Merhabalar,
Herkesin geçmiş bayramı kutlu olsun. Ben de fırsattan istifade kaçınca geçen haftayı Pazar Postası yapmadan bitirdik. Bayramda bir arkadaşımın ailesinin yazlığına gittik bir kaç arkadaş. Ben de ufak bir hediye götürmek istediğim için bu minik suluboyayı yapıp çerçeveledim.
Tatilimi, kelimenin kökeninde olduğu gibi büyük bir atalet içerisinde, çoğunlukla bu manzaraya bakarak geçirdim.
Eteklerimi sürüyerek eski sokakları arşınladım.
Elbette elimin altında defter, dolmakalem, kitap ve hatta kindle, dehidrasyona karşı bol miktarda su ve güneş koruması vardı.
Bol miktarda yazmış olmamı saymazsak, bu iki haftada, Ali İhsan Yitik’in “Hint Kökenli Dinlerde Karma İnancının Tenasüh İnancı ile İlişkisi” kitabını okudum. Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Diğer bir kitap da ünlü Boşnak yazar Meşa Selimoviç’in Derviş ve Ölüm’ü idi. Sanki iki parçaya bölünmüş bir kitap. Sanki iki parçası iki ayrı halet-i ruhiyede yazılmış gibiydi. Güzel bir kitap. Diğer bir kitap ise normalde Ezoterik alandaki harika inceleme kitapları ile tanınan Mircea Eliade’nin öykü kitabı olan Yaşlı Adam ve Bürokratlar’dı. Oldukça hoş, çok güzel bir üslupla kaleme alınmış. Bunun dışında Jerzy Kosinski’nin Boyalı Kuş’unu ve James Bowen’in Sokak Kedisi Bob’unu okudum. Kitaplar benim olmadığından fotoğrafta yoklar. Boyalı Kuş yer yer oldukça grafik tasvirlere girse de çok güzel bir kitap. Sokak Kedisi Bob ise yarı otobiyagrafik, kedi severlerin seveceği tarzda, bir kaç saatte okunup bitirilebilir.
 Şimdi mürekkeplere, dolmakalemlere ve kırtasiye yazılarına kaldığımız yerden devam.
Sevgiler,
Zeynep Tatilkuşu