Bir sürü dolmakaleme sahip olmak eğlenceli ama ne derler bilirsiniz: “Daha fazla kalem, daha fazla sorumluluk” 🙂 Özellikle de kalemleri muhafaza etmek büyük bir sorundur. Kutularının içinde mi tutmalı, kutularından çıkartmalı mı? Kutuları ayrıca saklamalı mı, yoksa atmalı mı? Kalem tepsilerinde mi saklamalı, yoksa kalemliklere mi koymalı? Karar vermek ve plan yapmak lazım. Ayrıca sizi bilmiyorum ama aradığım kalemi bulamadığımda bende ufaktan bir asabiyet baş gösteriyor.
Bu kalemlik de babamın hediyesi. Ankara’daki bir kırtasiyeden almış. Maalesef fiyatını bilmiyorum. 55 kaleme kadar alıyor ve bence kalemleri saklamanın düzgün yollarından bir tanesi. Çünkü, fermuarını kapatınca, kalemler sabit ve tozdan arınmış bir şekilde saklanabiliyor. Ben de işte bu Pazar sabahı erkenden kalkıp, dolmakalem rafımı birazcık temizledim ve bazı kalemleri buraya aktardım. Bazı kalemler hala (genellikle kıymetli olanlar) kadife tablada, bazıları kova şeklindeki kalemliklerde ve bazıları da kalem kılıflarında duruyorlar. Diğer kalem saklama yöntemlerimin bir kısmını şu linkten görebilirsiniz.
Bu da, pazar temizliğime, raflara zıplayarak, kalemleri patileyip atmaya çalışarak ve minik pembe burnunu her yere sokarak bana yardım eden sevgili asistanım. Sanırım, bana yardım etmek için bu kadar çalışınca yorgun düştü.
Herkese iyi pazarlar!