İsmi Pazar Postası olup da, Pazartesileri yayınlanan haftalık postumuza hoşgeldiniz! Bakalım bu hafta nasıl geçmiş?
İki kitap okumuşum. Biri Simyacı, ancak bildiğimiz Paulo Coelho’nun Simyacı’sı değil. Jorge Angel Livraga’ya ait Simyacı: Özgürlüğü Öldüren Engizisyon. Daha önce de bir kaç kez okuduğum bu kitap benim için baş ucu kitaplarından biridir. Kitabın kahramanlarından biri de, en büyük engizisyon şehitlerinden biri olan Giordano Bruno. Bu yüzden ara sıra dönüp o karanlık engizisyon döneminde, ışığı arayan insanların hikayesini okuyup, bundan güç alıyorum. Diğer kitap ise baş ucu kitabından ziyade, başımın tacı: Mesnevi. Bu ikinci turumda 5. cildi bitirdim. Geriye kaldı bir cilt. Bu baskı, Doğan Kitap’tan çıkan Veled Çelebi İzbudak ve Albülbaki Gölpınarlı çevirisi. Ufak ciltlere bölünmüş olduğu için yanımda kolayca taşıyabiliyorum. Dili oldukça anlaşılır ancak atıflar ve açıklamalar konusunda biraz eksik. Ama yine de iyi bir çeviri olduğunu söylemek mümkün.
Monsieur defterleri sahiplerine kavuşmaları için paketledim. Bunun dışında taa Japonya’ya gidecek bir paketim daha var Ayrıca kalem aileme iki yeni kalem katıldı. Şimdilik ne olduklarını söylemiyorum. Bakalım tahmin edenler çıkacak mı?
Bu hafta sanırım en çok Ella Fitzgerald dinledim. Ben pek müzikle ilgili değilimdir esasen. Kokular beni daha çok etkiler, onlar geçmişe götürür ama bu sefer Ella beni üniversite yıllarıma götürdü. Ankara’da geçirdiğim güzel ve mutlu üniversite hayatımı hatırladım.
Sizin haftanız nasıl geçti?
Sevgiler,
Zeynep Kalemsever,