Scroll down to read in English
Merhabalar,
Bir süredir sessizim. Çünkü yola çıktım, döndüm, ve inşallah yenilendim. Ufacık motorumu yükleyip, daha önce hiç gitmediğim yollara girdim. Gittiğim yollarda kendimden izler bıraktım, kendime o yollardan izler yaptım. 
Elbette yanımda defterim ve kalemim vardı. Clairefontaine’in bu “Roadbook” isimli modeli ve emektar Lamy dolmakalemim bana eşlik etti. 
Çünkü ateş başında gecenin ilerleyen saatlerine dek yapılan konuşmaları birinin kayıt altına alması gerekiyordu. Bazı defterlere is kokusunun sinmesi, kokladıkça ateş başında geçirilen geceleri anımsatması gerekiyordu. 
Ve sonra aklıma Hallac-ı Mansur’un bu sözü geldi. 
Sizin haftanız nasıl geçti?
Sevgiler
Zeynep Tekteker
CONTINUE to READ in ENGLISH

I was away for a while because I was on a vacation. I am back and renewed (I hope) I loaded my really tiny bike and hit the road. I leave my trace behind and I am also carrying the trace of the road myself. 
Of course I had a notebook and a fountain pen with me. Clairefontaine Roadbook and my beloved old Lamy was accompanying me. 
Otherwise where to keep the good memories of the long and fun conversation by the camp fire. Some notebooks can smell smoked so that they can remind us of those nights. 
And the fire reminded me of this quote from Hallac-ı Mansur
“A guy asked Hallac what is love. He said you will be seeing what is love today, tomorrow and the day after. That they they killed him, the other day they burnt him down and the day after they threw out his dust”
How was your week?
Cheers
Zeynep Wheelie