalemin altın olanı gemi mürettebatına atıfla 267 adet üretilirken, gümüş versiyonu ise geminin yapım yılına atıfla 1931 adet üretilmiş. Kalemin piyasa çıkış tarihi de 2002 olduğunu düşününce, oldukça nadir bulunan bir kalem olduğunu söylemek yanlış olmaz…
Kalem bu görmüş olduğunuz, yeşilin harika bir tonundaki ahşap kutuda geliyor. Ancak kutunun içinde herhangi bir olay yok. Saten bir yatak üzerinde sereserpe uzanmış, güzel bir kalem… Aslında şöyle gemi maketi gibi bir şey çıksa süper olurmuştu. Ancak internette bu kalemi başka kutularla satılırken görüyorum. Benim elimdeki kutu Türkiye distribütörünün verdiği kutu olabilir. Kalem oldukça ağır, hatta benim şimdiye kadar kullandığım en ağır kalemdi. Bildiğiniz üzere bu kalemlerin temel fonksiyonu, yazı yazmaktan ziyade hediye olarak verilmek ve masa üzerinde bir heykel gibi sergilenmek. Ancak kesinlikle işçiliğinin hakkını yememek gerekiyor. Kalem üzerinde, “dünyanın en güzel gemisi” olarak nitelendirilen Ship Vespucci’nin mine işlemesi mevcut. Porselen görünümlü bu işleme oldukça detaylı bir işçilikle yapılmış. Kalemin kapağındaki bu siyah beyaz çizgiler de geminin gövdesindeki siyah beyaz şeritlerden esinlenilerek reçineden yapılmış. Kalemin klipsinde ise, el işçiliği ile yapılmış, geminin adını aldığı ünlü Toskana’lı kaşif Amerigo Vespucci’nin bir minyatür heykeli mevcut. Bu minyatür heykel aynı zamanda, geminin baş süsünü de oluşturmakta.
Kalemin baş mücevheri ise “jack flag” olarak nitelendirilen bu arma. Kaleme oldukça ağırbaşlı bir hava katıyor.
Kalemin ucunda oldukça hoş ve detaylı, ayrıca kalemin kapak eteği ile de örtüşen bir tezyinat mevcut. Amerigo Vespucci’nin başharflerinin altında Montegrappa’nın kuruluş yılı ve marka adı belirtilmiş. Ucun sol kanadında ise uç kalınlığı yazıyor.
Yukarıda da bahsettiğim üzere, kalemi ilk defa ben mürekkepledim. Merak ediyorsanız, kendisi pistonlu bir kalem. Kalem için, hem şişesiyle bu kaleme yakıştırdığım, hem de koyu mavisi ile bana denizleri hatırlatan Graf von Faber Castell Cobalt Blue rengi seçtim. Oldukça ağır, ama bir o kadar da gösterişli bu kalem gerçek bir işçiliğin eseri. Yazı yazmak için ne kadar uygun olduğu tartışır ama sanat eserlerinin işlevleri konusunda da bir tartışmayı pek ala tek başına tetikleyebilir.
Siz bu tarz kalemler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu kalemler bir sanat eseri ya da yatırım aracı olarak görülebilir mi?
Sevgiler,
Zeynep Çulsuzkalem